Paylaş
Yahudiler ve Sonu
Question
Yahudilerin Sonu
SORU: Hz. Allah Tih çölünde Yahudilere aşağılık ve yoksulluk damgası vurulmasına hükmettikten sonra “Yahudilerin asla yeryüzünde bir devlet kuramayacaklarını” biliyoruz. Bunun Kur’an’dan bir delili -var mıdır? Buna göre şimdiki İsrail devletinin anlamı nedir?
CEVAP: Hz. Allah Yahudilerin ayrılmaz özelliklerini bildirmek için Bakara suresinde şöyle buyuruyor:
İşte (bu olaydan sonra) üzerlerine aşağılık ve yoksulluk damgası vuruldu. Allah’ın gazabına uğradılar. Bu musibetler (onların başına) Allah’ın ayetlerini inkara devam etmeleri, haksız olarak peygamberleri öldürmeleri sebebiyle geldi. Bunların hepsi, sadece isyanları ve taşkınlıkları sebebiyledir. (Bakara/61)
Ayetten anlıyoruz ki Cenab-ı Allah küfürleri ve bozgunculukları sebebiyle onlara aşağıhklığı ve yoksulluğu bir yazgı olarak yazmıştır.
İşledikleri günahlar, küfür, isyan ve düşmanlık sebebiyle Allah’ın gazabına müstehak olmuşlardır. İşledikleri günahların en çirkini haksız yere peygamberleri öldürmeleridir.
Muhammed Abduh bu cezalandırmanın gerekçesini şöyle ifade ediyor:
Çünkü onlar alıp kabul etmeleri gereken hükümlerle ilgili olarak Allah’ın emirlerine isyan etmişler, Allah’ın gönderdiği peygamberlerin şeriatlerinde bildirdiği sınırları çiğnemişlerdir. Oysa bu hükümler ve sınırlar onları içinde bulundukları aşağılık durumdan çıkarıp kurtarmak için konulmuş hükümler idi.
Âl-i İmran suresinde şöyle buyuruluyor:
Onlar (Yahudiler) nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ahdine ve insanların himayesine sığmmadıkça kendilerine aşağılık (damgası) vurulmuştur. Allah’ın hışmına uğramışlar ve miskinliğe mahkum edilmişlerdir. Çünkü onlar, Allah’ın ayetlerini inkar ediyorlardı ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır. (Âl-i İmran/112)
Ayetin anlamı(nı biraz daha açarsak durum) şöyledir:
Küfreden, öldüren, isyan eden ve haddi aşan bu Yahudilere zillet adeta yapışıktır. Bu zillet, Allah’ın ahdine sığmmadıkça onlardan ayrılmayacaktır.
Tefsir âlimlerinin hocası durumunda olan İbn Cerir Taberi şöyle diyor:
Yahudilerin zilletten kurtulmasını sağlayacak sebep İslâm’a girmeleri ve İslâm’ın hükümlerini kabul etmeleridir. Ayetteki “insanların himayesine sığınmak”tan maksat, insanların onlara güvenlik vermesidir. İnsanların onlara güvenlik vermesi, buna hak kazanmaları ile olur. Bu da taşkınlığı, düşmanlığı ve bozgunculuğu bırakmaları ile olur. Onlar küfür ve kötülüklerinde devam ettikleri sürece dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, aşağılık olmaktan kurtulamazlar.
Bu gösteriyor ki Yahudiler kendi kendilerine güçlü olamazlar. Onların gücü başkalarının desteği ve otoritesi ile olur. Eski ve yeni ibretli olaylar açık bir şekilde bunu ortaya koymaktadır.
Yahudilerin İsrail’ devletini kurmuş olmasına gelince, bu onlardan zilletin ve yoksulluğun giderilmiş olduğuna delil değildir. Çünkü bu devlet ancak sömürgecilikle ve yardımlarla kurulmuştur. Bu devlet kendi başına günahkar varlığını savunmaya güç yetiremez.
Bundan dolayıdır ki yeni sömürge düzeninin saldırgan ve böbürlenir bir tavırla “İsrail baki kalmak üzere var olmuştur” deyişine bakarak İsrail devletinin köklerinin sağlam olduğunu söylemek mümkün değildir. Çünkü kesin iman sahipleri “İsrail, her ne kadar mevcut ise de baki kalmayacaktır” diyorlar. Çünkü bu devlet kötülük ve hainlik üzerine kurulmuş, bozgunculuk ve batıl ile kök salmıştır. Onun var oluşu bir gecenin hainliğindendir. Durumu böyle olan bir varlık sürekli kalamaz. Filistin’in hukuki sahipleri bir gün mutlaka ülkelerine döneceklerdir. İşte o gün Allah’ın yardımı sayesinde kazanacakları zaferle mü’minler sevineceklerdir. Allah dilediğine yardım eder. O azizdir, hikmet sahibidir.
Answers ( 2 )
Yahudiler tarih boyunca hep bozguncu bir kavim olarak anılmaktadırlar. Zorluk konusuna hiç gelemeyip, sürekli bahaneler üretmiş bir kavimdir Yahudiler. Tarih boyunca hep Allah tarafından cezalandırılmışlardır Yahudiler. Her ne kadar kendi başlarına bir devlet kursalar da ve onun adına da İsrail deseler de bu onlardan zilleti ve yoksulluğu kaldırmamaktadır. Çünkü bu devlet hep sömürgeci olarak güçlenmiştir.
“Yahudiler ve Sonu” ifadesi oldukça belirsiz ve çok farklı şekillerde yorumlanabilir. Bu tür ifadeleri açıklığa kavuşturmak önemlidir, çünkü yanlış anlaşılmalara veya potansiyel olarak zararlı önyargılara neden olabilir. Birkaç olası yorumu ele alayım, ardından senin ne demek istediğini birlikte netleştirebiliriz:
1. Tarihi veya Kültürel Bir Soru mu?
Belki şu tür şeyleri soruyor olabilirsin:
Yahudi halkının tarihi nasıl şekillendi ve bugün nerede duruyor?
Yahudilerle ilgili medeniyetler tarihinde önemli dönüm noktaları nelerdir?
İsrail Devleti’nin veya diasporadaki Yahudi topluluklarının geleceği hakkında ne tür öngörüler var?
2. Dini Metinlerdeki Anlamı mı?
Tevrat, Talmud ya da diğer dini metinlerde Yahudi halkının geleceği hakkında ne deniyor?
Mesih inancı bağlamında “son”dan mı söz ediliyor?
3. Komplo Teorileri ve Tehlikeli Söylemler mi?
Eğer bu ifade kasıtlı ya da kasıtsız bir şekilde antisemitik (Yahudi karşıtı) bir söylem içeriyorsa, bu tür ifadeler hem etik dışı hem de tehlikelidir. Yahudiler veya başka bir etnik/dini grup hakkında “son”dan söz etmek, tarihsel olarak soykırımlara yol açan nefret söylemlerini çağrıştırır ve bu nedenle kesinlikle kaçınılmalıdır.
Eğer Tarihi veya Kültürel Bir Konuyu Merak Ediyorsan:
Lütfen neyi kastettiğini daha açık biçimde belirt:
Örneğin:
“Yahudi halkının tarihsel gelişimi nasıldır?”
“Yahudi halkının geleceği hakkında sosyolojik ya da teolojik yaklaşımlar nelerdir?”
Bu sorular, hem akademik hem insani bir çerçevede çok anlamlı ve tartışmaya açık olabilir.
İstersen daha tarafsız, bilimsel ve etik bir zeminde konuşmaya devam edebiliriz. Ne demek istediğini biraz daha açar mısın?