Share
Allah’a Tevekkül
Question
Tevekkül

Tevekkül, herhangi bir işe başlarken sebeplere dayanarak, her türlü tedbiri aldıktan sonra Yüce Allah’a teslimiyet göstermek ve ona güvenmek demektir. İnsan, yaratılışı itibari ile yaratanına karşı fakir ve muhtaç kimsedir. Bundan dolayıdır ki, insan bütün işlerinde Rabbine sığınmak ve yönelmek durumundadır. Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de; “Ey insanlar! siz Allah’a muhtaçsınız. Allah ise her bakımdan sınırsız zengin olup, övülmeye hakkıyla layık olandır.”(1) buyurarak; insanın sınırsız ihtiyaçlarının olacağını ve bu ihtiyaçların karşılanmasında sığınılması gereken tek kudretin, kendisi olduğunu insana hatırlatmaktadır. Dolayısıyla insan, herhangi bir işte bütün tedbirleri aldıktan sonra ne kadar üstün meziyetli de olsa ne kadar çaba gösterse de Rabbimiz dilemedikten sonra o işin gerçekleşmesi mümkün değildir.
İnsan, hangi işle uğraşırsa uğraşsın o işi kurallarına göre yapmalı; işinde sabır, gayret göstermeli ve o işin hayırla neticelenmesi için Allah’tan yardım istemelidir. Çünkü Yüce Rabbimiz, çalışıp emek veren ve gayret gösteren kulları hakkında, Kur’an-ı Kerim’de: “İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.”(2) buyurarak çalışmayı gerekli kılmıştır. Nitekim bu ayetin mesajını destekleyen bir hadiste Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), “Sizler Allah’a gereği gibi tevekkül etseydiniz O, (sabahleyin) aç çıkıp (akşamleyin) tok olarak dönen kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı.”(3) buyurarak, sağlam bir kalple tevekkül yapılması gerektiğini bizlere hatırlatmaktadır.
Her şeyi kadere bırakarak, çalışmayı ve tedbiri elden bırakma anlayışı tevekkülle bağdaşmaz. Nitekim milli şairimiz M. Akif, bu durumu bir şirinde şöyle ifade eder:
Allah’a dayandım diye sen çıkma yataktan, Tevekkülün manası bu mu hey gidi nadan,
Çalış çalış dedikçe şeriat, çalışmadın durdun,
Onun hesabına birçok hurafe uydurdun. (4).
Bu sebeple toprağı sürüp, gerekli bakımı yaptıktan sonra onu tohumla buluşturmadan ürün beklemek, binayı sağlam bir zeminde sağlam bir şekilde inşa etmeden binanın yıkılmamasını ummak, derse ve sınava çalışmadan sınıf geçilebileceğini ve üniversitenin kazanılacağını zannetmek, çalışıp gayret sarf etmeden Allah’tan rızık beklemek tevekkül değil, hazırcılık ve sorumluluktan kaçmaktır. Bu ise dinimizin tavsiye ettiği bir davranış değildir.
Müminlerin Halifesi Hz. Ömer (r.a.), Medine’de boş gezen ve hazırcılığa alışmış bir gruba: “Siz necisiniz?” diye sorduğunda onlar: “Biz mütevekkilleriz (Allah’a teslim olanlarız.)” dediler. Bunun üzerine büyük halife: “Hayır, siz mütevekkil değil, müteekkillersiniz (hazır yiyicilersiniz). Siz yalancısınız, tohumunu yere atıp (toprağa ekip) sonra tevekkül edene mütevekkil denir.”(5) diye cevap vermiştir.
Kâinatta gökteki kuştan yerdeki böceğe kadar bütün canlılar, rızkı için çalışmaktadır. Bütün bu canlıların halifesi olan ve kâinatın en şereflisi olan insan, “Gayret bizden başarı Allah’tan; tedbir bizden takdir Allah’tandır.” ilkesini elden bırakmadan çalışmalı ve Allah’a tevekkül etmelidir.
[1] Fâtır, 35 / 15
[2] Necm, 53/ 39
[3] İbn Mace, Zühd, 14
[4] M. Akif, Safahat, S. 233, 430
[5] Tefsir-i Âlûsi, 29 / 19
[6] Ali İmran, 3 / 159
Benzer Konular:
Answers ( 3 )
İslam’da Allah’a güven (tevekkül), müminin inancının temel bir kavramı ve kilit bir yönüdür. Hayatın her alanında Allah’ın hikmetine, kudretine ve hidayetine güvenmeyi ve ona tam bir güven duymayı gerektirir. İşte İslam’da Allah’a tevekkül ile ilgili bazı önemli noktalar:
Allah’a tevekkül pasif bir tevekkül değil, müminleri Allah’a tevekkül etmeye teşvik eden ve sorumluluklarını yerine getirmek için gerekli aksiyonları alan aktif bir ruh halidir. Allah’ın iradesine teslim olma, O’nun rehberliğinde huzur bulma ve hayatın her alanında O’nun nimetlerini arama yoludur.
Allah’a tevekkül, Allah’a güvenmek ve O’na bırakmak demektir. Tevekkül eden kişi, Allah’ın her şeyi en iyi şekilde yöneteceğine inanır ve O’na teslim olur.
Tevekkül, Müslümanın hayatında önemli bir yere sahiptir. Tevekkül, kişinin Allah’a olan inancını güçlendirir, ona huzur ve güven verir. Ayrıca, tevekkül, kişinin sorumluluklarını yerine getirmesine de yardımcı olur.
Tevekkül ile tembellik birbirine karıştırılmamalıdır. Tevekkül, kişinin gerekli çabayı göstermesi ve sebeplere başvurmasından sonra Allah’a güvenmesidir. Tembellik ise, kişinin hiç çaba göstermeden, sadece Allah’a güvenmesidir.
Tevekkülün faydaları şunlardır:
Tevekkülün nasıl yapılmalıdır?
Tevekkül etmek için şu adımları takip edebiliriz:
Allah’a tevekkül ile ilgili ayetler ve hadisler nelerdir?
Tevekkül ile ilgili bazı örnekler
Tevekkülün önemi
Tevekkül, Müslümanın hayatında önemli bir yere sahiptir. Tevekkül, kişinin Allah’a olan inancını güçlendirir, ona huzur ve güven verir. Ayrıca, tevekkül, kişinin sorumluluklarını yerine getirmesine de yardımcı olur.
Tevekkül eden kişi, Allah’a olan inancı sayesinde, zor zamanlarda bile sabırlı ve dayanıklı olur. Tevekkül eden kişi, Allah’ın her şeyi en iyi şekilde yöneteceğine inandığı için, endişe ve strese kapılmaz.
Tevekkül, kişinin Allah’a olan yakınlığını artırır. Tevekkül eden kişi, Allah’a olan güvenini ve bağlılığını her geçen gün daha da artırır.
Tevekkül etmek için tavsiyeler
Tevekkül etmek, kişinin Allah’a olan inancını ve güvenini artırmanın en etkili yollarından biridir. Tevekkül eden kişi, Allah’ın her şeyi en iyi şekilde yöneteceğine inandığı için, huzur ve güven içinde yaşar.
Allah’a Tevekkül
Tevekkül, bir Müslümanın hayatında bulunması gereken en önemli erdemlerden biridir. Tevekkül, kişinin elinden gelen her türlü çabayı gösterdikten sonra, sonucu Allah’a bırakması ve O’na güvenmesidir. Gerçek tevekkül, tembellik etmek değil; gayret etmek, emek vermek ve ardından Allah’a tam bir teslimiyetle yönelmektir.
Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette tevekkülün önemi vurgulanmıştır. Bu ayetlerden biri şöyledir:
“Allah, kendisine tevekkül edenlerin yardımcısıdır.” (Âl-i İmrân Suresi, 160)
Bu ayet bize, zorluklar karşısında sabırlı olup Allah’a güvenmenin, en doğru yol olduğunu gösterir. Bir Müslüman, yaptığı işte başarılı olup olmayacağını bilemez, ama elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakır. İşte bu, gönül huzuru ve teslimiyetin en güzel halidir.
Tevekkül, insanı kaygıdan, aşırı stresten ve belirsizlik korkusundan korur. Çünkü bilir ki, her şeyin en doğrusunu Allah bilir ve O, kuluna asla zulmetmez. Her işin sonunda bir hayır vardır; bu hayır bazen hemen görülmez ama zamanla anlaşılır.
Peygamber Efendimiz (sav) de tevekkül hakkında şöyle buyurmuştur:
“Deveni bağla, sonra Allah’a tevekkül et.” (Tirmizî)
Bu hadis, tevekkülün tembellik değil, sorumluluk ve güven dengesi olduğunu açıkça ortaya koyar.
Sonuç
Allah’a tevekkül etmek, imanımızın ve teslimiyetimizin bir göstergesidir. Çaba göstermeden sadece dua etmek eksik, sadece çalışıp sonucu kendi gücüne bağlamak ise hatalıdır. Gerçek tevekkül, çalışmak, dua etmek ve sonucu Allah’a bırakmaktır. Böylece kalpler huzur bulur, insan sabırla yoluna devam eder.