Paylaş
Kur’an’a Göre Yahudiler Ve Hrîstiyanlar
Question
Kur’an’a Göre Yahudiler Ve Hrîstiyanlar

SORU: Kur’an’a göre Yahudiler ve Hristiyanlar arasında bir fark var mıdır?
CEVAP: Yahudiler aslında Hz. Musa’ya, Hristiyanlar da Hz. İsa’ya uyan kimseledir. Bunlardan her birine Kur’an “Kitap ehli” gözüyle bakar. “Kitap ehli” ifadesinin anlamı bunların peygamberlerine Allah tarafından ilahi bir kitap indirilmiş demektir. Bu kitaplardaki değişiklik (çok) sonraları yapılmıştır.
İncil Allah’ın Hz. İsa’ya, Tevrat da Hz. Musa’ya indirdiği kitaptır. Aşağıdaki ayette Kur’an bu gerçeğe işaret etmektedir:
Andolsun biz Musa’ya kitabı verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da mucizeler verdik. Ve onu Ruh’ul-Kuds (Cebrail) ile destekledik. (Bakara/87)
Kur’an’m bize anlattığına göre müslüman için kitap ehlinin yemeğini ve kestiği eti yemek, ehli kitap kadınla evlenmek ve onlara zimmet ahdi vermek caizdir. Onlar bize karşı aldatıcı ve karşı koyucu olmayıp sözlerini yerine getirip barışçı oldukları sürece, onlara iyi muamele etmeliyiz. Böyle bir uygulamada şu İslâmî kurala boyun eğilir: “Müslümanların lehine olarak ne varsa bunlar ehli kitap için de vardır. Bizim aleyhimize ne varsa, aynı şe-yler onlar için de vardır.”
Kitap ehli ile ilişkilerin düzenlenmesi konusunda Kur’an şöyle buyurur:
Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin (Yahudi ve Hristiyanların) yiyeceği size helâldir. Sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Mü’min kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da … size helâldir. (Maide/5)
Kur’an tüm ehl-i kitabı tek olan Allah’a ve hak dine davet ederken gerçekçi ve insaflı olmuştur. Kur’an’da bu konuda şöyle buyurul-m aktadır.
(Rasûlüm!) De ki: “Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz: Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim. O’na hiçbir şeyi eş tutmayalım. Ve Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi üahlaştırmasın. Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: “Şahit olunuz ki biz müslümanlarız!” deyiniz. (Âl-i İmran/64)
Kur’an-ı Kerim aynı zamanda kurtuluş yolunun bu iman olduğunu, başkaca bir kurtuluş yolu olmadığını bildirmiştir. Allah’ın rızâsını kazanmak isteyen kendisini ve duygusunu Allah’a teslim etmeli, yüce Allah’ın tek ilah olduğunu ikrar etmelidir.
Kur’an kitap ehlinden şöyle bahsetmektedir:
(Kitap ehli) “Yahudiler yahut Hristiyanlar dışında hiç kimse cennete giremeyecek” dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen de onlara: “Eğer sahiden doğru söylüyorsanız delilinizi getirin!” de. Bil’akis kim muhsin olarak yüzünü Allah’a döndürürse (Allah’a hakkıyla kulluk ederse) onun ecri Allah katındadır. Öyleleri için ne bir korku vardır, ne de üzüntü çekerler. (Bakara/111-112)
Öte yandan Kur’an Allah’ın kitabını değiştiren ve sapan Yahudilere yönelerek onlara yazık olacağını ve yok olacaklarını hatırlatıyor:
İşte (bu hadiseden sonra) üzerlerine aşağılık ve yoksulluk damgası vuruldu. Allah’ın gazabına uğradılar. Bu musibetler (onların başına), Allah’ın ayetlerini inkara devam etmeleri, haksız olarak peygamberleri öldürmeleri sebebiyle geldi. Bunların hepsi sadece isyanları ve taşkınlıkları sebebiyledir. (Bakara/61)
Sözlerinden dönmeleri, Allah’ın ayetlerini inkar etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve “kalplerimiz kılıflanmıştır” demeleri sebebiyle (onları lanetledik, türlü belalar verdik. Onların kalpleri kılıflı değildir
tam aksine küfürleri sebebiyle Allah o kalpler üzerine mühür vurmuştur. Pek azı dışında artık iman etmezler.
Bir de inkâr etmelerinden ve Meryem’in üzerine büyük bir iftira atmalarından ötürü (onları lanetledik).” (Nisa/155-156)
Sonra Kur’an, müslümanların Yahudilere karşı durumu ile Hristi-yanlara karşı durumu arasında bir ayırım gözeterek kitap ehline bakışını şöyle ifade etmiştir:
İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak Yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da “Biz Hristi-yanlarız” diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar. Rasûle indirileni duydukları zaman, tanış çıktıkları gerçekten dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Derler ki: “Rabbimiz! İman ettik, bizi (hakka) şahit olanlarla beraber yaz. Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umup dururken, Allah’a ve bize gelen gerçeğe niçin iman etmeyelim?”
Söyledikleri (bu) sözden dolayı Allah onlara, içinde devamlı kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İyi hareket edenlerin mükâfatı işte budur. (Maide/82-85)
BENZER KONULAR:
Answers ( 3 )
Ehli kitap yani Yahudi ve Hristiyanlar dır. Bunlar genel olarak; Hz. Musa’ya inananlar Yahudi, Hz. İsa’ya inananlar Hristiyan olarak kendilerini isimlendirmişlerdir. Ehli kitap bizimle iyi muamelede bulundukça bizlerinde onlara iyi muamelede bulunmamız gerekmektedir. Hatta ehli kitabın yani Hristiyan ve Yahudilerin usulüne uygun bir şekilde kestiği kurban bile yenmektedir.
İslam’ın temel dini metni olan Kuran’a göre Yahudiler ve Hıristiyanlar “Kitap Ehli” (Ehl-i Kitap) olarak anılmaktadır. “Kitap Ehli” terimi, İslam’ın gelişinden önce ilahi kitaplar, yani Tevrat (Yahudiler için) ve İncil (Hıristiyanlar için) almış olanları tanımlamak için kullanılır.
Kuran’da, iki tanrı arasındaki ortak tek tanrılı inançların ve dini mirasın tanınması vardır.
Kuran’da İslam ile Kitap Ehli’nin ortak yönlerini kabul eden ayetler olduğu gibi, teolojik farklılıkları vurgulayan ve Müslümanların kendi inançlarına bağlı kalmaları gerektiğini vurgulayan ayetler de vardır. Kuran, Müslümanları Kitap Ehli’ni Allah’ın birliğine (Allah’a) ibadet etmeye ve teslim olmaya ve son elçi olarak Hz.
Kuran ayetlerinin yorumlarının değişebileceğini ve Yahudilere ve Hıristiyanlara karşı tutumların tarih boyunca Müslümanlar arasında farklılık gösterdiğine dikkat etmek önemlidir. Çağdaş Müslüman alimler ve topluluklar, İslam, Yahudiler ve Hıristiyanlar arasındaki ilişkiler konusunda farklı bakış açılarına sahip olabilir ve bu tartışmalara Müslüman toplum içindeki çeşitliliğe saygı ve anlayışla yaklaşmak her zaman önemlidir.
Kur’an’a göre Yahudiler ve Hristiyanlar, yani Ehl-i Kitap (Kitap Ehli), İslam’da özel bir konuma sahiptir. Kur’an bu iki dini topluluğa çeşitli açılardan yaklaşır: tarihî, teolojik, ahlaki ve sosyal bağlamlarda. İşte bu çerçevede öne çıkan bazı temel noktalar:
1. Ehl-i Kitap Kavramı
Kur’an, Yahudiler ve Hristiyanlara genellikle “Ehl-i Kitap” (kitap verilenler) olarak atıfta bulunur. Bu, onların da Allah tarafından gönderilen peygamberlere ve kutsal kitaplara sahip olduklarını kabul eder. Bu yönüyle, müşriklerden farklı bir kategoriye yerleştirilirler.
Ayet örneği:
“Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sâbiîlerden, Allah’a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyenler için Rableri katında mükâfat vardır.”
(Bakara, 2/62)
2. İnançlarındaki Sapmalar
Kur’an, Ehl-i Kitap’ın temel inançlarındaki bazı sapmaları eleştirir:
Yahudiler hakkında:
Allah’ın emirlerinden sapmaları,
Peygamberleri öldürmeleri,
Ahitlerine sadık kalmamaları.
Ayet örneği:
“Allah, İsrailoğulları’ndan kesin söz almıştı… Ama onlar, bu sözlerini bozdular…”
(Maide, 5/12-13)
Hristiyanlar hakkında:
İsa’yı Allah’ın oğlu kabul etmeleri,
Teslis inancı (üçleme).
Ayet örneği:
“Allah, üçün üçüncüsüdür diyenler kesinlikle kâfir olmuşlardır.”
(Maide, 5/73)
3. Doğru Yol Üzerinde Olanlar
Kur’an, Ehl-i Kitap arasında dürüst, adaletli, Allah’a gerçekten inanan ve salih amel işleyen insanların da olduğunu vurgular.
Ayet örneği:
“Ehl-i Kitap içinde, geceleri Allah’ın ayetlerini okuyup secdeye kapanan, Allah’a ve ahiret gününe inanan, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir topluluk vardır.”
(Al-i İmran, 3/113-114)
4. Müslümanlarla İlişkileri
Kur’an’da, Müslümanların Ehl-i Kitap ile nasıl ilişki kurmaları gerektiğine dair hükümler vardır:
Evlilik: Müslüman erkekler, Ehl-i Kitap kadınlarla evlenebilir.
Yiyecek: Ehl-i Kitap’ın kestiği hayvanın eti helal kabul edilir.
Ayet örneği:
“Bugün size temiz olan şeyler helal kılındı. Kitap verilenlerin yiyeceği size helaldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir.”
(Maide, 5/5)
5. İslam’a Davet
Kur’an, Ehl-i Kitap’ı İslam’a davet ederken onların inançlarını tamamen yok saymaz; ancak Tevhid inancına dönmelerini ister.
Ayet örneği:
“De ki: Ey Kitap Ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir kelimeye gelin: Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim…”
(Al-i İmran, 3/64)
Özetle:
Kur’an’a göre Yahudiler ve Hristiyanlar:
İlahi vahiy almış, ama zamanla bazı noktalarda sapmışlardır.
Buna rağmen içlerinde doğru inanç sahibi ve ahlaklı bireyler olabilir.
Müslümanlarla sosyal ilişkiler (evlilik, yemek) kurmaları mümkündür.
Kur’an, onları İslam’a davet eder, ancak bu davet saygı çerçevesindedir.
İstersen bu konuda bir makale, sunum veya ayet odaklı karşılaştırmalı tablo da hazırlayabilirim. Ne tür bir çalışma yapmayı düşünüyorsun?