Share
Sünnet Ne Demektir
Question
Sünnet nedir kısaca sözlük anlamı ve tanımı
Sünnet kelimesinin iki ayrı anlamı vardır. İlk anlamı, hz.Muhammed’e peygamberlik görevi geldikten sonra Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışlarıyla şu ya da bu konuda söylemiş olduğu sözlerin tümüdür. Örneğin peygamber efendimiz yemek yerken sağ eli ile yerdi bu sebeple de biz Müslümanların onun gibi sağ elle yemek yememiz gerekir. Böylece sağ elle yemek yiyenler bir sünneti yerine getirmiş olur. Sünnetin ikinci anlamı ise, erkek çocuklarının üreme organındaki derinin çepeçevre kesilmesi durumudur.
SÜNNET NEDİR SÜNNETİN İSLAMDAKİ YERİ NEDİR
Peygamberimizin yaklaşık 23 senelik peygamberlik hayatı boyunca, söylemiş olduğu her söz, yapmış olduğu her iş, emrettiği, yasakladığı, onayladığı veya reddettiği her şey, ayrıca hayatı, ahlâkı ve şemâili ile ilgili olarak nakledilen bilgilerin tümü hadis veya sünnet olarak isimlendirilmektedir.
İlmî kaynaklarda aynı anlamı karşılamak üzere birbirinin yerinde kullanılan hadis ve sünnet, dinimizin Kur’ân-ı Kerîm’den sonraki ikinci temel kaynağıdır ve bütün müslümanlar için bağlayıcı bir hüküm ifade eder.
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de “Peygamber size ne getirirse onu alın, neyi yasaklarsa ondan da uzak durun” [1] buyururken aynı zamanda sünnetin dindeki yerine vurgu yapmaktadır. Peygambere itaatin Allah’a itaat gibi olduğunu [3], Allah Resûlünün müminler için her yönüyle güzel bir örnek olduğunu belirten [4] ayetlerde de sünnetin önemine işaret edilmiştir.
Hz. Peygamber, Kur’an’la beraber sünneti göz önünde bulundurarak yaşanan hayatın insanı hidayete ve saadete götüreceğini, sünnetten uzaklaşarak veya onu terk ederek yaşanan hayatın sonunun da sapkınlık ve hüsran olacağını belirtmektedir. Vefatından kısa bir süre önce söylendiği anlaşılan bir hadisinde Efendimiz şöyle buyururlar: “Size iki şey bırakıyorum. Onlara sıkı bir şekilde sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmazsınız. Bunlardan biri Allah’ın Kitab’ı, diğeri de Resûlünün sünnetidir” [5]. Allah Resûlünün bizlere bir emaneti ve mirası olan sünneti yaşamak ve yaşatmak dinin ayakta kalmasına, sünneti red veya terk etmek ise dinî anlayış ve yaşayışımızın bozulmasına sebep olur. Efendimiz bu hususa değindiği bir hadisinde de şöyle buyurmaktadır: “Dinin elden çıkışı sünnetin terkiyle başlar. Halat nasıl lif lif kopup parçalanırsa, din de sünnetlerin birer birer terkiyle ortadan kalkar” [6].
Sünnet, Allah’ın son Kitab’ı olan Kur’ân-ı Kerîm’in açıklayıcısı olması bakımından dinimizde önemli bir yere sahiptir. Nitekim Kur’an’da emredilen ve İslamın şartı sayılan namazın nasıl kılınacağı, orucun nasıl tutulacağı, zekatın nelerden ne kadar verileceği ve haccın ne şekilde yapılacağı ile ilgili bilgiler hep hadislerden öğrenilmektedir. İman konularının ayrıntılarına ait bilgilerin kaynağı da hadislerdir. Bunun dışında, Kur’an’da esasları verilip ayrıntıları zikredilmeyen, ancak Hz. Peygamber’in günlük hayatında tatbik ettiği ve Müslümanlar için uyulması gerekli olan birçok ahlaki prensip de sünnete dayanır. Bu hususlar bize, sünnet olmadan Kur’an’ın birçok ayetini anlamanın ve İslamı doğru bir şekilde yaşamanın mümkün olamayacağını göstermektedir.
Hz. Peygamber’in hayat biçimi olan sünnete saygı göstermek, onu korumak ve hayatımızı ona göre düzenlemek dinî bir görevdir. Sünnete dayanan davranışlarımız bizi Peygamber Efendimize yaklaştırır, ona benzememize ve onun sevgisini kazanmamıza vesile olur. Kıyamet gününde şefaatine nâil olmamıza ve onun “ümmetimdir” diyerek bize sahip çıkmasına sebep teşkil eder. Bu bakımdan sünneti hafife almamalı, günlük hayatımızda elden geldiğince Efendimizin davranışlarını örnek alarak yaşamaya çalışmalıyız.
Sünnetsi dışarıda bırakan, Kur’an bize yeter diyen bir İslâm anlayışı yanlıştır. Bakın Peygamberimiz bu düşüncede olanları nasıl uyarıyor: “Benim emrettiğim veya nehyettiğim bir konu kendisine iletildiğinde sakın sizden birinizi, koltuğuna yaslanmış olarak, ‘biz onu bunu bilmeyiz, Allah’ın Kitab’ında ne bulursak ona uyarız, o kadar’ derken bulmayayım” [7].
Sözümü Peygamber Efendimizin konuyla ilgili çok önemli ifadeleriyle bitiriyorum. Buyuruyorlar ki: “Kim benim sünnetimden (yaşam tarzından) yüz çevirirse benden değildir” [8]. “Benim sünnetimi (sevip) yaşatan beni de sevmiş olur. Beni seven ise cennette benimle beraber olacaktır” [8].
_______________________
[1] Haşr, 59/7.
[2] Tirmizî, “İlim”, 16.
[3] Nisâ, 4/80.
[4] Ahzâb, 33/21.
[5] Muvatta, “Kader”, 3.
[6] Dârimî, “Mukaddime”, 16.
[7] Ebû Dâvûd, “Sünnet”, 5; Tirmizî, “İlim”, 10.
[8] Buhârî, “Nikâh”, 1.
Dr. Mehmet EFENDİOĞLU
Answers ( 2 )
Sünnet; Rasulullah (sav)’in dini yaşayış şekli demektir.
Sünnet; Rasulullah (sav)’in ibadet ve diğer dini görevleri yaşantısı demektir.
Sünnet ve hadis eş değer anlamlar ifade eder. Dini kaynakların Kur’an-ı Kerim’den sonraki ikinci kaynağı hadis yani sünnettir.
Rasulullah (sav)’in hayat biçimi olan sünnete saygı göstermek, onu korumak ve hayatımızı ona göre düzenlemek dinî bir görevdir. Sünnete dayanan davranışlarımız bizi Peygamber Efendimize yaklaştırır, ona benzememize ve onun sevgisini kazanmamıza vesile olur.
Sünnet, kelime olarak “yol” veya “gidişat” anlamına gelir. İslam’da ise sünnet, Peygamber Muhammed’in (S.A.V.) öğrettiği, yaptığı veya onayladığı davranış ve uygulamaların tamamını ifade eder. Sünnet, bir bakıma İslam’ın pratiğe dökülmüş şeklidir ve müslümanlar için önemli bir rehberdir. Ayrıca, sünnet, erkek çocuklarının cinsel organlarının ucundaki derinin cerrahi olarak alınması anlamına da gelir. Bu uygulama, İslam’da genellikle dini bir gereklilik olarak kabul edilir.
İki temel anlamı vardır:
Dini anlamda: Peygamber Efendimiz’in sözleri, fiilleri, onayları ve uygulamaları.
Cerrahi anlamda: Erkek çocuklarında uygulanan genital sünnet işlemi.