Paylaş
Hikmet ne demektir ? kısaca
Question
Hikmet Nedir?

Çok yönlü ve çok anlamlı olan bu kelime üzerinde birbirine yakın farklı tanımlamalar ve yorumlar yapılmıştır. Bunlardan birkaçını şöyle sıralayabiliriz :
1. Kur’ân’ın nâsih ve mensûhunu, muhkem ve müteşabihini, önce inen âyetlerle sonra inen âyetlerin kronolojik sırasını, helâl ve haram kıldığı şeyleri, örnek ve benzetmelerini bilmektir.
Bu tarif ve açıklama üzerinde daha çok İbn Abbas (R.A.) durmuştur.
2. Tabiînden Mücâhid’e göre, sözün doğrusunu ve isabetli olanını söylemektir.
3. Leys bin Ebî Sâüm’e göre, ilim, fıkıh ve Kur’ân’dır.
4. Ebû Ali’ye göre, saygı dolu Allah korkusudur. Çünkü Allah korkusu hikmetin başıdır.
5. İyi anlayış ve güze! kavrayıştır. Bu tarif üzerinde daha çok ünlü müctehit İbrahim Nahaî (R.A.) durmuştur.
6. Ebû Mâlik’e göre, Resulullah (A.S.) Efendimizin insan hayatına yön veren sünnetidir.
7. Zeyd bin Eslem’e göre, akıldır.
8. İmam Mâlik’e göre, Allah’ın dininde anlayış ve bilgili olmaktır. Bu da ancak Allah’ın insan kalbine yerleştirdiği bir lütuf ve inayetle gerçekleşir.
9. Müfessir Süddî’ye göre, peygamberliktir.
Cumhura göre hikmet, peygamberliğe has değildir, daha başka şeyleri, mertebe ve dereceleri de kapsar.
10. İbn Kasım’a göre, Allah’ın modelsiz ve örneksiz yaratıp meydana getirdiği yüce eseri üzerinde düşünmektir.
11. EI-Hasan’a göre, haram ve şüpheli şeylerden titizlikle kaçınmaktır.
Büyük müfessir Kurtubî (R.A.) bütün bu tanımlamaların ve yorumların mâna ve maksad yönünden birbirine yakın olduğunu söyler ve kelimeyi gramatik olarak şöyle belirler:
Hikmet, ihkâm ‘dan masdardır. Bu ise, söz ve davranışla i t kan {sağlamlaşma, bir şeyi iyice bilme) demektir. Allah’ın Kitabı bir hikmettir; Peygamber (A.S.)ın sünneti de bir hikmettir. Fazîletten yana anlatılan her şey de hikmettir. Çünkü hikmetin aslı, insanı ölçüsüzlük ve dengesizlikten alıkoyan şeydir. Bu nedenle ilim, insanı bu durumlara düşmekten koruduğu için hikmet sayılmıştır. Kur’ân, akıl ve anlayış da böyledir.
12. İrâdeye yön veren yararlı ilimlerdir. Çünkü hikmetin aracı aklidir.
Büyük müfessir Fahrüddin Râzî (R.A.), Mefatihüigayb’de bu kelimenin yorumunu yaparken bazı rivayetlere de yer vermiştir. Özetle diyor ki;
«Hikmet, Kur’ân’da dört biçimde yorumlanmıştır:
1. Kur’ân öğütleri,
2. Anlayış ve ilim.
3. Kur’ân,
4. Peygamberlik..
Bütün bu yorumlar gerçekleştiğinde bir ucu gelip ilme dayanır. İnsanlara ise az bilgi verilmiştir.
Hikmeti, doğru olanı yapmak ve isabetli hareket etmekle yorumlamanın sınırı, beşerî gücümüze göre Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmamız idir. Bu mananın dayandığı temel ise, Resulullah (A.S.) Efendimizin : «Allah’ın ahlakıyla ahlaklanın..» hadisidir.
İşte hikmeti bu iki anlamın dışına çıkarmak mümkün değildir. Çünkü insanın asıl olgunluk ve erdemliği iki şeyde kendini gösterir, diğer bir deyimle açığa vurur: Hakk’ı hak olduğu için bilip tanımak, iyilik ve insanlıktan yana düşünmeyi mutlak hayır olduğu için işlemek.. Birincisinin ilme ve ona uygun idrake, ikincisinin isabetli ve doğru olanı yapmaya dayandığını Kur’an’dan öğreniyoruz. Nitekim :
İbrahim Peygamber (A.S.) ; «Rabbim! Bana hüküm lütfet» demiştir. Bu nazarî hikmettir. Hemen sonra : «Ve beni iyi kulların arasına kat..» diyerek amelî hikmeti arzulamıştır.
Musa Peygambere (A.S.) Allah şöyle seslenmişti : «Şüphesiz ki Ben Allah’ım, Benden başka ilâh yoktur.,» Bu nazarî hikmettir. Bundan hemen sonra şu emir eklenmiştir: «Bana kulluk edin..» Bu da amelî hikmettir.
İsâ Peygamber {A.S.) : «Ben Allah’ın kuluyum.,» demişti. Bu nazarî hikmettir. Sonra da : «Rabbim bana namaz ve zekât ile emretti..» diyerek amelî hikmete kapı açmıştır.
Cenâb-i Hak, Muhammed’e (A.S.) hitapla; «Bil ki, Allah’tan başka ilâh yoktur..» buyurmuştur. Bu nazarî hikmettir. Sonra da ; «Kusurlarından dolayı istiğfar et.» buyurarak amelî hikmetten söz etmiştir.
Allah, diğer bütün peygamberleri kasdederek (salât u selâm hepsine olsun) : «Allah kendi buyruğundan (haberli kılmak için) kullarından dilediğine melekleri ruh ile indirir de : Benden başka hiçbir ilâh olmadığını»
buyurarak kullarını yürümekte oldukları yolun tehlikesine karşı uyarmalarını ister. Bu, nazarî hikmettir. Bundan hemen sonra, «O halde bana kar-Ş» gelmekten sakının!» buyurması ise amelî hikmeti yansıtır.
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
Hikmet kelimsenin anlamı çok geniştir.
Kur’an-ı Kerim’de hikmet dört şekilde yorumlanmıştır. Bunlar;
Kur’ân öğütleri, anlayış ve ilim, Kur’an ve son olarak da Peygamberlik şeklinde yorumlanmıştır.
Hikmeti, doğru olanı yapmak ve isabetli hareket etmekle yorumlamanın sınırı, beşerî gücümüze göre Allah’ın ahlakıyla ahlâklanmamızdır.
İmam Mâlik hikmeti şu şekilde tarif etmektedir;
Allah’ın dininde anlayış ve bilgili olmaktır. Bu da ancak Allah’ın insan kalbine yerleştirdiği bir lütuf ve inayetle gerçekleşir.
Hikmet, kısa ve öz olarak; derin bilgi, anlayış ve doğru davranış anlamına gelir. Genellikle tecrübe ve bilgiyle birleşen bilgelik olarak da tanımlanır.
Yani, sadece bilgi sahibi olmak değil, bu bilgiyi doğru şekilde kullanabilme yeteneğidir.