Share
Hanefi Mezhebine Göre Murabaha ve Tevliye
Question
MURABAHA VE TEVLİYE
S.1. Murabaha nedir?
C.1. Murabaha. ilk akitle elde ettiği malı, anaparaya kâr ekleyerek başkasına devretmektir.
S.2. Tevliye nedir?
C.2. Tevliye. elde ettiğini, kârsız olarak birinci akit ve sermaye ile başkasına devretmektir.
S.3. Murabaha ve Tevliyenin hükmü nedir?
C3. Murabaha ve tevliye, ancak misli (benzeri) olan sermaye ile alınmışsa sahih olabilir. Ana sermayeye, bez ağırdıcının, boyacının, na kış yapıcının, elbisenin etrafını pek veya pamukla örenin, hamalın ücretini eklemek caizdir. Ancak devrettiği zaman bana şu kadara mal olmuştur diyecek, ben şu kadarla satın aldım demeyecektir.
Müşteri murabahada bir hıyanet görürse, Ebu Hanife’ye göre, muhayyerdir, dilerse bütün semeni ödeyerek alır dilerse bırakır. Eğer tevli yede hıyaneti görürse sermayeden fazlasını düşürür. Ancak Ebu Yusuf, her iki şekilde de düşürür; Muhammed, ikisinde de düşüremeze diyor. Menkul bir şeyi satın alan, nakletmeden başkasına satamaz. Ebu Hanife ve Ebu Yusuf’a göre, gayrimenkul teslim alınmadan evvel satılabilir, ancak Muhammed satılması caiz değildir diyor. Bir kimse ölçekle satılanı, olçekle, tartiyla satılanı, tartıyla satın alıp teslim ederse, sonra ölçekle veya tartıyla başkasına satarsa, ikinci müşteriye bu malı tekrar ölçmeden ve tartmadan, ne yemesi ne de başkasına satması caiz olmaz.
Sermayede, vermeden evvel tasavvuf etmesi caizdir.
Saticinin aliciya satılan maldan daha fazlasını vermesi caiz olduğu gibi, alıcının da söylenen fiyattan daha fazlasını satıcıya vermesi caizdir. Sermayeden eksiltmek caizdir, ancak İstihkak (başkasının malı olmak) hepsine (asli ile eksilenin tamamına) taalluk eder.
Bir kimse hazır para ile satış yapıp sonra malını bir müddete kadar borca verirse, alışveriş borca tahvil edilir. Zamanı gelmiş alacağın sahibi, bir müddet daha mühlet verirse, borç o müddete tehir edilir. Ancak elden verilen nakit paranın tehiri caiz değildir.
Kolay Hanefi Fıkhı Soru Cevaplı
İtisam Yayınları
Answers ( 2 )
MURABAHA
Murabaha, bir malın maliyeti veya alış fiyatı üzerine belirli bir miktar kar konarak satılmasını ifade etmektedir. Murabaha akdi, klasik kaynaklarda “satım akdi” başlığı altında incelenmiştir. Daha spesifik olarak ise güvene dayalı satım akitleri (büyûu’lemâne) çerçevesinde ele alınmıştır. “Emanet akitleri” de denen bu tür akitlerde, satıcı alış fiyatı veya maliyeti karşı tarafa bildirmekte ve alışveriş güven unsuru üzerine kurulmaktadır.
Murabaha akdi, Kur’an’da geçen satım akdiyle ilgili genel hükmün kapsamında değerlendirildiğinden caiz olduğu konusunda görüş birliği bulunmaktadır.
İslam hukukunda caiz görülen murabahanın model alınmasıyla oluşturulan faizsiz finans ürünleri günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla beraber bu uygulamalardaki murabaha modelinin, klasik literatürde öngörülen modelin birebir aynısı olmadığı görülmektedir.
Hanefi mezhebine göre murabaha ve tevliye konuları, İslam hukuku içinde ticari işlemler ve borç ilişkileri bağlamında değerlendirilir. İşte detaylı açıklama:
1. Murabaha (مُرابَحة)
Murabaha, klasik fıkıh literatüründe alış fiyatı üzerine kâr ekleyerek satmak anlamına gelir. Hanefi mezhebine göre murabaha şu şekilde işler:
Tanımı: Satıcı, malı satın alır ve maliyetini alıcıya açıklar. Daha sonra üzerine belirli bir kâr ekleyerek satar.
Şartları:
Satıcı malı gerçekten satın almış olmalı.
Malın fiyatı alıcıya ve satıcıya net olarak belli olmalı.
Alıcı, maliyet ve kâr oranını bilerek onay vermeli.
Malı mülkiyeti devredilecek şekilde teslim etmeli.
Faiz ile Karşılaştırması: Murabaha faiz (riba) içermez, çünkü kâr satış üzerinden alınır, borç üzerinden değil.
Örnek: Banka, müşterisi için bir malı alır ve üzerine %10 kâr ekleyerek peşin veya vadeli satar. Bu işlem Hanefi mezhebinde caizdir.
2. Tevliye (توليّة)
Tevliye, borç ve sorumlulukla ilgili bir terimdir. Hanefi mezhebine göre tevliye, borcun bir başkası tarafından ödenmesi veya bir başkasına devredilmesi anlamına gelir.
Tanımı: Bir borcun veya sorumluluğun, borçlu olmayan bir kişi tarafından üstlenilmesi veya ödenmesi.
Şartları:
Borcu ödeyen kişi rızasıyla ve borçlunun izniyle borcu üstlenmeli.
Borcun miktarı ve şartları net olmalı.
Borçlunun borcu düşmüş sayılır ve tevliye geçerlidir.
Fıkhi Sonuçları: Tevliye işlemi ile:
Orijinal borçlu borçtan kurtulur.
Tevliye eden kişi borcu üstlenmiş olur.
Örnek: Ali, Mehmet’e 1000 lira borçludur. Hasan, Ali’nin izniyle bu 1000 lirayı öderse, borç Hasan’a geçmiş olur ve Ali borçtan kurtulur.
🔹 Hanefi Mezhebine Göre Genel Değerlendirme:
Murabaha: Ticari bir satış şekli olup, faizsiz kâr amacıyla yapılabilir.
Tevliye: Borçların devri veya ödenmesi işlemidir, borç ilişkilerini sona erdirir veya devreder.
Her iki işlem de şartlara uygun yapıldığında helal ve geçerlidir.
İstersen sana Hanefi mezhebine göre murabaha ile tevliye arasındaki farkları ve ticari pratikte nasıl uygulandığını tablo halinde de gösterebilirim. Bunu hazırlayayım mı?