Ümmetimin İhtilafı Rahmettir

Question

“Ümmetimin İhtilafı Rahmettir”  Hadisi Sahih Midir?

Ummetimin Ihtilafi Rahmettir Hadisi Sahih Midir

Soru: “Ümmetimin ihtilafı rahmettir” diye bir hadisin varlığından söz ediliyor. Bu hadis sahih midir? Gerçekten ihtilaf rahmet midir? Halbuki biz ihtilafların tartışmalara, düşmanlıklara va parçalanmalara sebep olduğunu görüyoruz.

Cevap: Celalüddin es-Süyuti el-Camiu’s Sağır isimli eserinde bu hadisi Nasr el-Makdis’in el-Huccet’ic ve Beyhaki’nin Risaleîü’l-Eş’ariyye’ûe. senetsiz olarak rivayet ettiğini söyler. Bunu el-Halimi, el-Kadi Huseyn, İmam el-Haremeyn ve daha başkaları da rivayet ederler. Belki bize kadar ulaşmayan bazı hadisçilerin kitaplarında da geçmiş olabilir.

Makbul olan ihtilaf sadece düşünce ihtilafıdır. Filozoflardan birisi demiştir ki: “Görüş farklılığı nazari olarak dostluğu ortadan kaldırmaz.” Müslümanlar arasında eskiden beri düşünce farklılıkları görüle gelmiştir. Fakat bu farklılığın hiçbir şekilde temel inanç esaslarında veya Kur’an’ın ya da sünnetin apaçık ibarelerinde bildirilen şeylerde olması caiz değildir. Bu sebeple fıkıhçılar ve âlimler arasındaki ihtilaflar dinin sadece teferruatına, ayrıntılarına ve bazı şekle dair konularında meydana gelmiştir. Bu tür ihtilaflar, beraberinde bir tartışma, düşman-hk ya da bir parçalanma meydana getirmez. Bilakis beraberinde rahmetin de bulunduğu bir esnekliğe ve rahatlamaya yol açar. Şartlar, durumlar, adetler ve konumlar ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye değişir. Bazı görüşler belli bir mekana veya belli bir zamana uygun gelebilir. Diğer bazı görüşler de başka yerlere ve başka zamanlara uygun gelebilir.

Bunun dışında dinin bizi ihtilaftan ve tefrikadan sakındırdığını görürüz. Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur:

Birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider. (Enfal/40)

Hadis-i şerifte ise şöyle buyurulur:

İhtilafa düşmeyiniz, yoksa kalpleriniz birbirinden uzaklaşır.

Hz. Peygamber’in sünneti çeşitli ihtilafları yasaklayan ifadelerle doludur. Bir hadis-i şerifte şöyle ifade edilir:

Saflarınızı düzeltin. Ayrı ayrı hizalarda durmayın, zira kalpleriniz ‘!h: de birbirinden etkilenir ve aranıza ihtilaf girer.

(,,,, Bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulur:

Ya saflarınızı düzeltirsiniz, ya da Allah Teâlâ yüzlerinizi ayrı ayrı tı(i, taraflara çevririr.

Yani herkes yüzünü başka tarafa çevirir, bu da aranızda soğukluk ve nefret meydana getirir. Yüzlerin birbirine yönelik olması sevgi ve dostluğun bir eseridir.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

Hep birlikte Allah’ın ipine (İslâm’a) sımsıkı yapışın. Allah’ın size olan nimetini hatılaym: Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz.

‘..’ O, gönüllerinizi birleştirmiş ve O’nun sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetleri böyle açıklar ki ., doğru yolu bulaşınız. (Âl-i İmran/103)- [15]

DİNİ SİTE LİSTESİ

“Ümmetimin ihtilafı rahmettir” hadisi, senedi bakımından sahih kabul edilmeyen bir rivayettir. Bu hadis, hadis kitaplarında yaygın bir şekilde geçmez ve sahih hadis kriterlerine tam anlamıyla uymaz. Ancak Celalüddin es-Süyuti ve bazı diğer alimler bu hadisi eserlerinde zikretmişlerdir. Fakat bu rivayet sahih kabul edilmemiştir ve sened açısından zayıf olarak değerlendirilmiştir.

İhtilafın rahmet olarak görülmesinin asıl anlamı, İslam ümmetinin dinin temel esaslarında değil, detay ve uygulama farklılıklarında esneklik ve zenginlik göstermesidir. Bu tür ihtilaflar, farklı durum ve şartlara uygun dini kolaylıklar sunar. Özellikle fıkıh alanındaki farklı görüşler, farklı zaman ve mekânlara uygun çözümler geliştirmekte rahmet olarak kabul edilir.

Bununla birlikte, İslam’da gereksiz ihtilaflardan, özellikle de Müslümanların birbirine düşmesine ve bölünmesine yol açacak çekişmelerden sakınılması gerektiği vurgulanmıştır. Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde müminlerin birliğinin korunması ve aralarındaki sevgi, saygının muhafaza edilmesi öğütlenir. Nitekim Enfal suresi 46. ayette, “Birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider,” denilerek ihtilafların Müslümanlar arasındaki gücü zayıflatabileceği bildirilmiştir.

Bu nedenle, İslam’da ihtilafın makbul olanı, Müslümanlar arasında bir düşmanlık ya da ayrılığa sebep olmayan, bilakis dini meselelerde esneklik sağlayan görüş farklılıklarıdır.

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answers ( 3 )

    1
    2022-03-15T19:58:16+03:00

    İhtilaflı konular

    Dinimizdeki şüpheli denen şeyler İslam alimlerinin ihtilafli olan içtihatlarıni da kapsıyor mu?

    1
    2024-10-25T18:15:48+03:00

    Hayır kapsamaz.

    Şüpheli olan şeyler ayrıdır ihtilaflı konular ayrıdır.

    Şüpheli olan şeyler helal mi, haram mı olduğu konusunda şüpheye düşmektir. Burada asl olan bunu terk etmektir. Takvada buradadır.

    İhtilaflı olan şeyler ise; mesela Hanefi mezhebinde kan abdesti bozar. Şafii mezhebine göre ise kan abdesti bozmaz. İhtilaf buradadır.

    İhtilaf ve şüpheli şeyler farklı şeylerdir.

  1. “Ümmetimin ihtilafı rahmettir” hadisi hakkında çeşitli görüşler bulunmaktadır. Bu hadisin sahih olup olmadığı konusunda hadis alimleri arasında tartışmalar mevcuttur. Celalüddin es-Süyuti, bu hadisi bazı eserlerinde zikretmiş, ancak senedinin zayıf olduğunu belirtmiştir. İlgili hadis kitaplarında bu hadisin güvenilir bir şekilde yer almadığı kabul edilmektedir.

    Hadisin anlamı açısından bakıldığında, bu ifadenin daha çok İslam ümmetinin, dinin temel esasları dışındaki ayrıntılarda esneklik göstermesi gerektiğini vurguladığı söylenebilir. İhtilaflar, farklı durum ve şartlara göre çözümler üretebilme kapasitesinin bir göstergesi olarak görülebilir. Ancak bu durum, gereksiz ve yıkıcı ihtilaflara yol açacak şekilde olmamalıdır. Kur’an ve hadislerde Müslümanların birliği, kardeşliği ve aralarındaki sevgi ile saygının korunması öğütlenmektedir.

    Sonuç olarak, “İhtilaf rahmettir” ifadesinin, dinin temel esasları konusunda değil, daha çok fıkıh ve uygulama farklılıklarında geçerli olduğu anlaşılmalıdır. Müslümanların gereksiz tartışmalardan kaçınmaları ve bir arada kalmaları gerektiği de açıkça vurgulanmıştır.

    En iyi cevap

Cevapla