Paylaş
İslamda Canlılara Karşı Merhamet
Question
Canlılara Karşı Merhametli Olmak

Acıma duygusu etkisiyle yapılan iyilik, lütuf anlamında kullanılan merhamet ve aynı anlamdaki rahmet kelimeleri, öncelikle Allah’ın bütün yaratılmışlara yönelik lütuf ve ihsanlarını ifade eder. İnsanları da hem cinslerinin ve diğer canlıların sıkıntıları karşısında duyarlı olmaya ve yardım etmeye sevk eden acıma duygusudur.
Allah rızasına kavuşarak Cennete ulaşanların “İman edip, birbirine sabrı ve merhameti tavsiye edenler” (1) olduğu açıklanmıştır. Müslüman’ın kalbi insanlara ve diğer canlılara karşı sevgi ve şefkat duyguları ile dolu olmalıdır. Kimseyi incitmemeli ve ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunmalıdır. Peygamberimiz (SAV) “Merhamet edenlere, Allah’da merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet ediniz ki göktekiler de size merhamet etsinler.” (2) “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” (3) buyurmaktadır.
Müslüman, sadece insanlara değil diğer canlılara da merhametle davranır. Hayvanlara şefkatle muamele eder. Hayvanları güçleri yetmeyen işlere koşarak yormak, dövmek, işkence etmek, onları aç susuz bırakmak merhametsizliktir. Böyle bir davranış, derdini anlatamayan canlılara karşı bir zulümdür. Allah mahlûkatı insana hizmet için, insanı da kendisine kulluk için yaratmıştır. Yararlanmak maksadıyla olmadıkça hayvanları öldürmek doğru değildir. Peygamberimiz hadisi şerifinde: “Kim gereksiz yere bir serçe kuşunu öldürürse o hayvancağız kıyamet gününde: Yarabbi, falanca beni faydalanmak için değil de keyfi için öldürdü” (4) diye Allah’a şikâyet edecektir buyurmaktadır. İnsanlara karşı merhametli olan Peygamberimiz, hayvanlara karşı da çok merhametliydi. Onlara su içirirken bile su kabını eğerek içirirdi. (5)
Allah’ın yarattıklarına karşı merhametli olmak Müslüman’ın özelliklerindendir. Müslüman gaddar ve acımasız olamaz, can taşıyan her mahlûkata karşı merhametli davranır. Peygamberimiz merhametsizliği ebedi hüsran olarak belirterek şöyle buyurmaktadır: “Merhamet ancak ebedi hüsrana uğrayanın kalbinden çıkarılır.”(6)
(1)Beled, 90/17
(2)Ebu Davud, Edep, 66 Tirmizi Birr, 16
(3)Buhari Edep18
(4)Nesei, Dahaya, 8
(5)Camiu’s-Sağir, “Kane” maddesi
(6)Kütübi Sitte, 7/260
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
Canlılara şefkat, İslam’da merkezi bir değerdir. Müslümanlar, insanlar, hayvanlar ve çevre dahil olmak üzere tüm canlılara karşı nezaket, merhamet ve empati göstermeye teşvik edilir. İşte İslam’da canlılara merhametin bazı temel yönleri:
Genel olarak, canlı varlıklara yönelik şefkat İslami öğretilerde derin köklere sahiptir. Müslümanlar, bu niteliklerin doğru ve dengeli bir yaşam tarzının ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul ederek, tüm canlılara karşı merhamet, nezaket ve empati göstermeye teşvik edilir. Müslümanlar merhameti somutlaştırarak daha adil, uyumlu ve şefkatli bir toplum yaratmayı amaçlar.
İslam’da canlılara karşı merhamet, dinin temel ahlaki değerlerinden biridir. İslam, sadece insanlara değil, tüm canlılara karşı şefkatli, saygılı ve merhametli olmayı öğütler. Allah’ın yarattığı her varlık, kendi yerinde ve rolünde bir anlam taşır, bu yüzden her birine karşı merhametli olmak, Müslümanların üzerinde durması gereken önemli bir erdemdir.
Kur’an ve Hadislerde Canlılara Karşı Merhamet:
1. Kur’an’da Canlılara Şefkat ve Merhamet:
Kur’an, Allah’ın rahmetini ve merhametini vurgulayan birçok ayet içerir. Rahman ve Rahim sıfatları, Allah’ın en temel özelliklerinden biridir ve bu özellikler, her şeyin üzerinde bir merhamet anlayışını şekillendirir. Allah, tüm yarattıklarına karşı merhametlidir ve bu merhamet, insanlara olduğu kadar diğer canlılara da yöneltilmiştir.
“Allah, yarattığı her şeyi bir ölçüyle yaratmıştır.” (Furkan, 2)
“Göklerde ve yerde olan her şey O’nundur.” (Nisa, 126)
Bu ayetler, tüm yaratılmışların Allah’a ait olduğunu ve insanların, bu yaratılışa karşı bir sorumluluk taşıdığını hatırlatır.
2. Peygamberimizin Canlılara Olan Merhameti:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), sadece insanlara değil, hayvanlara ve diğer canlılara da büyük merhamet göstermiştir. O, merhametin sınırlarını genişletmiş ve her canlıyı hak ettiği şekilde muamele etmeyi öğütlemiştir.
Bir hadisinde, Peygamberimiz şöyle buyurur:
“Bir kuşa bile merhametli olmak, kişinin imanını tamamlar.” (Buhari)
Bu söz, en küçük canlıya bile duyulması gereken şefkati ifade eder. Peygamberimiz, hem insanlara hem de hayvanlara karşı son derece dikkatli ve nazik davranmış, onların haklarını ihlal etmemeye özen göstermiştir.
3. Canlılara Zarar Vermekten Kaçınmak:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hayvanlara gereksiz yere zarar vermemeyi, onları sıkboğaz etmemeyi, gereksiz yere öldürmemeyi öğütlemiştir. Bir hadisinde:
“Hayvanlara bile iyi davranın.” (Buhari) diye buyurmuştur.
Bu, insanın doğrudan bir canlıya zarar vermemesi gerektiğini, her canlının yaşam hakkına saygı göstermesi gerektiğini anlatan bir öğüttür.
İslam’da Hayvanlara Merhamet:
İslam, hayvanları sadece birer varlık olarak değil, Allah’ın yaratıkları olarak kabul eder. Onlar da insan gibi Allah’ın kudretinin birer örneğidir ve onların yaşamına saygı gösterilmesi gerekir.
1. Hayvanlara İyi Muamele:
Peygamberimiz, hayvanlara iyi davranmayı emretmiştir. Onların ihtiyaçlarını görmek, onları barındırmak, yedirip içirmek, onlara eziyet etmemek, İslam’ın öğretileriyle uyumludur. Hayvanlara eziyet etmek, onları aç bırakmak ya da zarar vermek, büyük bir günahtır.
Bir hadisinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:
“Bir kadına, bir kediye eziyet ettiği için ceza verildi. O kadının yaptığı şey, Allah katında kötü bir işti.” (Buhari)
Bu hadis, hayvanlara dahi saygı gösterilmesi gerektiğini ve onlara karşı merhametli olunması gerektiğini açıkça belirtir.
2. Hayvanların Yaşam Hakkı:
İslam, hayvanların da yaşam hakkına sahip olduğunu ve onların öldürülmesinin ya da zarar görmesinin ancak haklı sebeplerle olabileceğini ifade eder. Örneğin, bir hayvanın etinden faydalanmak için önce Allah’ın adı anılmalı, bu tür işlemler de mümkün olduğunca acısız bir şekilde yapılmalıdır.
Doğaya ve Tüm Canlılara Karşı Merhamet:
İslam, sadece evcil hayvanlarla değil, tüm doğadaki canlılarla da ilgilenir. İnsanlar, doğayı ve içinde yaşayan tüm canlıları Allah’ın emaneti olarak kabul ederler. Doğanın korunması, ağaçların kesilmemesi, su kaynaklarının israf edilmemesi gibi öğretiler, doğaya karşı duyulan merhametin bir göstergesidir.
“İnsanlar için yeryüzünde fayda sağlamak, Allah’ın nimetlerine şükretmenin bir yoludur.” (İbrahim, 34)
Bu, çevreye ve doğaya saygı gösterilmesi gerektiğini anlatan bir ayettir. İnsanlar, doğayı tahrip etmemeli, denizleri, ormanları ve hayvanları koruma sorumluluğunu taşımalıdır.
İslam’da Merhametli Olmak:
İslam’ın genel öğretisi, merhametin sadece insana yönelik değil, tüm varlıklara karşı olmasını öngörür. Bir Müslüman, yalnızca insanlara değil, doğaya, hayvanlara ve tüm canlılara karşı da merhametli olmalıdır. İslam, insanın kendisini ve çevresini korumasını, doğaya zarar vermemesini ve her canlıya saygı göstermesini öğütler.
Merhamet, İslam’da çok geniş bir anlam taşır; bu, sadece acıma duygusunu değil, aynı zamanda sabrı, anlayışı, fedakarlığı ve yardımseverliği de içerir. Peygamber Efendimiz’in hayatı, her türlü canlıya karşı nasıl merhametli olunması gerektiğine dair en güzel örnekleri sunar.
Sonuç:
İslam, insanın doğaya ve canlılara karşı merhametli olmasını, onları korumasını ve onların haklarına saygı göstermesini öğütler. Hayvanlara ve doğaya karşı duyulan merhamet, sadece dini bir yükümlülük değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluktur. Müslümanlar, bu sorumluluğu yerine getirerek, hem dünyada hem de ahirette Allah’ın rızasını kazanmayı amaçlamalıdır.