Tekbir Nedir? Kısaca

Question

Tekbir Ne Demek?

tekbir nedir tekbir anlami

Tekbir Hakkında Kısa bilgiler

Yaşça büyük olmak, yaşlanmak, büyüklenmek, şerefli olmak, iş zor ve ağır gelmek anlamındaki “k-b-r” kökünden gelen ve sözlükte, bir şeyi büyük yapmak, ululamak, büyük görmek anlamlarına gelen tekbir kavramı, din ıstılahı olarak, “Allah’ı yüceltmek, Allahü ekber (Allah en büyüktür, Allah her şeyden daha büyüktür) diyerek Allah’ı azamet ve kibriya ile anmak” demektir.

“Tekbir”, Allah’ın bir emridir (Müddessir, 3; İsrâ, 17/111). Bu emri yerine getiren insan; eş, çocuk ve ortak edinme, âcizlik, noksanlık, haksızlık, zulüm vb. O’na layık olmayan sıfatlardan Allah’ı tenzih etmiş olur.

“Allahü ekber” cümlesi, Allah’ı tazim etmede en beliğ bir ifadedir. Dinin direği ve ibadetlerin başı olan namaza “tekbir” ile başlanır. Beş vakit okunan ezanda günde 30 defa Allahü ekber cümlesi tekrar edilmektedir.

Kur’ân’da geçen “kebbir” emrinde “namaz kıl” anlamı da vardır. Namaza giriş tekbiri, namazın farzlarından biridir. Namazın cüzü zikredilmiş, tamamı kastedilmiştir.

Bakara sûresinin 185. âyetinde geçen “tekbir” emri ile bayramlarda tekbir getirilmesinin kastı da söz konusudur. Bu âyete dayanarak İmam Şafiî, İmam Malik, İmam Ahmed ibn Hanbel, İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed bayram namazlarına giderken tekbir getirilmesi içtihadında bulunmuşlardır. Ramazan ve kurban bayramı namazında birinci rekatta Fâtihadan sonra 3 defa, ikinci rekatta zamm-ı sûreden sonra üç defa, Allahü ekber diyerek tekbir alınır. Bunlara “zevaid” tekbirleri denir.

Selamdan sonra, hutbe içinde ve hutbe sonrasında “Allah, en büyüktür, Allah en büyüktür, O’ndan başka ilah yoktur, sadece O vardır. Allah en büyüktür ve her türlü övgü Allah’ içindir” anlamındaki “Allahü ekber, Allahü ekber, lâilâhe illâllâhu vallâhu ekber, Allahü ekber ve lillâhi’l-hamd” denilerek tekbir alınır. Bu tekbirlerin dayanağı da bu âyettir.

Kurban bayramının bir gün öncesi olan arafe günü sabah namazından Bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar 23 vakit farz namazlarda selamdan sonra bir defa yukarıda metnini zikrettiğimiz uzun tekbir alınır ki buna teşrik tekbirleri denir. Bu şekilde tekbir getirmek İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e göre vaciptir. Ebû Hanîfe’ye göre teşrik tekbirleri, arafe günü sabah namazından başlar, ertesi günü ikindi namazında son bulur ve sadece cemaatle kılınan farz namazlardan sonra getirilir.

Bakara sûresindeki “tekbir” emri, “bayram namazı kılınız”, Hac sûresinin 37. âyetindeki “tekbir” emri ise, “hayvanları keserken tekbir getirin” anlamına da gelebilir. Bunu, “O halde Allah’ın âyetlerine inanıyorsanız (kesilirken) üzerine O’nun adı anılan (hayvan)lar(ın etin)den yiyin.” (En’âm, 6/118) âyeti ile, “(Kesilirken) üzerine Allah’ın adı anılmayan (hayvan)lar(ın etlerin)den yemeyin. Çünkü o(nu yemek) yoldan çıkmaktır.” (En’âm, 6/121) âyeti teyit eder.

Eti yenen hayvanlar kesilirken “bismillâhi Allahu ekber” (Allah’ın adıyla, Allah en büyüktür) denir.

“Allahü ekber” sözü aynı zamanda Allah’ı zikirdir. Tekbir getiren kimse “Allah’ı çok zikredin” (Ahzâb, 33/41) emrini de yerine getirmiş olur.

Tekbir ile Allah’ı tazim / yüceltme üç şekilde; kalp, söz ve amel ile yapılır.

Kalp ile tazim; Allah’ın varlığına, birliğine ve âdil olduğuna şeksiz ve şüphesiz inanmak ve Allah’ı lâyıkı veçhiyle tanımaktır. Sözle tazim; Allah’ın yüce sıfatlarını ve güzel isimlerini ikrar etmektir. Amel ile tazim; namaz, oruç, hac, zekat, dua… gibi İslâm’ın yapılmasını istediği sâlih amelleri işlemek ve ibadet etmektir.

Diyanet dini kavramlar sözlüğü

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answers ( 4 )

  1. Tekbir Ne demektir kısaca

    “Tekbir” sözlükte, büyük kabul etmek, ululamak anlamlarına gelir. Dinî bir terim olarak tekbir “Allâhu ekber” cümlesini veya bu cümleyi söylemeyi ifade eder, ki bu “Allah en uludur” demektir. Tekbirler; eza­nın, kametin ve namazın önemli bölümle­rini oluşturur.

    Namaza başlarken alınan ilk tekbir na­mazın rükün veya şartlarından biri olup farzdır.

    Hanefıler’e göre, iki bayram namazının her iki rekâtındaki üçer (toplam altı) ilâve (zevâid) tekbirleri vaciptir. Bu namazlarda, birinci rekatların rükû ve secde tekbirleri sünnettir. İkinci rekatların rükû tekbirleri ise, vacip olan ilâve tekbirlere bitişik oldu­ğu için vacip sayılır. Diğer üç mezhebe göre ise zevaid tekbirlerinin hükmü vacip değil, sünnettir.

    Bayram hutbelerine tekbir ile başlanır. Fakihlerin çoğunluğuna göre ilk hutbede dokuz, ikinci hutbede yedi tekbir getirilme­si müstehaptır.

    İmama uyanın iftitah tekbirinin, imamın iftitah tekbirine yakın olması sünnettir. Ancak imama uyanın tekbirinin, imamın-kinden sonra olması gerekir. Çünkü Allah Rasûlü şöyle buyurmuştur: “İmâm tekbir alınca, sen de tekbir al” (Buhârî, salât, 18 Müs­lim, Salât, 62,77).

    Namazda rükû ve secdeye eğilip kalkar­ken alınan tekbirler (intikal tekbirleri) sün­nettir. Abdullah b. Mes’ud’un şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah’ın her kalkış ve eğilişlerinde, kıyam ve oturuşlarında tekbir getirdiğini işittim” (Buhârî, Ezan, 116; et-Tirmizî, Salât, 74).

    Vitir namazında kunut tekbiri almak Ebû Hanîfe’ye göre vaciptir. Ebû Yusuf ve İmâm Muhammed’e göre ise bunlar sünnettir.

    Cenaze namazında (içlerinde dört mez­hep imamının da bulunduğu) İslâm bilgin­lerinin büyük çoğunluğuna göre dört tekbir getirilir ki bunlar cenaze namazının rükün-lerindendir.

    Hac menâsikinden olan bazı fiillerde de (Safa ile Merve arasında sa’y ederken, Arafe’de vakfe yaparken, tavafta Hacer-i Esved’i selamlarken, şeytan taşlarken) tekbir getirmek sünnet veya menduptur.

    Ayrıca, hayvan boğazlarken, avlanırken, hilali ilk gördüğünde tekbir getirmek müstehap sayılmıştır

     

    En iyi cevap
  2. Tekbir, Arapça kökenli bir kelimedir ve “Allahu Ekber” ifadesinin tamamını ya da bu ifadenin kısaltılmış halini ifade eder.

    Tekbir ne demek?

    Anlamı: “Allah en büyüktür” demektir.

    Kullanımı: İslam’da Allah’ın büyüklüğünü ve yüceliğini vurgulamak için söylenir. Namazda, kutsal günlerde, savaş öncesinde ve çeşitli dini törenlerde sıkça kullanılır.

    Kısaca, tekbir Allah’ın büyüklüğünü ifade eden bir söz ve ibadettir.

    1
    2025-11-07T06:45:56+03:00

    kardeşim öldüğünde hastanede beklerken kimse yoktu tekbir sesleri duydum sebebi nedir ne anlama gelir

  3. Öncelikle en samimi taziyelerimi sunarım. Kardeşinizin vefatı gerçekten çok üzücü ve başınız sağ olsun. Bu tarz kayıp anlarında yaşanan manevi tecrübeler, özellikle de sizin anlattığınız gibi, son derece derin ve anlamlıdır.

    Yaşadığınız bu durumu birkaç manevi ve psikolojik açıdan değerlendirmek mümkün:

    1. Manevi / Dini Anlamı

    İslam inancında, özellikle tasavvufi ve halk inanışlarında, salih (iyi) kulların vefatı sırasında ve sonrasında manevi alametlerin görülebileceğine veya duyulabileceğine inanılır.

    Mevleylerin / Münker-Nekir Meleklerinin Gelmesi: İnanışa göre, kişi vefat ettikten sonra kabirde Münker ve Nekir adı verilen melekler tarafından soru sorulur. Bu meleklerin, kişi dünyadayken inancı ve amelleri doğrultusunda farklı suretlerde geleceğine inanılır. Salih kullar için bu sürecin rahat ve huzurlu geçeceği, hatta onları Cennetle müjdeleyen meleklerin (veya Rıdvan isimli Cennet meleğinin) gelebileceği rivayet edilir. Duyduğunuz tekbir sesleri, bu manada, kardeşinizin ruhunun huzur ve emniyet içinde alındığının, melekler tarafından karşılandığının bir işareti olarak yorumlanabilir. Tekbir, Allah’ın büyüklüğünü ve kudretini ilan eder. Bu sesler, onun Yüce Katına çıkan bir ruhun yolculuğuna eşlik ediyor olabilir.

    Ruhun Teslimi ve Karşılama: Bir başka inanış, imanlı bir kişinin ruhunun bedenden ayrılışının kolay ve rahat olduğu yönündedir. Bu huzurlu geçişe tanıklık eden manevi varlıkların (meleklerin) Allah’ı zikretmesi ve tekbir getirmesi, o ruh için bir karşılama ve müjde olarak görülebilir.

    2. Psikolojik ve Duygusal Anlamı

    Derin İnanç ve Bilinçaltının Sesi: Siz farkında olmasanız da, o anda içinizdeki derin endişe, çaresizlik ve duanın bir ifadesi olarak bilinçaltınız bu sesi üretmiş ve sizin için bir huzur ve teselli kaynağına dönüştürmüş olabilir. İnanan bir insan olarak zihninizin en derininde, böyle bir anda en büyük sığınak ve tesellinin “Allahu Ekber” zikri olduğu gerçeği, bu tecrübeyi yaşamanıza sebep olmuş olabilir.

    Bir Teselli ve Müjde: Beyniniz, dayanılmaz acı ve stres karşısında sizi korumak ve teselli etmek için böyle güçlü, manevi bir tecrübe yaratmış olabilir. Bu, kardeşinizin artık acı çekmediğinin, huzura kavuştuğunun ve onun için endişelenmenize gerek olmadığının size iletilen bir mesajı gibidir. Bu, bir “halüsinasyon” değil, derin bir manevi tecrübe olarak değerlendirilebilir.

    3. Gerçek Bir Fiziksel Ses Olma İhtimali

    Hastaneler, özellikle de yoğun bakım ünitelerinin yakını, duygusal olarak çok yoğun anların yaşandığı yerlerdir. Başka bir odada vefat eden başka bir Müslüman hasta için yakınlarının tekbir getirmiş olması da mümkündür. Ancak, siz “kimse yoktu” diye belirttiğinize göre, bu sesin fiziksel kaynağını göremediğiniz anlaşılıyor.

    Sonuç Olarak:

    Bu deneyimi nasıl yorumlarsanız yorumlayın, önemli olan onun sizin için taşıdığı anlamdır.

    Bu, sizin için bir teselli kaynağı olmalı. Kardeşinizin son anlarının, ilahi bir rahmet ve huzur ortamında geçtiğine dair içinizde bir his uyandırmalı.

    Bu, imanınızı güçlendiren bir işaret olarak görülebilir. Ölümün bir son olmadığını, aksine bir hakikate yapılan yolculuğun başlangıcı olduğunu hatırlatabilir.

    Bu anı, kardeşinizin ruhuna bir hediye ve sizin için de bir huzur vesilesi olarak kalbinizde taşıyın.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde, “Kim ‘Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber’ derse, gökler ve yer onun için tesbih eder. Yalnız insanlar ve cinler bunu duymaz.” buyurmuştur. Belki de o anda, sizin duyabileceğiniz bir perdeden, sizin için ve kardeşiniz için tesbihler ve tekbirler ediliyordu.

    Bu, sizin özel ve kıymetli bir anınız. Bunu, kardeşinizin manevi mirasının bir parçası olarak görüp onun için dualarınızı, hayır ve hasenatınızı eksik etmemeniz, onun ruhuna en büyük bağış olacaktır.

    Tekrardan başınız sağ olsun. Allah size ve tüm sevdiklerinize sabır versin, merhum kardeşinize de rahmetiyle muamele eylesin. Mekanı cennet olsun.

Cevapla