Paylaş
Günah İşleyip Tevbe Etmek
Question
İstiğfar Ve Tevbe Ne Demektir ?

Sözlükte “pişmanlık, dönme, nedamet” anlamına gelen tevbe, İslamî bir kavram olarak, kulun işlediği kötülük ve günahlara pişman olup, onları terk ederek Allah’a yönelmesi, emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah’a sığınarak bağışlanmasını dilemesi demektir.[1]
Yüce Allah yaratıkların en mükemmeli olan insana çeşitli özellikler ve farklı güzellikler bahşetmiştir. İnsan iyi ve kötü, hayır ve şer, sevap ve günah olan şeyleri yapabilecek kabiliyette yaratılmıştır. Günahsız olarak doğan insan, ergenlik çağından sonra nefsine ve şeytana uyarak günah işleyebilir. Bu itibarla Allah’ın koruması altında bulunan peygamberler hariç bütün insanların günahı vardır. İnsanın günah işleyebilen bir varlık olması nedeniyle, Yüce Allah günahtan kurtuluş yolu olarak tevbe kapısını insanlara açmıştır. Her insanın tevbeye ihtiyacı vardır. Önemli olan hiç günah işlememek değil, günahta ısrar etmemektir. Peygamberimizin “Günahkârların en hayırlısı tevbe edenlerdir”[2] hadisi buna işaret etmektedir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette Yüce Allah ve birçok hadisi şerifte Peygamberimiz (sav) tevbe etmeyi emretmektedir. Bir ayeti kerimede “Ey mü’minler! Hepiniz Allah’a tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz”[3] buyrulmaktadır.
Ümit edebiliriz ki sonsuz rahmet sahibi hâlik-i zü’l celal, insana neredeyse son nefesine kadar bir kurtuluş ipi sunmaktadır. Bütün hayatı boyunca insana, gönderildiği bu dünya sınavından başarıyla çıkması için fırsat üstüne fırsat tanımaktadır. Gündüzler ve geceler boyunca tövbe kapısı açıktır.
Bilmeliyiz ki İblis’i şeytan yapan günah işlemesi değil günahında ısrar edip onu savunmasıdır. Biliyoruz ki ilk insan Âdem (as) da günah işlemiş fakat o günahında ısrar etmeyip tevbe etmiştir. Önemli olan tevbede samimiyettir, içtenliktir ve bir daha günaha dönmemeye azmetmektir. Bize düşen görev de günahlarımız için Allah’tan bağışlanma dilemek ve Allah’ın rahmetinden hiçbir zaman ümidimizi kesmemektir.
[1] Dînî Kavramlar Sözlüğü, DİB
[2] İbn-i Mace, Zühd, 30/hadis no:4251
[3] Nûr, 24/31
[4] Hucurât, 49/11
[5] Tahrîm, 66/8
[6] Mü’min, 40/3
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
İslam’da günah, Allah’ın emir ve öğretilerine aykırı hareketler anlamına gelir. Müslümanlar, insan doğası gereği yanılabilir olduğu için herkesin hata yapmaya ve günah işlemeye eğilimli olduğuna inanır. Ancak İslam, tövbe etmenin ve Allah’tan bağışlanma dilemenin önemini de vurgular. İslam’da günah işlemenin ve tövbe etmenin bazı önemli yönleri şunlardır:
Unutulmamalıdır ki, tövbe son derece teşvik edilir ve Allah’ın rahmeti geniş olmakla birlikte, daha sonra tövbe niyetiyle günah işlemeye devam etmek için bir mazeret değildir. Müslümanlara doğruluk için çabalamaları ve tekrarlanan günah döngüsüne düşmekten kaçınmaları tavsiye edilir.
Özetle İslam, insanın günah işlemeye yatkın olduğunu kabul eder, ancak tövbenin, af dilemenin ve doğruluk için çabalamanın önemini vurgular. Tövbe, kişinin günahlarının farkına varıp pişmanlık duymasını, günahkâr davranışlardan vazgeçmesini, Allah’tan bağışlanma dilemesini ve doğru bir hayat sürmeye kendini adamasını içeren bir süreçtir. Müslümanlar, Allah’ın rahmetine ve bağışlayıcılığına inanırlar ve samimi bir tövbe ve O’ndan bağışlanma dileyerek Allah’ın rızasını kazanmaya çalışırlar.
Allah hepimizi tövbe etmeye yöneltsin, günahlarımızı bağışlasın ve O’nun razı olacağı salih bir hayat sürmemizi nasip etsin.
Ve Allah en iyisini bilir.
Günah İşleyip Tevbe Etmek – İstiğfar ve Tevbe Nedir?
Tevbe, insanın yaptığı hata ve günahlardan pişmanlık duyarak Allah’tan af dilemesidir. İstiğfar ise, dil ile Allah’tan bağışlanma istemektir; “Estağfirullah” demek gibi.
İstiğfar ve Tevbe Arasındaki Fark
İstiğfar: Günahın affı için dille yapılan dua ve niyazdır.
Tevbe: Günahı terk edip, kalple pişman olmak ve bir daha yapmamaya karar vermektir.
Yani istiğfar söz, tevbe ise kalpten gelen dönüş demektir.
İslam’da Tevbenin Önemi
İslam, insanın hata yapabileceğini kabul eder ama hatada ısrar etmeyi doğru bulmaz. Allah Teâlâ Kur’an’da şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Allah’a samimi bir tevbe ile tevbe edin.”
(Tahrîm Suresi, 8)
“Ey kullarım! Kendilerine zulmedenler! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar.”
(Zümer Suresi, 53)
Bu ayetler, ne kadar büyük olursa olsun, samimi bir tevbe ile affın mümkün olduğunu gösterir.
Tevbenin Şartları
İşlenen günahı bırakmak,
Yapılan günahtan pişman olmak,
Bir daha o günaha dönmemeye kesin karar vermek,
(Eğer kul hakkı varsa) o hakkı ödemek veya helalleşmek.
Sonuç olarak:
Müslüman, günah işlese bile umudunu yitirmez; çünkü Allah’ın rahmeti her şeyden büyüktür. Asıl önemli olan, hatadan dönmek, istiğfar etmek ve bir daha aynı yanlışa düşmemeye gayret göstermektir.
“Her insan hata yapar; hata yapanların en hayırlısı, tevbe edenlerdir.”
(Tirmizî, Kıyâmet, 49)