Paylaş
Hasedin (kıskançlığın) önüne nasıl geçebiliriz?
Question
Hasedin önüne nasıl geçebiliriz?

Hasede maruz kalmadan önlem almak bakımından başvurulabilecek bir çok Kur’anî ve Nebevî korunma yolu mevcuttur. Bunlar, kişinin hasede maruz kalmasından ön ce kullanılabilen araçlardır. Aynı korunmalar, hasedin gerçekleşmesi durumunda da tedavi edici özelliğe sahip tir. Şimdi bunları zikretmek istiyoruz:
A. Kur’ânî Korumalar:
1. Fatiha Sûresi:
1. Rahmân (ve) rahîm (olan) Allah’ın adıyla.
2. Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. 3. O, rahmândır ve rahîmdir. 4. Ceza günü
nün mâlikidir. 5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. 6. Bize doğru yolu göster. 7. Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!”
2. Ayetel-Kürsî
“Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kay yümdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Gök lerde ve yerdekilerin hepsi O’nundur. İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O’na hiçbir şey gizli kalmaz.) O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.” (Bakara/255)
3. Bakara Sûresi 284-286. Ayetler:
“284. Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah’ındır. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir, sonra dilediğini affeder, di lediğine de azap eder. Allah her şeye kadirdir. 285. Pey gamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. “Allah’ın pey gamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affina sığındık! Dönüş sanadır” dediler.
286. Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapa cağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hata ya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden ön
cekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla!”
4. İhlâs Sûresi:
“1. De ki: O, Allah birdir. 2. Allah sameddir. 3. O, doğurmamış ve doğmamıştır. 4. Onun hiçbir dengi yok tur.”
5. Felak Sûresi:
“1. De ki:”Ben ağaran sabahın Rabbine sığınırım, 2. Yarattığı şeylerin şerrinden, 3.Karanlığı çöktüğü za man gecenin şerrinden, 4. Ve düğümlere üfürüp büyü ya pan üfürükçülerin şerrinden, 5. Ve kıskandığı vakit kis kanç kişinin şerrinden sabahin Rabbine sığınırım!”
6. Nâs Sûresi:
“1. De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, 2. İn sanların Melikine (mutlak sahip ve hakimine), 3.İnsanla rin İlâhına. 4.0 sinsi vesvesenin şerrinden, 5.0 ki insan ların göğüslerine (kötü düşünceler)fısıldar. 6. Gerek cinler den, gerek insanlardan bütün vesvesecilerin şerrinden Al lah’a sığınırım!”
B. Nebevî Korumalar:
Allah’a hamd olsun ki bunların sayısı hayli fazladır. Bu bölümde şunları zikretmek istiyoruz:
Her şeytandan, kötü ruhtan ve kötü gözden Allah’ın tam kelimelerine sığınırım.
Seni her türlü rahatsızlık veren dertten kurtaran Allah’ın adıyla, her türlü hasetçi ve nazar edenin şerrinden kurtaran. Allah sana şifa verecektir!
‘İsmiyle beraber yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar vermediği Allah’ın adıyla. O, her şeyi işitir, bilir.’
İbn el-Kayyım der ki: Bu dua ve istiâzeleri tecrübe eden kişi, bunların ne kadar yararlı olduklarını ve bunlara olan ihtiyacını iyi bilir. Bunlar, nazar edenin tesirine mani oldukları gibi tesirin ulaşmasından sonra da onun savilma sına katkıda bulunurlar. Tabiî ki bunda belirleyici olan, söyleyen kişinin iman derecesi, kalbinin sebat ve kuvve tiyle tevekkül gücüdür. Bunlar silah gibidir. Silah ise sahi bine göre etkili olur. (416)
Yine o şöyle demiştir: Bilin ki ilahî devalar hem der din gelmesinden sonra, hem de gelmesinden önce fayda
ederler. Bir dert ilk vuku bulduğunda, zarar verici olmayip sadece rahatsız edici olabilir. Beşerî ilaçlar ise ancak hastalığın gelmesinden sonra fayda ederler. Okumalar, zikir ve evratlar ise söz konusu dertlere yol açabilecek sebeplere engel oldukları gibi dert başa geldiğinde etkisini hafifletmeye yararlar. Bunda okuma, zikir ve duanın ih las ve kemal derecesi elbette önemlidir. Sağlığı muhafaza etmek için okunan ayet, hadis ve dualar, sağlığı korudukları gibi varolan bir hastalığı da izâle edebilirler.
Haset hakkında geniş araştırma:
BENZER KONULAR:
- Hasedin zararları ve tedavisi
- Haset nedir zararları nelerdir
- Haset ne demektir
- Haset nedir? Kısaca
- İslamda Haset nedir zararları nelerdir
- Tümünü görüntüle.
- Kıskançlıktan kurtulma yolları
- Sosyal ilişkilerde haset duygusuyla hareket etmenin sizce zararları nelerdir?
- Hasetten kurtulmanın yolları nelerdir
- Haset ne demek? Haset duygusundan nasıl kurtulunur
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 3 )
Hasedin yani kıskançlığın önüne geçebiliriz. Bunun için Kur’an-ı Kerim’de bulunan ayetler ve Rasulullah (sav)’in hadisleri bizlere yol göstermektedir.
Hasedin önüne; Fatiha Suresini, Ayetel Kürsi yi, Bakara Suresi 284-286. ayetleri, İhlas, Felak ve Nas Surelerini okuyarak geçebiliriz.
Yine nebevî yöntem olarak şunları yaparak da hasedin önüne geçebilir;
Seni her türlü rahatsızlık veren dertten kurtaran Allah’ın adıyla, her türlü hasetçi ve nazar edenin şerrinden kurtaran. Allah sana şifa verecektir!
‘İsmiyle beraber yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar vermediği Allah’ın adıyla. O, her şeyi işitir, bilir.’
Haset deyince benim aklıma gelen ilk şey efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hadisi olan bir insanin kendi için istediğini bir başka mümin kardeşi için istemezse tam iman etmiş sayılmaz hadisi geliyor. Bu da demek oluyor ki bir insan bir başkasına haset ediyorsa imanı tamamlanmamış demektir. İmanı tamamlanmamış bir insan her zaman nakıs yani eksik sayılır. Haseti önlemek için her zaman karşımızdakinin iyiliğini isteyip imkan var ise ona yardımcı olmaktır.
Haset (Kıskanlık), insanın başkalarının sahip olduğu nimetlere veya başarılarına karşı duyduğu olumsuz ve kötü niyetli duygulardır. İslam’da haset, kalpte nefsânî arzular, kin ve düşmanlık oluşturduğu için ciddi bir manevi hastalık olarak kabul edilir. Haset, insanın ruhsal sağlığını bozarken, toplumda da bölünmelere ve güvensizliklere yol açar. Peki, hasetin (kıskançlığın) önüne nasıl geçebiliriz? İşte İslamî ve psikolojik açıdan haset duygusunu yenmenin yolları:
1. Allah’ın Takdirine İman Etmek
Hasetin önlenmesinde ilk adım, her şeyin Allah’ın takdiriyle olduğunu kabul etmektir. Bir kişi, başkalarının sahip olduğu nimetlere karşı kıskanmak yerine, bunların Allah’tan geldiğini ve her şeyin bir hikmeti olduğunu anlamalıdır.
Allah’ın adaletine güvenmek: İslam’a göre her bireye verilen nimetler, Allah’ın takdiridir. İnsan, başkalarının sahip olduğu şeylere karşı duyduğu haset duygusunun aslında Allah’a karşı bir isyan olduğunu anlamalıdır. Bu düşünceyi benimsediğinde, kıskanılan şeylerin geçici olduğunu ve gerçek huzurun ancak Allah’a yakın olmakta bulunacağını fark eder.
2. Şükretmek ve Kendi Nimetlerini Değerlendirmek
Bir insan, başkalarının sahip olduğu başarıları ve nimetleri kıskanmak yerine, kendi sahip olduğu nimetlere odaklanmalıdır. Allah’ın ona verdiği sağlık, aile, kendi işinde başarı gibi şeylere şükretmek, haset duygusunu yok eder.
Şükür bilinci oluşturmak: İslam, şükretmenin ruhsal sağlığımız üzerinde derin bir etkisi olduğunu öğretir. Kişi, sahip olduğu her nimeti Allah’tan bir lütuf olarak görmeli ve şükretmelidir. Bu şekilde, başkalarının sahip olduğu şeylere göz dikmek yerine, kendi hayatını takdir etme bilinci gelişir.
3. İyi Niyet ve Gıpta Etmek
Haset yerine gıpta etmek (başkalarının başarılarına ve nimetlerine imrenmek) İslam’da olumlu bir davranış olarak kabul edilir. Gıpta, başkalarının sahip olduğu başarıların ve nimetlerin Allah’tan bir lütuf olduğunu kabul etmek ve onları öğrenmeye ve başarılı olmaya teşvik edici bir motivasyon kaynağı olarak görmek demektir.
İyi niyetle yaklaşmak: Başkalarının başarılarını ve nimetlerini görmek, kişinin öğrenme isteğini artırabilir. Örneğin, bir arkadaşınızın başarısını kıskanmak yerine, ona hayır dua edebilir ve başarısını kutlayabilirsiniz. Bu yaklaşım, hem sizi manevi olarak arındırır hem de aradığınız huzuru bulmanıza yardımcı olur.
Hayır dua etmek: Haset yerine, başkalarının sahip olduğu nimetlere karşı güzel dileklerde bulunmak, hem o kişiye hem de kendimize manevi kazanç sağlar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisinde, başkalarına iyi niyetle yaklaşmanın önemini vurgulamıştır:
“Birbirinizi kıskanmayın, birbirinize düşmanlık beslemeyin.” (Buhârî)
4. Kendini Tanımak ve Kendi Değerini Bilmek
Haset duygusunun bir diğer önemli nedeni, kişinin kendisini başkalarıyla kıyaslaması ve kendini yetersiz hissetmesidir. Öz-değerini bilmek, kendini tanımak ve Allah’ın her insana verdiği farklı yetenek ve nimetleri kabul etmek, haset duygusunun önüne geçer.
Kendinize değer verin: Başkalarını kıskanmak yerine, kendi güçlü yönlerinize ve özelliklerinize odaklanarak, kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. İnsan, başkalarının sahip olduğu başarıları başkalarına ait birer fırsat olarak görmeli ve kendi yolunda ilerlemelidir. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın, çünkü her bireyin yolu farklıdır.
Sabırlı olmak: Haset duygusu genellikle sabırsızlıktan doğar. Başkalarının başarıları, hemen elde edilebilecek bir şeymiş gibi görünür. Ancak İslam, sabırlı olmayı ve Allah’tan gelen her şeyin zamanla elde edileceğini öğütler. Sabırlı olmayı öğrenmek, haset duygusunun önüne geçebilir.
5. Olumlu Düşünce ve Niyetle Hareket Etmek
Haset, genellikle olumsuz düşüncelerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Olumlu düşünceler geliştirmek, kalp temizliğine ve iç huzura katkı sağlar. İslam’da güzel niyet ve düşüncelerle hareket etmek, bir insanın manevi sağlığını korur.
Olumlu düşünceler: Başkalarını hayır dua etmek ve onların başarılarını takdir etmek gibi olumlu düşünceler, kişinin ruhunu arındırır ve haset duygusunun yavaşça kaybolmasına yardımcı olur.
Sürekli dua etmek: Allah’a sürekli dua etmek, haset duygusunun azalmasına yardımcı olabilir. Dua, ruhsal bir tedavi sağlayarak, kişinin kalbini arındırır ve manevi huzur bulmasına katkı sağlar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle demiştir:
“Dua, ibadetin özüdür.” (Tirmizi)
6. Etrafındaki İnsanları Desteklemek
Haset duygusunun önüne geçmek için, kişinin etrafındaki insanlara da destek olması gerekir. Empati kurmak ve kardeşlik duygusunu yaşamak, haset duygularını yok eder. İnsan, başkalarının başarılarını kutlamak ve onlara güzel sözler söylemek, hem kendini ruhen rahatlatır hem de aralarındaki bağları güçlendirir.
Empatik yaklaşım: Etrafınızdaki insanların mutluluğunu ve başarılarını paylaşmak ve onlara destek olmak, haset duygusunun yerine mutluluk ve huzur getirir.
7. Hasedin Zararlı Sonuçlarından Kaçınmak
Haset, sadece bir içsel duygu değil, aynı zamanda dışa yansıyan ve toplumda olumsuz etkilere yol açan bir durumdur. Öfke, kin ve düşmanlık gibi duyguları besleyen bir hastalık olarak, başkalarının nimetlerine karşı duyulan bu olumsuz duygular, güvensizlik, bölünme ve zarar verme gibi sonuçlar doğurur.
Toplumsal birlik: Haset duygusunu toplumda yayılmasına engel olmak için, insanlar birbirlerine destek olmalı ve kardeşlik anlayışı ile hareket etmelidirler.
Sonuç:
Hasetin önüne geçmek, kalbin nefsânî arzular ve olumsuz duygulardan arındırılmasıyla mümkündür. Bu, Allah’a güvenmek, kendi sahip olduğumuz nimetlere şükretmek, olumlu düşünmek ve başkalarına karşı iyi niyet beslemek ile sağlanabilir. Kişi, başkalarının sahip olduğu nimetleri kıskanmak yerine, güzel dileklerde bulunmalı ve kendi yolunda ilerlemeye odaklanmalıdır.