Sümer tabletleri ve İslam

Question

Sumer tabletleri ve islam ile kuran

Sümer tabletleri ve Kur’an ve İslam

Hocam selamın aleyküm ben müslüman bir gencim ama kaç gündür aklımı yiyeceğim Sümer tabletleri Kuran’da yazılanlara çok benziyor ve hiçbir yerde peygamber ve Allah lafzı zikredilmiyor lütfen yardım edin aklımı yitireceğim

CEVAP:

Aleyküm selam. Endişeni anlıyorum, bu tür konular bazen insanın inancını sorgulamasına neden olabilir. Öncelikle, bu konuda sakin kalmaya çalışalım ve meseleyi biraz daha detaylı inceleyelim.

Sümer tabletleri ve diğer antik medeniyetlerin yazılı kaynakları, insanlık tarihinin eski dönemlerine ait bilgiler içerir. Bu metinler, yaratılış, tufan ve tanrılar gibi konuları ele alırlar. Bu tür konuların İslam’daki anlatımlarla benzerlik göstermesi doğaldır çünkü İslam’a göre insanlık tek bir yaratıcının varlığına dayalı olarak başlamıştır ve Allah, farklı zamanlarda insanlara peygamberler göndermiştir. Bu yüzden Sümer, Babil veya başka medeniyetlerdeki mitolojik anlatılar da evrensel bazı hakikatlerin izlerini taşıyor olabilir.

Sümer tabletlerinde Allah lafzının ya da peygamberlerin zikredilmemesi, onların ilahi vahyi tam anlamıyla yansıtmadığını gösterir. Bu tabletler, o dönemdeki toplumların inanç sistemlerini ve mitolojik bakış açılarını yansıtır. İslam’a göre, zamanla insanlar doğru inançtan saparak çok tanrıcılığa ve hurafelere yönelmiştir. Dolayısıyla, bu tür eski belgelerde bazı benzer hikayelerin olması, onların da bir zamanlar ilahi bilgiye erişmiş olan insanların soyundan geldiklerini ve bu bilgiyi zamanla bozulmuş şekilde taşıdıklarını gösterebilir.

Kur’an, Allah’ın insanlığa son ve eksiksiz mesajıdır ve bu nedenle tarih boyunca gönderilmiş vahiylerin doğruluğunu ve eksiksizliğini yeniden tesis eder. Sümer gibi eski uygarlıkların anlatılarındaki benzerlikler, bu bilgilerin bozulmuş hallerinin bir yansıması olabilir.

Sonuç olarak, İslam açısından bu tür antik belgelerdeki anlatılar, Allah’ın varlığını ve insanlara doğru yolu göstermek için peygamberler gönderdiğini reddetmez. Bilakis, insanlık tarihinin her döneminde Allah’ın izlerini ve peygamberlerin öğretilerinin yansımalarını görebiliriz, ancak bu bilgiler zamanla insan eliyle tahrif edilmiş olabilir.

Bu tür konular seni şüpheye düşürdüğünde, daha çok İslam’ın temel kaynaklarına ve alimlerin görüşlerine başvurmanı öneririm. Ayrıca imanla ilgili vesveseler yaşadığında, bunun şeytanın bir oyunu olduğunu hatırlayıp istiaze (Eûzü Besmele) getirerek Allah’a sığınabilirsin.

İçini rahatlatabildim mi? Başka soruların olursa her zaman buradayım.

https://www.dinisite.tr/dini-siteler-listesi/

BENZER KONULAR:

Answer ( 1 )

    1
    2024-11-15T23:58:08+03:00

    Sümer tabletleri, Mezopotamya uygarlığının en eski yazılı belgelerinden biri olarak kabul edilir ve tarihi, M.Ö. 3100-2000 yıllarına kadar uzanır. Bu tabletlerde, Sümerlerin dinî, ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamlarına dair birçok bilgi yer alır. Ancak bu tabletlerde anlatılanlar ile İslam’ın öğretileri ve tarihi arasında önemli farklar bulunmaktadır. Bu konuyu hem bilimsel hem de İslamî açıdan ele alalım:


    Sümer Tabletlerinin İçeriği

    • Çivi Yazısı ve Tabletlerin Konuları: Sümer tabletleri, çoğunlukla kil üzerine yazılmış çivi yazısıyla oluşturulmuştur. Bu tabletlerde mitolojiler, tanrılar, yaratılış destanları (ör. Enuma Eliş), ticari kayıtlar ve hukuk metinleri yer alır.
    • Mitolojik İnançlar: Sümerler, çok tanrılı bir dinî yapıya sahipti ve tanrılarının insan benzeri özelliklere sahip olduğuna inanırlardı. En bilinen mitolojik hikayeleri arasında Gılgamış Destanı bulunur.
    • Tarihî ve Sosyal Veriler: Tabletler, Sümerlerin tarım, ticaret ve yazı sistemleri hakkında bilgiler sunar. Ayrıca hukuk metinleri, Sümer toplumunun düzeni hakkında ipuçları verir.

    İslam Perspektifinden Sümer Tabletleri

    1. Tevhid ve Şirk Meselesi:
      • İslam, Allah’ın (c.c.) tek ve eşsiz olduğunu vurgular (Tevhit). Sümerlerin çok tanrılı inançları, İslam’a göre şirktir (Allah’a ortak koşma).
      • Kur’an’da geçmiş kavimlerden ve onların sapkınlıklarından bahsedilir:
        • “Onlar, Allah’ı bırakıp sadece putlara tapıyorlar ve sadece inatçı bir şeytana boyun eğiyorlar.” (Nisa, 4:117)
        • Sümerlerin çok tanrılı sistemi, bu ayetlerin işaret ettiği yanlış inanışlara benzetilebilir.
    2. Kur’an’ın Geçmiş Kavimlere İşareti:
      • Kur’an’da, tarih boyunca birçok kavmin Allah’ın mesajlarını reddettiği ve bu nedenle helak olduğu anlatılır. Sümerler, açıkça adı geçmese de, bu kavimler arasında olabilir.
      • “Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiğinde aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.” (Yunus, 10:47)
    3. İnsanoğlunun Ortak Hafızası:
      • Sümer tabletlerinde geçen yaratılış mitolojileri ve tufan hikayeleri (ör. Nuh Tufanı’na benzer anlatılar), insanlığın ortak bir hafızasının göstergesi olabilir. Kur’an, Nuh Tufanı’nı detaylıca anlatır ve bunun gerçek bir olay olduğunu belirtir (Hud, 11:25-49). Sümer tabletlerindeki tufan hikayesi, bu olayı yanlış veya efsanevi bir şekilde yansıtıyor olabilir.
    4. İlim ve Hikmet Açısından Sümer Tabletleri:
      • İslam, geçmişten ders almayı ve ibret çıkarmayı teşvik eder:
        • “Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önce yaşamış olanların sonlarının nasıl olduğuna baksınlar?” (Rum, 30:9)
      • Sümer tabletlerinin bilimsel ve tarihsel bir değer taşıması, İslam’ın “ilim arayışı” ilkesiyle uyumlu olabilir. Ancak, bu bilgilerin doğruluğu, İslam’ın temel inançları ile çeliştiği noktada kabul edilemez.

    İslam ve Tarihî Araştırmalar

    • İslam, geçmiş uygarlıkların incelenmesini yasaklamaz, aksine doğruyu bulmak için araştırmayı teşvik eder. Ancak bu araştırmaların, inançla çelişen hurafe ve batıl inançlardan arındırılması gerekir.
    • Sümer tabletleri, insanlık tarihine ışık tutsa da, İslam açısından peygamberler aracılığıyla gönderilen hakikati yansıtmadığı sürece mutlak doğru olarak kabul edilemez.

    Sonuç

    Sümer tabletleri, insanlık tarihinin eski dönemlerini anlamak için değerli bir kaynak olsa da, İslam’ın tevhid ilkesiyle uyumlu değildir. Bu tabletler, geçmişteki toplulukların inanç ve yaşam tarzlarını yansıtırken, Kur’an ve hadislerin sunduğu ilahî bilginin üstünlüğünü teyit eder. Sümerlerin tufan ve yaratılış gibi konulardaki anlatımları, İslam’daki hakikatlere çarpıtılmış bir bakış açısını yansıtıyor olabilir.

    Araştırmalar yapılırken, İslamî kaynaklarla örtüşmeyen unsurlara dikkat edilmeli ve her bilgi, Kur’an ve Sünnet’in ışığında değerlendirilmelidir.

    En iyi cevap

Cevapla