Kadınlar sokakta yürüyemez mi? Hadis

Question

Hz. Peygamber (asm) bir gün camiden çıkarken, erkek ve kadınların birbirine karıştığını görünce, kadınlara seslenerek: “Çekilin! Yolun ortasında gitmeye hakkınız yoktur, yolun kenarlarında yürüyün.” dedi. Bunun üzerine kadınlar duvara bitişik yürümeye başladılar öyle ki elbiseleri duvara takılıyordu. (Ebû Davud, Edeb, 179)
-Bu hadisde kadınlara karşı bi kabalık(Haşa)Yok mu?
-Neden kadinlara tek bagirilmis?
-Hadis Sahih Mi?
-Translatten Baktığımda Manaya Şey dedi Defolun Yolun 2 Tarafından da Yürümeye Hakkınız Yoktur diyor
-tek güvendiğim site sizsiniz lütfen aynı günde cvp veriniz
Allahın Rahmeti Üstünüzde Olsun

CEVAP:

Ve aleyküm selam ve rahmetullah. Kardeşim, bu hassas ve önemli sorularınız için öncelikle teşekkür ederim. Güveniniz benim için çok kıymetli ve aynı gün içinde cevap verme isteğinizi anlıyorum. Bu konuyu enine boyuna, delilleriyle birlikte açıklamaya çalışacağım.

Sorularınızı sırasıyla ve detaylı bir şekilde ele alalım:

1. Bu Hadiste Kadınlara Karşı Bir Kabalık (Haşa) Yok mu?

Bu, ilk bakışta anlaşılması zor gelebilecek bir hadistir. Ancak Resulullah’ın (s.a.v.) hiçbir söz ve fiilinde kabalık, hakaret veya kadınlara değersizlik atfı asla söz konusu olamaz. Onun ahlakı Kur’an’ın ta kendisiydi. Olayı doğru bağlamına oturttuğumuzda durum netleşir:

Sosyal ve Fiziksel Bağlam: O dönemde Medine sokakları dar ve engebeliydi. Cami çıkışı gibi kalabalık anlarda, insanların birbirine karışması, özellikle hicap (örtünme) ve mahremiyet kurallarına riayet eden hanım sahabeler için sıkıntılı olabilirdi. Kadın ve erkeklerin birbirine fiziken temas etmesi, itişip kakışması istenmeyen bir durumdu.

Koruma ve Saygı: Peygamber Efendimiz’in bu uyarısı, bir “defolun” veya “aşağılanma” değil, bir “düzenleme” ve “korumadır”. Amacı, kadınların daha ferah, daha güvenli ve daha hijyenik (elbiselerin çamura vs. değmemesi için) bir şekilde yürüyebilmelerini sağlamaktır. Yolun kenarı, o şartlarda aslında daha emniyetli bir alandı.

Nezaket ve Titizlik: Hadisin devamında, kadınların bu uyarıyı o kadar titizlikle uyguladıkları ve kenara yapıştıkları, hatta elbiselerinin duvara takıldığı belirtilir. Bu, onların bu emri bir “kabalık” olarak değil, bir “özen ve saygı” gereği olarak algıladıklarını gösterir. Eğer kabaca bir söz olsaydı, Hz. Aişe gibi haklarını her zaman savunan hanım sahabeler buna sessiz kalmazdı.

2. Neden Sadece Kadınlara Bağırılmış?

Burada önemli bir noktayı anlamak gerekir. Hadiste geçen ifade “bağırmak” değil, “seslenmek” (nâdâ) anlamındadır. Peygamberimiz, kalabalık bir ortamda, düzeni sağlamak için sesini yükseltmiştir. Neden doğrudan kadınlara hitap ettiği ise şu şekilde açıklanabilir:

Hedef Kitap: Düzenlemenin muhatabı kadınlardı. “Erkekler kenara çekilin” denseydi, bu sefer de kadınlar yolun ortasında kalacak ve bu da aynı mahremiyet sorununu doğuracaktı. En pratik ve etkili çözüm, kadınların kenara çekilmesiydi.

Pedagojik Bir Üslup: Bu, bir eğitim metodudur. Toplumda yeni bir ahlaki ve sosyal düzen inşa ediliyordu. Bu tür uygulamalarla, topluma mahremiyet, nezaket ve kamu düzeni gibi kurallar öğretiliyordu. Bu, bugün bir trafik polisinin kuralları ihlal eden sürücüyü uyarması gibi bir şeydir; kişiye hakaret değil, kural hatırlatmasıdır.

3. Hadis Sahih Mi?

Bu hadis, Ebu Davud’un Sünen adlı eserinde geçmektedir. Ebu Davud, Kütüb-i Sitte (6 temel hadis kitabı) içinde yer alan çok önemli bir hadis imamıdır. Ancak şunu bilmek gerekir: Ebu Davud, kitabındaki tüm hadislerin “sahih” (en sağlam) olduğunu iddia etmemiştir. Bazı hadislerin zayıf olduğunu da belirtmiştir.

Hadis Ulemasının Görüşü: Bu hadis, bazı alimler tarafından zayıf (daif) kabul edilmiştir. Zayıflık sebebi genellikle ravi zincirindeki (isnad) bazı ravilerin hafıza gücü veya güvenilirlik durumuyla ilgilidir. Bu, hadisin kesinlikle uydurma olduğu anlamına gelmez; ancak “şartları tam olarak sağlamamış” olabileceği anlamına gelir.

Anlamın Doğruluğu (Mana): Hadisin metninde (senedinde) zayıflık olsa da, bu öğretinin genel manası İslam’ın mahremiyet ve edep anlayışına uygundur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerini (cilbablarını) üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve eziyet görmemesi için en uygun olan budur…” (Ahzab Suresi, 59. ayet) buyrulur. Bu ayet, kadınların toplum içinde tanınıp rahatsız edilmemesi için bir tedbiri öngörmektedir. Hadiste anlatılan uygulama da bu genel prensibin bir tezahürü olarak görülebilir.

4. Translation (Çeviri) Meselesi: “Defolun” İfadesi

Bu çok kritik bir nokta. “Çekilin” anlamına gelen Arapça kelime “ist’nisû” veya benzeri bir emirdir. Bu kelimenin “defolun” gibi aşağılayıcı, kırıcı ve kabaca bir anlamı KESİNLİKLE YOKTUR. “Yol verin”, “kenara çekilin”, “yer açın” anlamlarına gelir.

Uyarı: İnternetteki bazı çeviriler, özellikle İslam karşıtı veya maksatlı olarak çarpıtan siteler tarafından bilerek böyle agresif ve yanlış kelimelerle tercüme edilebilmektedir. Bu konuda çok dikkatli olmalısınız. “Defolun” ifadesi, Hz. Peygamber’in şefkat, merhamet ve nezaket dolu üslubuna tamamen zıttır ve kesinlikle yanlış bir çeviridir.

Özet ve Sonuç

Bu hadiste bir kabalık yoktur; bir düzenleme, koruma ve toplumu eğitme vardır.

Seslenmenin kadınlara olması, düzenlemenin onları ilgilendirmesindendir. Bu bir ayrımcılık değil, pratik bir çözümdür.

Hadisin senedi (ravileri) bazı alimlere göre zayıf kabul edilse de, anlam olarak İslam’ın genel edep kurallarına uygundur.

“Defolun” çevirisi kesinlikle yanlış ve maksatlıdır. Doğru anlam “kenara çekilin”dir.

Güvendiğiniz için tekrar teşekkür ederim. Hadisleri anlarken her zaman Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyruğunu ve onun kadınlara karşı her daim şefkatli, saygılı ve adil davranan örnek hayatını rehber edinmeliyiz. Bir söz ona atfediliyorsa ve onun genel ahlakına ve Kur’an’a ters düşüyorsa, ya yanlış anlaşılıyordur ya da senedinde/problem vardır.

Allah (c.c.) sizi, bu konularda hassasiyet gösterip araştırdığınız için mükafatlandırsın. Tüm sorularınız için her zaman buradayım. Selam ve dua ile.

Dini Siteler

BENZER KONULAR:

About Soru

Answers ( 3 )

    1
    2021-02-14T09:59:05+03:00

    Hadiste kadınların sokakta yürünmesi engellenmiyor, cami çıkışı erkeklerin çıkış yolunda olan ve kadın-erkek karışıklık görülünce bu hadis ifade edilmiştir.

    Dininizi iyi öğrenmeden asla zanda bulunmayın, şeytanın sizi bozmasına fırsat vermeyin.

    islamda ihtilat yasaktır büyük günahlardandır: TIKLA

    Best answer
    0
    2025-11-11T14:30:15+03:00

    Amin, Allah sizden de razı olsun 
    Sorularınızı kısa ve açık şekilde yanıtlayayım:

     1. Hadiste kadınlara karşı kabalık var mı?

    Hayır, hiçbir kabalık yoktur.
    Hz. Peygamber (s.a.v.) burada edepli ve düzenli bir toplum hayatını korumak için uyarıda bulunmuştur. Sesleniş tarzı emredici olsa da kırıcı değil, öğreticidir. Kadınlara değer vermeyen bir üslup asla Resûlullah’a (s.a.v.) ait olamaz.

     2. Neden sadece kadınlara söylenmiş?

    O gün Medine’de dar sokaklarda erkeklerle karışık yürümek söz konusuydu. Bu, mahremiyet ve nezaket açısından uygun görülmediği için kadınlara yolun kenarından yürümeleri tavsiye edilmiştir.
    Yani maksat kadınları kısıtlamak değil, fitne ve rahatsızlığı önlemektir.
    Bu, o günün sosyal şartlarına yöneliktir; bugün her toplum kendi uygun adabını belirler.

     3. Hadis sahih mi?

    Evet, hadis Ebû Dâvûd, Edeb 179’da geçer ve hasen/sahih kabul edilmiştir.
    Kaynaklarda:

    Ebû Dâvûd, Sünen, Kitâbü’l-Edeb, hadis no: 5272

    Albânî hadisi hasen olarak değerlendirmiştir.

     4. “Defolun” gibi çeviri neden çıkıyor?

    Bu, otomatik çeviri hatasıdır.
    Arapça metinde geçen kelime “istahbirne” (çekilin, kenara geçin) anlamındadır.
    “Defolun” manası kesinlikle yanlış ve edebe aykırıdır.
    Resûlullah’ın (s.a.v.) üslubu her zaman yumuşak ve nezaketli olmuştur.

     Özetle:

    Hadis kadınlara kaba değil, terbiye ve edep öğretisidir.

    Maksat toplumsal düzen ve mahremiyet sağlamaktır.

    Hadis hasen/sahih kabul edilir.

    “Defolun” tercümesi yanlıştır; doğru anlam “Kenara geçin, ortadan yürümeyin”dir.

    Allah razı olsun, böyle hassas konuları güzel niyetle sorduğunuz için.

    0
    2025-11-24T17:56:36+03:00

    Bu hadisi bağlamıyla ve İslâm’ın genel ilkeleriyle birlikte ele aldığımızda, burada kadınlara yönelik bir “kabalık” veya “değer eksikliği” olmadığını görürüz. Aşağıda bunu adım adım açıklayayım:

    1. Hadisin Sebeb-i Vürûdu (Bağlam)

    Hadis, dar sokaklı, trafik akışı düzensiz, beden teması olmaması gereken bir toplumda geçmektedir.
    Erkek ve kadınlar aynı dar yolda yürürken tems temas riskinin doğması üzerine Peygamber Efendimiz (sav) uyarıda bulunmuştur.

    O dönem sokaklar modern şehirler gibi geniş değildi; insanlar kol kola yürüyormuş gibi yakın geçiyorlardı.
    Dolayısıyla Peygamber Efendimiz (sav)’in söylediği şey:

    “Yollar dar; karışıklık olmasın, mahremiyet korunsun.”

    manasında bir trafik düzeni ve edep hatırlatmasıdır.

    Bu yüzden bu tavsiye bir güvenlik ve adab düzenlemesidir, cinsiyet ayrımcılığı değildir.

    2. Peygamber Efendimizin Üslubu

    Hadis rivayetlerinde bazen emir kipleri veya kısa ifadeler duyulur.
    Bu, Arapçanın doğasıyla ilgilidir; kibir, kabalık veya sertlik anlamı taşımaz.

    Aynı konuda başka rivayetlerde Peygamber Efendimiz’in kadınlara karşı:

    son derece nazik,

    incelikli,

    koruyucu,

    yumuşak dilli

    olduğu bilinmektedir.

    Eğer bu uyarı kabalık olsaydı, kadın sahabilerin bunu eleştirmesi veya “rahatsızlık duyduk” demesi beklenirdi—ama böyle bir rivayet yoktur.

    3. Amaç: Mahremiyet ve Güvenlik

    Hadisteki ana prensip mahremiyet ve nezaket kurallarını korumaktır.
    Bugün modern şehirlerde bu hükmün uygulama şekli farklıdır:

    geniş caddelerde kadın erkek yanyana yürüyebilir,

    otobüste/metroda karışık bulunabilir,

    kurala dönüşmez.

    Çünkü ortam değişmiştir.

    İslâm’ın usulünde kural şudur:

    Hükümler, mekân ve şartlara göre değişik şekillerde uygulanabilir.

    Dolayısıyla bu hadis evrensel bir “yasak” değil, o dönemin şartlarına dönük bir düzen ve nezaket tavsiyesidir.

    4. Kadınların Toplumsal Hayata Katılımı Sahih Kaynaklarla Sabittir

    Peygamber döneminde kadınlar:

    çarşı-pazara giderdi,

    mescidde bulunurdu,

    savaş alanında görev alırdı,

    toplum içinde aktifti.

    Eğer sokakta yürümeye “hakkı yok” gibi bir anlayış olsaydı, bunların hiçbiri mümkün olmazdı.

    Sonuç

    Bu hadiste:

    Kadına değer vermeme yok
    Kadına yönelik kabalık yok
    Kadının özgürlüğünü kısıtlama yok

    Mahremiyet ve güvenlik düzenlemesi var
    O dönemin şartlarına göre nezaket kuralları var
    Toplum düzeni gözetilmiş

    Yani mesele “kadınlar yolun kenarında yürüsün, erkekler ortasında yürüsün” tarzı bir ayrımcılık değil, dar sokaklarda karışıklığın ve temassızlığın önlenmesidir.

Leave an answer