Paylaş
Kadının Mehrini Veremeden Ölen Adamın Durumu Nedir?
Question
Kadının Mehri
SORU: Hanımının mehrini vermeden ölen adamın durumu nedir? O kadından doğan çocuklar meşru mudur?
CEVAP: Mehir, evlilik akdi gereğince kocanın eşine vermek mecburiyetinde olduğu maldır. Fakat bu evlilik akdinin bir rüknü değildir. Şartlarından bir şart da değildir. Olsa olsa akdin bir esendir. Fakihlerin çoğunluğu şöyle demişlerdir: Erkek kadınla evlenince belirlenmiş bir mehir olmasa dahi evlilik sahih olur. Kocanın mehr-i misi vermesi gerekir. Mehr-i misi, akit anında bu kadına denk babasının ailesinden bir kadının mehridir. Kadının öz kızkardeşi, baba bir kız kardeşi, amcasının kızı veya kız kardeşinin kızı gibi. Babasının ailesinde kıyaslanacak biri olmazsa, onun babasının seviyesinde olan bir ailenin kızının mehri örnek olur.”
Anlaşılıyor ki mehir konuşulmasa dahi evlilik sahihtir. Birisi Abdullah b. Mes’ud’a şöyle sordu: “Bir kadının kocası kendisine mehir vermeden öldü ne dersin?” Bir ay sonra şöyle cevap verdi: “Ben reyimi ifade ediyorum eğer isabetli ise, o Allah ve Rasûlullah’tandır. Eğer hatalı ise o benden ve şeytandandır. Allah ve Rasûlü ondan beridirler. Ben onun için mehr’ül-misli uygun görüyorum.”
Oradan iki adam öne atıldı ve “Rasûlullah (s.a) Berda binti Vaşık denilen kadın hakkında senin verdiğin gibi hüküm verdi” deyince, İbn Mes’ud (r.a) buna çok sevindi. Çünkü onun fetvası Rasûlullah’ın fetvasına uymuştu.
İslâm hukukçuları kocanın mehir vermeden zifafa girmesinin caizliği üzerinde ittifak etmişlerdir. Karı kocalık hayatı dinen sahihtir.
Hz. Aişe (r.a) Rasûlullah’ın bir kadına, kocası kendisine bir şey (mehir) vermeden kocasının yanına girmesine emir verdiğini rivayet ediyor.
Bundan anlaşılıyor ki, koca karısına mehir vermezse, onun zimmetinde bir borç olur: Onu vermeden ölürse, kadın onun terekesinden alır. Ve yine anlaşılıyor ki bu kadından meydana gelen çocuklar meşru çocuklardır. Meşru bir evlilikle şartlara ve rükünlere bağlı bir akidle evlilikleri devam ettiği sürece çocukları meşrudur, meşru olup olmamasının mehir verip vermemekle bir alakası yoktur
Benzeri konular:
Answers ( 2 )
İslam hukukunda “mehr,” evlilik sırasında erkeğin kadına vermesi gereken bir mal veya bedeldir ve bu, kadının hakkıdır. Mehr, ikiye ayrılır: muaccel mehr (peşin verilen) ve müeccel mehr (daha sonra verilmek üzere kararlaştırılan). Eğer bir erkek, kadının mehrini ödemeden ölürse, bu durumun çeşitli yönleri vardır:
1. Mehr, Borç Olarak Sayılır
Mehr, erkeğin kadına olan bir borcudur. Eğer erkek, mehrini ödemeden vefat ederse, bu borç, tıpkı diğer borçlar gibi mirasından tahsil edilir. Öncelikli olarak, vefat edenin mal varlığından borçları ödenir ve bu borçlar arasında mehr de yer alır.
2. Kadının Hakkı Saklıdır
Kadın, kocasının mirasından kendi mehrini talep edebilir. Eğer mehrin miktarı önceden belirlenmişse, bu miktar net bir şekilde mirastan alınır. Eğer mehr belirlenmemişse, İslam hukukunda “mehr-i misil” (kadının ailesindeki diğer kadınların aldığı ortalama mehr) esas alınır.
3. Vasiyet ve Mehr
Eğer erkek, mehri ödemeyi vasiyet etmişse, bu vasiyet mirastan önce yerine getirilir. Ancak mehr zaten bir borç olduğundan, vasiyete gerek olmadan da ödenmesi gerekir.
4. Diğer Mirasçılarla Durum
Mehr, vefat eden kişinin mirasından alındıktan sonra kalan mal mirasçılar arasında paylaştırılır. Dolayısıyla, mehr, diğer mirasçıların haklarından önce gelir.
Özetle:
Mehr, kadının hakkıdır ve erkeğin ölümü bu hakkı ortadan kaldırmaz.
Mirasın bir parçası olarak öncelikli şekilde ödenir.
Kadın, mehrini talep edebilir ve miras paylaşımı, bu ödeme yapıldıktan sonra gerçekleşir.
Eğer daha ayrıntılı bir bilgiye ihtiyaç duyuyorsanız, belirli bir fıkıh mezhebine göre açıklama da yapabilirim.
Kadının mehrini veremeden ölen bir erkeğin durumu, İslam hukukuna göre oldukça net bir şekilde düzenlenmiştir. Adım adım açıklayalım:
1. Mehir Hakkı Devam Eder
Erkek, ölüp gitse bile kadının hakkı baki kalır.
Yani, kadın mehrini alabilir, bu hak miras hakkı gibi değerlendirilir.
2. Mehirin Ödenme Sırası
Mehrin ödenmesi için erkek öldüğünde, mal varlığından tahsil edilir.
Yani kadının hakkı, ölünün mirasçılarından değil, doğrudan ölenin mal varlığından ödenir.
3. Örnek
Adam, nikah sırasında kadına “100.000 TL mehir vereceğim” demiş ama ödeyemeden ölmüş olsun.
Bu durumda:
Kadın, 100.000 TL alacak hakkına sahiptir.
Bu miktar, ölenin mirasından ödenir.
Mirasçılar, mehir ödenmeden kalan malı alamazlar.
4. Fıkhi Notlar
Mehir peşin (müeccel) ise, tamamı ödenmelidir.
Mehir vadeli (müekkel) ise, söz verilen tarihte tamamı ödenmelidir, ölüm bu hakkı ortadan kaldırmaz.
Kadın, hak talebini dava yoluyla da alabilir.