Sözlükte “sözü nakletmek, aktarmak, sulamak” anlamlarına gelen rivâyet, terim olarak, hadis ve benzeri sözlerin isnadıyla birlikte nakledilmesine denir. Rivâyet eden kimseye râvi, rivâyet edilen söze mervî denir. Rivâyetin en önemli gayesi, Hz. Peygamberin sünnetini gelecek nesillere aktarmaktır. Sünnetin kaynağı olan hadislerin hatasız ve noksansız olarak rivâyeti oldukça önemli olduğundan, hadislerin rivâyeti âlimlerce özel ve ciddî kurallara bağlanmıştır. (A.G.)Rivâyet iki türlüdür: a) Rivâye bi’l-lafz: Bu, hadislerin orijinal lafızlarıyla rivâyet edilmesidir. Bu tür rivâyette, hadislerin sözlerinde hiçbir değişiklik yapmadan, Hz. Peygamberin (a.s.) ağzından çıktığı şekliyle yapılması esastır. b) Rivâye bi’l-mâ’nâ: Bu, hadislerin Hz. Peygamberin ağzından çıktığı şekliyle değil de, hadisin asıl manasını bozmadan, kısaltarak ya da kelimeleri eş anlamlıları ile ifade ederek rivâyet edilmesidir. Mana ile rivâyetin kabul edilebilmesi için râvînin, rivâyet ettiği hadiste kast olunan manayı bozan incelikleri bilmesi gerekir. Muhammed ibn Sîrin ve İmam Mâlik gibi âlimler, mana ile rivâyetin kabul edilmemesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Muhaddislerin çoğunluğu ise, hadisin manasını bozmamak şartı ile, değişik lafızlarla rivâyet edilmesinde bir sakınca görmemişlerdir.
Diyanet dini kavramlar sözlüğü
Answers ( 2 )
Rivayet kelimesinin lügatta bulunan anlamı; sözü nakletmek, aktarmak, sulamak gibi anlamlara gelmektedir. Dini ıstılahta rivayet kelimesini şu şekilde açıklayabiliriz; hadis ve benzeri sözlerin isnadıyla birlikte nakledilmesine denir. Rivâyet eden kimseye râvi, rivâyet edilen söze mervî denir.
Rivayet kelimesi Arapçadan gelir ve anlamı “bir olayın, sözün veya bilginin başkalarına aktarılması, nakledilmesi” demektir.
Kısaca:
Rivayet, bir bilgiyi veya haberi sözlü veya yazılı olarak başka kişilere iletme, anlatma eylemidir. Özellikle tarih, din ve edebiyatta, hadislerin veya eski olayların nesilden nesile aktarılması için kullanılır. Rivayet, kaynakların doğruluğunu değerlendirmede önemli bir kavramdır.