Âlimlere hakaret etmek dinden çıkarır mı?

Question

Âlimlere sövmek dinden çıkarır mı?

Selamün aleyküm hocam Biz arkadaşla bir televizyon dizisi izliyorduk O dizide Osmanlı zamanında bir alimi anlatıyor. Dizide bir sahne oldu arkadaş yanlışlıkla gafletle köpek kelimesi çıktı ağzından sonra çok pişman oldu Alımı küçümsemek için hakaret etmek için demedi bı an gafletle çıktı Bu dizi sahnesi için dediği hakaret gerçekten alime demiş gibi olur mu Dinden çıkarır mı?

Dini Siteler

CEVAP:

Ve aleyküm selam kardeşim. Öncelikle bu hassasiyetiniz ve pişmanlığınız çok değerli. Bu, imanınızın sağlamlığının ve kalbinizin temizliğinin bir göstergesidir. Allah kabul etsin.

Sorularınızı sırayla ve detaylı bir şekilde cevaplandıralım:

1. Bu Durum Dinden Çıkarır mı?
Hayır, bu durum tek başına kişiyi dinden çıkarmaz. İslam’da küfür (dinden çıkma) belirli şartlar taşır: İnançla ilgili bir şeyi inkar etmek, alay etmek veya hakareti kasten ve inanarak yapmak gibi.

Sizin anlattığınız durumda:

Kast yoktur: Arkadaşınız bunu bir âlime gerçekten hakaret etmek niyetiyle söylemedi.

Gaflet ve şaşırma vardır: Dizideki bir sahne nedeniyle, o anki olayın etkisiyle ağzından çıkmış.

Pişmanlık vardır: Hemen pişman olmuş ve bunun yanlış olduğunu kabul etmiş.

Bu şartlar altında bu söz, “dinen affedilebilir bir hata” kapsamına girer. Önemli olan niyet ve kalptir. Allah (c.c.) kullarının zaaflarını, hata ve gafletlerini bilir ve samimi pişmanlıkları kabul eder.

2. Âlimlere Sövmenin veya Hakaret Etmenin Günahı Nedir?
Âlimlere, alim olmaları sebebiyle hakaret etmek büyük bir günahtır. Çünkü:

Âlimlere Hakaret, İlme ve Dinin Temsilcilerine Hakarettir: Âlimler, Peygamber varisleridir. Onlara yapılan hakaret, dolaylı olarak taşıdıkları ilme ve dinin kendisine saygısızlıktır.

Fısk (Fasıklık) ve Zulüm Sayılır: Bu tür bir hakaret, kişiyi fasıklık (açıktan günah işleme) konumuna düşürür ve büyük bir zulümdür.

Vebali Büyüktür: Hadis-i şeriflerde, âlimlere saygısızlığın, onları hafife almanın vebalinin büyük olduğu bildirilmiştir. Âlimlerin şefaatinden mahrum kalmak gibi bir risk de söz konusudur.

Ancak burada kritik nokta “kast”tır. Sizin durumunuzda kast olmadığı için günahın büyüklüğü ve hükmü değişir. Bu, kasten yapılan bir hakaretle aynı değildir.

3. “Dizi Sahnesi İçin Dediği Hakaret Gerçekten Âlime Demiş Gibi Olur mu?”
Bu, en can alıcı soru. Burada iki önemli fıkhi prensip devreye girer:

“Umûmu’l-belvâ” (Yaygın olan hata): Günlük konuşmalarda insanların bir olay, film veya dizi karakteri hakkında “Ne kadar aptalca davrandı”, “Çok saftı” gibi ifadeler kullanması yaygındır. Buradaki kasıt, o kurgusal karakterin o andaki davranışına yöneliktir, gerçek bir şahsa veya onun ilmi kişiliğine değil. Sizin durumunuz da buna benziyor.

“Mefehûm” (Anlaşılan mana): Arkadaşınızın sözünü duyan birisi, onun gerçek bir âlime kasten hakaret ettiğini anlamaz. Sözün, dizideki kurgusal karakter ve sahne bağlamında söylendiği açıktır.

Sonuç: Bu söz, gerçek bir âlime yapılmış bir hakaret hükmünde değildir. Kasıt, dizideki karakterin o anki tasvir edilen haline yöneliktir. Yine de kullanılan kelime hoş değildir ve kaçınılması gerekir. Ancak hüküm itibarıyla “âlime hakaret” kapsamına girmez.

Ne Yapmalı?
Tevbe ve İstiğfar: Arkadaşınız zaten pişman olmuş. Bu pişmanlık ile Allah’a sığınmalı ve bir daha benzeri bir dil kullanmamaya niyet etmeli. “Ya Rabbi, bu sözü gafletle, kastetsiz söyledim. Beni bağışla, bir daha böyle bir ifade kullanmaktan beni koru” diyerek dua etmeli.

Helallik: Eğer söz, ismi geçen ve hayatta olmayan bir âlimin şahsına yönelik gibi hissedilirse, onun ruhaniyeti için dua etmek, hayır hasenat yapmak iyi olur. Ancak bu durumda, söz gerçek bir şahsa değil, kurgusal bir karaktere yönelik olduğu için helallik aramak gerekli değildir.

Diline Sahip Olmak: Bundan sonra daha dikkatli olmak, özellikle değer verilen şahıslar ve kavramlar hakkında konuşurken kelimeleri özenle seçmek gerekir.

Özetle:
Endişelenmeyin. Bu olay, dinden çıkma veya büyük bir günah işleme kapsamında değildir.

Bu bir gaflet ve hatadır. Önemli olan, hatadan dönmek ve pişman olmaktır. Arkadaşınız da bunu yapmış.

Allah’ın rahmeti ve mağfireti çok geniştir. Samimi bir kalple yapılan tevbeleri kabul eder.

“De ki: Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.” (Zümer Suresi, 53. Ayet)

Allah sizi ve arkadaşınızı hatalardan muhafaza etsin ve daima dilini hayırlı sözlere alıştırsın. Kalbiniz rahat olsun.

BENZER KONULAR:

Cevapla