Kızgın Adamın Talakı

Question

Kızgın Adamın Talakı

Kizgin Adamin Talaki

SORU: Kızgın iken karımı üç talakla boşadım. Kızgınlığımdan ne söylediğimin farkında değildim. Bu karımdan çocuklarım vardır. Onların durumundan korkuyorum. Karımı nikahımda tutmanın çaresi var mıdır?

CEVAP: Talak’m vuku bulması için insanın söylediğini işitmesi ve ne manaya geldiğini bilmesi lazımdır. Onun için Hanefî mezhebinde öfkeli kişinin talakı vaki olmaz. Buna medhuş yani aklı başında olmayanın talakı denir. Ona dehşet ve zühul (yanılma) arız olmuştur. Kendisine, kızgınlıkla verilen talakın durumu sorulan bir kadı ‘Kızgınlık deliliğin bir çeşididir; onunla talak vaki olmaz’ diye cevap verdi. İbn Abidin haşiyesinde, İbn Kayyım bir risalesinde şöyle demiştir:

Kızgının üç çeşit talakı vardır.

Birincisi: Kızgındır ama aklını kaybetmemiştir, ne söylediğinin farkındadır. Şüphesiz bunun talakı vuku bulur. İkincisi, kızgınlığın son haddine erişmiş ne yaptığının ne söylediğinin farkında değil, onun boşaması vuku bulmaz. Üçüncüsü bu ikisinin ortasında olan bir kızgınlıktır. İşte bunun durumuna bakılır. Deliller onun talakının vuku bulmaması yönündedir.

Hanefiyyül mezhep olan İbn Abidin şöyle diyor:

Bana öyle geliyor ki kızgın kişinin ne dediğinin farkında olmaması değil de belki hezeyanlar savurması ciddi ile saçmalığı birbirine karıştırması bile yeter. Nitekim sarhoş hakkında fetva da böyledir.

Sonra kızgın kimse hakkında en güvenilir şey, sözlerinde karışıklık, fiillerinde adet dışı şeyler görmek, keza yaşlılıktan, hastalıktan, ani bir musibetten dolayı aklını karıştıranlar hakkında da aynı şey geçerlidir. Fiil ve sözlerde karışıklık olduğu sürece bu geçerlidir, her ne kadar ne dediğinin ne yaptığının farkında ise de. Çünkü bilmek ve irade muteber değildir. Çünkü bu sahih ve sağlam bir anlayıştan gelmiyor. Akıllı çocuk da bunlar gibidir.

Dr. Muhammed Yusuf Musa Ahkâm’ul-Ahval’uş-Şahsiyye isimli kitabında şöyle söylüyor:

Talakın vukua gelmesi için kocanın ne dediğinin ve ne yaptığının

farkında olması lazımdır.

“Aklını kaçıranın yani Medhıış’un talakı vaki olur mu?” sorusuna cevap olarak şöyle diyor:

İlk önce medhuş’un yani dehşete düşmüş, aklını kaçırmışın tavsifini iyi yapmak lazımdır. Lisan~ül Arab’ta medhuş korkudan, yanılmadan veya hayretten aklım kaçıran kişi şeklinde tarif ediliyor.

Durum böyle olunca, asabi bir sadmeden aklı ve fikri giden ve ne dediğini bilmeyen dehşete düşmüş kişinin talakı vaki olmaz. Fakihler de böyle kişilerin talakının sahih olmadığını söylüyorlar. Nasıl ki, delinin, bunağın ve baygının talakı makbul değilse, medhuş’un da talakı makbul değildir.

Aşırı kızgın kişinin de durumu aynıdır. Çünkü o ne dediğinin ve ne yaptığının farkında değildir. İbn Abidin kızgın veya dehşet içinde olan kişilerin boşamasının geçerli olabilmesi için ne dediklerini bilmemek şartım öne sürmüyor. Ona göre saçma sapan konuşmak ve ciddi ile şakayı birbirine karıştırmak yeterli bir sebeptir. Yani saçmalayan bir adamın da talakı geçerli değildir.

Soru soran kişi kendi durumunu yukarıdaki bilgilerin ışığında tes-bit edebilir, ve sorusunun cevabını bulabilir.

Benzeri konular:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answers ( 2 )

  1. komutan
    0
    2023-06-12T23:03:20+03:00

    Kızgınlık veya öfke anında verilen bir boşanma, İslam hukukunda geçerli kabul edilmez. İslam’da boşanma kararı vermek, düşünülerek ve kararlılıkla yapılması gereken bir eylemdir. Kızgınlık veya öfke anında verilen bir boşanma kararı geçerli olmadığı için, çiftlerin ayrı yaşamaya başlamaları veya evliliklerini sonlandırmaları için ayrı bir boşanma prosedürüne tabi olmaları gerekebilir.

    İslam hukukunda boşanma süreci, boşanma kararını açıkça ifade eden erkeğin eşine bildirmesiyle başlar. Ardından, belirli bir bekletme süresi olan iddet başlar. Bu süre, çiftlerin birbirleriyle ilişkilerini gözden geçirmeleri ve barışma şansı için zaman tanır. İddet süresi boyunca, çiftler, evliliklerini düşünme ve uzlaşma imkanına sahiptir.

    Bu nedenle, kızgınlık veya öfke anında verilen bir boşanma kararı, İslam hukukuna göre geçerli kabul edilmez. Boşanma kararı, iyi düşünülmesi, adaletin gözetilmesi ve gerekli prosedürlerin takip edilmesi gereken bir karardır. İslam dininde, boşanmanın son çare olarak kabul edilmesi ve evlilik birliğinin sürdürülmesi için çaba sarf edilmesi teşvik edilir.

    En iyi cevap
    0
    2025-10-28T15:12:20+03:00

    Bahsettiğiniz “Kızgın Adamın Talakı” ifadesi, İslam hukukunda yer alan bir konuyu çağrıştırıyor: talak (boşanma) ve özellikle kızgınlık veya öfke durumunda yapılan talak. Bu konuda bazı detayları açıklayayım:

    1. Talak Nedir?

    Talak, İslam hukukunda erkeğin eşine boşanma hakkını kullanmasıdır. Bu, sözlü veya yazılı bir beyanla yapılabilir.

    2. Kızgınlık Halinde Talak

    İslam hukukunda, özellikle Hanefi, Şafii ve diğer mezheplere göre:

    Kızgınlık veya öfke ile yapılan talak geçerli midir?
    Evet, talak geçerlidir. Ancak bazı şartlar vardır: talak aklı başında ve iradeli şekilde yapılmalıdır. Yani kişi öfkeliyken bilinçsiz şekilde veya tehdit altında talak verirse, bazı hukukçular bu durumu geçersiz sayabilir.

    Öfke ve ani kararlar, boşanmanın sonuçlarının ağır olması nedeniyle tavsiye edilmez. Hadislerde, öfke ile verilen talakların daha dikkatli düşünülmesi gerektiği vurgulanır.

    3. Hukuki ve Toplumsal Tavsiyeler

    Kızgınlıkla verilen talak, düşüncesizce yapılan bir karar olabilir ve genellikle danışmanlık veya arabuluculuk önerilir.

    Talakın hukuken geçerli olması için, açık ve net bir ifade kullanılması gerekir (ör. “Seni boşadım”).

    Kısaca özetlersek: Kızgınlıkla yapılan talak geçerlidir, ama İslam hukukunda tavsiye edilmez, dikkatli düşünülmesi gerekir.

Cevapla