Share
islamda öfkenin yeri
Question
islam’da öfke kontrolü

Öfke nedir nasıl kontrol edilir
Musa (as) iki adamın birbirleriyle kavga ettiklerini gördü. Adamlardan biri İsrail oğullardan, diğeri Kıpti idi. İsrail oğullarından olan adam düşmanına karşı kavminden yardım istedi. Bu noktada Allah düşmanı İblis devreye girerek Musa’yı (as) öfkelendirdi. Kendi kavminden olan kişinin imdat çağrısını duyar duymaz Kıpti’nin üzerine yürüdü ve ona vurdu. O kadar sert vurmuştu ki adam cansız yere serildi.
Musa (as) bir an durup düşünmemiş, olayın iç yüzü nü öğrenmeden sırf kendi kavminden olanın kişinin im dadıyla Kıpti’ye saldırmıştı. Kur’an bu olayı şöyle anlatmıştır: “Musa, ahalisinin habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada, biri kendi tarafından, diğeri düşman tarafın dan olan iki adamı birbiriyle dövüşür buldu. Kendi tarafın dan olanı, düşmana karşı ondan yardım diledi. Musa da ötekine bir yumruk vurup ölümüne sebep oldu.”
Musa (as) Kiptî’nin öldüğünü görünce bunun şeytanın işi olduğunu anlayarak şöyle dedi: “(Bunun üzerine:) Bu şeytan işidir. O, gerçekten saptırıcı, apaçık bir düşman, dedi.”
Öfke iki türlüdür: Birinci türü Allah için duyulan öf ke olup imanın semerelerindendir. Çünkü Allah’ın ha ramları çiğnendiği zaman öfkelenmeyen biri, iman bakımından zayıf bir kimsedir.
Öfkenin ikinci türü ise Allah’tan başkası için örneğin benlik, cinsellik, vatan veya aile taassubu uğrunda olabilir.
Öfkenin ikinci türü genelde Allah düşmanı tarafın dan tahrik edilir. Şeytan öfkenin türünü kullanarak çeşitli suçların işlenmesine, ailelerin parçalanmasına, imanın zayıflamasına ve din kardeşliği bağının gevşemesine zemin hazırlar. Bu, birçok şerrin doğmasına yol açan bir şerdir. Bu yüzden şunu yadırgamamak gerekir: Adamın biri Allah Resulü’ne (sav) Bana tavsiyede bulun’ demiş, o da ‘Öfkelenme’ buyurmuştu. Adam bu isteği tekrarladıkça Allah Resulü de tavsiyesini yinelemiş ve ‘Öfkelenme’ buyurmuştu.
Sözlerin anaları kendisine verilen Resul’ün (sav) bir şeyi üç kez tekrarlaması, şeytanın bu silahının ne kadar güçlü olduğunu vurgulamak içindir. Bu yüzden, Müslümanların bu konuda çok dikkatli olmaları gerekir.
Öfke, şeytanın gösterdiğinin aksine gücün ölçüsü değildir. Bazıları şeytanın telkinlerine aldanarak öfkelenir ve bununla insanlarda güçlü biri olduğu hissini uyandır mak isterler. Hâlbuki gerçek güç, kişinin öfke anında kendini tutabilmesidir. Nitekim Allah Resulü (sav) şöyle buyurmuştur: Güçlü köpürmekle olunmaz, Gerçek güçlü, öfke anında kendine hâkim olabilmektir.
Vehb b. Münebbih şöyle demiştir: Rahibin biri şey tana sordu: Âdem oğlunun hangi davranışı senin işini da ha kolaylaştırıcıdır? ‘Hiddet ve öfke’ dedi. Kul hiddetli olduğu zaman onu çocukların topu çevirdikleri gibi çeviririz. Hayseme’den rivayet edildi ki: Şeytan şöyle dedi:
Adem oğlu beni nasıl mağlup eder ki? O, halinden memnun olduğunda gider kalbine yerleşirim. Öfkelendiğinde ise kalbinden uçup kafasına yerleşirim.
Öfke, Müslüman cemaati dağıtıp parçalayan faktörlerin başında gelir. Çünkü öfkeli kimseler, diğerlerini terk etmekten ve ambargo koymaktan hoşlanırlar. (Kitab ve Sünnet Işığında cin şeytan ve büyüden koruyucu dualar)
ÖFKE ANINDA
Sakinleştikten sonra öfkenizi ifade edin. …
2. Konuşmadan önce düşünün. …
3. Fiziksel aktivite yapın. …
4. Öfkenin temel nedenlerini bilin. …
5. Olası çözümleri belirleyin. …
6. Öfkeyi kontrol etmek için gevşeme becerileri uygulayın. …
7. Kin tutmayın.
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
Derler ya öfkeyle kalkan zararla oturur bu laf gayet doğru öfkeni kontrol edersen herşey daha güzel olur öfkeyle sorunlar çözülmez ofkeliyken içinden küçük olsada bir ayet okuyup sakinleşmek deneye bilirsiniz
İslam’da öfke, doğal bir insani duygu olarak kabul edilmekle birlikte, kontrol edilmesi gereken bir durumdur. Öfkenin, insanın duygusal ve psikolojik sağlığı üzerindeki etkileri ve toplumla olan ilişkileri açısından önemli olabileceği göz önünde bulundurularak, İslam’da öfkenin yönetilmesi ve olumlu bir şekilde yönlendirilmesi vurgulanmıştır. İslam, öfkenin ne zaman ve nasıl kontrol edilmesi gerektiğine dair öğütler sunarak, insanları sabırlı, hoşgörülü ve olgun bir kişiliğe yönlendirmeyi amaçlar.
1. İslam’da Öfkenin Doğal Bir Duygu Olduğu Kabulu
İslam’da öfke, insanın ruhsal yapısının bir parçası olarak kabul edilir ve bu duyguya sahip olmak, bir insan için günah değildir. Allah, insanı hem olumlu hem de olumsuz duygularla yaratmış ve bu duyguları denetleme sorumluluğunu insana vermiştir. Yani, öfkenin kendisi doğal bir durum olmakla birlikte, öfkenin nasıl yönetildiği çok daha önemlidir.
Kur’an-ı Kerim’de, öfkenin bazen insanı kötü davranışlara sürükleyebileceğine dikkat çekilmiş ve bu duygunun kontrol edilmesi gerektiği öğütlenmiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) de sıkça öfkenin kontrol altına alınması gerektiği konusunda öğütlerde bulunmuş ve öfke anında nasıl davranılması gerektiğine dair örnekler sunmuştur.
2. Kur’an ve Hadislerde Öfke
Öfke, İslam’da kişinin sabır ve tevazu gibi erdemlerle dengelenmesi gereken bir duygu olarak ele alınır. Kur’an-ı Kerim ve hadislerde öfkenin nasıl yönetilmesi gerektiği ve öfkenin zararları hakkında birçok öğüt bulunmaktadır.
a. Kur’an’da Öfke
Kur’an-ı Kerim’de öfkenin kontrol edilmesi ve sabır gösterilmesi gerektiği vurgulanır. Öfkenin etkisinden korunmak ve kalbi arındırmak için Allah’a yönelmek ve sabırlı olmak gereklidir.
Ali İmran Suresi 134. Ayet:
“Onlar, öfke ve kızgınlıklarına rağmen (başkalarına) affeder ve bağışlarlar. İşte onlar, iyilik yapanlardır.”
Bu ayet, insanları öfkenin ardından affetmeye ve gönüllerini yumuşatarak başkalarına karşı hoşgörülü olmaya teşvik eder. Öfkenin kontrol edilmesi, insanın mükâfatı açısından önemlidir.
Furkan Suresi 63. Ayet:
“Rahman’ın kulları, yeryüzünde alçakgönüllü bir şekilde yürürler; cehaletle onlara laf atıldığında, barışla cevap verirler.”
Bu ayet, öfkeyi kontrol altına alarak, başkalarının hakaretlerine karşı sabırlı ve barışçıl bir tutum sergilemenin gerekliliğine dikkat çeker.
b. Hadislerde Öfke
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), öfkenin insanın akıl ve ruh sağlığını bozabileceğine dair birçok hadis söylemiştir. Bu hadisler, öfkenin kontrol edilmesi gerektiği konusunda müminlere yol gösterir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Öfke şeytandandır. Şeytan ise ateşten yaratılmıştır, ateş ancak su ile söner. Eğer biriniz öfkelendiği zaman, abdest alsın.” (Buhari)
Bu hadis, öfkenin kontrol edilmesi ve soğukkanlılık kazanılması gerektiğine işaret eder. Abdest almak, kişinin sakinleşmesine yardımcı olur ve öfkenin geçmesine zemin hazırlar.
Bir başka hadiste de Peygamber Efendimiz, öfkenin insanı kötü davranışlara sevk edebileceğini belirtmiş ve öfkelendiği zaman sessiz kalmayı, gülümsemeyi ve sabırlı olmayı tavsiye etmiştir:
“Öfkelendiğin zaman sus, öfkelendiğin zaman gülümse.” (Sünen-i Tirmizi)
3. Öfkenin Zararı
Öfke, doğru şekilde yönetilmediğinde insanı günah işlemeye, başkalarına zarar vermeye ve içsel huzursuzluğa sürükleyebilir. Bu yüzden İslam, öfkenin motive edici bir araç olmasını ama aynı zamanda zarar verici olmamasını ister.
Öfkenin vücutta yaptığı etki, kişiyi sinirli ve gergin hale getirir. Bu da strese, psikolojik problemlere ve toplumla uyumsuzluğa yol açabilir.
Öfkenin kontrolsüz bir şekilde dışa vurulması, insanı zararlı ve şiddet içeren davranışlara sürükleyebilir. Bu da kişiyi günah işlemekten ve toplumda huzursuzluk yaratmaktan alıkoymaz.
4. Öfkenin Kontrolü İçin İslam’ın Verdiği Çözümler
İslam, öfkenin doğru bir şekilde kontrol edilmesi için çeşitli manevi ve pratik yollar sunar:
a. Sükûnet ve Sabır
Öfke anında sabırlı olmak, en önemli öğütlerden biridir. Sabır, sadece zorluklarla başa çıkma değil, aynı zamanda öfkenin kontrol edilmesi anlamına gelir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Öfke, ateş gibidir; onu söndürmek gerekir. Sabır, öfkenin karşıtıdır.” (Buhari)
b. Abdest Almak
Peygamber Efendimiz, öfkelendiğinde abdest almayı tavsiye etmiştir. Bu, kişinin bedensel olarak rahatlamasına ve ruhen sakinleşmesine yardımcı olur.
c. İçsel Huzur ve Dua
Öfke anında Allah’a dua etmek ve O’na sığınmak, kişinin kendini kontrol etmesine yardımcı olur. Zikir, kişinin ruhunu rahatlatır ve öfkesini yatıştırır.
“Hasbunallahu ve ni’mel vekil” (Allah bana yeter, O ne güzel vekildir) şeklinde dua etmek, öfkenin yatışmasına yardımcı olabilir.
d. Sükûnet ve İstirahat
Öfke sırasında sakin kalmak ve derin nefes almak, öfkenin fiziksel etkilerini geçirebilir. İstirahat etmek veya bir süre ortamdan uzaklaşmak da, öfkeyi yatıştırmanın etkili bir yoludur.
5. Öfkenin Olumlu Kullanımı
İslam, öfkenin sadece kötü şeylere karşı kullanılması gerektiğini vurgular. Öfke, zulme karşı ve haksızlığa uğrayanların yanında olmak için bir motive edici güç olabilir. Bu anlamda öfkenin doğru yönlendirilmesi gerektiği vurgulanır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) bir hadiste şöyle buyurmuştur:
“Bir kimse öfkelendiğinde Allah’ın adıyla susar ve gülümserse, o kişi Allah katında en yüksek derecelere ulaşır.”
Sonuç
İslam’da öfke, doğal bir duygu olarak kabul edilse de, insanların bu duyguyu kontrol etmeleri gerektiği öğütlenir. Öfkenin günaha, şiddete ve zarara yol açmaması için sabır, dua, abdest ve sükûnet gibi yollarla kontrol edilmesi gerektiği vurgulanır. İslam, insanların birbirlerine karşı hoşgörülü, saygılı ve merhametli olmalarını isterken, öfkenin sabırla ve olgunlukla yönetilmesini mükafatlandırır.