Kuranda geçen putların isimleri ve anlamları

Question

Kuranda geçen putlar ve putlara tapma sebepleri

Lat menat uzza ve hubel cahiliye döneminde nelere verilen isimlerdir?

Mekkeli müşriklerin taptıkları putların isimleri, cahiliye dönemindeki putların isimleri

1- LAT: Lat putu baş put idi ve müşrikler tarafından kendisinden bereket umulurdu.

2- MENAT: Dişi olduğu ve hubelin karısı olduğu düşünülüyor, kader ile ilgili işlerinde müşrikler bundan medet umarlardı.

3- UZZA: Küçük ilah denilirdi. Yıldızlar ve gökyüzü işlerinden sorumlu tutulan put idi.

4- HUBEL: Müştirkler Hubele ay tanrısı derlerdi.

Sonuç olarak bu yazdıklarımız müşriklerin inancıydı, bu putların iyi insan oldukları ve vefat ettikten sonra sevenleri tarafından heykelleri dikilip tazim edildiği tapınıldığı söylenir.


Kabe’de 4 büyük put vardı
bu dört büyük put dışında bir sürü put vardı ama en büyükleri lat menat uzza ve hubeldiMekke fethinde Peygamberimizin emriyle Hz Ali yanina gençler alarak hepsini kırdı

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answers ( 6 )

  1. Muhammed Samir
    0
    2025-05-30T14:48:31+03:00

    Kur’an-ı Kerim’de, putlara tapma ve putların varlığı sıkça bahsedilen bir konudur. Putlar, İslam’dan önceki toplumların inançları arasında yer almış ve genellikle Tanrı’nın yerine geçen, putperestliğe dayalı inançların simgesi olmuştur. Kur’an’da, bu putlar ve onlara tapma sebepleri farklı ayetlerde yer alır.

    1. Kur’an’da Geçen Putların İsimleri ve Anlamları
    Kur’an’da doğrudan isimleri verilen bazı putlar şunlardır:

    a) Hubel
    Anlamı: Hubel, Arapların Mekke’deki en büyük putu olarak bilinir. Mekkeli müşrikler bu putu Kâbe’nin içinde tutarlardı.

    Kur’an’da Geçişi: Hubel’in adı doğrudan geçmez, ancak Mekkeli müşriklerin putlarına referans yapılan ayetlerde bu put yer alır. (Örneğin, Maide Suresi 5:103’te “Onların söyledikleri şeyler, ancak kötü bir iftiradır.” ifadesi, putlara tapmanın ne kadar anlamsız olduğunu anlatır.)

    b) Uzza
    Anlamı: Uzza, özellikle Kureyş kabilesi tarafından tapınılan bir puttu. Kureyş’in kadınları, doğurganlık ve bereket temalı olduğu düşünülen Uzza’ya taparlardı.

    Kur’an’da Geçişi: Tevbe Suresi 9:67 ve Nisa Suresi 4:51’de, Uzza ve diğer putların değerinin ne kadar geçersiz olduğu vurgulanır.

    c) Menat
    Anlamı: Menat, Araplarda “kadınlık” ve “şans”la ilişkili bir başka puttu. Bu put, özellikle Mekke’deki kadınlar tarafından tapınılırdı.

    Kur’an’da Geçişi: Necm Suresi 53:19-20’de, Menat’a tapmanın anlamsız olduğu belirtilir.

    d) Lat
    Anlamı: Lat, özellikle Yemen ve çevresinde tapınılan bir başka puttu. Bu put, özellikle bereket ve bollukla ilişkilendirilirdi.

    Kur’an’da Geçişi: Necm Suresi 53:19-20’de Lat, Uzza ve Menat ile birlikte anılır ve onların Tanrı ile ilişkilendirilmesinin yanlış olduğu vurgulanır.

    2. Putlara Tapma Sebepleri
    Kur’an’da, Arap toplumlarının putlara tapma sebepleri çeşitli şekillerde açıklanır:

    a) Geleneğin ve Ataerkillik İleriye Taşınması
    Putperestlik, toplumda yerleşmiş bir gelenek haline gelmişti. Araplar, atalarından devraldıkları putlara tapmayı bir inanç değil, sadece sosyal bir uygulama olarak görmüşlerdi. Bu, Kur’an’da sıkça vurgulanan “büyüklerimizin bize bunu emretmesi” gibi bir gerekçe ile savunuluyordu. (Lokman Suresi 31:21 ve Zümer Suresi 39:38)

    b) Şefaat Beklentisi
    Putlara tapmanın bir başka sebebi, bu putlardan şefaat beklenmesiydi. Birçok müşrik, putların Tanrı’nın katında kendilerine şefaat edeceğine inanıyordu. Bu inanç, Zümer Suresi 39:3 ve Araf Suresi 7:194’te, Tanrı’nın dışında bir şefaatçi beklemenin yanlışlığına dikkat çekilerek reddedilmiştir.

    c) Tanrı’yı Tanımadaki Zorluk
    Araplar, Tanrı’nın birliği konusunda net bir inanca sahip değildiler ve Tanrı’ya yaklaşabilmek için aracı varlıklar arıyorlardı. Bu da putperestliğe yol açtı. En’am Suresi 6:100’de, Tanrı’nın dışında bir varlık yaratmanın yanlış olduğu vurgulanır.

    d) Doğa Olaylarına Tapma
    Putların bazen doğa olayları ile ilişkilendirilmesi de bir sebepti. Uzza’nın doğurganlıkla, Lat’ın bereketle, Menat’ın ise şansla bağlantılı olduğu düşünülüyordu.

    e) Maddi Yarar ve Güç
    Araplar, putları bir güç sembolü olarak kullanıyorlardı. Onlara tapmak, toplumsal statü kazanma veya bir kabilenin içindeki yerlerini pekiştirme amacı taşıyordu. Bakıra Suresi 2:165’te, bazı insanların maddi çıkarlar uğruna putlara tapmaları eleştirilir.

    3. Kur’an’ın Putlara Karşı Tutumu
    Kur’an, putperestliği güçlü bir şekilde reddeder. Bütün putların gerçek Tanrı’nın yerini tutamayacağı ve insanları yanıltan birer nesne oldukları vurgulanır. İslam’a göre Tanrı’nın tekliği kabul edilmeden bu tür tapınmalar anlamsızdır. İşte Kur’an’da putlara karşı olan bazı güçlü eleştiriler:

    Ankebut Suresi 29:17’de “Siz, sadece taş ve metalin heykellerine tapıyorsunuz ve onlardan size hiçbir fayda gelmeyecektir.”

    Furkan Suresi 25:55’te, müşriklerin sadece kendi elleriyle yaptıkları heykellere taptıkları belirtilir.

    Zümer Suresi 39:36’da, Tanrı’nın dışında bir varlığa tapmanın, gerçek ve doğru olan yolun dışına sapma olduğu ifade edilir.

    Sonuç:
    Kur’an, putlara tapmanın hem mantıksız hem de İslam inancıyla çelişen bir davranış olduğunu açıklamaktadır. Putlara tapma, hem kültürel hem de sosyo-psikolojik bir bağlamda şekillenmişti. Ancak İslam, insanları yalnızca bir tek Tanrı’ya, yani Allah’a tapmaya çağırmıştır.

    Eğer başka bir konuda daha ayrıntıya girmek istersen, yardımcı olabilirim!

Leave an answer