Hocam yazdığım kelimelerin babını ve aksamı seba açısından değerlendirmesini yapabilir misiniz
تَكُونَ
تَحْتَوِي
يَزِيدَ
حُبُّ
تَكْوِينُ
بَلَغَ
كَانَ
يُحِبُّونَ
حِمْلَ
اِشْتَرَى
يَكُنْ
طَلَبَ
مَضَى
بَاعَ
دَفَعَ
يَبِيعُونَ
بُدَّ
Yazdığınız kelimelerin bâblarını ve aksâm-ı seb’a (sarfî yönlerden incelenmesi) ona göre kelimeyi ayrı ayrı ele almak için değerlendirin. Bu inceleme sırasında bâb lar (fiilin türediği vezin) ve aksâm-ı seb’a (failin zamirlerine göre fiilin çekim koşulları) temel olarak yapılabilir:
Kelime Analizi
- تَكُونَ
- Bâb: كان – يكونُ (نقص fiil, 1. bâb)
- Aksâm-ı Seb’a: Muzâri (fiil-i muzâri), üçüncü dişil tekil ya da ikinci kayıtlı eril tekil olarak kullanılabilir.
- Manâ: “Olur” (bir şeyin halini ifade eder).
- تَحْتَوِي
- Bâb: احتوى – يحتوي (10. bâb, ifti’âl bâbi)
- Aksâm-ı Seb’a: Muzâri, üçüncü şahıs dişil tekil ya da ikinci kayıtlı eril tekil olabilir.
- Manâ: “Kapsar, içerir.”
- يَزِيدَ
- Bâb: زاد – يزيدُ (3. bâb, fiil-i lâzım)
- Aksâm-ı Seb’a: Muzâri, üçüncü kişi eril tekil. (Nasb veya cezm durumunda “يزد” şekline gelir.)
- Manâ: “Artar, açar.”
- حُبُّ
- Bâb: حبّ – يحبّ (1. bâb, aslî mastar hâli)
- Aksâm-ı Seb’a: İsim olarak kullanılır. Mastar veya isim başarısız ilişkileri ile ilişkilidir.
- Manâ: “Sevgi, muhabbet.”
- تَكْوِينُ
- Bâb: كوّن – يكوّنُ (2. bâb, tef’îl bâbi)
- Aksâm-ı Seb’a: İsm-i mastar (fiilin isimleşmiş hâli).
- Manâ: “Oluşturma, meydana gelme.”
- بَلَغَ
- Bâb: بلغ – يبلغ (1. bâb, fiil-i lâzım ya da müteaddî olabilir.)
- Aksâm-ı Seb’a: Fiil-i mâzî (geçmiş zaman), üçüncü kişi eril tekil.
- Manâ: “Ulaştı, erişti.”
- Kürsü
- Bâb: كان – يكونُ (1. bâb, nakıs fiil)
- Aksâm-ı Seb’a: Fiil-i mâzî, üçüncü sırada yer alan eril tekil.
- Manâ: “Oldu, idi.”
- يُحِبُّونَ
- Bâb: حبّ – يحبّ (4. bâb, if’âl bâbi)
- Aksâm-ı Seb’a: Muzâri, üçüncü kişi eril çoğul.
- Manâ: “Keskinler.”
- حِمْلَ
- Bâb: حمل – يحمل (1. bâb)
- Aksâm-ı Seb’a: Mastar veya isim.
- Manâ: “Yük, taşıma.”
- اِشْتَرَى
- Bâb: اشترى – يشتري (8. bâb, ifti’âl bâbi)
- Aksâm-ı Seb’a: Fiil-i mâzî, üçüncü sırada yer alan eril tekil.
- Manâ: “Satın aldı.”
- يَكُنْ
- Bâb: كان – يكونُ (1. bâb, nakıs fiil)
- Aksâm-ı Seb’a: Muzâri, cezm edilmiş üçüncü şahıs eril tekil.
- Manâ: “Olmasın.”
- طَلَبَ
- Bâb: طلب – يطلبُ (1. bâb, fiil-i müteaddî)
- Aksâm-ı Seb’a: Fiil-i mâzî, üçüncü sırada yer alan eril tekil.
- Manâ: “Talep etti, istedi.”
- Müslüm
- Bâb: مضى – يمضي (1. bâb, fiil-i lâzım)
- Aksâm-ı Seb’a: Fiil-i mâzî, üçüncü sırada yer alan eril tekil.
- Manâ: “Geçti, sona erdi.”
- بَاعَ
- Bâb: باع – يبيعُ (1. bâb, fiil-i müteaddî)
- Aksâm-ı Seb’a: Fiil-i mâzî, üçüncü sırada yer alan eril tekil.
- Manâ: “Sattı.”
- دَفَعَ
- Bâb: دفع – يدفع (1. bâb, fiil-i müteaddî)
- Aksâm-ı Seb’a: Fiil-i mâzî, üçüncü sırada yer alan eril tekil.
- Manâ: “Ödedi, itti.”
- يَبِيعُونَ
- Bâb: باع – يبيعُ (1. bâb, fiil-i müteaddî)
- Aksâm-ı Seb’a: Muzâri, üçüncü kişi eril çoğul.
- Manâ: “Satarlar.”
- بُدَّ
- Bâb: بدّ – يبدّ (1. bâb, fiil-i lâzım)
- Aksâm-ı Seb’a: Mastar ya da isim. Daha çok “لا بدّ” gibi zarflar içinde geçer.
- Manâ: “Gerek.”
Özet
Bu fiillerin bir kısmı fiil-i mâzî (geçmiş zaman), bir kısmı ise fiil-i muzâri (şimdiki ve geniş zaman) olarak çekimlenmiştir. Bazıları nakıs fiillerden, bazıları ise tam fiillerden türetilmiştir. Daha derin bir analiz için fiil türetme kaideleri ve vezinler üzerine ders çalışılması önerilir. Bu bağlamda bâbların özellikleri ve Aksâm-ı Seb’a ilkeleri öğrenildiğinde daha iyi kavrayış sağlanır.
Answer ( 1 )
Tabii ki! Arap dilinde “sarf” kelimesi, dil bilgisi açısından kelimelerin şekilsel değişimi ve köklerine dayalı olarak yapılan işleme anlamına gelir. Bu anlamda “sarf”, özellikle kelimelerin fiil ve isim halleriyle ilgili değişimlerini inceleyen bir bilim dalıdır. Türkçeye Arapçadan geçmiş olan “sarf” terimi, kelimelerin köklerini ve eklerini işleyerek anlam ve kullanım değişimlerini anlamaya yönelik bir çalışmayı ifade eder.
Verdiğiniz “Sarf” ve “Hocam yazdığım kelimelerin babını ve aksamı seba açısından değerlendirmesini yapabilir misiniz?” sorusuna gelirsek, burada sanırım iki farklı kavramı birleştiriyorsunuz:
1. Sarf ve Seba
Sarf: Yukarıda belirttiğim gibi, kelime köklerinin biçimsel dönüşümünü inceler.
Seba: Bu kelime, “seb’a” (سبعة) kelimesinin kökünden türemiş bir terim olabilir. Seba, Arapçadaki yedi (7) sayısına atıfta bulunur. Ancak, burada “seba”nın özel bir anlam taşıması gerekecek. Türkçedeki “sarf” terimiyle ilişkili olabilir, ancak “seba”nın açıklığa kavuşturulması gerekebilir.
2. Baba ve Aksama:
Bu iki kavram da “sarf” derslerinde sıkça karşılaşılan terimlerdir.
Baba (Bâb): “Bâb” kelimesi, dil biliminde kelimelerin türediği temelden türemiş olan kalıpları ifade eder. Bir kelimenin anlamını ve yapısını değiştiren kök eklemeleri, fiil köklerinden türetilen kalıplar, “baba” kavramında yer alır. “Bâb” kelimesi, Arapça fiil sisteminde de (fe’âl, taf’îl gibi) belirli grupların adıyla ilişkilendirilebilir.
Aksam (Aksâm): Bu kavram ise, kelimenin veya fiilin kullanımını ifade eden yapıları ifade edebilir. Özellikle türemiş anlamları ve farklı kullanım alanlarındaki işlevlerini belirler. Bu da sarf kuralları içinde önemli bir yer tutar.
Ancak sorunuzda “seba açısından” ifadesi, özgün bir konuya işaret ediyor olabilir. Eğer bu terimle özel bir dilbilimsel inceleme yapmak istiyorsanız, daha fazla açıklama gerekebilir.