Paylaş
Ecel ile ilgili ayetler arapça türkçe
Question
Ecel hakkında ayetler arapça ve meali

ECEL AYETLERİ
———————————
En’âm Suresi – 60 . Ayet
وَهُوَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْ بِالَّيْلِ وَيَعْلَمُ مَا جَرَحْتُمْ بِالنَّهَارِ ثُمَّ يَبْعَثُكُمْ ف۪يهِ لِيُقْضٰٓى اَجَلٌ مُسَمًّىۚ ثُمَّ اِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ ثُمَّ يُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟
Geceleyin sizi öldüren, gündüzün de neler yaptığınızı bilen; sonra belirlenmiş eceliniz tamamlansın diye (her) sabah sizi dirilten O’dur. Sonra dönüşünüz yine O’nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir.
—————————
A’râf Suresi – 34 . Ayet
وَلِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an ileri gidebilirler.
——————————-
Yûnus Suresi – 49 . Ayet
قُلْ لَٓا اَمْلِكُ لِنَفْس۪ي ضَراًّ وَلَا نَفْعاً اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ لِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۜ اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bile ne bir zarar ne de fayda vermeye muktedirim. Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiğinde ne bir an geri kalır ne de bir an ileri gidebilirler.”
———————
En’âm Suresi – 2 . Ayet
هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ط۪ينٍ ثُمَّ قَضٰٓى اَجَلاًۜ وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ
Sizi (özel) bir çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O’dur. O’nun katında bir ecel daha vardır. Siz hâlâ şüphe ediyorsunuz.
———————————–
Münâfikûn Suresi – 11
وَلَنْ يُؤَخِّرَ اللّٰهُ نَفْساً اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهَاۜ وَاللّٰهُ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
Allah, eceli gelince hiç kimsenin ölümünü ertelemez. Allah yapıp ettiklerinizden tamamen haberdardır.
BENZER KONULAR:
- Ölmek üzere olan kişinin yanında söylenecek sözler veya okunacak ayetler
- Bütün büyüleri bozan Dua ve ayetler
- Hidayete Sebep Olmak Ne Demektir?
- Nisa suresinin 140 ayetinin tefsiri
- Tevbe Suresi 64-66. ayeti ve tefsiri
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 2 )
Ecel, insanoğlunun bu dünyada geçirmiş olduğu sürenin bitmesi demektir.
Ecel ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de birçok ayet bulunmaktadır. Onlardan biri şu şekildedir;
Geceleyin sizi öldüren, gündüzün de neler yaptığınızı bilen; sonra belirlenmiş eceliniz tamamlansın diye (her) sabah sizi dirilten O’dur. Sonra dönüşünüz yine O’nadır. Sonunda O, yaptıklarınızı size haber verecektir. (Enam Suresi/60)
Elbette! Kuran’da ölümle ilgili Arapça ayetlerden birkaçı şöyledir:
Kuran’da ölümle ilgili Türkçe ayetlerden birkaçı şöyledir:
Bu ayetler, ölümün kaçınılmazlığına ve onu tüm ruhların tadacağına dikkat çekmektedir. Ayrıca, Allah’a dönüşün ve her ne koşulda olursa olsun ölümün her an gelebileceğinin bilincinde olmanın önemini vurgularlar.
Kur’an-ı Kerîm’de ecel (ölüm vakti, belirlenmiş hayat süresi) ile ilgili birçok ayet yer alır. İşte bazı önemli “ecel” konulu ayetler, Arapça metniyle birlikte Türkçe mealleri:
1. A’râf Suresi 34. Ayet
Arapça:
وَلِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌ ۖ فَإِذَا جَاءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
Türkçe:
Her ümmetin belirlenmiş bir eceli vardır. Ecelleri geldiğinde ne bir an geri kalabilirler ne de ileri gidebilirler.
2. Yunus Suresi 49. Ayet
Arapça:
قُل لَّا أَمْلِكُ لِنَفْسِي ضَرًّا وَلَا نَفْعًا إِلَّا مَا شَاءَ اللَّهُ ۗ لِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌ ۖ إِذَا جَاءَ أَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
Türkçe:
De ki: “Ben kendime, Allah’ın dilediği dışında, ne bir zarar ne de bir fayda verebilirim.” Her ümmetin bir eceli vardır. Eceli geldiğinde onu ne bir an geciktirebilir ne de öne alabilirler.
3. Nahl Suresi 61. Ayet
Arapça:
وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللَّهُ النَّاسَ بِظُلْمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيْهَا مِن دَابَّةٍ وَلَـٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰ أَجَلٍ مُّسَمًّى ۖ فَإِذَا جَاءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
Türkçe:
Eğer Allah, insanları zulümleri sebebiyle cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirlenmiş bir ecele kadar erteler. Ecelleri geldiğinde ise ne bir an geciktirilirler ne de öne alınırlar.
4. Fatır Suresi 11. Ayet (son kısmı)
Arapça:
… وَمَا يُعَمَّرُ مِن مُّعَمَّرٍ وَلَا يُنقَصُ مِنْ عُمُرِهِۦٓ إِلَّا فِى كِتَـٰبٍ ۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ
Türkçe:
Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmesi de, ömründen eksiltilmesi de mutlaka bir kitapta (Levh-i Mahfûz’da) yazılıdır. Bu, Allah’a göre kolaydır.
5. Munâfikûn Suresi 11. Ayet
Arapça:
وَلَن يُؤَخِّرَ ٱللَّهُ نَفْسًا إِذَا جَآءَ أَجَلُهَا ۚ وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ
Türkçe:
Eceli geldiğinde hiçbir nefse Allah tarafından süre verilmez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
İstersen bu ayetlerden bir tanesini tefsiriyle de açıklayabilirim ya da bu konuya dair hadislerle destek sağlayabilirim. Yardımcı olayım mı?