Share
Fıkıhta su çeşitleri
Question
Fıkıhta Suların Çeşitleri ve Suların Hükmü

Bu sebepten pislikten kurtulmak için kullanılacak suların hükümlerini bilmek gerekir.
Sular, “Mut!ak sular” ve “Mukayyed sular” olmak üzere iki kısma ayrılmıştır.
Mutlak Sular
Su denilince hatıra hemen yaratılışlarındaki vasif üzerine duran sular gelir. Bunlara “Mutlak sular” denir. Bu su en önemli temizleyi cidir.
Mutlak temizlik, mutlak olan su ile câizdir, cünüplük ile âdet ve nifas halleri, her çeşit pislik, temiz mutlak sularla giderilir.
Bu sulardan bulunmayınca, “Hades” hallerinde teyemmün yapılır.
Şu sular, mutlak sulardır:
– Yağmur suları,
Deniz sular,
– Nehir suları,
– Kuyu suları,
– Kar suyu,
– Dolu suyu,
– Kaynak suları.!
Mutlak sular çeşitlidir.
Temiz ve Temizleyici Sular
Uç vasfi; rengi, tadı, kokusu bozulmamış ve kendisinde keraheti gerektiren bir şey bulunmamış olan herhangi bir mutlak su, temiz ve temizleyicidir. Bu su hem içilir, hem yemeklerde kullanılır, hem de onunla her türlü temizlik yapılır. -Radyasyonlu su renksiz, tadsız ve kokusuz olmakla beraber zararlıdır. Klorlu su, kokusuna rağmen temizdir. Burada kastedilen suyun doğal özelliğidir.
Temiz, Temizleyici Fakat Mekruh Sular
Kedi gibi evcil bir hayvanın veya doğan, atmaca gibi yırtıcı bir ku şun ya da fare gibi hayvanların artığı olan sulardır. Bunlar temizdir, temizleyicidir. Ancak başka su varken bunları kullanmak mekruh tur.2
Temiz, Fakat Temizleyici Olmayan Sular
Bunlar, bir hades-i-hükmi gidermek için insanın bedeninde iba det maksadı ile kullanılan sulardır. Temiz oldukları halde temizleyici değildirler. Bu sulara ma-i müstamel -kullanılmış su- denir. Böyle
abdest ve gusül için kullanılmış olan sularla, maddi pislikler gide rilse de bu sular bir daha abdest ve gusülde kullanılmaz. Ama vü- cudda kullanırken etrafa sıçrayan sular, sıçradığı yerleri pisletmez, çünkü suyun kendisi temizdir.
Temiz Olmayan Sular
İçine pislik düştüğü kesin olarak veya fazla bir zan ile bilinen az miktardaki sulardır. Hanefilere göre az, alan olarak yaklaşık 50 m2’den -100 arşından- eksik olan yerdir. Necâsetin eseri görülmese de o su pistir.2 Yüzölçümü yaklaşık 50 m² ve daha fazla olan sulara -bunlar büyük su hükmündedir- pislik düşünce, o suyun üç vasfından biri; tadı, kokusu, rengi değişirse o zaman bu büyük su da pis olur. Fakihlerin çoğunluğuna göre pislenmiş sudan yararlanılmaz, tahârette veya başka bir şeyde kullanılmaz. Hayvan veya ekin sula mada ya da susuzluk gibi bir zarûret hâlinde kullanılır.
Şüpheli Sular
– Bunlar merkep ve katırın artığı sulardır. Bu tür sular temiz ise de abdest ve gusül için kullanılıp, kullanılmayacağı şüphelidir.
– Artık, ıstılahta içildikten sonra kap veya havuzda geriye kalan su mânâsına gelir. Daha sonra yemek artığı için de kullanılmıştır.
Mukayyed Sular
Mukayyed sular, yabancı bir maddenin mutlak suya karışmaları ile asıl vasıflarından çıkan ve özel bir isim alan sulardır. Gül suları, üzüm suları, et suları gibi…
Mukayyed sularla abdest ve gusül alınmaz.
kadın kaleminden kadın ilmihali
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
İslam hukukunda (fıkıh), su, saflığına ve çeşitli amaçlara uygunluğuna göre farklı kategorilere ayrılır. Suyun fıkıh tasnifleri şunlardır:
Fıkıhta suyun özel kriterleri ve sınıflandırmalarının farklı İslami hukuk ekolleri (mezhepler) ve alimler arasında değişebileceğini not etmek önemlidir. Bu nedenle su ile ilgili yorum ve hükümler farklı fıkıh geleneklerinde biraz farklılık gösterebilir.
Fıkıhta suyun çeşitleri, İslam hukukunda suyun kullanımını ve sahipliğini düzenleyen önemli bir konudur. Su, İslam’da çok değerli bir kaynak olarak kabul edilir ve farklı türleri belirli kurallara tabidir. Fıkıh kitaplarında su, genellikle üç ana kategoriye ayrılır: hayatî su, kullanılabilir su ve faydalı olmayan su. Bu çeşitler, suyun kullanılabilirliği, sahibinin kimliği ve dini hükümlere göre farklılıklar gösterir.
1. Hayatî Su (Hayat Su)
Bu tür su, yaşam için gerekli ve temel olan sudur. Hayatî su, insanların içmesi, abdest alması, temizlik yapması gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılan sudur. Bu suyun hükümleri, diğer su türlerinden farklıdır ve genellikle şu şekilde sınıflandırılabilir:
Nehrin suyu (Irmak suyu): Kamuya ait ve tüm insanların kullanabileceği, üzerinde herhangi bir özel sahiplik iddiası bulunmayan su.
Deniz suyu: Genel olarak, deniz suyu da kullanıma sunulmuş ve yaşam için gerekli olan su sayılabilir. Bununla birlikte deniz suyu, içilmesi yerine genellikle temizlenme amacıyla kullanılır.
Yağmur suyu: Halkın genelde ulaşabileceği bir su kaynağı olup, Allah’ın inayeti ile yağar. İnsanlar bu suyu içmek, abdest almak ve temizlik için kullanabilirler.
2. Kullanılabilir Su (Müslümanlar Arasında Paylaşılan Su)
Kullanılabilir su, insanların faydalanabileceği, bir kaynağa sahip olunan ve insanların kullanmaya yönelik olarak paylaşılabilen sudur. Fıkıhta buna da “ortak su” denir. Bu kategoriye giren suyu kullanmak belirli kurallara bağlıdır.
Özel su kaynakları: Örneğin bir kuyudan alınan su. Kuyular genellikle belirli bir kişinin mülkiyetindedir, ancak yine de komşularının kullanmasına olanak sağlayabilir.
Havuz suyu: İnsanlar bir havuz yaparak o havuzda su biriktirirler. Bu su, ortaklaşa kullanılan su kaynaklarından biri olabilir.
3. Faydalı Olmayan Su (Noksan Su)
Faydalı olmayan su, yaşam için gerekli olmayan ve çoğu zaman kullanım amacı doğrultusunda faydalı olmayan sudur. Bu tür suyun hükmü, kullanım amacına göre değişebilir:
Kirli su: Bazen bu su, kullanıma uygun olmayacak kadar kirli olabilir. Ancak bu tür suyun nasıl değerlendirilmesi gerektiği, fıkıh kitaplarında detaylı şekilde açıklanır. Eğer bu su abdest veya temizlik gibi amaçlarla kullanılmazsa, değersiz olarak kabul edilir.
Birikmiş, durgun su: Zaman içinde durgunlaşan ve kirlenen su da faydalı olmayabilir.
4. Özel Hükümlere Tabi Su Türleri
Bazı su türleri, özel hükümlerle düzenlenmiştir. Bunlar, suyun kullanım biçimine veya amacına göre değişebilir.
İhtiyacı karşılamak amacıyla kullanılan su: Suyun ihtiyacı karşılamak amacıyla kullanılması, fıkıh açısından önemli bir yere sahiptir. Bu suyun miktarı ve kullanılma biçimi belirli ölçütlere göre kontrol edilir.
Bütün insanların erişimine açık olan su: Kamuya ait olan, herkesin ulaşabileceği ve kullanabileceği su (örneğin, bir nehir), İslam’da farklı bir hükme sahiptir. İnsanlar bu suyu rahatlıkla kullanabilirler, fakat ona zarar vermek veya onu kirletmek günah sayılabilir.
Suların Hükmü (Suyun Kullanımına Dair Hükümler)
Suyun Kirletilmesi (Israf): Su, İslam’da çok değerli bir kaynaktır. Su israfı ve suyu kirletmek, fıkıh açısından büyük bir günah olarak kabul edilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bir hadisinde, “Su israf edilmez, hatta nehir kenarında olsa bile” şeklinde bu konuda ikaz etmiştir.
Abdest ve Gusül İçin Su: Suyun, abdest almak ve gusül yapmak gibi dini temizlikte kullanılması, özel bir hükme tabidir. Bu suyun temiz ve sağlıklı olması gerekir. Eğer su kirliyse veya suyun içinde maddeler varsa, abdest veya gusül geçersiz olur.
Çeşitli İhtiyaçlar İçin Su Kullanımı: Suyun amacı, ihtiyaca göre değişir. Temizlik, yemek pişirme, içme, ve dini vecibelerin yerine getirilmesi gibi çeşitli amaçlar için kullanılır.
Bütün İnsanların Erişebileceği Su: İslam, tüm insanların en temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir su kaynağına sahip olmasını ister. Bu nedenle, kamuya ait su kaynakları üzerinde herhangi bir kişi özel mülkiyet hakkı iddia edemez.
Sonuç
Fıkıh, suyun kullanımı konusunda dikkatli bir düzenleme yapmıştır. Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde, suyun kullanımı ve paylaşımı önemli bir yer tutar. İslam’da suyun israf edilmesi yasaktır, fakat bu kaynağın doğru şekilde kullanılması ve korunması gerektiği vurgulanır. Her bir su çeşidinin kendi içinde özel hükümleri vardır ve bu hükümler, dini vecibelerin yerine getirilmesinden, toplumun suya erişimine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.