Ölçü Ve Tartıyı Tam Yapmak

Question

Ölçüyü Tam Yapmak

Hayatımızın her anında İslam dininin etkileri bulunur. Güzel bir mümin olmak için Müslüman’a sadece İslam’ın beş şartını yap diyemeyiz. Bunlarla kalmayıp bu ibadetlerin kattığı güzellik ve takva bilinciyle sosyal hayatta Allah’a(c.c) ve kullara olan sorumluluğunu bilip ve ona göre yaşamalısın demeliyiz. İslamiyetin getirdiği düzen ve huzur içinde yaşamamız için, Allah’ın koyduğu alanlardan birisi de alışveriş yani ticaret hayatıdır. K.Kerimde şöyle buyrulmaktadır: “Ölçüyü tastamam yapın, (insanların hakkını) eksik verenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” ([1])

Yüce Allah(c.c) her zaman dosdoğru yaşamasını istediği kuluna ticarette de dürüst olmasını, hile yapmamasını emreder. Ölçü ve tartının tam olması istenir. Zira kul hakkını yemek, yeryüzünde bozgunculuğa fırsat vermek anlamına gelir. Allah bütün evreni ve içindeki dünyayı bir düzen ve denge içinde yaratmıştır. Her varlığa adaletle muamele etmiş, yaşaması için gerekli nimetleri vermiştir. Rabbimiz şaşmaz bir hesapla ve hassas bir dengeyle yaratıp hizmetimize sunduğu kâinata karşılık, bizden de aynı hassasiyette davranışlar beklemektedir. Bizim de terazimizin şaşmamasını

istemektedir. Özünde, sözünde, işinde, alışverişinde dosdoğru kullar olmamızı istemektedir.  Rahman suresindeki ayetler de kâinattaki dengenin bizim

şlerimizde ve ilişkilerimizde gözettiğimiz denge ve adaletle yakından alakalı olduğunu anlatır.

“ Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte) dir. Bitkiler ve ağaçlar secde ederler. Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu.  Sakın dengeyi bozmayın. Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın”([2])

Hile, aldatma, ölçü ve tartıda haksızlık yapma güven ortamını yok edip toplumu huzursuzluğa sevk ettiği gibi Allah’ın(c.c) da gazabını celbeder. Haram kazançtan elde edilen malda bereket olmayacağı gibi, bu kazançtan yapılan harcamalar da hayır ve iyilik sayılmaz. Hile ile iş yapıp insanların hakkını gasp edenler, ellerindeki malı yitirdikleri gibi, ahirette de hüsrana uğrarlar. Bunun aksine güvenilir insanlar da Sevgili Peygamberimizin(s.a.v) şu hadisiyle müjdelenmiştir: “Doğru sözlü ve güvenilir tüccar ahirette peygamberlerle, sıddıklar ve şehitlerle beraber bulunacaktır.” [3]

“Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar, insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman ölçüyü tam yaparlar; kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik yaparlar. ([4])

kulak verelim “Bizi aldatan bizden değildir ([5])Ölçüde hile yapıp, kar elde ettiğimizi zannederiz. Lakin Ahirette karşımıza zarar olarak çıkacaktır. Kendimize çeki düzen verelim. Hayırlı Müslüman olalım.

[1] Şuara 26/181-183

[2] Rahman 55/7-9

[3] Tirmizi, Büyu,4

[4] Mutaffifîn  83/ 1-6

[5] Müslim, İman, 164

Benzer Konular:

About Soru

Answers ( 2 )

    0
    2023-05-23T15:14:13+03:00

    İslam’da doğru ölçü ve doğru tartmak, ticari işlemlerde ve günlük hayatta adaletin, adaletin ve dürüstlüğün önemli bir yönü olarak vurgulanmıştır. Müslümanlar, ölçümlerin ve ağırlıkların doğru bir şekilde yapılmasını sağlayarak, başkalarıyla ilişkilerinde kesin ve adil olmaya teşvik edilir. İşte İslam’da doğru ölçü almanın ve doğru tartmanın önemine dair bazı önemli noktalar:

    Adalet ve Dürüstlük: İslam, ticari işlemler de dahil olmak üzere hayatın her alanında adalet ve dürüstlüğe güçlü bir vurgu yapar. Müslümanlar, ilişkilerinde adil ve adil olmaya teşvik edilir ve bu, doğru ölçümlerin ve ağırlıkların sağlanmasını içerir.

    Hile Yasağı: İslam, ticari işlemlerde hileyi, aldatmayı ve her türlü sahtekarlığı kesinlikle yasaklar. Bu, herhangi bir dolandırıcılık veya aldatma biçimini önlemek için ölçümlerin ve tartımın doğru şekilde yapılmasını sağlamaya kadar uzanır.

    Suistimali Önleme: Doğru ölçümler ve tartım, istismarı önlemeye ve ticari işlemlerde adaleti sağlamaya yardımcı olur. Bir işleme dahil olan her iki tarafın da haklarını almasını ve hiçbir tarafın haksız yere dezavantajlı duruma düşürülmemesini veya çıkar sağlanmamasını sağlar.

    Peygamber Efendimizi Örnek Almak: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ölçü ve tartının doğru yapılmasının önemini vurgulamıştır. Ölçümlerin ve tartıların doğru yapılmasını sağlayarak, dürüstlük ve bütünlük içinde işlem yapma konusunda örnek teşkil etti.

    Kuran Rehberi: Kuran, ticari işlemlerde ve alışverişlerde adaletin önemini vurgulayan ayetler içerir. Müslümanlara adil olmaları ve her türlü sahtekarlık veya manipülasyondan kaçınmaları hatırlatılır. Kur’an, “Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun ve doğru terazi ile tartın. İşte bu, en doğru [yol] ve sonuç olarak da en güzelidir” (Kuran 17:35) buyurulmaktadır.

    Güven ve İtibar: Ölçümlerin ve tartımın doğru şekilde yapılması, güven oluşturmaya ve itibarın korunmasına yardımcı olur. Bireyler, ölçümlerdeki doğrulukları ve adaletleri ile tanındıklarında, diğerleri ilişkilerinde onlara güvenerek daha güçlü iş ilişkilerine ve daha uyumlu bir topluma yol açacaktır.

    Allah önünde hesap verebilirlik: Müslümanlar, yaptıklarından dolayı nihai olarak Allah’a hesap vereceklerine inanırlar. Doğru ölçü ve tartı yapmak, kişinin Allah’a olan görevini yerine getirmesi ve O’nun rızasını araması olarak görülür. Hayatın her alanında kişinin dürüstlük ve adalete olan bağlılığının bir yansımasıdır.

    Günahtan ve İhlalden Kaçınmak: İslam, ölçü ve ağırlıkları değiştirmek de dahil olmak üzere dürüst olmayan uygulamalara girişmenin günah olduğunu ve ihlal olarak kabul edildiğini öğretir. Müslümanlar, her türlü hileli davranıştan uzak durmaya ve davranışlarında dürüstlük ve doğruluk için çaba göstermeye teşvik edilir.

    Özetle İslam, ticari işlemlerde ve günlük hayatta adaletin, adaletin ve dürüstlüğün bir parçası olarak doğru ölçü ve doğru tartmanın önemini vurgulamaktadır. Müslümanlar, dolandırıcılık, sömürü ve sahtekarlıktan kaçınmak için ölçümlerin ve ağırlıkların doğru yapılmasını sağlayarak dürüstlükle davranmaya teşvik edilir. Bunu yaparak, adalet ilkelerini korurlar ve başkalarıyla olan ilişkilerinde İslam’ın öğretilerine bağlı kalırlar.

    Best answer
    0
    2025-10-06T16:52:30+03:00

    1. Kur’an ve Hadislerde Ölçü ve Tartı

    İslam’da, ölçü ve tartıyı doğru yapmak, hem bireysel hem de toplumsal sorumluluk olarak kabul edilir. Bu, sadece ticaret yapanlar için değil, her insan için geçerli bir kuraldır.

    Kur’an’da Ölçü ve Tartı:
    Kur’an’da, ölçü ve tartının doğru yapılması gerektiği açıkça ifade edilmiştir. Özellikle Mutaffifin Suresi’nde, ölçü ve tartı hile yapanlar kınanmış, doğru ve dürüst ölçüm yapmanın önemine vurgu yapılmıştır:

    “Vay haline, ölçüde ve tartıda hile yapanların! Onlar ki, insanlardan bir şey ölçtüklerinde tam ölçerler, fakat kendilerine bir şey tartıldığında ya da verildiğinde eksik tartarlar.” (Mutaffifin, 83:1-3)

    Burada, insanlardan bir şey alırken tam almak ancak onlara verirken eksik vermek eleştirilmiştir. Bu, hem adaletsizlik hem de Allah’a karşı sorumlulukların yerine getirilmemesi anlamına gelir.

    Hadislerde Ölçü ve Tartı:
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de ölçü ve tartının doğruluğuna büyük önem vermiştir. Bir hadisinde şöyle buyurmuştur:

    “Ölçü ve tartıda doğru davranan, Allah’ın kendisine bereket vereceği kimseye benzer.” (Buhari, Müslim)

    Peygamber Efendimiz, doğru ve dürüst ölçü ve tartı yapmayı bir ahlaki sorumluluk olarak kabul etmiştir. Bu sadece ticaretin doğru yapılması için değil, aynı zamanda toplumsal huzurun sağlanması için de gereklidir.

    2. Ölçü ve Tartının Toplumsal Rolü

    Doğru ölçü ve tartı yapmak, sadece bireysel bir sorumluluk değil, toplumsal bir yükümlülüktür. Ticaretin adaletli ve güvenilir olabilmesi için herkesin bu kurallara uyması gerekir. İşte toplumsal düzeydeki önemi:

    Adaletin Sağlanması: Ölçü ve tartı, adaletin sağlanmasında temel bir araçtır. İnsanlar, ürün alırken ya da satarken tam olarak hak ettiklerini almalı veya vermelidir. Hile yapmak, birine haksız kazanç sağlamak veya bir başkasının hakkını yemek, toplumsal barışı bozar ve güveni zedeler.

    Toplumsal Güven: Doğru ölçü ve tartı, toplumda güveni arttırır. İnsanlar, alışveriş yaparken ya da ticaretle ilgili herhangi bir işlemde, diğerlerinin haksız kazanç peşinde koşmadığından emin olurlar. Bu da toplumda dürüstlük ve güven duygusunu pekiştirir.

    Ekonomik Adalet: Ekonomik ilişkilerde de doğruluğu sağlamak, gelir dağılımını dengelemeye yardımcı olur. Eğer insanlar doğru ölçü ve tartıyı kullanmazlarsa, bazıları haksız yere fazla kazanç elde ederken, diğerleri mağdur olur. Bu, ekonomik eşitsizliğe yol açar.

    3. Ölçü ve Tartıyı Tam Yapmanın Kişisel Faydaları

    İç Huzur ve Vicdanın Temizliği: Doğru ölçü ve tartı yapmak, insanın vicdanını rahatlatır. Eğer hile yapmazsanız, hem dünyada hem de ahirette Allah’ın rızasına erişirsiniz. Vicdanen rahat olursunuz ve bu da kişisel huzurunuzu artırır.

    Allah’ın Bereketi: İslam’a göre, doğruluk ve dürüstlük Allah’ın hoşnutluğunu kazandırır. Peygamber Efendimiz, doğru ölçü ve tartı yapanları övmüş ve onlara Allah’ın bereketini vereceğini belirtmiştir. Bu da maddi ve manevi olarak bir fayda sağlar.

    Toplumda Saygınlık: Bir kişi doğru ve dürüst ölçü yaparsa, toplumsal düzeyde saygınlık kazanır. İnsanlar ona güvenir ve onu örnek alır. Toplumda dürüst ve güvenilir bir birey olmak, kişiyi hem sosyal açıdan hem de manevi açıdan yüceltir.

    4. Ölçü ve Tartıda Dürüst Olmamanın Zararları

    Ölçü ve tartıda hile yapmak, sadece bir insanın hakkını yemekle kalmaz, toplumun bütününü olumsuz etkiler. İşte olası zararlar:

    Toplumsal Adaletsizlik: Ölçüde hile yapmak, bazılarının hakkını gaspetmeye, diğerlerini mağdur etmeye yol açar. Bu da toplumda büyük bir adaletsizliğe neden olur.

    İnsanlar Arasında Güvensizlik: Eğer insanlar birbirlerine güvenemezse, bu toplumda huzursuzluk yaratır. Güvenin kaybolması, sosyal ilişkilerin zayıflamasına ve toplumun moralinin bozulmasına yol açar.

    Allah’ın Gazabı: Kur’an ve hadislerde, hile yapmanın Allah’ın gazabına yol açacağı açıkça belirtilmiştir. İnsanın bu tür davranışlardan kaçınması, sadece toplumsal değil, dini sorumluluklarının da bir gereğidir.

    Sonuç:

    Ölçü ve Tartıyı Tam Yapmak, sadece ticaretle ilgili değil, hayatın her alanında adalet ve dürüstlüğü temsil eder. Bu davranış, hem kişisel hem de toplumsal huzuru sağlar. İslam’da ölçü ve tartıyı doğru yapmak, Allah’ın rızasına ulaşmak için önemli bir yoldur. Hem dünya hem de ahiret hayatında kişi, dürüstlük ve doğruluktan yana olmalıdır.

Leave an answer