Peygamber efendimizin evliliği hakkında kısa bilgi

Question

Peygamber Efendimiz neden evlatlığının eşi ile evlendi

İslamda evlatlık yoktur bunu her Müslüman bilmelidir.
Hz. Zeyd cahiliye devrinde Efendimiz (sav)’in evlatlığıydı fakat aşağıdaki ayet indi ve islamda başkasına ait çocuğu evlat edinmeyi yasakladı.evlatlık ayeti

“Allah, evlâtlıklarınızı oğullarınız gibi tutmanızı meşru kılmadı. Bunlar, sizin dillerinize doladığınız boş sözlerdir. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola O eriştirir. Onları (evlât edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin. Yanılarak yaptıklarınızda size vebal yoktur.” (Ahzab, 33/4-5)

Peygamberimizin (sav) Hz Zeydin hanımı Hz. Zeynep ile evlenme olayı

Kur’an metnine, sahih rivayetlere ve genel ilkelere göre tespit edildiğinde olayın gerçek öyküsü şöyledir:

Zeyneb Hz. Peygamber’le evlenmeyi arzu ediyordu, mehir bile istemeksizin onun eşi olmayı teklif etmişti. Yakın akraba oldukları için örtünme emri gelmeden önce Peygamberimiz Zeyneb’i sık sık görüyor ve her yönüyle tanıyordu, çekici bir kadın olmasına rağmen bu teklifi kabul etmedi. Aradan zaman geçmiş, yukarıda sözü edilen sosyal değişimin perçinlenmesine sıra gelmişti. Bu uygulama için uygun bir örnek olarak Zeyneb, pek de istekli olmamakla beraber, Resûlullah’ın tebliğ ettiği emre uydu, köle olarak Hz. Peygamber’e verildiği halde onun ve Allah’ın müstesna lütuflanna mazhar olan Zeyd ile evlendi. Bu evlilik bir yıldan biraz fazla sürdü. Sosyal değerler ve örfe dayalı duygular kısa zamanda değişmediği için Zeyneb kocasını küçük görüyor, ona karşı sert ve kırıcı davranıyordu. Zeyd’İn de kafasından onu boşamak geçiyor, fakat kendilerini Peygamber evlendirdiği için bunu yapamıyordu. Bu esnada Allah Teâlâ Peygamberi’ne, Zeyneb’in boşanacağını ve kendisinin eşi olacağını bildirmişti. Çok geçmeden Zeyd, boşama niyetini açmak üzere Hz. Peygamber’e geldi, Zeyneb’den şikâyette bulundu, boşamak istediğim açıkladı. Hz. Peygamber, özel bilgisine göre değil, genel, objektif hukuk ve ahlâk kurallarına göre davranarak, bu arada halkın, özellikle münafıkların, “evlâtlığın boşadığı eş ile evlenme” konusunu kötüye kullanıp dedikodu yapmalarından da çekinerek Zeyd’e, eşini bo-samamasını tavsive etti. Buna raemen Zevd esini boşadı. Dul kalan Zevneb. önemli bir inkılâbın yerleşmesinde fedakârca rol aldığı için ödüllendirilmeyi hak etmişti. Allah ona dünyada bu ödülü, Peygamber eşi olma şerefine nâü kılarak vermeyi murad etti. Muradını Peygamber’ine bildirdi, o da emri yerine getirdi.
Mealinde geçen “saklama” ve “çekinme”nin mâkul açıklamaları vardır. İleride Zeyneb’in boşanacağı ve Hz. Peygamber’in eşi olacağı bilgisi, Allah’ın ona verdiği bir sırdı, nasıl olsa zamanı gelince açıklanacaktı. Bu sun önceden açıklamasının birçok sakıncası da vardı. Bu sebeple “Allah’ın ileride açıklayacağı bir şeyi gizliyordun” cümlesi bir kınama değil vakıanın ifadesidir. “Kendisinden çekinme hususunda Allah’ın önceliği bulunduğu halde sen halktan çekiniyordun” cümlesi de iki mânaya gelebilir:

1. “Sen Allah’tan çok halktan çekmiyorsun”;
2. “Kendisinden çekinilecek olan Allah’tır;
O evlenmeni emrettiğine göre halk istediğini söylesin, onlardan çekinmene gerek yoktur.” Birinci mâna Hz. Peygamber İçin söz konusu olamaz; çünkü o bütün yapıp ettikleriyle yalnız Allah’tan korktuğunu ve O’na itaat ettiğini ispat etmiştir. İslâm’a inansın inanmasın hiçbir kimse onun, halkı memnun etmek için Hakk’ın emrine aykırı davrandığını söyleyemez. Geriye muteber ve tutarlı mâna olarak ikincisi kalmaktadır. Zaten sûrenin başında, hem Hz. Peygamber hem de müminler, münafıkların yapacakları dedikodular ve çevirecekleri dolaplar karşısında uyarılmışlar, bunlara hazırlanmışlardı, Yukarıdaki cümle de aynı mahiyette bir uyan hatta teselliden İbarettir.

Benim kuran mealine yorumum insanlarin evlatlik almalarinin yasak oldugu degil sadece evlatlik alinan cocugun alan kisinin adiyla degil gercek babasinin adiyla cargrilmasinin dogru oldunu soyledigine inaniyorum yani cocugun uvey babasinin adi mehmet se ebu mehmetin oglu geliyor gibi kelimelerin yasaklandigi o cocugun ancak gercek babasinin adiyla osekilde itam edilmesini hukmediyor ayet nacizene yorumum hocam
Misafir kardeşim
Bu güne kadar yaşamış otoriter alimlerin hepsi yukarıda yazılan şekilde düşünüyorlar anlıyorlar
Siz ise bir meal okuyup ben bu şekilde anlamıyorum diyorsunuz dilediğiniz gibi iman edebilirsiniz amel defterini dilediğiniz şekilde doldurabilirsiniz size kalmış
Benzeri konular:

About Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Follow Me

Answer ( 1 )

    0
    2025-02-22T12:09:43+03:00

    Peygamber Efendimiz, Hz. Muhammed (s.a.v.), hayatı boyunca birkaç kez evlenmiştir. İlk evliliğini, 25 yaşındayken, 15 yaş büyük olan Hz. Hatice ile yapmıştır. Hz. Hatice, güçlü, saygı duyulan bir kadındı ve Peygamber Efendimize ilk vahyi getiren kişi oldu. Bu evlilik, 25 yıl sürdü ve Hz. Hatice’nin vefatından sonra Peygamber Efendimiz başka evlilikler yapmıştır.

    Hz. Muhammed’in diğer eşleri, Hz. Sevde, Hz. Aişe, Hz. Hafsa, Hz. Zeynep b. Huzeyme, Hz. Ümmü Seleme, Hz. Zeynep b. Cahş, Hz. Cüveyriye, Hz. Safiye, Hz. Ramla (Ümmü Habibe), ve Hz. Maimune’dir. Her biriyle evliliklerinin farklı sebepleri ve hikmetleri bulunmaktadır. Evlilikler, toplumun farklı kesimlerine hitap etmek, insanlara sosyal ve manevi rehberlik sağlamak amacıyla da yapılmıştır.

    Peygamber Efendimiz’in evlilikleri, İslam’da kadına verilen değer ve rolü de pekiştiren örneklerdir.

Leave an answer