Ruhsat genel olarak, yapma ruhsatı ve terk etme ruhsatı olmak üzere ikiye ayrılır. Yapma ruhsatı, asıl hükmün bir şeyi haram kıldığı yerlerde söz konusudur. Zaruret ve zaruret derecesine varan ihtiyaç hallerinde haram olan şeyleri yapmak mubah, hatta bazen vacip olur. Yapma ruhsatında, bazen mükellef asıl hükme uymakla, ruhsattan yararlanmak arasında serbest bırakılır. Kişinin küfrü gerektiren söz söylemesi konusunda ölüm tehdidi altında bulunması böyledir. Bu durumdaki kimsenin îmânını gizleyip küfrü gerektiren sözleri söylemesinde ruhsat bulunmakla birlikte, söylememekte direnmesi de caizdir; küfrü gerektiren sözü söylemediği için öldürülürse şehit olur. Bazı durumlarda ise, mükellefin aslî hükmü terkedip ruhsattan yararlanması vacip olur. Açlıktan ölüm tehlikesiyle karşılaşan kimsenin domuz veya ölü eti yemesi böyledir. Böyle kimse, yemeyip de ölmesi halinde dinen sorumlu olur. Terketme ruhsatı, asıl hükmün bir şeyi yapmayı gerektirdiği durumlarda verilen ruhsatlardır. Farz veya vacip olan bir fiilin yerine getirilmesinde ek bir meşakkat bulunduğunda, bu farz veya vacibi terk etme ruhsatı tanınır. Meselâ, hasta veya yolcunun, Ramazan orucunu, günlerinde tutmayıp daha sonra kaza etmesi böyledir.
Bunun dışında bazı fıkıh usulcüleri, genel kurallara aykırı olmasına rağmen insanların ihtiyaç duydukları bazı akitlerin meşru kabul edilmesini ve önceki ümmetlere yüklenilen bazı zorlukların Hz. Muhammed’in ümmetinden kaldırılmasını da ruhsat içerisinde değerlendirmişlerdir. Ancak bunların geçici olmaması ve arızî bir mazerete dayanmaması sebebiyle, bunlara gerçek manada ruhsat denmeyip, kolaylık anlamında mecaz bakımından ruhsat denilebilir
Diyanet dini kavramlar sözlüğü
Answers ( 2 )
RUHSAT NEDİR?
Ruhsat sözlükte R H S harflerinin birleşmesinden oluşan bir kelimedir. ruhsat pahalının zıttı, ucuz yumuşak şey anlamındadır.
Ruhsat terimi hemen her yerde azimet terimi ile birlikte ele alınmakta ve fıkıh usulünün en önemli konularından birini teşkil etmektedir. En yalın ifadesi ile ruhsat, kanun koyucunun mükelleflerin karşılaştığı zaruret ve ihtiyaçtan dolayı serbest kıldığı fiildir. Bir başka ifade ile ruhsat bazı zorlamalar nedeniyle konulan geçici istisnai hükümdür.
Azimet de normal ve genel hüküm söz konusu iken ruhsat ise özür İhtiyaç ve zarurete bağlı hüküm söz konusudur. Bu meyanda şu hadis bu ihtiyaca güzel bir örnektir.
“İnsanların arasını düzelten yalancı sayılmaz. Hayır söyler ve hayır çoğaltır.”
Ravi sahibi insanlara yalan konusunda üç şeyi dışında ruhsat olduğunu işitmedim. Bunlar; harp, insanların arasını ıslah, karı ve kocanın birbirlerinin arasını düzeltmek için yalan söylemeleridir. Bu gibi yalanlar ıslah maksadına mahsustur.
Ruhsat kelimesi Arapçadan gelir ve anlamı **”izin, müsaade, kolaylık”**tır.
Kısaca:
Ruhsat, zorunlu olan bir kural veya engelin kaldırılması, kişiye belirli bir konuda izin veya kolaylık verilmesi anlamına gelir. İslam hukukunda, zorunlu hallerde bazı yasakların gevşetilmesi ya da yapılmasına müsaade edilmesi ruhsat olarak adlandırılır.