Şafi mezhebine göre gasp

Question

S. 1. Gasp nedir, gasp edilmiş şey ne zaman iade edilmelidir ve gas pin hükümleri nelerdir?

C. 1. Gasp sözlükte bir şeyi zorla almak demektir. Istilahta: Başkasına ait bir mali, zorla ve aşikâr olarak istila etmektir.
Az da olsa değeri olan bir malı gasp ettiğinde hemen iade etmelidir, ancak masum bir hayvan veya malın telefine sebep olmamalıdır. Mal gasp çının elinde telef olursa tazmin eder, kendiliğinden veya gaspçı tarafından yahut semavi bir afetle telef olmuş olması fark etmez. Gasp edilen şeyin misli varsa mislini tazmin eder, mislini bulmak zor ise, gasp gününden mis lini bulmak zorlaşan zamana kadar olan en yüksek değerini öder. Eğer mü tekavvim (benzeri olmayıp değerle biçilen mal) ise, gasp gününden telef olan güne kadar en yüksek değerini öder ayrıca buna kira bedeli de eklenir.

S. 2. Gaspçının gasp ettiği malda yaptığı tasarrufun hükmü nedir?

C. 2. Gaspçı gasp ettiği malda – satma, hibe verme, kiralama, iare veya emanet verme gibi – tasarruflarda bulunmuşsa, bu tasarruflar batıldır, hiçbir şer’i hüküm terettüp etmez. Gasp hükmü, malın elinde olduğu kişiye intikal eder ve telef olması halinde sorumlu olur, gaspçının elinde olduğu gibi. çün kü ikisi de başkasının malına izinsiz el koymuşlar. Malı elinde bulunduran, malin gasp edildiğinden habersiz olsa da sorumlu olur. Çünkü bu, günahkar olmasını düşürür sorumluluğunu düşürmez. Başkasına ait bir malı kasıtsız veya bilmeden telef etmek gibi, bu durumda günahkâr olmasa da tazmin eder. Buna göre, malın telef olması halinde mal sahibi gaspçı veya malın kendisine intikal ettiği kişiden istediğini sorumlu tutup tazmin talebinde bulunabilir. Eğer malın eline intikal ettiği kişiye tazmin ettirir ve onun da malın gasp edildiğinden haberi yoksa ve maldaki tasarrufu da – emanetçi, kiracı gibi – güvenilir kişi tasarrufu ise, ödediğini gaspçıdan alır. Mal üzerindeki eli aslı itibariyle mustair, müşteri, karz alan gibi sorumlu ise, ödediğini gaspçıdan alamaz. Çünkü gaspçıyla yaptıkları muamele sorum luluk gerektirir dolayısıyla gaspçı tarafından bir aldatılmaya uğramamış tır. Gasptan haberi varsa, hiçbir durumda tazmin ettiğini gaspçıdan alamaz çünkü gaspçı olduğunu bildiğinden dolayı kandırılmış olması söz konusu olamaz.

S. 3. Gasp edilen malın değişmesine hangi hükümler terettüp eder?

C. 3. Mal gaspçının elinde değişmesi halinde: Eğer kendiliğinden değişirse – örneğin gasp ettiği yumurta civciv olur, ziraat mahsulleri hap tutarsa mal sahibi malı olduğu halde geri almaya hakkı vardır, çünkü kendi ma lıdır. Değişim malın değerini düşürürse, elinde olduğu için oluşan düşüşü gaspçıdan alır. Malda artış meydana gelirse, gaspçı bir hak talep edemez, çünkü artış, asıl malın nemasıdır ve aslına tabidir, dolayısıyla asıl malın sahibine aittir. Eğer değişim, gaspçının çalışması, işlemesi sonucu oluşursa, bakılır: Değişim sadece çalışma sonucu, başka bir şey ilave etmeden mey dana gelirse – örneğin elbiseyi ağartırsa veya yünü ürerse ya da tahtayı kapı yaparsa – olduğu gibi mal sahibine geri iade eder, çünkü malının aynısıdır. Gaspçı ise – malın değeri artsa dahi – çalışmasının karşılığında bir şey ala maz. Çünkü izinsiz bir çalışma yapmış ve teberru sayılır, dolayısıyla bir karşılığa müstahak değildir. Başka bir şeyin ilavesiyle değişim olmuşsa – örneğin elbiseyi boyatmış veya evi badana-sivamışsa – malın değerinde bir artış yoksa mal sahibi malı geri alır, gaspçı ise bir şey alamaz çünkü ilave et tiği şey kendi fiiliyle tükenmiştir. Değişimden dolayı malın değeri düşerse, gaspçı bunu tazmin etmek zorunda, çünkü eksiklik onun ameliyle olmuştur. Değişimden sonra malın değeri artar ve gasp edilmiş mal ile ilave edilen malın değeriyle eşit olursa, her biri kendisine ait malın değeri nispetinde tüm malın fiyatında ortak olur. Örneğin gasp edilmiş malın değeri yüz ve ilave edilen malın değeri elli ise, tüm malın fiyati aralarında üçte bir olarak bölünür, eğer her birinin değeri yüz ise, fiyat yarı yarıya bölünür. Eğer fiyat iki malın değerine eşit değilse – örneğin tüm fiyat yüz elli olup gasp edilen malın değeri yüz, ilave edilen malın değeri de yüzse – mal sahibi malının değerini yüz – alır, gaspçıya ise elli kalır. Çünkü yaptığı ve ilave ettiğiyle artan değer farkı budur. Tüm malın fiyatı asıl mal ile ilave dilen malın değe rinden daha fazla olursa örneğin önceki malda değer üç yüz olursa – her birisi – kendi malının değerine ilave olarak – malına oranla artıştan pay a Ömeğin her birinin malı yüz ise, artış yarı yarıya bölüştürülür, eğer birl malı diğerinin iki katı ise artışı üçte bir olarak paylaşırlar. Gasp edilen mal hem isim olarak hem de nesnel değişime uğrarsa – örneğin buğday öğü- tülmüş veya koyun boğazlanmışsa – mal sahibinin mülkiyeti kopmaz ve jade talebinde bulunabilir. Bu değişimle malın değeri eksilmişse, eksikliğin erşini’ alır. Çünkü bu, gaspçının elinde ve kendi fiiliyle gasp edilen malda olmuşmuş bir eksikliktir ve telafi edilmesi gerekir. Mal sahibi malın bede lini talep edemez, çünkü malın kendisi mevcuttur dolayısıyla bedelini talep etme hakkı yoktur.

S. 4. Gasp edilmiş malda oluşan eksikliğin türleri ve hükümleri nelerdir?

C. 4. Gasp edilmiş malda oluşan eksiklik bazen hissi bazen de manevi
olabilir:
Hissi noksanlık: Hissi noksanlıkta malın takdir edilebilecek bir bedeli varsa, tazmin onunla yapılır. Örneğin nesneden bir parçanın eksilmesi gibi, bu eksiklik malın değerini düşürmezse dahi gaspçı tazmin etmek zorun dadır. Benzeri olan bir malı gasp edip bir kısmının telef olup geri kalanın değeri, tüm malın değerine eşit olması gibi. Söz gelimi gasp ettiği koyunun gözü çıkar ve bu eksiklik değerini düşürmezse, gaspçı telef olanın benzerini veya eksilenin değerini öder. Hissi eksikliği tazmin edilebilecek takdiri bir bedel bulunmazsa, sadece eksikliğin bedeli tazmin edilir. Örneğin semiz koyunun zayıflaması gibi, bu eksiklik değerini düşürürse tazmin eder, dü şürmezse bir şey ödemez.
Manevi eksiklik: Eğer malın kendisinde bir eksiklik olmaksızın fiyat- ların düşmesinden dolayı – değerinde düşüş olursa, gasp ettiği malı olduğu gibi iade ettiği takdirde, gaspçı bu düşüşü tazmin etmez. Çünkü mal oldu ğu gibi duruyor ve düşüş insanların rağbet göstermemesinden doğmaktadır. Ancak mal veya bir bölümü telef olursa, malın veya parçasının en yüksek değerini tazmin eder.

S. 5. Gasp edilmiş malın fazlalıklarının hükmü nedir?

C. 5. Gasp edilen mal gaspçının elinde artarsa, malikin mülkü olur çün kü malının nemasıdır ve aslı gibi gasp hükmüne geçer, gaspçının sorumlu luğuna girer. Çünkü varlıkta tabi olan şey, hükümde de tabidir. Bu nemanın

yağ gibi birleşik veya ağacın meyvesi, hayvanın yavrusu gibi ayrık olması
fark etmez. Munfasıl nema telef olursa gaspçı, aslı gibi onu da tazmin eder. Keza hayvan semizleştikten sonra zayıflarsa, iki durum arasındaki fiyat fark kini da tazmin eder.

S. 6. Gasp edilmiş malın menfaatinin hükmü nedir?

C. 6. Evde oturma, binek hayvanına veya arabaya binme gibi malin menfaatleri – artık bu menfaatlerden gaspçının kendisi veya başkası yara lanır ya da hiç yararlanmaz – gaspçının zimmetine geçer ve eğer süre adet olarak ücret gerektirirse, gasp gününden iade veya telefon gününe kadar olan en yüksek misil ücretini öder. Çünkü menfaatler de maldır ve aslını gasp etmekle sahibini bundan alıkoymuş ve dolayısıyla menfaatleri de gasp et miş olur. Bunun bedeli olarak misil ücretini en yüksek miktarıyla – öde- mek zorundadır. Çünkü gasp etmekle hakkını aşmış ve ücretinin en yüksek olduğu dönemlerde sahibini bundan alıkoymuştur. Bu ücret, menfaatlerin bedelidir, eğer malın aslı telef olursa onu da ayrıca tazmin eder.

S. 7. Mağsub malın başka bir malla karışmasının hükmü nedir?

C. 7. Mağsub mal başka bir malla karışır veya karıştırılırsa, zor da olsa

ayırması mümkünse, gaspçı ayırmak zorundadır. Eğer ayırması mümkün değilse iade edilmesi imkânsızlaşır ve telef olmaya benzer. Bu durumda malik, – daha önce öğrendiğin üzere – malın benzeri varsa benzerini ödettirir benzeri yoksa değerini alır. Mal cinsiyle karışır ve cinsi mağsub malla eşit veya daha iyiyse gaspçı bundan ödeme yapabilir ancak karışan mal magsub maldan kötüyse ondan ödeyemez fakat malik kabul ederse olur.

S. 8. Gaspçı ile mal sahibinin ihtilaf edecekleri konumlar nelerdir?

C. 8. Gaspçı ile mal sahibi arasında ihtilaflar vuku bulabilir ve bunlan özetle şöyle sıralayabiliriz:
1. Mağsub malın telefi ile bekası hakkında: Örneğin gaspçı mağ. sub malın telef olduğunu ve bedelini ödeyeceğini, mal sahibi de malın hala mevcut olduğunu ve iade etmesi gerektiğini id dia ederse, sahih görüşe göre, yeminiyle birlikte gaspçının sözü onaylanır. Çünkü doğru söylüyor ve davasına tanık göstermek ten aciz olabilir genelde malin telefine dair tanık olmaz-eger tasdik edilmezse ebediyen hapiste kalması gerekecek. Yemin ettiğinde, essah görüşe göre, malın benzeri veya değerini malike öder, çünkü gaspçının yeminiyle malik malına kavuşmaktan aciz kalır.
2.Mağsub malın değerinde: Yani ikisi malın telef olduğunda itti fak edip değerinde ihtilafa düşmüşler, örneğin malik değerinin bin olduğunu gaspçı ise beş yüz olduğunu söylerse, yeminiyle birlikte gaspçı tasdik edilir. Çünkü malik ittifak ettiklerinden fazlasını iddia ediyor – geçen örnekte ikisi de beş yüz üzerin de ittifak edip fazlasında ihtilafa düştüler, malik fazlasını iddia edip gaspçı inkâr ediyor – oysa aslı olan gaspçı zimmetinin beri olmasıdır ve yeminiyle onun sözü onaylanır.
3.Mahsub malın sıfatı ve değerinde: Örneğin mal sahibi mağsub evin sıvalı gaspçı da sıvasız olduğunu veya mal sahibi yirmi ritl buğday gaspçı da on ritl olduğunu iddia ederse, bunlara benzer miktar ve fazlalık sıfatın da oluşacak ihtilaflarda gasp çı yeminiyle tasdik edilir. Çünkü ödemeyi gaspçı yapacak ve aslı olan zimmetinin beri olmasıdır. Bununla birlikte inkâr eden odur ve yeminiyle birlikte onun sözü kabul edilir. Eğer yeni ol muş bir eksiklikte (ayıp) ihtilaf ederlerse – ki bu, nakıs sıfatın- da ihtilaf tur – örneğin malik malın ayıplardan sağlam olduğunu gaspçı da ayıplı olduğunu iddia ederse: Eğer malin kendisi telef olmuşsa, sahih görüşe göre, yeminiyle birlikte malik onaylanır. Çünkü aslı olan ve genelde malın ayıplardan salim olmasıdır. Bu durumda söz, asıla tutunanındır. Mal kendisi mevcut olup gaspçı, iddia ettiği gibi ayıbıyla birlikte iade etmişse, yeminiyle birlikte gaspçı onaylanır, çünkü aslı olan zimmetinin var olan sıfatın fazlasından beri olmasıdır.
4.Mağsub malın iadesinde: Eğer gaspçı mağsub malı sahibine iade ettiğini, sahibi de iade etmediğini iddia ederse, yeminiyle beraber malikin sözü kabul edilir ve mali iade etmediği iddia sında onaylanır. Çünkü mağsub mal gaspçının elindeydi ve asli olan iade etmemesidir dolayısıyla asıla temessük eden – ki mal sahibidir – onaylanır. Bu durumda gaspçı ya iade eder veya değerini öder.

Kolay Şafi fıkhı
itisam yayınları

Answer ( 1 )

    0
    2023-05-25T09:41:33+03:00

    Güç, tehdit veya baskı yoluyla bir şey, tipik olarak para elde etme eylemine atıfta bulunan gasp, Şafii düşünce okulu da dahil olmak üzere İslam’da yasa dışı kabul edilir ve yasaklanır. İslami öğretiler adaleti, adaleti ve başkalarının haklarına saygıyı vurgular. Gasp, bu ilkelere aykırıdır ve haksız ve baskıcı bir eylem olarak kınanır.

    Şafii mezhebine göre gasp, bir kişinin malını veya malını haksız yere ve zorla almayı içerdiği için kategorik olarak yasaklanmıştır. Müslümanlar, başkalarına adil ve saygılı davranarak dürüst ve etik işlemlerde bulunmaya teşvik edilir.

    Gasp, bir baskı biçimi ve insan haklarının ihlali olarak görülüyor. Toplumsal uyumu baltalar, korku ve adaletsizlik ortamı yaratır. İslam sosyal adaleti, merhameti ve işbirliğini teşvik eder ve gasp bu değerlerle çelişir.

    Müslümanlar çatışmaları ve anlaşmazlıkları müzakere, arabuluculuk ve gerekirse yasal yollara başvurma gibi barışçıl yollarla çözmeye teşvik edilir. Haraç eylemlerine girişmek veya bu tür eylemlerden çıkar sağlamak, Şafii mezhebinde veya herhangi bir İslami düşünce ekolünde caiz değildir.

    Bireysel koşullara ve yerel yasalara göre değişebileceğinden, farklı durumlarda ve bağlamlarda gaspla ilgili belirli hükümleri ve rehberliği anlamak için bilim adamlarından bilgi almak ve İslami hukuk ilkelerine başvurmak önemlidir.

    En iyi cevap

Cevapla