Takiyye kelimesinin anlamı, dini hükmü ve şartları

Question

Takiyye Ne Anlama Geliyor? Takiyye Kelimesinin Anlamı, Kökeni Ne?

Takiyye Ne Anlama Geliyor Takiyye Kelimesinin Anlami Kokeni Ne

Takiyye ne demek ne anlama gelir?

“Müminler, müminleri bırakıp da kafirleri veliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah ile hiçbir alakası kalmaz. Ancak onlardan korunma gayesiyle sakınma(nız) başka. Allah, sizi kendisinden sakındırır. Varış Allah’adır.”

Takiyye sözlükte “korku” demektir.

Istilahta ise “zalim ve müşriklere karşı diliyle mudaratta bulunup malına, irzına ve nefsine karışmalarını engel lemektir.” Yüce Allah şöyle buyurur:

“Müminler, müminleri bırakıp da kafirleri veliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah ile hiçbir alakası kalmaz. Ancak onlardan korunma gayesiyle sakınma(nız) başka. Allah, sizi kendisinden sakındırır. Varış Allah’adır.”

“Allah Rasulü (sallallahu aleyhi vesellem); “Mümin nefsini zelil etmemelidir” diye buyurdu. Oradakiler; “Mümin nasıl nefsini zelil kılar?” diye sordular. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem); “Çekemediği belayı üstlenmesiyle” diye cevap verdi.””

Allame Serahsi, “takiyye” kavramını şöyle tanımlar:

Kendini korumak için inanmadığı bir şeyi söylemek veya yapmaktır.”

Allame İbn-i Hacer el-Askalani ise şöyle der: “Takiyye, korkudan dolayı inandığını başkalarına söylememesidir.”

Takiyenin Şartları

1- Kaçıp gidilecek bir yerin olmaması. Yani hicret yerinin, emin ve güvenilir bir yerin bulunmaması. Allah (celle ve celaluhu) şöyle buyurur:

“Ey iman eden kullarım, şüphesiz benim arzım geniştir; artık yalnızca bana ibadet edin.

2- Zararı kendinden def edecek kadar takiyye yapılabilir. Mesela zarar iki cümleyle def edilebiliyorsa kişi iki cümleden fazla konuşma hakkına sahip değildir.

3- Takiyyeyi gerektiren korku kat’i olmalıdır. Yani kesin olmayan ve zanna dayalı olan korkular takiyyeyi gerektirmez.

4- Eğer küfür kelimesini söylerse kurtulmalıdır. Aksi takdirde takiyye geçerli değildir.

5- Tehdit edilen şeye katlanması zor olmalıdır. Mesela ölüm, yaralama, şiddetli darp ve zindana atılma gibi zorluklar… Fakat azıcık aç bırakmak ve hafifçe vurmak takiyye sayılmaz.

Şunu iyi bilelim ki, takiyye; ya ikrahla birlikte yapılır veya ikrahsız yapılır. Eğer ikrahla birlikte olursa ikrahın şartları gözetilmelidir. Ama ikrahsız olursa, yani kuru bir tehdit veya kuru bir korkutma ise böyle durumlarda küfür sözü söylemek veya küfür fiili yapmak caiz değildir. Böyle durumlarda küfür sözü söylenmez, küfür fiili yapılmaz. Aksi takdirde kişi küfre düşer; takiyye yaptım deyip kendisini kurtaramaz. Tüm mutemed İslam müçtehidleri bu konuda itti fak halindedirler.

Burada şunu da hatırlatmalıyız ki, takiyye yapmaya mecbur kalan bir Müslümanın şunlara riayet emesi gerekmektedir:

1- Takiyye yerine tevriyeyi kullanmalıdır.

2- Takiye deyip tağutlara kulluk yapmamalı, bilakis mecburiyeti kadar takiyyeyi kullanmalıdır. 3- Daima yaptığı şeyin haram olduğunu unutmamalıdır. Fakat eğer helalmiş gibi davranır ve istediğini istediği gibi yaparsa takiyye onu küfürden koruyamaz.

“Imam Ahmed b. Hanbel’e sorulmuş; “Acaba alim bir kişi takiye ile amel edebilir mi?” diye. İmam cevaben: “Alim takiyye ile amel ederse, cahil de zaten cehaleti sebebiyle susmaktadır. O halde hak ne zaman ortaya çıkacak?” buyurmuştur.”

Velhasılı, takiyye kavramı da nice İslami kavramlarda olduğu gibi tahrife uğramış, asıl manasından uzaklaştırılıp, nifak kelimesinin anlamıyla eş manada kullanılır olmuştur.
Çağımızda nice cemaatler, parti başkanları, parlamenterler her türlü şirki ve küfrü işleyip, soma da “takiyye yapıyorum” derler. Takiyyeyi kirli çamaşırlarını temizlemek için, sabun gibi kullanırlar. Böylece münafıklığı ve takiyyeyi birbiri ne karıştırırlar. Yaptıkları şirkin caiz olduğunu sanırlar. Halbuki hiçbir müçtehid İslam alimi böyle düşünmemiştir. Hatta Şia alimleri bile takiyyeyi bunlar gibi değerlendirmemişlerdir. Mesela Şia alimi Ali Kurani’nin, “Tedvinu’l-Kur’an” ki tabının 48. sayfasına bakıldığında; “Şialarda takiyyeyi Ehl-i Sünnet alimleri gibi tarif ederler” dediği görülecektir.

Fakat ne yazık ki bunlar Şiaları bile sollamış ve hak ile batılı tamamen birbirine karıştırmışlardır.

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answers ( 2 )

    0
    2023-04-30T09:31:16+03:00

    Takiyye” kelimesi, İslam dininde, baskı veya zulüm altında olan bir Müslüman’ın inancını gizleyebilmesi veya koruyabilmesi için izin verilen bir davranıştır. Takiyye, zulme maruz kalan Müslümanların, can güvenliği veya diğer haklarını korumak için söyleyecekleri veya yapacakları şeyleri saklamalarına veya değiştirmelerine izin verir.

    Takiyye, İslam tarihindeki zorlu dönemlerde Müslümanlara korunma sağlamıştır. Özellikle İslam’ın ilk yıllarında Mekke’de Müslümanlar ciddi bir baskı ve zulüm altında yaşamışlardır. Bu dönemde, İslam’ı açıkça savunmak can güvenliği açısından riskli olabilirdi. Bu nedenle, Müslümanlar inançlarını gizlemek ve kendilerini korumak için takiyye yapmak zorunda kalmışlardır.

    Ancak, takiyyenin sınırları ve kullanımı konusunda farklı görüşler vardır. Bazıları, takiyyenin sadece hayatlarını korumak için kullanılabileceğini savunurken, bazıları, takiyyenin sadece inançlarını saklamak için değil, başkalarının haklarını korumak veya insanların barış içinde yaşamasını sağlamak için de kullanılabileceğini düşünmektedir.

    Takiyye, İslam dininde tartışmalı bir konudur ve farklı yorumlara sahiptir. Ancak, genel olarak, takiyye, insanların can güvenliğini veya diğer haklarını korumak için yapılan bir davranıştır ve İslam’ın temel değerlerinden olan insan hayatının korunması ve barışın sağlanması gibi ilkelere uygun olarak kullanılmalıdır.

  1. Takiyye İslâmî literatürde önemli bir kavramdır ve özellikle inanç veya dini uygulamalar nedeniyle can veya mal güvenliği tehlikede olduğunda kişinin kendini gizlemesi veya saklaması anlamına gelir.

    1. Anlamı

    Arapça kökenli “takiyye” kelimesi, korunma, sakınma, kendini güvenceye alma demektir.

    Dini anlamda müminin, dini inancından taviz vermeden tehlike karşısında görünüşte farklı davranmasıdır.

    2. Dini hükmü

    Takiyye dini bir tedbir ve korunma yöntemi olarak caizdir.

    Kur’an ve hadislerde dolaylı olarak desteklenmiştir:

    Müminlerin baskı veya zulüm altında olduklarında kendilerini gizlemeleri tavsiye edilmiştir.

    Amaç imanı korumak ve hayatı veya malı tehlikeye atmamaktır.

    Takiyye, inançtan vazgeçmek veya açıkça yalan söylemek anlamına gelmez; sadece görünüşü kontrol etmektir.

    3. Şartları

    Gerçek bir tehlike olması: Hayat, mal veya din ciddi şekilde tehlikede olmalıdır.

    Amaç korunma olmalı: Sadece korkaklık veya hile amacıyla yapılmamalıdır.

    Dini esaslardan taviz verilmemeli: İman ve temel ibadetler kalıcı olarak gizlenmemelidir.

    Geçici ve zorunlu olmalı: Tehlike geçince normal davranışa dönülmelidir.

    Özetle, takiyye, Müslümanın canını veya malını korumak için gerektiğinde dini inancını gizlemesine verilen isimdir ve İslâm hukuku açısından meşru ve koruyucu bir uygulamadır.

    İstersen sana takiyyenin tarihî örneklerini ve özellikle Şiî literatürdeki kullanımını da gösterebilirim.

Cevapla