Paylaş
Her övgü riya mıdır ?
Question
Dünyevi işler veya dolaylı yoldan ibadet olan şeylerde gösteriş riyaya girer mi ?
Karşı cinse elimizde olmadan yaptığımız gösteriş riya hükmünde midir?
Bazen elmizde olmadan gösterişe düşüyoruz örneğin ben bir erkeğim kızların bana baktığını fark ettiğimde gösteriş yapmaktayım bunu engellemeye çalışsamda olmuyor bu fıtrattan gelen bir şey mi ve bu karşı cinse elmizde olmadan yaptığımız gösteriş riya hükmünde midir?
CEVAP:
1. Her övgü riya mıdır?
Hayır, her övgü riya değildir.
Eğer bir kimse yaptığı güzel ameli Allah rızası için yapıyorsa ve insanlar da onu övüyorsa, bu riya olmaz.
Hatta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Bu, müminin peşin müjdesidir.”
(Müslim, Birr 166)
Yani insan Allah için bir iş yapar, insanlar da onu övdüğünde bu onun Allah katındaki kabulünün işaretidir.
Ama kişi insanların övmesini amaç edinirse, yaptığı işin sevabı kaybolur ve riya olur.
2. Dünyevi işler veya dolaylı ibadetlerde gösteriş riya olur mu?
Riya, ibadetlerde niyetin Allah’tan başkasına yönelmesi demektir. Dünya işlerinde ise durum farklıdır:
Eğer dünyevi bir iş tamamen dünyevi amaçla yapılırsa (örneğin güzel giyinmek, meslek hayatında başarılı olmak), bu riya sayılmaz.
Ama ibadetle bağlantılı bir işte (örneğin sadaka vermek, namaz kılmak, Kur’an okumak) insanlara gösteriş yaparsa bu riya olur.
3. Karşı cinse farkında olmadan yapılan gösteriş riya hükmünde midir?
Burada iki ayrı mesele var:
İbadet niyetiyle değil, beğenilme arzusu ile yapılan bir davranış riya değil, teşhir/gösteriş ve süslenme niyetidir. Bu daha çok nefsin arzusu ve fıtrî duygular ile ilgilidir.
Ancak ibadet esnasında (mesela güzel Kur’an okumak, sadaka vermek, camide davranış sergilemek) karşı cinsin görmesini hedeflerse bu riya olur.
4. Elimizde olmadan karşı cinse gösteriş yapmak fıtrattan mı?
Evet, bu daha çok fıtrî bir yöneliş. Erkekte kadına, kadında erkeğe karşı bir cazibe vardır. Bu, insanın imtihanıdır. Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Kadınlara, oğullara, yüklerle altın ve gümüşe, salma atlara, davarlara ve ekinlere karşı duyulan şiddetli arzu, insanlara süslü gösterildi…”
(Âl-i İmrân, 3/14)
Yani karşı cinse dikkat çekme isteği insanda tabii olarak vardır. Fakat insan bunun peşinden gider, isteyerek beslerse günaha dönüşür. Eğer istem dışı bir şekilde oluyor, kişi engellemeye çalışıyor ve bundan rahatsız oluyorsa, Allah katında sorumluluk hafifler.
Özetle:
Her övgü riya değildir, Allah için yapılan amel övgüyle değer kaybetmez.
Dünyevi işler riya sayılmaz, ama ibadetlerde niyetin bozulması riya olur.
Karşı cinse farkında olmadan yapılan gösteriş riya değil, fıtrî bir yöneliştir; fakat kişi bunu bilinçli olarak beslerse günaha dönüşebilir.
Elinden gelince niyeti düzeltmek, kalben “Ben Allah içinim” demek, riya kapısını kapatır.
BENZER KONULAR:
- Gösterişi sevmek kibir mi ?
- Hz. Muhammed (s.a.v.) ve ailesi, israf ve Gösterişten niçin kaçınmıştır?
- Gösteriş için namaz kılmak günah mı?
- Gösterişte bulunmanın günahı nedir
- Gösteri veya Gösteriş İbadet disinda caiz midir
- Tümünü görüntüle.
RİYA HAKKINDA KONULARIMIZ:
Answers ( 2 )
Bir işin veya bir ibadetin riyaya girmesi demek karşı taraftan bir şeyler beklemek demektir.
Her ibadet riyaya girmez. Mesela bizler sadece Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için tasadduk ederiz. Fakire veya ihtiyaç sahibine yardım da bulunuruz. Fakat bu olayı çeşitli yönlere ve taraflara çekip; insanlar ne kadar cömert desinler diye biz fakire veya ihtiyaç sahibine yardım da bulunuyor isek bu riyadır işte. Allah muhafaza bu yapılan işte herhangi bir hayır yoktur. Bu yardımdan elde edeceğimiz şey ise, dünyada insanların ne kadar cömert dedikleridir.
Kısaca cevap vermek gerekirse, her övgü riya değildir. Riyanın tanımı ve sınırları, özellikle dünyevi işlerde biraz daha karmaşıktır.
Öncelikle temel kavramları netleştirelim:
1. Riya Nedir?
Riya, bir ibadeti veya iyiliği Allah rızası için değil, insanların beğenisini kazanmak, gösteriş yapmak için yapmaktır. Amacın Allah’tan çok insanlara yönelik olmasıdır. Bu, “gizli şirk” olarak da tanımlanır çünkü amel görünüşte Allah’a yapılsa da niyet başkasınadır.
2. Safi Övgü (Medih) Nedir?
İçten, samimi, hak edilen bir kişiyi veya eseri, bir çıkar beklentisi olmadan, sadece takdir etmek amacıyla övmektir. Bu, normal ve hatta teşvik edilen bir davranıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de sahabeleri hak ettikleri zaman övmüştür.
“Her Övgü Riya mıdır?” Sorusunun Detaylı Cevabı:
Hayır, değildir. Aradaki fark niyettir.
Riya olan övgü: Birine övgü yağdırarak ondan bir menfaat ummak, onun gözüne girmeye çalışmak veya başkalarına “Ne iyi biriyim, takdir ediyorum” mesajı vermek için yapılırsa riyadır.
SamiMî övgü: Yapılan bir iyiliğe, güzel bir davranışa, değerli bir esere karşılık, sadece Allah’ın yarattığı bu güzelliği takdir etmek ve teşekkür etmek amacıyla, içten geldiği gibi övmektir. Bu, insani ve ahlaki bir davranıştır.
Örnek:
Bir ressamın tablosunu görüp, “Allah’ın sana verdiği bu yetenek harika, emeğine sağlık” demek → Samimi övgü.
Aynı tabloyu, ressamı kendi işinizde size yardım etmeye ikna etmek için abartılı bir şekilde övmek → Riyaya kaçabilir.
Dünyevi İşlerde veya Dolaylı İbadetlerde Gösteriş (Riya)
Bu kısım daha da kritiktir. İslam’da sadece namaz, oruç gibi belirli ibadetler değil, Allah rızası için yapılan her güzel iş (helal kazanç, aileye bakmak, insanlara faydalı olmak) bir nevi ibadet değeri taşır. Buradaki riya sınırı şöyledir:
A) Doğrudan Dünyevi İşler (Helal Kazanç, Meslek):
Riya Sayılmaz: Bir terzi olarak elbisenizi güzel dikmek, bir mühendis olarak sağlam bina yapmak, bir doktor olarak hastayı iyi tedavi etmek… Bunları mesleki beceri ve dürüstlük gereği yapmak riya değildir. Zaten bu işin doğasında vardır. Hatta bu niyetle yapıldığında, helal rızık kazanmak da bir ibadet haline gelir.
Riya Sayılabilen Durum: Aynı terzinin, sırf müşteriler “ne mükemmel dikiyor” desinler diye, normalde yapmayacağı kadar süsleme yapması ve asıl amacın iyi bir iş çıkarmak değil, gösteriş yapmak olması. Burada niyet bozulmuştur.
B) Dolaylı İbadetler (Sosyal İlişkiler, Ahlaki Davranışlar):
Riya Sayılmaz: Güler yüzlü olmak, insanlara yardım etmek, doğru sözlü olmak, temiz giyinmek… Bunlar İslam ahlakının ve toplumsal düzenin gereği olarak yapılıyorsa riya değildir. Zaten Müslüman’dan beklenen davranışlardır.
Riya Sayılabilen Durum: İnsanlar “ne kadar iyi biri” desinler diye, normalde yapmayacağı yardımları gösterişle yapmak; sırf cami cemaati görsün diye normalde takmadığı takkeyi takmak. Yine burada niyet, Allah rızası yerine insanların övgüsüne kaymıştır.
Önemli Bir İnce Ayrım: “Gösterişe Düşme Korkusuyla İyiliği Terk Etmemek”
Alimler, “Acaba riyaya girer miyim?” korkusuyla iyilik yapmaktan, güzel amel işlemekten vazgeçmenin de bir şeytan tuzağı olduğunu söylerler. Önemli olan, niyeti sürekli kontrol etmek ve düzeltmektir.
Pratik Bir Yol:
Bir iyilik yaparken veya bir övgüde bulunurken kendinize şu soruyu sorun:
“Eğer bu işi hiç kimse görmeseydi, yine yapar mıydım?” veya “Bu sözü, övdüğüm kişi duymasa da söyler miydim?“
Cevabınız “Evet” ise, bu samimiyetin göstergesidir. “Hayır” ise, niyetinizi gözden geçirmeniz gerekir.
Sonuç
Her övgü riya değildir. Samimi, hak edilmiş ve çıkar gütmeyen övgü güzeldir.
Dünyevi işlerde riya, o işin gereği olan şeyleri yapmakta değil, niyeti sırf gösterişe çevirmektedir.
Dolaylı ibadetlerde asıl olan, onları İslam’ın bir emri ve Müslüman karakterinin gereği olarak yapmaktır. Niyet Allah rızası olduğu sürece, insanların görmesi riya sayılmaz.
En önemli nokta niyettir. Niyetleri sık sık gözden geçirip, ihlası (samimiyeti) korumaya çalışmak esastır.
Allah (c.c.) amellerimizin gizlisini ve açığını en iyi bilendir. Bizden düşünmemiz istenen, sürekli bir öz eleştiri ve niyet muhasebesi içinde olmaktır.