Sözlükte “yaklaşmak, sarılmak, başvurmak, sebep aramak ve maksada ulaşmak için birşeyi vasıta kılmak” anlamına gelen tevessül, dinî literatürde, bir isteğin, bir işin veya arzunun yerine gelebilmesi için ilim, amel, ahlâk veya bazı şahısları aracı kılmayı ifade etmektedir.Kur’ân’da vesile kelimesi iki ayrı yerde zikredilmiştir: “Ey îmân edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının. O’na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz” (Mâide, 5/35), “Onların yalvardıkları bu varlıklar Rablerine hangisi daha yakın olacak diye vesile ararlar; O’nun rahmetini umarlar ve azabından korkarlar.” (İsrâ,17/57) Bu âyetlerde aranması istenen vesile, îmân, itaat, sâlih ameller, cihad ve diğer İslâmî görevlerdir. “O’na vesile arayınız” hükmünü, mürşidler arayınız veya kendinizle Allah arasında bir vasıta bulunuz anlamında yorumlamak doğru değildir. Zira mürşid, insana Allah’a giden yolları gösterebilir, onu Hakk’a yöneltebilir; hatta İslâm ahlâkını temsilde örnek olabilir. Fakat Allah ile kul arasında vasıta olamaz. Gerçek vesile; insanın Allah rızası için ibadet yapması ve yasaklardan kaçınarak Allah’a yaklaştıran sebepleri, gerçekleştirmesidir.
Vesilenin arşa yakın bir makam veya cennette bir derece olduğu ifade edilmiştir. Peygamberimizin ezandan sonra okunmasını tavsiye ettiği duada da buna işaret edilmektedir. “Kim ki ezan okunduktan sonra, `Allah’ım, ey bu çağrının ve başlayan namazın sahibi! Muhammed’e vesile, fazilet ver; onu; kendisine söz verdiğin yüce makama ulaştır!’ derse, ona şefaatim hak olur.” (Buhârî, Ezan, 8)
Diyanet dini kavramlar sözlüğü
Answers ( 3 )
TEVHİD BAĞLAMINDA TEVESSÜL VE VESİLE
Tevessül arapça bir kelime olup وسل kökünden türemiştir. Vesîle kelimesi ise, ulaşmak istenilen şeye yakınlaşmak, yakınlık ve muhabbet kurma, vasıta edinme, arzu edilen şeye ulaşmaya aracılık etme anlamlarına gelmektedir. Tevessül, Allah teâlâ’ya yakın olmak adına başka bir varlıktan yararlanma, araç ve aracı kılmak anlamına gelmektedir.
Ezan duasında geçen “el-Vesile” kavramı, kıyamette şefaat, cennette bir menzil ve Allah’a yakınlık olarak değerlendirilmiştir. Tevessül kelimesi Kur’an-ı Kerim’de yer almazken vesile kelimesi iki yerde geçmektedir.
“Ey îman edenler, Allah’dan korkun; O’na yaklaşmaya vesîle arayın ve O’nun yolunda mücahede edin ki felaha erebilesiniz.” (Maide 35)
Bu âyetin tefsirine baktığımızda, Taberî, vesile kelimesinin yakınlık anlamında kullanıldığını ve Allah’ın rızasını gözeterek O’na yaklaşacak fiiller yapın şeklinde açıklanabileceğini söylemiştir.
Fahreddin Râzî bu ayeti, “Allah’a itaati vesile edinin Allah’a isyanda bulunmayın. Yahudiler kendi yaptıklarıyla değil de babalarının atalarının yaptıklarıyla övünürlerdi. Siz kendi yaptıklarınızla iftihar edin atalarınızın yaptığıyla iftihar etmeyin” şeklinde yorumlamıştır.
Âlûsî âyetin Allah’ın emirlerini yapıp yasaklarından kaçınmak anlamına geldiğini söylemiştir. Bu sayede Allah’a daha yakın olacağımızı belirtmiştir. Âlusi vesileye farklı anlamlar yüklemiş salih zatlarla irtibatta bulunmak, cennette yüce ve güzel bir makam elde etmek ve Allah ile kulları arasında rabıta anlamlarını da ihtiva ettiğini, ifade etmiştir.
Vesile ile ilgili bir diğer âyet ise, “Onların yalvardıkları bu varlıklar, Rablerine vesile ararlar”(İsra suresi 57)âyetidir.
Vesile kelimesi bu âyette, Allah’a yaklaşmak için yakınlığını kullanıp istifade edilen şey anlamında kullanılmıştır. Âyetin tefsirine baktığımızda Yahudiler, Hristiyanlar ve müşriklerin ilah edinip medet umdukları Hz. İsa, Hz. Meryem, Uzeyr, melek ve cin gibi varlıkların da Allah’a yakın olmak adına vesile aramalarına rağmen bu varlıkların İlah olduğunun düşünülmesi eleştirilmiştir. Allah’ın dışında putları vesile kılmanın kesinlikle kabul edilemeyeceği ifade edilmiştir. Asıl olması gereken namaz, oruç, hac, zekât vs. gibi ibadetleri Allah’a yakın olmak için vesile kılmaktır. Anladığımız kadarıyla Kur’an-ı Kerim’de vesile bu anlamda kullanılmıştır.
İslam dininde tevessül ibadetle Allah’ın yolunda ilerlemek ve islami erdeme ulaşmak şeklinde nitelendirilmiştir. Allah’ın rızasını kazanma amacı ile itaat ifade eden fiilleri işleyip kötülüklerden uzaklaşma adına araç ve aracıların tamamı tevvessül kavramında yer almaktadır. Buradan şu anlaşılıyor ki; tevessül kötülükleri terk edip ibadet ederek iyi davranışlara yönelme anlamını da ihtiva etmektedir. İslam dininin iyiliği emretme kötülükten men etme prensibi de bu kategoriyle uyum sağlamaktadır.
Allah’ın güzel isimleri ve sıfatlarıyla tevessül, salih amellerle tevessül, salih kişilerin duasıyla tevessül gibi örnek davranışlar genel olarak âlimler tarafından kabul görmüş tevessül örnekleridir. Bütün bu yorum ve rivayetlerden anlaşılacağı üzere vesile, Kur’an-ı Kerim tarafından da önerilen sınırsız bir imkân ve günümüz şartlarında zorluklara göre yeni vesilelere sarılıp değerlendirilmesi gereken bir kolaylıktır
Tevessül Ne Demek? Kısaca
Tevessül, Allah’a yaklaşmak için bir vesileye başvurmak demektir.
Tevessül Nedir? Kısa Bilgi
Tevessül, dua ederken Allah’a doğrudan yalvarmakla birlikte, O’na yakın olan salih kulları, peygamberleri veya güzel amelleri aracı göstererek yardım dileme yöntemidir. Amaç, Allah’a daha samimi ve kabul olunmaya layık bir yakarışta bulunmaktır. Tevessül, özellikle tasavvufta yaygın olup bazı âlimlerce caiz görülürken, bazıları tarafından uygun bulunmamıştır. Kur’an’da da vesile arama emredilmiştir: “Allah’a ulaşmaya vesile arayın…” (el-Mâide 5/35).