Paylaş
Hanefi Mezhebine Göre Dava
Question
DAVA
S.1. Dava nedir?
C.1. Dava sözlükte, iddia edilen şey demektir. Istılahta, Başkasında bulunan nesneyi veya borcu kendine izafe etmek ya da bir hakta başka bir kişiden daha öncelikli olduğunu iddia etmektir.
Davacı. Bıraktığı takdirde, mücadeleye zorlanamayan kişidir.
Davalı. Zorlanan kişidir.
S.2. Dava ne zaman kabul edilir?
C.2. Müddeti, cinsi ve miktarı malum olan bir şeyi zikretmeden, davası kabul olunmaz. Şikayet mevzusu olan şey davalının elinde bir nesne ise, davalı onu hazır bulundurmaya zorlanır ki, davacı davanın yürütülmesi bakımından ona işaret ederek gösterebilsin, nesne hazır bu olunmadigi takdirde, kıymetini zikretmelidir. Dava mevzusu bir tarlaysa hudutlarını zikretmeli, davalının elinde bulunduğunu ve davalıdan iste digini açıklamalıdır. Dava konusu zimmette olan bir hakkı ise, istediğini zikretmelidir.
Dava sahih olunduğunda hakim, davalıdan bu hakkın kendisinde olup olmadığını sorar, davalı kendisinde olduğunu itiraf ederse, o hakla davalının aleyhine hükmeder.
Davalı inkâr ettiği takdirde, hakim davacıdan tanık ister, gösterebilirse, davacınin lehine hüküm verir. Tanık göstermekten aciz olup has min yemin etmesini talep ederse, davalı yemine çağrılır. Davacı tanığı olmasına rağmen davalının yemin etmesini isterse, Ebu Hanife’ye göre, davalı yemin ettirilmez.
S.3. Yemin reddedilebilir mi?
C3. Davacının yemin talebi reddedilmez. Mali elinde bulunduranın, mutlak mülkiyet davasında tanığı kabul edilmez.
S.4. Yeminden men olmanın hükmü nedir?
C.4. Davalı yeminden men olursa, aleyhinde hüküm verilir ve dava edilen şeyi öder.
Hakim, üç defa yemin teklifinde bulunup, yemin edersen kurtulur sun, etmezsen dava olunan şeyle aleyhine hükmedilir, der.
Üç defa bu teklifi yaptığı halde davalı süküt edip yemin etmezse, yeminden kaçtığı için, aleyhinde hüküm verir.
S.5. Hangi davada münkire yemin teklif edilmez?
C.5. Dava nikâh davası ise, Ebu Hanife’ye göre, inkâr davet edilmez.
Nikah, ricat, ganimet, ile, kölelik, ammü’l-veletlik, velå ve hadislerde davalı inkår ederse, yemin ettirilmez. Muhammed ve Ebu Yusuf’a göre, hadler hariç, diger konularda yemin eder.
S.6. Mülkiyette münakaşanın hükmü nedir?
C.6. İki kişi, başkasının elinde bulunan bir nesneyi kendisine ait ol. duğunu iddia edip, tanık gösterirse, kadı Ikisinin lehine ortaklaşa hükmeder
Ikisi bir kadının nikahlı olduğunu dava edip delil getirirse, hakim bu delillerle hükmetmez, kadının birisini tasdik etmesine başvurur.
İki kişi bir köleyi satın aldığını iddia eder ve tanik gösterirse, her ikisi de muhayyerdir, dilerse kölenin yan fiyatını verip yansına sahip olur, dilerse terk eder.
Hakim ikisine ortaklaşa hükmettiğinde, birisi istemezse, diğeri kölenin tümünü kabul etmeye zorlanamaz. İkisi de bir tarih zikrederse, hangisinin tarihi daha önce ise, onun lehine hükmedilir.
Biri satın aldığını diğeri kendisine hibe edildiğini iddia edip, tanık gösterirse, fakat hiç biri tarih belirtemezse, satin alanın lehine hükmetmek daha uygun olur. Biri satın aldığını, bir kadın da mihri olduğunu
iddia ederse, eşit olurlar. Birisi malin kendisine rehin verildiğini ve kabzettiğini, diğeri de kendisine hibe edildiğini ve kabzettiğini iddia ederse, rehin aldığını söyleyenin lehine hükmetmek daha evlädır.
İki yabancı, birisinin elindeki gayri menkulün kendilerine ait olduguna dair tanık gösterme ve tarih belirtirlerse, en uzak tarihi zikredenin lehine hükmedilir.
Ikisi aynı adamdan satın aldığını iddia edip, satın alma tarihlerine dair delil getirirse, birinci tarih sahibi daha evlâdır. Birbirilerinden satın aldığını iddia edip her ikisi de tarih zikrederse, eşit olurlar.
Yabancı, tarihli olan bir gayrimenkulün kendisine ait olduğunu delil le ispatlarsa, aynı gayrimenkulü elinde bulunduran daha eski bir tarihten beri elinde oldugunu ispat ederse, mülkü elinde bulunduran daha evlādır.
Yabancı ve malı elinde bulunduran, her birisi dogan hayvanın yanın da dogurduğunu delille ispatlarsa, mali elinde bulunduran daha evlãdır. Sadece bir defa dokunan elbisenin dokuması konusunda yapılan iddiada da aynı şekilde hüküm verilir.
Mülk edinmenin tekerrür etmeyen her sebebinde hüküm boyledir.
Yabancı biri, mülkün kendisine ait olduğunun tanikla ispat ettiğinde, malı elinde bulunduran da ondan satın aldigina delil getirirse, elinde bulundurana vermek daha evladır.
Her birisi bir başkasından satın aldığına dair delil getirir ve tarih belirtmezse, iki delil de düşer.
Birisi iki şahit, digeri dört şahit gösterirse, bir fark olmaz.
Birisi, başkasında kısas hakkının olduğuna dava açıp, davalı da inkâr ederse, davalıdan yemin etmesi istenir, ölüm davası dışında, yemin etmekten men olursa, aleyhine kısas hükmü verilir, ölüm davasında yemin etmekten men olursa itiraf veya yemin edinceye kadar hapsedilir.
Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, her iki durumda da diyet cezası verir.
Davacı, tanıgının hazır bulunduğunu söylerse, davalıdan, yerine üç günlük bir kefil vermesi istenir, kefil verirse verir, vermezse davacı kendisini takip etmekle emredilir. Ancak yolcu ise, takip müddeti kadının meclisinden kalkıncaya kadardır.
Davalı, bu malı burada bulunmayan falan adam bana emanet veya rehin bıraktı veya ondan gasp ettim der ve tanık gösterirse, dava biter, satın aldığını söylerse, devam eder.
Davacı, bu mal benden çalınmıştır iddiasında bulunup tanık gösterirse, elinde bulunan kişi, bana falan adam emanet bırakmıştı derse ve delil gösterirse husumeti defetmez.
Davacı, falan adamdan satın aldım, davalı da falan adam bana emanet bıraktı derse, husumet delilsiz ortadan kalkar.
S.7. Davada nasıl yemin edilir?
C.7. Yemin, Allah’ın adıyla yapılır, başka bir şeyle olmaz, Allah’ın sifatların eklemekle tekit edilir.
Talakla ve köle azat etmekle yemin edilmez. Yahudi, Musa’ya (a.s) Tevrat indiren Allah’a, Hıristiyan, Isa’ya (a.s) Incıl indiren Allah’a ve Mecusi, ateşi yaratan Allah’a yemin ederim şeklinde yemin eder. Mabetlerinde yemin ettirilmez. Müslüman’a, zamanla ve mekänla galiz (ağır) yemin ettirmek vacip değildir.
Birisinden kölesini bin liraya satın aldigini iddia edip, karşıdaki inkar ederse, aralannda herhangi bir alışveriş olmadığına yemin ederler, ben satmadım şeklinde yemin olmaz. Gasp davasında, Allah’a yemin ederim sana geri verilmesine mustahak degilsin seklinde yemin eder, Allah’a yemin ederim ben gasp etmedim demez.
Nikah davasında, inkär eden, aramızda halen mevcut bir nikah yoktur şeklinde yemin eder. Boşanma davasında yemin, kadının dedigi gibi bu saatte benden boş değildir, şeklinde olur, boşanmadım diye yemin etmez.
S.8. Niza davalarının hükmü nedir?
C.8. Bir kişinin elinde bulunan bir evin bütününü birisi, yarısını başka birisi iddia eder ve her ikisi de tanık gösterirse, Ebu Hanife’ye göre, hepsini iddia edene dörtte üç yarısını iddia edene dörtte bir pay verilir. Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, aralarında üçlü olarak taksim edilir. Ev ikisinin elinde ise, hepsini iddia edene, yansı hükümle, yansı da hüküm- süs olarak hepsi verilir.
Ikisi bir hayvan hakkında münazara edip, yanında dogduguna dair delil getirir ve tarih belirtirse, hayvanın yaşı da iki tarihten birisine uyuyorsa, o tarihin sahibine vermek daha evladır.
Eger ispati zor olursa, her ikisinin arasında eşit olarak kalır.
Birisinin bindigi, digerinin dizginini tuttugu bir hayvan için münazaa ederlerse, binene verilmesi daha evlädır. Aynı şekilde birisinin yükü yüklü bir deve hakkında münazara ederlerse, yük sahibine vermek evlidir. Biri giyinmiş, digeri yenini tutmuş olduğu bir iç gömlek hakkındaki davada giyene vermek daha uygundur.
S.9. Alış-veriş davalarının hükmû nedir?
C.9. Alışverişte iki taraf ihtilafa düşüp, alan bir fiyat, satan daha fazlasını iddia ederse veya satan satilan malın bir kısmını ikrar edip, müşteri daha fazlasını iddia eder ve birisi delil getirirse, delili olana hükmedilir.
Her iki taraf ta delil getirirse, fazla miktarı ispat eden delil daha evladır.
Her iki tarafın elinde delil olmadığı takdirde alıcı, ya satanın iddia ettiği fiyatla alır ya da alış-veriş feshedilir. Satış da müşterinin iddia ettiği malı teslim eder, aksi takdirde alışveriş iptal olur.
Bu takdirde taraflar davayı kabul etmezse, håkim iki taraft digerin davası batildir şeklinde, müşteriden başlayarak yemin ettirir, taraflar ye. min ederse, hakim aralarındaki alış-verişi fesheder. Taraflardan birisi yeminden men olursa dava onun aleyhinde tecelli eder.
Müddet hakkında veya muhayyerlik şartı yahut fiyatın bir kısmını almaktan ihtilafa düşerlerse, aralarında yemin olmaz, yeminiyle birlikte muhayyerlik ve zamanı inkâr edenin sözü kabul edilir.
Satılan mal telef olduktan sonra ihtilafa düşerlerse, Ebu Hanife ve Ebu Yusuf’a göre, yemin ettirmek yoktur ve hüküm müşterinin sözden göre verilir.
Muhammed’e göre, yemin ederler ve telef olan malın kıymeti üzerinde alışveriş feshedilir.
Iki köleden birisi telef olunduktan sonra fiyatında ihtilafa düşerlerse Ebu Hanife’ye göre, iki tarafın da yemin etmesi gerekmez. Ancak, satici telef olan kölenin pahasından vazgeçerse yemin olur. Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, her iki taraf ta yemin edip, dirinin kendisinde ve ölünün kıymetinde alışveriş feshedilir.
S.10. Nikâh davalarının hükmü nedir?
C.10. Kan, koca mihr hakkında ihtilafa düştüğünde, koca bin lira mihr mukabilinde evlendiğini, kadın da iki bin iddiasında bulunursa, iki eşten hangisi tanık gösterirse, tanığı kabul edilir, ikisi de delil getirirse, kadının delili kabul edilir, iki tarafin delili yoksa Ebu Hanife’ye göre, iki taraf da yemin eder ve nikäh feshedilmez, fakat mehri misil ile hüküm edilir. Mehri misil, kocanın iddiası kadar veya daha az ise, kocanın sözü kabul edilir, kadının iddia ettiği miktarla eşit veya daha fazla ise, kadının iddiasıyla hükmedilir, kocanın iddiasında fazla ve kadının iddiasında az ise, kadına mehri misil verilir.
S.11. Kira davalarının hükmü nedir?
C.11. Icar müddeti bitmezden evvel ihtilafa düşerlerse, her birisi (dogru okluğuna dair) yemin eder ve birbirine malını geri verirler.
Müddet bittikten sonra ihtiläfa düşerlerse, yemin etmezler, kiracinın sözü kabul edilir.
Müddetin bir kısmından istifade ettikten sonra ihtiláfa düşerlerse, yemin ederler, geri kalan kısımda akit feshedilir ve geçmiş hakkında kiracının sözü makbul edilir.
S.12. Mükatebet davalarının hükmü nedir?
C.12. Mevla ile mükateb kölesi, kitabet malinın miktarında ihtilafa düştüklerinde Ebu Hanife’ye göre, yemin etmezler, Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, yemin ederler ve kitabet akdi bozulur,
S.13. Karı koca ev eşyalarında ihtilaf ederlerse kime verilir? C 13. Koca ile karısı, ev eşyaları hakkında ihtilafa düştüklerinde erkeklere elverişli olan eşya erkeğin, kadına yakışır eşya kadınındır, her İkisinin de kullanabileceği mal erkegindir.
Eşlerden birisi öldüğünde, ölenin varisleri diğeri ile ihtilafa düşerse, her ikisine uygun olan mal, sag kalana aittir. Ebu Yusuf’a göre, kadınlara çeyiz yapılan nesnelerin benzeri kadına verilir, geri kalan kocaya verilir.
S.14. Nesebe davalarının hükmü nedir?
C.14. Kişi, bir cariyeyi sattığında cariye doğursa ve satan adam çogun kendisine ait olduğunu iddia ederse, satiş gününden itibaren altı aydan az bir müddet zarfında doğurmuşsa, çocuk satanın çocuğu, annesi ümmü’l-veledi olur ve akit feshedilir, para sahibine geri verilir. Satıcının birlikte veya daha sonra alıcı da çocuğun kendisine ait olduğunu iddia ederse, satıcının davası daha uygundur, altı aydan fazla bir müddette dogurursa, satıcının davası, ancak alıcı tasdik ederse, kabul edilir.
Çocuk öldüğü halde, satıcı kendisine ait olduğunu iddia ederse ve annesi çocuğu altı aydan az bir müddet zarfında doğurmuş ise, annesi hakkında ümmü’l-veletlik sabit olmaz.
Anne ölüp, satıcı çocuğun kendisine ait olduğunu iddia eder ve altı aydan daha az bir müddete doğmuşsa, çocuğun soyu sabit olur ve satıcı teslim alır. Ancak Ebu Hanife’ye göre, aldığı paranın tümünü geri verir. Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre, çocuğun hissesine düşen parayı geri verir, ölü annenin hissesine düşen para geri verilmez.
Ikizlerden birisinin soyunu iddia edene, diğeri de nispet edilir. Allah daha iyi bilir.
Kolay Hanefi Fıkhı Soru Cevaplı
İtisam Yayınları
BENZER KONULAR:
- Vakar nedir? İslamda Vakar Kavramı
- Menkıbe nedir, islamda menkıbe ve örnekleri
- İslamda Hadım etmek nedir? Hadım olmak caiz mi?
- İslamda Zelle Nedir?
- İslamda Cinsiyet değiştirmenin hükmü nedir?
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.
Answer ( 1 )
Hanefi mezhebine göre dava, İslam hukukunun en yaygın mezheplerinden birine dayalı davaların yürütülmesi ile ilgilidir. Hanefi mezhebi, Osmanlı İmparatorluğu’nda en çok takip edilen mezhep olmuştur ve bu sebeple pek çok hukukî meselede Hanefi fıkhı dikkate alınır.
Hanefi mezhebine göre dava açarken ve davayı sürdürürken bazı temel ilkeler bulunmaktadır. İşte bunlardan bazıları:
Dava Açma: Dava açan kişi, hakkını almak için hukuki bir talepte bulunabilir. Hanefi mezhebine göre, bir kişi hakkını kaybettiğini düşünüyorsa, bunu bir mahkeme önünde dile getirebilir. Ancak, her tür dava için geçerli olan bir zaman aşımı süresi vardır.
Şahitler: Hanefi hukukunda şahitlik, davanın önemli bir unsurudur. Dava açan kişinin, iddiasını ispat etmek için güvenilir şahitlere ihtiyacı vardır. Şahitlerin doğru ve dürüst olmaları gerekir.
Delil: Hanefi mezhebine göre, bir davada delil, davacının iddiasını destekleyen en önemli unsurdur. Deliller arasında sözlü beyanlar, yazılı belgeler, şahitlik ve diğer fiziksel kanıtlar olabilir.
Davaların Çözülmesi: Hanefi mezhebine göre, davalar çoğunlukla mahkemelerde çözülür, ancak arabuluculuk ve uzlaşma gibi alternatif çözüm yöntemleri de mevcuttur. Mahkeme kararları, tarafların haklarını korumak amacıyla en adil şekilde verilmelidir.
Geri Alınan Dava: Hanefi hukukunda, davanın geri alınması mümkündür. Davacı, davayı açtıktan sonra bir sebeple davayı geri çekebilir.
Fazla İstekler: Bir davada, fazla bir talepte bulunulmaz. Hanefi fıkhına göre, kişi sadece hakkı olanı talep edebilir, fazlasını istemek yanlış olur.
Hanefi mezhebi, İslam hukuku çerçevesinde oldukça esnek ve uygulanabilir bir sistem sunduğundan, birçok pratik durumda geçerlidir. Ancak her dava, durumuna göre farklılık gösterebilir, bu yüzden İslam hukukuna başvurarak çözüm arayan kişilerin bir uzmandan ya da hakemden yardım alması genellikle tavsiye edilir.