Paylaş
Hasetten sakının. Çünkü ateşin odunu yakıp tükettiği gibi haset de iyi amelleri yakar, bitirir.
Question
HASET İYİLİKLERİ YER BİTİRİR.
Dinimiz İslam, bütün Müslümanları kardeş saymış ve kardeşliğe zarar verecek her şeyi de yasaklamıştır.
Haset, bir insanın sahip olduğu iyilikleri veya elinde bulundurduğu maddi ve manevi değerlerin elinden gitmesini istemektir.
Kişiyi hasede sevk eden sebepler arasında düşmanlık, kin gütme, kendini üstün görme, elde etmek istediği şeylerden mahrum olma endişesi, mevki ve makam düşkünlüğü gibi gönül kirliliklerini sayabiliriz.
Yüce dinimizin buyruklarını dikkate alan uygar bir insan, başkalarında bulunan iyilikleri takdir etmelidir. İnsanların başarılarını kıskanmak yerine, örnek almak gerekir. Her insan, iyi ve güzel davranışlarda bulunmalı ve başarılı olmaya çalışmalıdır. Dinimiz bizlere, birbirini seven ve gözeten, din kardeşinin hayır ve iyiliğini isteyen ve yeri geldiği zaman onların iyiliğini kendi iyiliğine tercih eden kimseler olmamızı istemekledir. Bu konuda en güzel ölçüyü, Sevgili Peygamberimiz(sav) şöyle ortaya koymuştur: “Sizden her hangi biriniz, kendisi için arzu ettiği hayır ve iyiliği mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz.”(1)
Dinimizde hasedin kötü karşılanmasının sebebi, hasetçinin Allah’ın takdir ve taksimine razı olmamasıdır. Çünkü insana her türlü nimeti veren Allah’tır. O halde bir kimsenin sahip olduğu nimetlere karşı haset etmek, kıskançlık beslemek, Yüce Allah’ın iradesine müdahale anlamına gelir. Bunun zararı da hasetçiden başkasına değildir. Yüce Rabbimiz, Felak Süresinin beşinci ayetinde: “Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden Allah’a sığınmak gerektiğini belirtmek,(2) suretiyle bu kötü hasletten uzak durmamız gerektiğine dikkatimizi çekmektedir.
Sevgili Peygamberimiz (sav) de, şöyle buyurmaktadır: “ Haset etmekten sakının. Zira ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi haset de iyilikleri yer bitirir”(3) “Kulun kalbinde hasetle iman bir arada bulunamaz.”(4) hadisiyle de, hasedin manevi dünyamızdaki yıkımına dikkat çekmektedir. Yine Sevgili Peygamberimiz (sav) müminlerin kardeş olduğunu bildirerek, hasetten, kıskançlıktan, kin duymaktan uzak durmamızı belirtmiş ve bizlere şu öğütte bulunmuştur: “Birbirinizle alakayı kesmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Birbirinize kin tutmayın. Haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları kardeş olun.”(5)
Buna göre, Müslüman, birbirlerinin kardeş oldukları bilinciyle hareket etmeli, kin, öfke, nefret ve haset gibi kötü düşünce ve davranışlardan titizlikle sakınmalıdırlar. Bunların yerine sevgi, saygı, dürüstlük, başkalarının iyiliğini istemek gibi en güzel ahlaki özelliklere sahip olmalıdırlar.
Bu konu, İslam dininde hasedin ne kadar zararlı ve yıkıcı bir duygu olduğunu vurgulamakta ve Müslümanlar arasında kardeşlik ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Haset, bir kişinin başkasının sahip olduğu iyiliklerin elinden gitmesini istemesi olarak tanımlanmış ve bu duygunun manevi hayatta büyük tahribata yol açtığı ifade edilmiştir.
İslam, insanların birbirine karşı sevgi ve saygı beslemesini, başkalarının başarılarını kıskanmak yerine örnek almasını öğütler. Peygamber Efendimiz (sav), hasedin imanla bağdaşamayacağını ve iyilikleri yok edeceğini belirterek, bu kötü huydan uzak durmamız gerektiğini öğütlemiştir. Ayrıca, Müslümanların birbirine kin gütmekten, haset etmekten ve nefret duymaktan kaçınarak, kardeşlik bilinciyle hareket etmeleri gerektiğini vurgular.
Sonuç olarak, İslam’da haset gibi olumsuz duyguların yerini, sevgi, saygı, ve dürüstlük gibi güzel ahlaki erdemlerin alması gerektiği ifade edilmektedir. Bu yaklaşım, hem bireysel manevi gelişim hem de toplumsal barış için kritik öneme sahiptir.
BENZER KONULAR:
- Hased İyilikleri Yok Eder
- Hasede Uğrayan Kimsenin Tedavisi
- Hasedin (kıskançlığın) önüne nasıl geçebiliriz?
- Cinlerin İnsanlara Hasedi ve Korunma Yolları
- Hasedin Maddi ve Manevi Zararları
- Tümünü görüntüle.
- Nazar ve Haset nedir, Nazardan ve Hasetten nasıl korunmalıyız?
- Nazar ve Haset için okunacak dualar
- Haset ve zararları
- Haset (Kıskançlık) hakkında geniş bilgi
- Hasetten Korunma Yolları
- Tümünü görüntüle.

Answers ( 3 )
Evet, bu söz, İslam ahlakında hasedin tehlikesine işaret eden çok önemli bir öğüttür. Bu konuda Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Hasetten sakının. Çünkü ateşin odunu yediği gibi haset de iyi amelleri yer bitirir.”
(Tirmizi, Birr, 58)
Haset, bir insanın başkasındaki nimetlere göz dikmesi, onları kıskanması ve hatta bu nimetlerin yok olmasını istemesi anlamına gelir. Bu, kalpte büyük bir fesadın ve ruhsal bir hastalığın belirtisidir. İslam, kardeşlik, dayanışma ve güzel ahlakı teşvik ederken haset gibi kötü duyguları kesinlikle yasaklamıştır.
Haset, hem bireye hem de topluma zarar veren bir duygu olduğu için ondan uzak durmak gerekir. Allah, bize şöyle bir dua öğretiyor:
“Onların mallarını ve evlatlarını artırarak yalnızca azaplarını artırıyoruz.”
(Tevbe Suresi, 55)
Ayrıca, Felak Suresi’nde de “haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden Allah’a sığınmamız” emredilir. Hasetten korunmak için:
Unutmayalım ki hasetten uzak durmak, hem dünya hem de ahiret saadeti için gereklidir. Allah bizleri bu kötü duygudan korusun. 🙏
son zamanlarda aynı ortamda çokça bulunup pek anlaşamadığım bir arkadaşım vardı pek dışarı çıkmaz dı son zamanlarda sosyalleştiğini gördüm fazlaca sosyal mecralarda fotoğraf gördüm ya onun sürekli ben artık böyleyim diyip göze sokmasına rahatsız oldum yada kalbimde ona karşı sanki haset hissettim ama bu konudan rahatsızım haset etmek istemiyorum kimseye ne yapmam gerekiyor bu konudan tövbe ettim inşallah birdaha yaşamam ama yaşamamak için ne yapmam lzm
“Hasetten sakının. Çünkü ateşin odunu yakıp tükettiği gibi, haset de iyi amelleri yakar, bitirir.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 44)
Bu duyguyu yaşaman ve hemen ardından tövbe edip rahatsızlık duyman, aslında kalbinin hâlâ diri olduğunu ve bu duygudan kurtulmak istediğini gösteriyor. Bu çok kıymetli bir başlangıç.
Haset duygusunu tekrar yaşamamak ve kalbini bu duygudan arındırmak için şu adımları faydalı bulabilirsin:
Hissettiğin Duyguyu Anlamak ve Yeniden Çerçevelemek
Duygunu adlandır: Bu hissettiğin şey, onun iyiliğini istememekten (haset) ziyade, kendi can sıkıntın veya yalnızlık hissinle yüzleşmekten kaçarken onun hareketli hayatını görünce ortaya çıkan bir kıskançlık (gıpta) veya içsel bir eksiklik hissi de olabilir. Önemli olan bu ayrımı yapabilmek.
Perspektif değiştir: Onun paylaşımlarını “beni kıskandırmak için yapıyor” yerine, “belki de kendi mutluluğunu ve yeni hayatını samimiyetle paylaşıyor” olarak görmeyi dene. İnsanlar çoğunlukla kendi iç dünyalarıyla meşguldür, seni kıskandırmak için özel bir çaba içinde olmaları pek olası değildir.
Tövbeni tazele… Yaptığın tövbeyi içtenlikle ve pişmanlıkla dile getirmeye devam et. “Allah’ım, senden affını dilerim. Bu duygu kalbime girdiğinde onu hemen fark edip sana sığınmamı nasip et.” diye dua et.
Hissettiğin an, içinden o kişi için şöyle dua et: “Allah’ümme bârik leh fî mâ a’tayteh” (Allah’ım, ona verdiğin nimetleri bereketlendir ve onu hayırlı eyle). Bu, hem sinirbilimsel olarak beynindeki olumsuz odağı kırar hem de manevi olarak haset duygusunun panzehiridir.