Paylaş
Ümitsizlik karamsarlık
Question
ÜMİTSİZLİK
Hayırlı günler.
Bazı söz ve davranışlarımın günah olduğunu düşünerek tövbe ediyorum. Fetva sitelerine soruyorum. Günah olmadığı cevaplarını almama rağmen yine de bazen yaptıklarımın günah olduğu düşüncesinden kurtulamıyorum. Ümitsizliğe ve karamsarlığa düşüyorum. Allah’ ın rahmetinden ümit kesilmemesi gerektiğini de biliyorum. Ancak düşüncelerimi kontrol edemiyorum.
Allah’ın rahmetini hissetmek ve bu hissi hiç kaybetmemek istiyorum.
Neler yapabilirim?
Teşekkür ederim.
CEVAP:
Allah’ın rahmetinden ümit kesmemeniz gerektiğini biliyor olmanız çok kıymetli. Bu, imanınızın gücünü gösteriyor. Yaşadığınız durum, birçok samimi Müslüman’ın zaman zaman karşılaştığı bir imtihandır. Şeytanın en büyük tuzaklarından biri, insanı ya günahında küstahlaştırmak ya da tövbesinde ümitsizliğe düşürmektir. Siz ikincisiyle mücadele ediyorsunuz.
Yapabilecekleriniz konusunda bazı tavsiyeler:
1. Allah’ın İsim ve Sıfatlarına Odaklanın:
er-Rahmân, er-Rahîm: Rahmeti her şeyi kuşatan, çok merhametli.
el-Gafûr, el-Gaffâr: Çok bağışlayan, tövbeleri kabul eden.
et-Tevvâb: Tövbeleri çokça kabul eden.
el-Afüvv: Affı çok olan, günahları silen.
Bu isimleri düşünerek, içinizdeki “acaba beni bağışlar mı?” endişesini, “O, zaten Gaffâr olan, bağışlamayı seven Rabbimdir” şuuruyla dengeleyin.
2. “Tövbe-İstihare” Yapın:
Bir işe başlamadan önce nasıl istihare namazı kılıp Allah’tan hayırlısını istiyorsak, bir davranış veya düşüncemizin dinî hükmü konusunda da kalbî bir istihare yapabilirsiniz. “Ya Rabbi, bu konuda ilmim sınırlı. Eğer bu yaptığım veya düşündüğüm senin rızana uygunsa kalbime huzur ver. Değilse, bana onu terk etme gücü ver ve beni bağışla” diye dua edin. Aldığınız fetvaların verdiği rahatlık, bu duanın bir cevabı olabilir.
3. Takva ile Vesvese Arasındaki Farkı Ayırt Edin:
Takva, Allah’ın emir ve yasaklarına titizlik göstermektir. Vesvese ise, bu titizliği istismar ederek kişiyi dinin aslında olmayan zorluklarla kuşatmak ve onu dinden soğutmaktır. Yaşadığınız, fetvaya rağmen devam eden sıkıntı, muhtemelen takvadan değil, vesvesedendir. Bir bilene sorup, hükmü öğrendikten sonra o konuyu kapatmak gerekir. “Bu düşünce benden mi, yoksa vesvese mi?” diye kendinize sorun. Allah, kulunun gücünün yetmediği şeyle değil, gücünün yettiği şeyle sorumlu tutar.
4. Duanın Gücünü Hissedin:
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) şu duasını sık sık okuyun: “Yâ mukallibel kulûb, sebbit kalbî alâ dînik.” (Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl.)
İçinizden geldiği gibi, samimiyetle dua edin: “Rabbim, rahmetini hissedememek beni çok üzüyor. Sana olan inancım tam, lütfen kalbime huzur ve rahmetinden bir nasip ver. Ümitsizlikten sana sığınıyorum.”
5. Salih Amellerle Meşgul Olun:
Küçük de olsa, sürekli yapabileceğiniz hayırlı işlere yönelin. (Kur’an okumak, kısa sureler ezberlemek, sadaka vermek, anne-babaya iyilik, komşu hakkı gözetmek gibi). Bu ameller, kalbinizi diri tutar ve “Ben kötü biriyim” algısını, “Rabbimin rızası için çalışan bir kuluyum” şuuruna dönüştürür.
6. Bir Mürşide Danışın:
Bu tür manevi hastalıklar, kalp ehli, ilim ve takva sahibi bir rehberin yardımıyla daha kolay aşılır. Güvendiğiniz, ehliyetli bir hocaefendi veya alimle bu sürecinizi paylaşmak size çok iyi gelebilir.
Unutmayın: Ümitsizliğin kendisi, sizi düşündüğünüz şeylerden daha büyük bir tehlikededir. Çünkü bu, şeytanın hedefidir. Allah’ın rahmetinden ümit kesmemek bir emirdir ve siz bunu yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Bu çabanız bile çok değerlidir.
Şu ayet-i kerimeyi kalbinize yazın:
“De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.” (Zümer Suresi, 53. ayet)
Allah, samimi niyetinizi ve çabanızı görsün ve kalbinize huzur, rahmetinden de hiç eksilmeyen bir his versin. Amin. Size bu konularda yardımcı olabilecek, güvenilir ilim adamlarıyla istişare etmenizi de tavsiye ederim. Sabrınız ve duyarlılığınız için Allah razı olsun.
BENZER KONULAR:
- iman ümit kaynağıdır
- Allah’tan ümit kesmek günah mıdır?
- Ümit verdiğim bir kızı yüzüstü bırakmak
- Allah’ın isimlerinden el Muhyi El Mumit ne demek
- Tümünü görüntüle.
- Ye’s Halinde İman Geçerli midir? Ümitsizlik Anında Edilen İman
- Ümitsizlik karamsarlık
- Ümitsizlik ile ilgili ayetler
- Çevremize dert anlatmak caiz mi
- Ölüm anında iman etmek
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 3 )
İnsan, fıtratındaki birtakım özellikleri, ilâhi mesajla terbiye etmediği zaman, birçok günah işleyebilmekte, bu da kendisini ilahi rahmet ve inâyet kapısından her gün biraz daha uzaklaştırmaktadır. Çünkü, Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına uymayan her bir fiil suçtur, günahtır. İşlenen günahlara tevbe etmeyip günahta ısrar etmek ise ayrı bir günahtır. Rabbimizin “…iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür” ilahi emriyle hataları telafi etme imkânına rağmen, bazen insan ümitsizliğe düşmekte, kurtuluşu ise bataklıkta daha da fazla çırpınmakta aramaktadır. Bu şekilde dipsizlik deryasının sonunu arayanlar ise heyhat ki, emellerine nail olamadan göçüp gitmektedirler. Hâlbuki mü’min bilir ki, suç ve günahlardan, manevi kirlerden kurtulmanın ve temizlenmenin tek çaresi bir daha dönmemek şartıyla tevbe etmektir. Bir mü’minin, yapmış olduğu günahların çokluğuna bakarak, “Allah beni affetmez, nasıl olsa benim yerim cehennemdir” diyerek günaha devam edip Allah’tan ümit kesmesi asla caiz değildir. Nitekim Rabbimiz, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır: “De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Allahın rahmetinden ümit kesmem ama bazı konularda hastalık evlilik gibi konularda çok umitsizim Allah ın ol emriyle her şey olur ama nedense umitsizlik hissiyatı yaşıyorum dua ederken sanki boşa ediyorum zaten bu isteklerim olmayacak gibi hissediyorum ne yapmam lazım
Ümitsizlikte ibadet ve sabır gerekiyor.
Bu hislerinizi anlıyorum ve bu tür duygularla mücadele etmek gerçekten zor olabilir. İçinde bulunduğunuz durum, birçok insanın zaman zaman yaşadığı bir imtihan. Şunu bilin ki, umutsuzluk hissi sizin imanınızın zayıflığından değil, insan olmanın doğal bir parçasıdır. Hatta peygamberler bile bazen ümitsizliğe kapılıp “Eyvah!” demişlerdir.
Allah’ın rahmetinden ümit kesmemek, zaten imanın temelidir. Kuran’da “Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler ümit keser” (Yusuf Suresi, 87. ayet) buyurulur. Siz ümit kesmediğinize göre, kalbinizde iman ışığı hâlâ parlıyor demektir.
Yaşadığınız zorluklar karşısında şunları deneyebilirsiniz:
Duanızı “kabul olmayacak” diye değil, “Allah bana en hayırlısını verecek” diye yapın. Bazen istediğimiz şeyler bize zararlı olabilir. Allah, dualarımızı kabul eder ama bazen “evet”, bazen “henüz değil”, bazen de “sana daha iyisini vereceğim” diye karşılık verir.
Küçük şükürlerle başlayın. Her gün, sahip olduğunuz en küçük nimetleri bile sayın. Bu, kalbinizi ferahlatır ve Allah’ın size hâlâ nice iyilikler sunduğunu fark etmenizi sağlar.
Sabrı bir eylem olarak görün. Sabır, pasif bir bekleyiş değildir. İçinde bulunduğunuz durumu iyileştirmek için yapabileceğiniz küçük adımlar atın (sağlık için doktora gitmek, evlilik için sosyal çevreyi genişletmeye çalışmak gibi). Çaba gösterirken “Allah’ın takdirine teslim olmayı” da unutmayın.
Dua ederken, içinizdeki sesi susturmaya çalışmayın. “Allah’ım, beni duyuyor musun bilmiyorum, çok ümitsizim, ama yine de sana el açıyorum” diyebilirsiniz. Samimi bir şekilde içinizi dökmek, en makbul dualardandır.
Başkaları için dua edin. Başkalarının ihtiyaçları için dua etmek, bazen kendi yükümüzü hafifletir ve Allah’ın rahmetinin ne kadar geniş olduğunu hatırlatır.
Unutmayın, dua bir ibadettir. Sonucu ne olursa olsun, dua ederek Allah’a olan bağlılığınızı ve ihtiyacınızı gösterirsiniz. Bu bile başlı başına bir kazançtır.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur: “Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah’a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.” (Bakara Suresi, 45. ayet)
Allah, size yakındır. Duayı işitir ve en uygun zamanda, en güzel şekilde karşılık verir. Bu zor dönemde size sabır, metanet ve nihayetinde huzur ve mutluluk nasip etsin. Kalbinizdeki sıkıntının yerini, güvene bırakmasını niyaz ederim.