Takva konulu hutbe

Bildir
Question

Please briefly explain why you feel this question should be reported.

Bildir
İptal

Takva hakkında hutbe, Takva ile ilgili hutbeler

Takva, sözlükte bir insanın kuvvetli bir himayeye girerek kendisini bir tehlikeden koruması, zarar verebilecek bir şeyden sakınması demektir. Dini bir kavram olarak, Allahın emir ve yasaklarına uyarak, Allaha karşı saygılı olmak, Allahın azabından, insanı bu azaba sürükleyecek ve Ahiret de zarar görmesine sebep olabilecek inanç, söz, eylem ve davranışlardan titizlikle korunmak anlamlarına gelir. İnsan ilahi azaptan ancak iman edip Salih ameller, hayır ve hasenat işleyerek, ibadetlere aralıksız devam ederek, bütün farzları yerine getirerek, yasak olan haram ve zulümlerden kaçınarak korunabilir.

Değerli Kardeşlerim !
Takva sahibi insana müttaki denilir. Bütün Peygamberler ümmetlerine müttaki olmalarını tavsiye etmişlerdir. Yüce Allah, Kuran da cennet ve nimetlerini muttakilere vaat etmiş[1] muttakilerin dostu olduğunu, onları sevdiğini ve cehennem azabından koruyacağını bildirmiştir. Allah muttakilere daima bir kurtuluş yolu ihsan eder[2] ,onları ummadığı yerden rızıklandırır ve işlerinde kolaylık verir. Allaha karşı gelmekten sakınan kurtuluşa erer[3] ve merhamete mazhar olur. Nitekim Cenabı hak kuranda ‘’Ey insanlar! Allahtan sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük, bol nimet sahibidir.’’[4] Buyurmaktadır. Ancak; takva, şuurdan yoksun olarak çok ibadet etmek ve bedensel şekillere bürünmek değil, bütün benliği ile Allaha yönelmek ve Onun hoşlanmadığı davranışlardan uzak durmak gayretidir. İbadetlerde asıl olan şekiller değil ilahi rıza ve ibadet ruhudur. Şuurdan yoksun olan ibadet, şekil olarak yerine getirilmiş sayılsa bile, Allah katında bir değere sahip olmayacaktır. Nitekim ayeti kerimede Allah(c.c.) bu hususa şöyle işaret etmektedir: Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat ona sizin takvanız (Allaha karşı gelmekten sakınmanız ) ulaşır..[5] Zira Allah insanların kalplerine bakar ve kalplerindeki niyete göre amellere değer verir. Rasulullah (s.a.v.) bu hususta şöyle buyurmuştur:’’Allah’u Teala sizin suretlerinize ve mallarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.’’[6]

Muhterem Müminler !
Cenabı Hak, başka bir Ayeti Kerime’de üstünlüğün takvada olduğunu şöyle ifade ediyor; :“Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah katında en değerli ve en üstün olanınız, takva bakımından en üstün olanınız (Allah’tan en çok korkanınız)dır. Şüphesiz Allah bilendir. Her şeyden haberi olandır”[7]
Peygamber Efendimiz (s.a.s) de sık sık şu duayı yaparak bizlere Allah’tan neyi istememiz gerektiğini öğretmiştir. Hutbemizi bu güzel duayla bitirmek istiyorum.
“Allahım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği isterim”[8]


[1] Ali İmran,3/133
[2] Ali İmran,3/200
[3] Nebe,78/31
[4] Enfal, 8/29
[5] Hac, 22/37
[6] Müslim, Birr,34,111
[7] Hucurat 49/13
[8] Müslim, Zikir 72; Tirmizi, Daavat,72

Answer ( 1 )

    0
    2020-11-22T08:02:58+03:00

    Please briefly explain why you feel this answer should be reported.

    Bildir
    İptal

    İnsanın ahiret mutluluğu Allah’a imanla mümkündür. Bir insanın nerede olursa olsun kendisini görüp gözeten, gönlünden geçenleri bilen her an kendisine şah damarından daha yakın olan Rabb’e inanması, onu her türlü kötülüklerden koruyacağına inanması gerekir. Mü’min Allah’ın emirlerini yerine getirmeli, yasaklarından da son derece sakınmalıdır. Yapacağı iyi veya kötü ne varsa herşeyi Allah’ın gördüğünü bilmelidir.

Cevapla