Allah’ın isimlerinden el Gaffur el Gaffar ne demek

Question

GAFUR

الغفور

Allah’ın isimlerinden (esma-yi hüsna) biri.

“Gafür”, “bütün günahları bağışlayan” anlamına gelir. Kur’ân-ı Kerim’de yüze yakın yerde geçen bu isim, genellikle “esirgeyen, bağışlayan, engin merhamet sahibi” anlamındaki “rahîm” ismiyle birlikte kullanılmıştır (mesela bk. el-Bakara 2/173; Al-i Imran 3/129; el-Enfâl 8/69). Allah Teâlâ’nın bu iki isminin Kur’an’da çoğu zaman birlikte kullanılması, O’nun kullarını bağışlamasının, sevginin en ileri derecesi olan rahmetinden kaynaklandığına işaret etmektedir. “Gafûr” isminin “çok seven ve çok sevilen” anlamındaki “vedud” ismiyle kullanılması da bu anlamı destekler (bk. el-Burúc 85/14). “Gafür” ismi ayrıca “acele ve kızgınlıkla hareket etmeyen” anlamındaki “halim” ve “az iyiliğe çok karşılık veren” anlamındaki “şekür” (bk, el-Mâide 5/101; el-Isra 17/44; Fâtır 35/30) gibi isimlerle de bir arada kullanılmıştır (bk. HALIM; ŞEKÜR; VEDÚD).

Allah Teâlâ’nın “gafür” ismiyle çok yakın anlamda olan “gafir” ve “gaffär” isimleri de Kur’an’da yer almaktadır. “Gäfir” ismi, tek bir âyette geçer (el-Mu’min 40/3) ve “günahkârı dünyada da âhirette de cezalandırmayan” anlamına gelir. Beş âyette geçen “gaffâr” ismi ise “daima affeden, tekrarlanan günahları bağışlayan” demektir. Aynı kökten türemiş bu üç isimden “gafür” ismi Allah’ın bağışlamasının kapsayıcılığına, “gaffår” ismi bağışlamasının sürekliliğine, “găfir” ismi ise bağışlamasının hem dünyada hem de âhirette geçerli olacağına işaret eder. Kur’an’da Allah’ın bağışlayıcılığına işaret etmek üzere bu isimlerin dışında, “bağışlayanların en iyisi” anlamındaki “hayrü’l-găfirin” (el-A’ráf 7/155), “mağfiret sahibi” anlamındaki “zů mağfira” (er-Ra’d 13/6) ve “affi bol ve geniş olan” anlamındaki “vâsiu’l- mağfira” (en-Necm 53/32) ibareleri de kullanılır (bk. MAĞFİRET).

“Gafür”, “gåfir” ve “gaffar” isimleri ortak olarak Allah Teâla’nın günahkarı bağışla makla kalmayıp onun hatalarını gizledigi ve onu insanlara karşı
mahcup etmediği anlamını da taşır. Hz. Peygamber Allah Teâla’nın günahları örten ve gizleyen (settar) olduğunu temsili olarak şöyle anlatmıştır: “Allah, ahiret gününde mümini kimsenin göremeyeceği biçimde kendisine yaklaştırır ve ona ‘Şu günahını biliyor musun, bu günahını biliyor musun?’ diye sorar. O da ‘Evet biliyorum ey rabbim’ diyerek bunları kabul eder ve artık helak olacağını düşünmeye başlar. Bunun üzerine Allah Teâlă, ‘Ben onları dünyada gizledigim gibi bugün de bağışlıyorum’ der ve bu mümine sadece yaptığı iyiliklerin ve sevapların kaydedildiği bir amel defteri verilir” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, II, 74; Buhari, “Mezâlim”, 2; Müslim, “Tevbe”, 52).

Allah Teâlâ her insanı temiz ve günahtan arınmış olarak yaratmış, ancak ona hem her an kötülük yapma ve günah işleme eğilimi hem de günah işlediğinde sonsuz bir bağışlanma fırsatı vermiştir. Kur’an-ı Kerim’de, Allah Teâlâ’nın emirlerine uygun hareket edenler, rahmetinden umut kesmeyenler, karşılık beklemeden borç verenler, sabredip güzel davranışlarda bulunanlar, kendisinden sakınanlar ve daha pek çok farklı özellikteki kimselere bağışlama vaat edilir (mesela bk. el-Bakara 2/58; el-Enfal 8/29; Hûd 11/11; ez-Zümer 39/53; et-Tegābün 64/17). Bir kutsi hadiste Hz. Peygamber Allah Teâlâ’nın şu sözünü aktarır: “Ey ademoğlu! Sen bana dua edip bağışlamamı ümit ettiğin sürece, işlediğin günah ne olursa olsun, aldırmam, affederim. Ey Âdemoğlu! Günahların gökyüzünün bulutları kadar bile olsa, sonra bana dönüp bağışlanmayı dilesen, onların çokluğuna balmam, seni affederim” (Tirmizi, “Daavât”, 98). Bunu çok iyi bilen Hz. Peygamber, kendisine namazda yapabileceği bir dua öğretmesini isteyen Hz. Ebü Bekir’e Allah’ın “gafür” ismini anarak şöyle dua etmesini tavsiye etmiştir:

اللهم إني ظلمت نفسي لما كثيرا ولا يغفر الذنوب إلا أنت فاغفر لي مغفرة من عندك وارحمني إنك أنت الغفور الرحيم

“Allahım, ben kendi kendime çok yazık (zulüm) ettim. Günahları senden başkası bağışlamaz; beni kendi katından bir af ile bağışla ve bana merhamet et. Zira sen çok bağışlayan, çok esirgeyensin” (Buhâri, “Daavät”, 17; Müslim, “Zikir”, 48).

Allah’ın engin bağışlayıcılığı Kur’ân-i Kerim’de ve hadislerde sürekli vurgulanmakla birlikte, onun günahları bağışlaması, kullarının bunu talep etmesine (istigfar) ve günahlardan pişmanlık duyup bir daha
işlememe konusunda iradelerini ortaya koymalarına (tövbe) bağlanmıştır. Ayrıca Allah’a ortak koşmak (şirk) ve kul hakkı gibi bazı büyük günahların hiç bağışlanmayacagı ya da belirli şartlarla bağışlanacağı bildirilmiştir (bk. GÜNAH; KUL HAKKI; ŞİRK; TÖVBE)

Gerçek anlamda “bagışlamak” iki taraftan daha üstün olanın karşı tarafa yönelttiği bir davranış yani bir üstünlük ifadesidir. Bu sebeple, “benzeri ve dengi bulunmayacak derecede üstün” anlamını taşıyan “aziz” ismi Kur’an-ı Kerim’in çeşitli âyetlerinde “gafúr” ve “gaffar” isimleriyle birlikte yer almıştır. Bu âyetlerden anlaşılıyor ki Allah Teâlâ aziz olduğu için, kullarını bağışlaması onlara bir lütfu olup kendisine herhangi bir yarar sağlamak ya da kendisine yönelik bir zararı engellemek amacını asla taşımaz. “Gafûr”, “gaffår” ve “gafir” isimleri, Allah’ın kullarına olan şefkat ve merhametini gösteren “rahmân”, “rahim”, “rauf” gibi pek çok isimle ve özellikle “hiçbir sorumluluk kalmayacak şekilde günahları affeden” anlamındaki afüv”, tövbeleri çok kabul eden manasındaki “tevvab” isimleriyle anlam açısından yakından irtibatlıdır. “Afüv” isminde günahı affetmenin ötesinde, günahın bütün izlerini silip yok etme boyutu da bulunmaktadır (bk. AFÜV; AZİZ; RAHMÂN; RAÛF; TEVVÂB).

Allah’ın “gafür” isminin anlamını kavrayan bir mümin, asla O’nun bağışlayıcılığından ümit kesmez. Sürekli Allah’tan günahlarının bağışlanmasını talep eden bir ruh hali içinde olur ve bir daha günah işlememe kararlılığını kazanmaya çalışır. Çünkü Allah Teälâ, “Ey günah işleyerek kendilerine yazık eden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Hiç şüphesiz, O çok bağışlayan, çok merhamet edendir” buyurmuş (ez-Zümer 39/53) ve kendisinin rahmetinden sadece sapmış kimselerin ümit keseceğini beyan etmiştir (el-Hicr 15/56). Öte yandan “gafür” isminin anlamını özümsemiş bir kişi, kendi çevresindeki insanlara karşı hoşgörülü ve affedici olması halinde Allah’ın bagışlayıcılığından daha kolay istifade edebileceğinin bilincine varır. Zira Kur’an-ı Kerim’de, hatah ve kusurlu insanlar bağışlamanın, Allah tarafından bağışlanmaya vesile olacağı belirtilmiştir (en-Nur 24/22). Hz. İbrahim’in duası, bir müminin sadece kendisi için değil, anne babası ve diğer müminler için
de Allah’tan af dilemesi gerektiğini öğretmektedir: ربنا اغفر لي ولوالدي وللمؤمنين يوم يقوم الحساب.

“Ey Rabbimiz! Hesap günü geldiğinde beni, ana babamı ve bütün müminleri bağışla!” (İbrâhîm 14/41). Allah’ın af ve mağfiretini ümit ve talep eden mümin, diğer müminlerin hata ve günahlarını araştırmak bir yana, bunların üst nü örterek başkalarına karşı mahcup olmalarını, insanlar arasında kötü bir duruma düşmelerini önlemeye çalışır. Nitekim Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Kim bir müslümanın ayıbını örter, kusurunu bağışlarsa, Allah da hem dünyada hem âhirette onun ayıplarını örter ve kusurlarını bağışlar” (Buhâri, “Mezâlim”, 3; Müslim, “Zikir”, 38).

Kaynak: İslam ansiklopedisi Diyanet

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answer ( 1 )

    0
    2025-02-19T12:35:54+03:00

    Allah’ın isimlerinden el-Gaffur ve el-Gaffar her ikisi de “çok bağışlayan” veya “çok affedici” anlamına gelir, ancak aralarındaki fark şudur:

    el-Gaffur (الغفور): Çok affeden, günahları bolca bağışlayan. Bu isim, Allah’ın, kullarının işlediği büyük veya küçük günahları affetme noktasındaki sonsuz merhametini ve rahmetini ifade eder. Allah’ın affediciliği, hiçbir günahın O’nun affetme kudretinden dışarıda kalmadığını gösterir.

    el-Gaffar (الغفار): Çokça affeden, sürekli olarak bağışlayan. Bu isim, Allah’ın affediciliğinin sürekli ve kesintisiz olduğunu vurgular. Yani, Allah her an ve her durumda kullarını affetmeye devam eder.

    Her iki isim de Allah’ın sonsuz rahmetini ve affetme gücünü anlatır, fakat el-Gaffar daha fazla ve sürekli bir affetme anlamı taşır.

Cevapla