Sözlükte “hapsetmek, alıkoymak, devamlı olmak, sabit olmak” gibi anlamlara gelen rehin, bir fıkıh kavramı olarak, bir hak karşılığında teminat olarak bir malı tutmak, bir alacağı güvence altına almak için teslim alınan mal demektir. Rehin verene râhin, rehin alana mürtehin, teslim alınan mala da merhûn veya rehin denir. Kur’ân-ı Kerim’de, “Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir.” buyurulmaktadır (Bakara, 2/283).Rehin akdi, icap ve kabul ile kurulur ve rehnedilen şeyin teslim edilmesiyle kesinleşir. Rehin olarak verilecek şeyin muayyen, teslime ve satılmaya elverişli olması ve sözleşme esnasında mevcut olması gerekir. Zira borç ödenmediği takdirde, alacaklı bunu sattırarak alacağını bedelinden alabilir.
Rehin hakkı alacaklıya, rehin olarak verilen malı, hakkını alıncaya kadar elinde tutma yetkisi verir. Bunun yanında, borçlunun iflas etmesi veya ölmesi halinde öncelik sağlar. Rehin olarak verilen mal üzerinde alacaklılar veya mirasçılar hak iddia edemezler. Rehin satılıp alacaklı bundan hakkını aldıktan sonra kalan olursa mirasçılara veya diğer alacaklılara verilir.
Rehin alan kişi, rehin veren borçlunun izni olmadan rehin almış olduğu malı kullanamaz, ondan yararlanamaz; sadece alacağını vadesinde ödememesi halinde, sattırarak alacağını bunun bedelinden alabilir. Rehin olarak verilen malın helak olması halinde değeri alacağından düşürülür. Rehin verilen malın değerinin borçtan daha fazla olması halinde, rehin alan, borçtan fazla olan kısmı tazmîn etmez; ne alacak ne de borç kalmaz. Ancak rehin verilen mal, mürtehinin kusuru ile helak olursa, borçtan fazla kısmını tazmîn eder.
Diyanet dini kavramlar sözlüğü
BENZER KONULAR:
Answers ( 3 )
Rehin kelimesi dini bir kavram olup, bir fıkıh kavramıdır. Rehin kelimesinin lügatta bulunan anlamı; hapsetmek, alıkoymak, devamlı olmak, sabit olmak gibi anlamlara gelmektedir. Dini ıstılahta rehin ise; bir hak karşılığında teminat olarak bir malı tutmak, bir alacağı güvence altına almak için teslim alınan mal demektir.
Dini Kavram olarak Rehin Nedir?
Rehin, bir fıkıh kavramı olarak, bir borç karşılığında teminat olarak bir malın tutulması anlamına gelir. Rehin verene “râhin”, rehin alana “mürtehin”, teslim alınan mala ise “merhûn” denir. Kur’an-ı Kerim’de, borç için rehin almanın yeterli olabileceği belirtilmektedir (Bakara, 2/283).
Rehin akdi, icap ve kabul ile kurulup, rehnedilen malın teslimi ile kesinleşir. Rehin olarak verilecek malın belirli, teslim edilebilir ve satılabilir olması gerekmektedir. Alacaklı, borç ödenmediğinde rehin malı satarak alacağını tahsil edebilir.
Rehin hakkı, alacaklıya malı elinde tutma yetkisi tanırken, borçlunun iflası veya ölümü durumunda öncelik sağlar. Rehin malı üzerinde diğer alacaklılar ya da mirasçılar hak iddia edemez. Rehin, borçlunun izni olmadan kullanılamaz; sadece vadesinde ödeme yapılmadığında satılarak alacak tahsil edilebilir. Rehin malı helak olursa, değeri alacak miktarından düşülür. Eğer rehin malı, mürtehinin kusuru nedeniyle helak olursa, borçtan fazla olan kısım tazmin edilir.
Rehin, bir kişi veya kurumun, borç veya anlaşma karşılığında, değerli bir malı teminat olarak vermesi durumudur. Rehin verilen mal, borç ödenene kadar sahibine geri verilmez. Eğer borç ödenmezse, rehine alınan mal satılabilir ve borç karşılanabilir.
İslam hukukunda da rehin kabul edilir, ancak rehine alınan malın zarar görmemesi veya haksızlık yapılmaması gerektiği vurgulanır. Rehin sistemi, borç ilişkilerinde güvence sağlamak amacıyla kullanılır.
Özetle: Rehin, bir malın borç ya da sözleşme karşılığında teminat olarak verilmesi anlamına gelir ve borç ödenene kadar o malın sahibi tarafından geri alınamaz.