Vahy-i Gayri Metlüv , Okunmayan vahiy demektir. Bundan maksat, Peygamberin Kur’ân dışı aldığı vahiydir.
Hz. Muhammed (a.s.)’in Kur’ân dışı vahiy aldığının, âyet ve hadislerden bir çok delili vardır.
Bakara sûresinin 144, Tahrîm sûresinin 3, Necm sûresinin 3-4, Nisâ sûresinin 113, Ahzâb sûresinin 34. âyetleri; Cibrîl hadisi diye meşhur olan hadis (Ebû Dâvûd, Kader, 17) buna delildir.
Cibril, Kur’ân için indiği gibi sünnet için de iniyordu (Tecrid, II/460-464). Hz. Muhammed (a.s.), “Bana Kur’ân ve onun gibi bir misli verildi.” demiştir (Ebû Dâvûd, Sünnet, 6; Ahmed, IV/131).
Hz. Peygamber Kur’ân dışı vahiy almakla birlikte, bütün hadislerin vahiy ürünü olduğunu söylemek de mümkün değildir. Çünkü Peygamberimiz, Kur’ân âyetlerini tefsîr ve teyit sadedinde, öğüt vermek amacıyla, kendi re’yini beyan sadedinde sözler de sarf etmiştir. Bunlar dinde delil olmakla birlikte, vahiy ürünü olarak kabul etmemek gerekir; ancak, vahyin kontrolünde söylenmişlerdir.
Diyanet dini kavramlar sözlüğü
BENZER KONULAR:

Answers ( 2 )
Vahy-i Gayri Metlüv; okunmayan vahiy anlamına gelmektedir. Vahy-i Gayri Metlüv’den kasıt ise; Rasulullah (sav)’in Kur’ân dışı aldığı vahiydir. Hz. Muhammed (a.s.)’in Kur’ân dışı vahiy aldığının, âyet ve hadislerden bir çok delili vardır. Kur’an-ı Kerim’de olan delilleri yukarıda belirtilmiştir. Rasulullah (sav) bir hadislerinde şöyle buyuruyor; “Bana Kur’ân ve onun gibi bir misli verildi.” demiştir (Ebû Dâvûd, Sünnet, 6; Ahmed, IV/131).
Vahy-i Gayr-i Metlüv, sözlük anlamıyla “okunmayan vahiy” demektir. Terim olarak ise, Kur’ân-ı Kerîm’de yer almayan fakat Allah Teâlâ tarafından Peygamber Efendimiz’e (s.a.s) bildirilen vahiydir. Bu vahiy Kur’an gibi tilavet edilmez, namazda okunmaz, mushafa yazılmaz; fakat dinde delil kabul edilir.
Kısa Tanım:
Vahy-i Gayr-i Metlüv: Kur’ân dışında, Allah tarafından Peygamber’e indirilen, sünnet şeklinde bize ulaşan vahiydir.
Deliller ve Kaynaklar:
Necm Suresi 3-4:
“O (Peygamber) hevasından konuşmaz. O, kendisine vahyedilen bir vahiyden başkası değildir.”
Bu ayet, Peygamberin sözlerinin kendi arzusu ile değil, vahiy ile yönlendirildiğini gösterir.
Nisa Suresi 113:
“Allah sana Kitab’ı ve hikmeti indirmiş, sana bilmediklerini öğretmiştir.”
Buradaki “hikmet”, Kur’an dışında indirilen bilgileri (vahiyleri) ifade eder.
Ahzab Suresi 34:
“…Evlerinizde okunan Allah’ın âyetlerini ve hikmeti hatırlayın…”
Ayet ile birlikte “hikmet” zikredilmesi, Kur’an dışında başka vahyin de olduğunu gösterir.
Cibril Hadisi (Ebû Dâvûd, Kader, 17):
Bu hadis, Cebrâil’in sadece Kur’ân ayetlerini değil, İslâm’ın iman, ibadet ve ahlak esaslarını da öğrettiğini gösterir.
Hadis: “Bana Kur’an ve onunla beraber bir misli daha verildi.”
(Ebû Dâvûd, Sünnet, 6; Ahmed b. Hanbel, IV/131)
Açıklama:
Peygamber Efendimiz (s.a.s), sadece Kur’an’la değil, aynı zamanda Kur’an dışı vahiylerle de bilgilendirilmiştir. Bu vahiyler sünnet yoluyla ümmete ulaşmıştır. Ancak her hadis vahiy değildir; bazı sözleri kendi içtihadı, yorumu veya pedagojik maksatla söylediği sözlerdir. Bu tür sözler de vahyin denetiminden geçmiş, hatalı olanları düzeltilmiştir (bkz. Nisa 113).
Sonuç:
Vahy-i Gayr-i Metlüv, Kur’an’da yer almayan, fakat Allah’tan gelen ve Peygamber tarafından ümmete aktarılan vahiydir. Sünnetin bir bölümü bu kapsamdadır. Bu tür vahiy, dinde delil sayılır ama Kur’an gibi okunmaz.