İslam’da Faiz yasağı nedir? Faiz yasağının amacı nedir?

Question

FAİZ YASAĞININ AMACI

Islamda Faiz yasagi nedir Faiz yasaginin amaci nedir

Faizin haram kılınmasındaki hikmet nedir?

Şüphesiz Allah Teala’nın emir ve yasaklarında birçok hikmetler vardır. Zira Allah Teala Hakimdir.

İmam Rabbani’nin de buyurduğu üzere “Hakim olan Allah Teala’nın fiil(leri) hikmetten soyutlanmış değildir.” Her fillinde hikmet sahibidir. Hiç şüphesiz bu hikmetler bilmesek de Allah Teala emrettiği için yapmamız, yasakladığı için kaçınmamız gerekir. Bunun aksi düşünülemez.

Genel olarak yanlış bilinen bir gerçek vardır. Hakikatte sahip olmak istediğimiz mali, alan para değildir, aksine karşılığında ve receğimiz maldır. Para, malın varlığını belgeleyen araçtır. Paraya banknot denmesi de bu itibarladır. Buna göre faiz karşılıksız olarak başkasının malını almaktan ibarettir.

Oysa mal, hayatın idamesini sağladığından kıymetlidir, zayi ol. maktan korunması gerekendir.

Tefsir-i Kebirde şöyle bir hadis-i şerif rivayet edilmiştir:

حرمة مال الإنسان كحرمة دمه

“İnsanın malının haramlığı, kanının haramlığı gibidir.”

Bata anlayışının ve iktisadi hayatının en vazgeçilmez unsurlarından bin şüphesiz faizdir. Zira batı toplumunda sermayenin belli ellerde toplanması amaçlanmış ve bu vesileyle sermayenin belli merkezlerden organizeli şekilde üretim ve yatırıma aktarılması ve böylece geniş bir çalışan kitlenin oluşturması sağlanmıştır. Bu tip düşünce tarzına hızla adapte olan Müslümanlar da maalesef faizi, iktisadi hayatın temel unsuru görmeye başlamışlardır.

Oysa yüce dinimiz servetin atıl bırakılmamasını, üretim ve yatırım dışında tutulmamasını istemiş ve buna karşı bir takım caydın a uygulamalar getirerek faiz ortamının doğuşunu engelleyici tedbirler almıştır. İslam hukukunda temel üretim faktörü emek kabul edilmiş risk ve zararı üstlenmeden yalın sermayenin kazanç aracı olması caiz kabul edilmemiştir. Böyle yapmakla servetin belli kesi mit elinde toplanması engellenmiş ve neticede insanların sınıflara ayrılması ve büyük bir kesimin mağduriyetinin onu alınmış olur.

Yüce dinimizin öngördüğü zekat ve infak emri, emek ve sermaye nin birlikte yatırım ve üretime yöneltilmesi, kar ve zararın birlikte ligi ve emsali düzenlemeler de hep bu amaca hizmet etmiştir.

İslam hukuku nimet ve külfeti dengeli bir biçimde topluma yay mastır. Nitekim ağırlaştırılmış diyet borcu altında ezilen kişinin yü kunu akileye yayması da buna somut bir misaldir. Keza miras hukukunda mirasçıların genişliği de bu anlayışın bir sonucudur.

Allah Teala şöyle buyuruyor

يمحق الله الربوا ويژبي الصدقات والله لا يحث كل كفار أثيم

“Allah faizi tüketir (Faiz karışan malin bereketini giderir), sadakaları ise bereketlendirir. Allah küfürde ve günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez.”

وما أتم من ربا لژيوا في أموال الناس فلا يزنوا عند الله وما أتم من زکوة تريدون وجة الله فأولئك هم المضعفون.

“İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdi ğiniz zekata gelince, işte zekâti veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.”

Bu ayet-i kerimelerde faiz, zekat ve infakın karşılaştırılması ya pişmiş zekat ve infakın kalıcı kalıcı ve daimi olduğu, faizin ise bereketsiz ve kesik olduğu belirtilmiştir. Vakıaya baktığımız zaman zekât ve infakin gerçekten de sosyal yardımlaşmayı artırdığı muahede edilmektedir. Oysa faiz sistemi gelirin belli ellerde toplan masina vesile olarak sosyal refahı önlemektedir. Ve böylece sosyal patlamalar sebebiyle anarşiye zemin hazarlar. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) bu hakikati açık bir şekilde şu hadis-i şerifle dillendirmiştir

عن عمرو بن العاص قال مبعث رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول ما من قوم يظهر فيهم الربا إلا أخذوا بالشئة وما من قوم يظهر

فيهم الاشا إلا أخذوا بالؤغب

Amr b. el-As (ra) şöyle rivayet eder: Peygamber Efendimiz’in (sav) şöyle dediğini işittim: “Faizin yayıldığı bir toplum mutlaka kıta (Kıht) yakalanır. Rüsvetin yayıldığı bir toplum da mutlaka düşman korkusuna yakalanır.”

(Kıta (القحط) = Şiddetli kuraklık, kıtlık, açlık. Hadisin farklı rivayetlerinde “es-sene” (السنة) kelimesi de geçer ki o da “kurak yıl, mahsulün kesildiği yıl” demektir.)

ÖZET:

Bu metinde faiz yasağının amacı ile ilgili şu temel noktalar vurgulanmıştır:

İlahi Hikmet: Faiz yasağının temelinde, her fiilinde hikmet sahibi olan Allah’ın emri yer alır. Müslümanlar, hikmeti tam olarak bilmeseler de Allah yasakladığı için faizden kaçınırlar.

Karşılıksız Başkasının Malını Almak: Metne göre para, malın varlığını belgeleyen bir araçtır. Faiz, karşılıksız olarak başkasının malını almaktır. Mal ise hayatın idamesi için değerlidir ve korunması gerekir. Hadisle de “insanın malının haramlığı, kanının haramlığı gibidir” denerek bu vurgulanmıştır.

Servetin Atıl Kalmaması ve Üretime Yönlendirilmesi: İslam, servetin üretim ve yatırım dışında tutulmasını istemez. Faiz ortamını engelleyici tedbirlerle, sermayenin sadece kendisiyle (emek ve risk olmadan) kazanç aracı olması caiz görülmemiştir.

Servetin Belirli Ellerde Toplanmasını Engellemek: Faiz yasağının temel amaçlarından biri, servetin belli kesimlerin elinde toplanarak toplumun sınıflara ayrılmasını ve geniş bir kitlenin mağduriyetini önlemektir.

Sosyal Refah ve Yardımlaşma: Zekât ve infak emri, emek–sermaye ortaklığı, kar–zarar ortaklığı gibi düzenlemeler faiz yasağıyla birlikte sosyal yardımlaşmayı artırmayı ve sosyal refahı sağlamayı hedefler. Ayetlerde faizin bereketi giderdiği, sadakanın ise bereketlendirdiği belirtilir.

Toplumsal Felaketleri Önlemek: Hadiste, faizin yaygınlaştığı toplumun “kıtlık” (veya şiddetli sıkıntı), rüşvetin yaygınlaştığı toplumun ise “düşman korkusu” ile yakalanacağı ifade edilerek faizin toplumsal çöküşe (anarşi, sosyal patlamalar) zemin hazırladığı anlatılır.

Özetle: Faiz yasağının amacı, ilahi emre uymanın yanında; karşılıksız mala el koymayı önlemek, servetin üretim dışı kalmasını engellemek, gelir adaletini sağlamak, servetin belli ellerde toplanmasına mani olmak, sosyal yardımlaşmayı güçlendirmek ve toplumu ekonomik sıkıntı ile ahlaki çöküşten korumaktır.

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answer ( 1 )

    1
    2026-06-09T13:33:53+03:00

    İslam’da faiz yasağı nedir?

    İslam’da ribâ, genel olarak borç veya alışveriş ilişkilerinde haksız ve karşılıksız fazlalık elde edilmesi anlamına gelir. Kur’an‘da faiz açık şekilde yasaklanmış, birçok hadis rivayetinde de ağır bir günah olarak nitelendirilmiştir.

    Faiz yasağının amaçları nelerdir?

    1. Haksız kazancı önlemek

    Klasik İslam düşüncesine göre sermaye sahibi, hiçbir risk üstlenmeden sırf parası nedeniyle garantili kazanç elde etmemelidir. Kazanç meşru olacaksa emek, ticaret veya risk paylaşımıyla bağlantılı olmalıdır.

    Bu anlayışta faiz, borç alanın üstlendiği riske karşılık vermeden gelir elde etmek olarak değerlendirilir.

    2. Servetin belirli ellerde toplanmasını engellemek

    İslam iktisadında servetin toplum içinde dolaşması amaçlanır. Faiz sistemi ise zamanla sermayesi olanların daha fazla sermaye biriktirmesine, borçluların ise daha ağır yük altına girmesine yol açabilir.

    Bu nedenle faiz yasağının hedeflerinden biri gelir ve servet dağılımındaki aşırı dengesizlikleri önlemektir.

    3. Üretim ve yatırımı teşvik etmek

    Klasik fıkıh anlayışında para kendi başına gelir üreten bir meta olarak değil, alışverişi kolaylaştıran bir araç olarak görülür. Bu nedenle sermayenin üretime, ticarete ve ortaklıklara yönelmesi teşvik edilir.

    Örneğin kâr-zarar ortaklığına dayalı modellerde hem kazanç hem risk paylaşılır.

    4. Sosyal dayanışmayı güçlendirmek

    İslam’ın ekonomik düzeninde faiz yasağı tek başına düşünülmez. Bunun yanında:

    • Zekât
    • Sadaka ve infak
    • Yardımlaşma
    • Borçluya kolaylık gösterme

    gibi uygulamalar da bulunur. Amaç, ekonomik ilişkilerin yalnızca kâr üzerine değil, toplumsal sorumluluk üzerine de kurulmasıdır.

    5. Borçlunun korunması

    Faiz yasağının önemli gerekçelerinden biri de ihtiyaç nedeniyle borçlanan kişinin sömürülmesini önlemektir. Özellikle tarihsel toplumlarda yüksek faiz oranları insanların borç sarmalına düşmesine neden olabiliyordu.

    Bu nedenle İslam hukukunda borç ilişkisinin merhamet ve kolaylık esasına dayanması hedeflenmiştir.

    Kur’an’da faiz ve zekât karşılaştırması

    Metinde atıf yapılan ayetlerde faiz ile zekât karşılaştırılır. Faizin bereketi ortadan kaldırdığı, zekât ve sadakanın ise bereket ve toplumsal fayda sağladığı ifade edilir. Bu yaklaşım ekonomik kazancın sadece miktarına değil, topluma etkisine de önem verir.

    Günümüzde farklı görüşler

    Belirtmek gerekir ki modern dönemde Müslüman ekonomistler ve hukukçular arasında faiz yasağının kapsamı konusunda farklı yorumlar bulunmaktadır. Bazıları tüm faiz türlerinin yasak olduğunu savunurken, bazıları modern bankacılık faizleri ile klasik ribâ arasında ayrım yapılması gerektiğini ileri sürmektedir. Ancak geleneksel ve çoğunluk görüşü, faizli borç işlemlerinin ribâ kapsamında olduğu yönündedir.

    Kısaca: İslam’da faiz yasağının temel amacı; haksız kazancı önlemek, servetin belli ellerde toplanmasını engellemek, üretimi ve risk paylaşımını teşvik etmek, borçluyu korumak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmektir. Bu amaçlar, zekât ve infak gibi diğer ekonomik-ahlaki düzenlemelerle birlikte düşünülür.

    En iyi cevap

Cevapla