Paylaş
Sünnetullah ne demek kısaca
Question
Sünnetullah nedir kısaca? Sünnetullah’a örnekler

Sünnetullah Nedir? Sünnetullah maddeler halinde
Allah’ın Yeryüzünde Milletler Arasında Denge Sağlayan Kanunu
a) Her olayın bir sebebe dayanması, varlık âleminde illiyet (kozalite) kanununun her zaman aralıksız işler halde bulunduğunu gösterir.
b) Milletlerin ve ümmetlerin dine karşı ilgisiz kalmamaları için yaratılıştan insan ruhuna, tabiatına yerleştirilen din ve Allah duygusu ve sonra da bağlı bulunduğu her konuda üstün gelme arzusu, ister istemez onu bir tartışmaya, inkâra, sürtüşmeye ve hatta vuruşmaya götürmekte, ya da itmektedir. İnsan ruhundaki bu aşırılığı ancak peygamberler, velîler, azizler ve büyük âlimler normale cevirebilmiştir.
Evet insan ruhunda, ya da tabiatında bu bağlılık ve ihtiras duygusu olmasaydı dinler üzerinde ne bu kadar araştırma yapılır, ne milyonlarca kitap yazıHr, ne de tarihî belgeler toplanırdı. Aksine ise, dinlerin esası unutulur, ya da tamamen silinmeye yüztutar, kuru bir İnanç havası gönüllerde son çıkış anını beklerdi. Oysa insanlık için çok lüzumlu olan HAK DİN, her zaman araştırma, inceleme isteyen bir konudur. İnananların bile kalbinde ve kafasında bir dizi neden ve niçin gibi birtakım sorular oluşturur. Dinsiz kalmayı tercih edenler bile kendilerini bu duygudan ve doğurduğu sorulardan kurtaramazlar.
İslâm tarihinde Ehl-i Sünnet ile Mu’tezile arasındaki birkaç asırlık tartışma, sürtüşme, iddialaşma geniş bir ilmin doğmasına neden olmuş, yüzlerce Kelâm ve Felsefeyle ilgili eserlerin, yazılmasını sağlamış ve hızlandırmıştır. Böylesine bir tartışma ve üstünlük sağlama duygusu olmasaydı, bu konuda İslâm ilim adamları kalem oynatmaz, araştırma yapmaz ve belki âtıl durumda kalırlardı.
Amelî mezhepler arasındaki yarışa çıkma, mezhebe aşırı derecede bağlılık binlerce hukukî ve amelî konularda eser yazılmasına, müctehid imamların dayandıkları delillerin toplanıp değerlendirilmesine ve birtakım mukayeselere gidilmesine kapı açmış da İslâm Hukukunda akıllara durgunluk verecek ölçüde bir çalışma yapılmıştır.
İnsan tabiatında bağlandığı konuda böylesine üstünlük sağlama duygusu ve ihtirası olmasaydı bugün mezhepler unutulmuş olur; onları bize tanıtacak belki kitap bile bulunmazdı.
c) Savaşlar, vuruşmalar, düzenlerin bozulması, ülkelerin yıkılması hem bilimsel araşt\rmayı hızlandırmış, hem milletleri uyuşukluktan kurtarmıştır. Birinci ve İkinci Cihan Savaşları bir yandan ülkeleri yıkıp yerle bir ederken ve insan kanını sel gibi akıtırken diğer yandan savaş ateşinden kurtulup yaşayanlara daha etraflı ve daha derin ve geniş düşünme imkânı hazırlamıştır. Bugünkü teknik alandaki ilerleme ve başarının bir nedenini de buna bağlayabiliriz-.
İşte SÜNNETULLAH’ın bir bakıma anlamı budur!
d) Allah insanlara kendilerini idare edecek, yaratanını bilecek, hayatın anlamını idrâk edecek ve insanın ruhunun gereksinmesini anlayacak kadar akıl, zekâ, irâde ve yetenek vermiştir. Beşer ihtirasını frenliyecek ve üstün gelme gayretini faydalı alanda kanalize edecek, âhiretin gereğini için için ona duyuracak kitap ve peygamber gönderilmiştir. Ayrıca Allah her canlı tür için ayrı bir hayat kanunu koymuştur. Her tür kendi hakkındaki kanuna uymakla devamlılığını ve huzur içinde yaşamayı sağlayabilir. Uymayanlar ilk cezayı bu kanundan alır.
İşte buna SÜNNETULLAH denir. İnsan kendi hakkındaki kanuna ya uyar, ya da uymaz. Uyması için kendinde yeterince akıl vardır; aklını bu konuda ya kullanır, ya da kullanmaz. Kullanırsa mutlu, kullanmazsa mutsuz olur.
İşte bu da SÜNNETULLAH’in bir diğer anlamı ve kavramıdır.
Allah varlık âleminden yana kendi sünnetini koyup sergilerken ilâhî müdahalede pek bulunmaz, sebepler zincirini koparmaz. Ancak mu’cize-ler ve kerametler bu ölçünün dışındadır.
Evet, işte, «Ama Allah dileseydi (yani sünnetini kaldırıp ilâhî müdahalesini koysaydı) onlar birbirlerini öldürmezlerdi,» mealindeki âyetinden anlayabildiklerimiz!.
Allah daha iyisini bilir ve Allah dilediğini işler
Answers ( 2 )
Sünnetullah; Rabbimiz (cc)’un kanunudur.
Allah insanlara kendilerini idare edecek, yaratanını bilecek, hayatın anlamını idrâk edecek ve insanın ruhunun gereksinmesini anlayacak kadar akıl, zekâ, irâde ve yetenek vermiştir. Beşer ihtirasını frenliyecek ve üstün gelme gayretini faydalı alanda kanalize edecek, âhiretin gereğini için için ona duyuracak kitap ve peygamber gönderilmiştir. Ayrıca Allah her canlı tür için ayrı bir hayat kanunu koymuştur. Her tür kendi hakkındaki kanuna uymakla devamlılığını ve huzur içinde yaşamayı sağlayabilir. Uymayanlar ilk cezayı bu kanundan alır.
“Es-Semi” kelimesi, Arapçadan türemiş bir terim olup, “sema” kökünden gelir. “Sema”, dinî bir bağlamda özellikle tasavvufla ilişkili bir kavramdır ve “gökyüzü” veya “dinî müzikle yapılan bir tür zikir” anlamına gelir. “Es-Semi” ise bu kökten türetilmiş olup, “en iyi işiten”, “en güzel duyan” veya “her şeyi en iyi işiten” anlamında kullanılır. Genellikle İslam’da, Allah’ın sıfatlarından biri olarak “Semi” (السميع) kullanılır, bu da “her şeyi işiten” anlamına gelir.
“Es-Semi”, Allah’ın işitme sıfatını yücelten bir ifadedir. Tasavvufta da bir insanın ruhsal duyarlılığına, kalbinin ne kadar ince ve hassas olduğunu ifade etmek için kullanılabilir.