Şafi mezhebine göre cizye

Question

S. 1. Cizye nedir ve rükünleri nelerdir?

C-1.Cizye sözlükte, ehli zimmetten (İslam devletinde gayrimüslim azınlık) alınan vergenin ismidir. Istilahta: Mahsus bir kâfirin özel bir akitle ödemek zorunda olduğu maldır.
Rükünleri beştir:
1- Akdi yapan
2- Kendisiyle akit yapılan: Bunun ergen, akıl, hür, erkek ve ehli kitap veya ehli kitap şüphesi bulunan biri olmalıdır.
3- Mekân: İmamın oturma ve mesken edinmelerini kabul edebileceği bir yer olması şarttır. Bu yer Hicaz – Mekke, Medine, Yemame, köy ve yolları – olmamalıdır.
4- Mal: Müslümanların güçlü olduğu zamanlarda bir dinardan az olmamalıdır. Ancak zayıf olmaları halinde daha az olabilir.
5- Sıyga: İcap ve kabul bitişik olmalıdır, talik olmamalıdır, zama na bırakılmamalı ve miktarı belirlenmelidir.

S. 2. Cizye veya zimmet akdi kime yapılır, şartları nelerdir ve kim için vacip olur?

C. 2. Cizye akdi Yahudi ve Hıristiyan gibi ehli kitap ve Mecusi gibi ehli kitap şüphesi olanlarla yapılır. Putperestler ise, ya Müslüman olurlar ya da ölene kadar savaşa devam edilir. Zimmet akdi ancak iki şartla sahih olur: İslam’ın hükümlerini kabul etmek ve cizye verisini vermek. Şu şartlara haiz olan kişi için vacip olur: Ergen, akıl, hür, erkek, ehli kitap ve ehli kitap şüphesi olan kişi.

S. 3. Cizyenin miktarı ne kadardır?

C. 3. Cizyenin en azı yıllık bir dinardır (bir miskal alun), orta halli olandan iki dinar alınır. Daha fazlası ise anlaşmaya bağlıdır.

S. 4. Cizyenin şartları nelerdir?

C. 4. Cizye akdi için aşağıdaki şartlar gerekir.
1- Cizye verecekler Yahudi ve Hıristiyan veya bunların hükmündeki Mecusiler olmalıdır.
2- Onlarla Islam devletinin başkanının arasında icap ve kabul ol malıdır. İmam veya vekili der ki: Şu miktarda cizye verip Islam hükümlerine boyun eğmez şartıyla Islam devletinde kalma nızı kabul ediyorum. Sonra diğer tarafın temsilcisi bu şekilde kabul ettik der.
3- Cizyenin miktarı fakir ve zenginlere göre tasnif edilip belirlen meli ve kabul buna göre olmalıdır.
4- Cizye akdi bir yıl gibi belli bir zaman dilimi ile sınırlı tutulmamalıdır. Çünkü kanın durdurulması için yapılmış bir akittir ve İslam gibi belli bir zamanla sınırlı olamaz.

S. 5. Müslümanlar açısından cizye akdine hangi haklar terettüp eder?

C. 5. Cizye akdi, akdi yapanların yerine getirmek zorunda olduğu bazı şeyler içerir:
1- Yapılan anlaşmaya göre belirlenen – bir dinar veya daha fazla – cizye miktarı ödenmelidir.
2- İslam hükümlerini kabul ettikleri şeylerde İslam’ın hükümleri ve kanunları uygulanır. Buna göre faizli alışveriş, fuhuş, fasik lik sebeplerinden men edilirler. Çünkü hem kendi inançlarında hem de İslam inancında bunların haram olduğunu biliyorlar. Ancak İslam’ın hükmünü kabul etmedikleri şeylerde İslam yasaları onlara uygulanmaz. Örneğin içki içmek Hıristiyan inancında haram değildir dolayısıyla bu konuda İslam hükmü uygulanmaz. Ancak İslam mahkemesine başvurmaları halinde Şeriata göre hüküm verilir.
3- İslam’ı ancak hayırla yad etmeleri gerekir. Eğer Kuran’a say gısızlık yaparlarsa veya Peygamber (sas)’e uygun olmayan bir şey söylerlerse tazir edilirler ve eğer bu durumlar anlaşmanın bozulmasına şart koşulmuşsa bozulur. Gizliden söz veya fiilen İslam’a yönelik bir hile peşinde oldukları öğrenilirse anlaşma bozulur. Ancak bunlar kendi itikatlarının tabiriyse bozulmaz, örneğin Muhammed (sas) Peygamber değildir veya Kuran Allah’ın sözü değildir derlerse aramızdaki anlaşma feshedildi mez. Çünkü bununla batıl da olsa – kendi fikirlerini itikatla rino ifade ediyorlar.
4- Müslümanlara zarar verecek bir şey yapmamaları gerekir. Ör neğin kâfirlere casusluk yapmamaları veya Müslümanlara kar și muharip kâfirlerle anlaşmamaları gerekir. Belirlenmiş – bir dinardan fazla da olsa – cizyeyi vermezlerse veya Allah ve Peygambere küfreder ya da düşmanlarla ittifak ederlerse zim met anlaşması bozulur.

S. 6. Zimmet akdi yapılan kişiye karşı yerine getirilmesi gereken sorumluluklar nelerdir?

C. 6. Yapılan zimmet akdi, Müslümanlara dört sorumluluk yükler:
1- Savaş bitirilmeli ve bizimle onlar arasında barışçıl ilişkiler başlamalıdır.
2- Malları, canları ve aileleri kimden olursa olsun – Müslüman, gayri Müslim her tür saldırıdan korunur.
3- Var olan mabetlerine dokunulmaz, burada yaptıkları ibadetleri engellenmez, içki içmelerine ve domuz eti yemelerine karşı maz. Ancak bunu Müslümanlar arasında ifşa etmeye kalkışır larsa engellenir.
4- Zimmet akdi Müslümanların zimmetinde devamlı sabit kalır. Ne imam ne de herhangi bir Müslüman hiçbir durumda akdi bozamaz. Çünkü zimmet akdi, ehli zimmetten bozucu bir etken olmadıkça müebbet bir akittir.

S. 7. Cizye akdi neleri içerir?

C. 7. Cizye akdinin kapsadığı hükümler:
1- Cizyeyi zamanında ödemeleri gerekir.
2- İslam’ı sadece hayırla yad etmeli ve Müslümanlara zarar vere cek bir durum içinde olmamaları gerekir.
3- Yerlerinde geçtiği şartlar çerçevesinde İslam huküm ve cezaları uygulanır.
4- Kendilerine özel bir giyim olmalı ve onunla tanınmaları ge rekir. Örneğin zünnar (elbiseler üzerine bağlanan kemer) bag lamalılar veya gitar (giyimlerini Müslümanların giyiminden ayıran herhangi bir gösterge) yapmalılar. Kısaca tanınmaları için Müslümanlardan farklı giyinmeliler. Anlaşmasını bozan hakkında imam muhayyerdir, ergen erkeklerin esirliğindeki seçeneklerden birini uygulayabilir.
S. 8. Hüdne ve aman nedir, aralarında ne fark vardır ve her birinin hükmü nedir?
C. 8. Hüdne sözlükte, sulh demektir muvâdaa, muâhede ve müsaleme olarak da isimlendirilir.
Istilahta: Belli bir süre için muharip kâfirlerle yapılan ateşkes anlaşmasıdır.
Aman ise: Muharip kâfirlerden herhangi birisi bir Müslümandan aman dilemesi, güven talebinde bulunmasıdır. Herhangi bir Müslüman – yöne tici veya halk, erkek veya kadın – düşmandan birisine bu âmânı verebilir. Böylece canı güvende olur ve hiçbir Müslüman ona dokunamaz. Hüdne ile aman arasındaki fark: İki tanımdan aşağıdaki farklar mülahaza edilir:
1- Hüdne toplu bir sulhtur ve Müslümanları devlet başkanı veya naibi, kâfirleri ise liderleri veya vekili temsil eder. Aman ise hem kişisel hem de toplu olabilir ve Müslümanlardan herhangi biri verebilir.
2- Hüdne Müslümanlarla düşmanları arasında savaşı bitirmenin bir yoludur dolayısıyla savaş ve sulh bir arada olmaz. Ancak aman savaş esnasında da olabilir örneğin kâfir askerlerden biri gördüğü Müslümandan aman diler ve o da verirse kanı bağış lanmış olur. Bundan haberdar olan hiçbir Müslüman – savaşın devam etmesine rağmen – ona zarar veremez. Hüdne ve amanın hükümleri: Hüdnenin iki şekli vardır:
1- Düşman tarafı talep eder: bu durumda devlet başkanı sakınarak ve tedbir alarak kabul etmelidir. Süresini dört aydan daha uzun tutmamalıdır.
2. Müslümanlar önce talep eder: bu da nacak Müslümanların bir maslahatı varsa caiz olur. Hiçbir maslahatı yoksa caiz değildir ve akdi sahih olmaz. Riayet edilen maslahat, barış süresinde zayıflıktan kurtulmak ve emniyeti sağlamaksa on yıla kadar uzatılması caizdir.
Aman ise Müslüman veya aman dileyen kâfirin bir maslahatı varsa ka bul edilmesi gerekir. Amanın muhatabı imam veya naibi ya da herhangi bir Müslüman olabilir ve zikri geçen hüküm – maslahat varsa kabul etmek hepsinin hakkında geçerlidir.

S. 9. Hüdne ve amanın meşruiyet şartları nelerdir?

C. 9. Hüdnenin şartlan:
1- Müslümanlarla düşmanlar arasındaki hüdneyi imam veya naibi yapmalıdır. Müslümanlardan veya hak ve akit ehlinden her an gi birisi yapamaz. Çünkü bu çok önemli ve tehlikeli bir durum dur, düşmanla savaş durur ve muvakkat da olsa barış haline geçilir. Ancak savaşı ilan edip yöneten barışı ilan edebilir, o da devlet başkanı veya en yüksek konumdaki naibidir. 2- Türü ne olursa olsun hüdne Müslümanlara kesin bir yarar sağlamalıdır. Eğer bir maslahat sağlamazsa sahih ve meşru olmaz.
3- Hüdnenin süresi – güçlenmeyi sağlayacaksa – on seneden daha fazla olmamalıdır. Maslahat güçlenme dışında bir yararsa dört seneyi geçmemesi gerekir.
4- Düşman Müslümanlar aleyhine batıl bir şart koymamalıdır. Eğer öyle bir şart koyarlar ve imam da kabul ederse hüdne batıl olur. Örneğin Müslümanlar barış talebinde bulunur ve kâfirler de Müslüman esirleri elinde tutma veya ellerine geçen Müslü man mallar ya da Müslümanların bazı dini vecibelerinden vaz geçmeleri karşılığında kabul ederse batil olur. Sulhta bu türden bir şart olursa lağıv olur ve kabul edilemez.
Amanın şartları:
1- Aman – fert veya cemaat – kâfirlerin talebi üzerine olmalıdır, muharip bir kafire talebi olmadan aman verilmez.
2- Aman veren buna ehil olması gerek, bu da İslam’la olur. Eğer bir zimmi bir harbiye aman verirse itibar edilmez. Müslümanlar zimmetlerindekilere hürmet göstermek zorunda değil, çünkü Müslümanların aleyhine kendilerinden birisine aman verebilir.
3- Devlet başkanı veya ordu komutanına haber verilmeli ve o da bunu onaylamalıdır. Eğer haber verilmez veya casus olduğu için onaylamazsa verilen amanın bir itiban yoktur. Ancak dev. let başkanı veya ordu komutanı bir Müslümanın verdiği ämâni araştırıp herhangi bir mani bulmazsa onaylaması gerekir. Ilga veya ihmal edemez, tüm Müslümanların hakkı olduğunu belirtti mek için âmânı ilan etmesi gerekir.

S. 10. Hüdne akdine terettüp eden asar ve sorumluluklar nelerdir?

C. 10. Buna terettüp eden asar ve sorumlulukları kısaca şöyle anlatabiliriz,
1- Anlaşma yapılanlara dokunulmamalıdır, ancak başkalarına karşı korumak gerekmez. Bu hüküm şu iki sonuca kadar de vam eder: kadar. Örneğin hepsi veya liderleri açıkça sulhu bozduklarını söylerse ya da direk savaşa başlarlarsa yahut düşmanlarımıza
a- Sürenin bitimine kadar
b- Onların tarafından anlaşmayı bozacak bir durum vuku bulana sırlarımızı anlatsalar yada bir Müslümanı öldürseler, tüm bun lar sulhu bozar. Eğer bazıları bunları yaparsa bakılır: Diğerleri yaptıklarını kabul etmeyip onları izole eder veya cezalandırırsa ya da durumu Müslümanların liderine bildirip anlaşmaya bağlı olduklarını ifade ederse bu eylemler hüdneye etki etmez. Ey lemleri yapmayanlar hakkında hükümler devam eder. Eğer bil dikleri halde söz veya eylem olarak kabul ederlerse hepsinin hakkında anlaşma bozulur. İmam anlaşmalılardan ihanet sezer ancak anlaşmayı bozacak bir şey bulamazsa hemen anlaşmayı feshedemez. Önce kendilerinden sezilen ihanetin belirtilerinden dolayı muslümanların anlaşmayı lağvettiğini hepsine bildirmesi gerekir.
2- Müslümanlar karşı tarafa verdikleri tüm sözleri yerine getir mek zorundalar. Ancak bir helali haram ve bir haramı helal kı lan şartlar hariçtir. Böyle şartlar yerine getirilemez hatta an laşmaya bile alınamaz. Yerine getirilmesi geren sahih şartların örnekleri: Düşman, bizde Müslüman olup onların tarafına ge çen mürtetleri geri vereceğini veya onlardan Müslüman olup bize gelenleri geri vermemizi şart koyması gibi şartlardır. Baul şartın örneği ise, onlardan Müslüman olup bize gelen kadınları geri vermemizi şart koymaları gibi durumlardır. Bu şart yerine getirilemez.
3- Hüdne akdi, gereken şart ve rükünlere haiz olursa sabit olur ve bozmayı gerektiren bir şey olmadıkça süresi dolana kadar Müslümanlar lağvetmek.

S. 11. Âmâna terettüp eden asar ve sorumluluklar nelerdir?

C. 11. Bunları kısaca şöyle anlatabiliriz: 1- Müslümanlar – kimin aman verdiğine bakılmaksızın – aman verilen kişiye dokunamazlar. Ancak casus olduğu anlaşılırsa âmânı lağıv edilir.
2- Amanın süresi bittiğinde veya müstemen süresinden önce çık mak isterse, Müslüman idareci onu – malı ve canı açısından – güvenli kendini koruyabilecek bir yere ulaştırmak zorundadır.
3- Düşman bir muharibe aman verildiğinde zorunlu akit konumu na geçer ve kendisine aman veren kişi pişman olup âmândan vazgeçemez. Ancak âmânı bozan bir şey yaparsa o zaman ilga edilir.

Kolay Şafi fıkhı itisam yayınları

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

About Soru

Answer ( 1 )

    1
    2025-02-20T03:17:38+03:00

    Şafi mezhebine göre cizye, İslam devletinin yönetimi altındaki gayrimüslim halklardan, özellikle zimmi statüsündeki Hristiyanlar ve Yahudilerden alınan bir vergidir. Bu vergi, İslam devletinin koruması altında yaşayan gayrimüslimlere karşılık gelir ve onlar için askeri hizmetten muafiyet sağlar. Şafi mezhebi de cizye uygulamasını kabul eder, ancak bazı farklılıklar olabilir.

    Cizye, genellikle kişinin yaşı, sağlığı ve ekonomik durumuna göre değişen miktarlarda belirlenir. Şafi mezhebi, cizyenin adil bir şekilde toplanmasını ve belirli sosyal düzenin sağlanmasını savunur. Cizye, İslam devletine karşı gelmemek şartıyla, zimmilerin kendi inançlarını yaşamalarına imkan tanır.

    Eğer daha fazla detay veya farklı bir konu hakkında sorunuz varsa, yardımcı olabilirim.

    Best answer

Leave an answer