Kur’an’da ismi geçen putlar

Question

Kur’an’da adı geçen Putlar

Dini sapıklığın, dindeki adıyla şirkin temel mahiyet ve manası yedek ilahlar ve şefaatçiler atamaktır ki Yüce Allah daha ilk surede (Fatiha) kendisinden başka ilah olmadığını duyurandır. Lakin insan zalim, cahil ve nankördür, acelecidir, beşeri açlıklarıyla nefsine uymaya ve (malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimseye) şeytan fısıltılarına kanmaya hevesli ve meyillidir.

Tarih boyunca, fıtrattan itibaren tüm kavim ve ulusların bu kaçınılmaz kaderi beraberinde sayısız varlık, kişi, duygu, açlık ve gücü putlaştırmayı getirmiş, ilah ismini kullanmaktan korkan niceleri şefaatçi veya Rab (terbiye eden) kelimesini kullanarak şirke komşu olmuştur.

Put ismi olarak Necm suresinde (53/19,20) geçen “Lât, Uzza ve Menat”a ilaveten, Nuh suresinde de (71/23) Vedd, Süvâ, Yeğûs, Ye’ûk ve Nesr adları zikredilir ki bunlar sadece bilinen veya meşhur olanlarıdır. Çünkü aslında cahiliye dünyasının başrolündeki putların sayısı binlerle ifade edilecek kadar çoktur. Sözgelimi Kabe içindeki en meşhur put Hübel’dir ve adı ayetlerde anılmamaktadır.

Merhum Elmalılı Hamdi Yazır’a göre;

“Lât için Tâif’de, Uzza için Nahle’de, Menat için Kudeyd’de birer mekân bulunmaktaydı. Lât Tâif’de idi. Sakif kabilesi, beyaz bir taş üzerine onun beytini kurmuş ve ona bakıcılar tayin etmişti. Başta Kureyş olmak üzere bütün Araplar ona hürmet ederlerdi. Menat, Medine ile Mekke arasında Muşellel nahiyesinde bulunan Kudeyd isimli mevkide, deniz sahilinde dikili bir putun adıdır. Bu put, diğer putların hepsinden önce dikilmiştir. Bunu ilk defa dikenin Amr b. Lühayyi Huzâî olduğu, onu Şam tarafından getirip Ka’benin etrafına diktiği rivayet edilmektedir. Kureyş’lilerin nazarında da putların en büyüğü Uzza idi.

Lat, döğüp ezmek ve bulamak mânâlarına gelmektedir. Anlatıldığına göre vaktiyle bir adam yağ ile kavut yapıp halka yedirirmiş ve yiyenler de gelişirlermiş. Derken o zât mabud telakki edilip, onun suretinde bir put yapılarak Lât ismi verilmiştir. Uzza da belli ki “eazzın” müennesi olarak azîze demektir. Menat ya kader, ölüm veya ilâh mânâsına “Menâ”dan alınmıştır, ya da yanında kurban kanlarının dökülmesi veya kendi inançlarına göre yağmur ümit edilmesi gibi bir düşünce ile bu isim verilmiştir.”

Putlara verilen isimlerin hepsi müennestir (dişidir.) Arapça’da isimler, ya müzekker (erkek) ya da müennes (dişi) olur. Fakat müşrikler putlarına hep müennes isimler vermişlerdi. Özellikle Allah adına dikildiği iddia edilen söz konusu putlar, müennes isimli idiler. Müşriklerin kanaatine göre, putlar ilâhî kuvvetlerin ve meleklerin suretleridir. Melekler de Allah’ın kızlarıdır. Bu yüzden müşrikler; “Biz onların suretlerini yapıp müennes isimler vererek, onlara taparız. Böylece de bu putları Allah’ın yanında şefaatçi kabul ederek yardımlarını bekleriz.” diyorlardı. Nitekim şu iki âyet onların durumlarını dile getirmektedir. ” Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir .” (Yûnus, 10/18), “Biz bunlara, sırf bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.” (Zümer, 39/3)

Kureyşliler Ka’be’yi tavaf ederken “Lât, Uzza ve üçüncü olarak da öteki put Menat hürmetine, çünkü onlar ulu kuğulardır, her halde onların şefaatleri umulur.” diyorlardı. Ve de onları Allah’ın kızları kabul edip şefaatlerini bekliyorlardı.

“Siz de gördünüz değil mi Lât ve Uzza’yı? Üçüncü olarak da diğer putunuz Menat’ı? Demek size erkek, Allah’a dişi öyle mi? Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim! Onlar, hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın uydurduğu kuru isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiç bir delil indirmedi.” âyetleri inzâl buyuruldu.”

Merhumun Vedd, Süvâ, Yeğûs, Ye’ûk ve Nesr bahsine dair ise izahı şöyledir.

“Nûh, dedi ki: “Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimseye uydular. Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular. Şöyle dediler: ‘Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd’i, Süvâ’ı, Yeğûs’u, Ye’ûk’u ve Nesr’i hiç bırakmayın. Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır.” (Nuh 71/21-24)

Bunlar, kendilerince en büyük tanıdıkları ve tapındıkları putlarının isimleridir. Bununla beraber kendi aralarında dereceleri birbirinden farklıdır. Kesin olmamakla birlikte Nuh kavminden araplara geçen putlara ait bu isimler esasen bazı iyi kişilerin isimleri iken vefatlarında onların adına ve oturdukları yerlere Şeytan’ın aşılama ve telkinleriyle dikmeler dikilmiş ve bunların adları verilmiş, sonra da onları tanıyanlar kalmayınca bilmeden bunlara tapılmıştır.

Keşşâf’ta zikredildiği üzere, bir de şöyle denilmiştir: Vedd, bir erkek şeklinde, Süva bir kadın şeklinde, Yeğus bir arslan şeklinde, Yeuk bir kısrak şeklinde, Nesir bir kartal şeklinde idi. Lakin anılan putların insan silüetinde olduğu daha yaygın bir kabul görmüştür.

Vedd, en büyükleri ve en iyileri idi. Bunların hepsi Âdemoğullarından idi. Bir rivayete göre de Vedd, yüce Allah’tan başka ilâh edinilenlerin ilkidir. Yeğus kurşundandı. Çıplak bir deveye yükletilir, beraberinde giderler, bir yere varıp kendi kendine çökene kadar onu hiç dehlemezlerdi. O çökünce de, “Haydin, konaklayacağınız yeri beğendi.” derler ve etrafına konarlar ve oraya bir bina yaparlardı”

Benzer Konular:

 

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answers ( 2 )

    1
    2022-05-20T21:31:48+03:00

    Müşrikler putlara tapınmaktadır. Bu sebeple Rabbimiz (cc) bazı putların isimlerini Kur’an-ı Kerim’de belirtmiştir. Buna örnek verecek olursak;

    “Nûh, dedi ki: “Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimseye uydular. Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular. Şöyle dediler: ‘Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd’i, Süvâ’ı, Yeğûs’u, Ye’ûk’u ve Nesr’i hiç bırakmayın. Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır.” (Nuh 71/21-24)

     

    Best answer
    0
    2025-06-04T21:27:30+03:00

    Kur’an’da ismi geçen bazı putlar, Cahiliye dönemi Araplarının taptığı sahte ilahlardır. Bu putların isimleri özellikle müşriklerin inançlarını reddetmek ve tevhid (Allah’ın birliği) inancını vurgulamak için zikredilir. Kur’an’da ismi geçen başlıca putlar şunlardır:

    1. Lat (اللَّات)
    Geçtiği ayet: Necm Suresi, 19. ayet

    Açıklama: Taif’teki bir puttu. İsminin “İlah” kelimesinden türediği veya “Allah” kelimesinden bozulduğu düşünülür. Müşrikler ona bir tanrıça gibi taparlardı.

    2. Uzza (الْعُزَّىٰ)
    Geçtiği ayet: Necm Suresi, 19. ayet

    Açıklama: Mekke yakınlarında bulunan ve kutsal sayılan bir puttu. Genellikle yıldızlarla ilişkilendirilir.

    3. Menat (مَنَاة)
    Geçtiği ayet: Necm Suresi, 20. ayet

    Açıklama: Hicaz bölgesinde tapılan eski bir puttur. Ölüm ve kaderle ilişkilendirilmiş olabilir.

    4. Vedd (وَدّ)
    Geçtiği ayet: Nuh Suresi, 23. ayet

    Açıklama: Nuh kavminin taptığı putlardandır. Sevgi anlamına gelen “vedd” kökünden gelir.

    5. Suva‘ (سُوَاع)
    Geçtiği ayet: Nuh Suresi, 23. ayet

    6. Yeğûs (يَغُوث)
    Geçtiği ayet: Nuh Suresi, 23. ayet

    7. Ye‘ûk (يَعُوق)
    Geçtiği ayet: Nuh Suresi, 23. ayet

    8. Nasr (نَسْر)
    Geçtiği ayet: Nuh Suresi, 23. ayet

    Bu son beş put, özellikle Hz. Nuh’un kavminin taptığı sahte ilahlardır. İbn Abbas gibi bazı tefsir alimleri, bu isimlerin aslında salih kişilere ait olduğunu, zamanla onların heykellerinin yapıldığını ve sonunda putlaştırıldığını bildirirler.

    Dilersen bu putların tarihsel arka planı, sembolizmi ya da İslam öncesi Arap mitolojisindeki yeri hakkında da daha ayrıntılı bilgi verebilirim.

Leave an answer