Share
islamda cariye ile evlilik
Question
Hür bir erkeğin bir cariye ile nikâh akdi yapması caiz midir?

HÜR BİR KİMSENİN CARİYE İLE EVLENMESİ
Bazı Hanefi âlimleri, “İçinizden bekârları… evlendirin.” ayetinin zahir anlamına dayanarak, hür bir erkeğin bir câriye ile nikâh akdi yapmasını kayıtsız şartsız câiz görmüşlerdir. İsterse bu erkek, hür bir kadın alabilecek kadar zengin olsun
Şâfiîlere göre ise âyetteki “evlendirin” umûmî ifadesi hür bir erkeğin bir câriye ile nikâh akdi yapmasına delâlet etmez. Ancak hür bir kadınla evlenme gücüne sahip değilse o zaman bir câriye ile evlenebi lir. Zira Allah Teâlâ, “Sizden kim hür ve Müslüman kadınları nikâhla alacak bolluğa güç yetiştiremezse o halde sağ ellerinin mâlik olduğu mü’min câriyelerinizden (alsın).” (Nisâ: 25) buyurmaktadır. Bu âyet husûsi bir hüküm ifade ettiğinden, umûmîlik ifade eden âyete takdim edilir. Öyleyse ancak hür ve Müslüman bir kadınla evlenmeye güç yeti remeyen erkekler mü’min bir cariye ile evlenebilirler. Cariyelerle evlenmek caiz midir? sorusuna cevap bulmaya çalıştık.
İslam’da cariyelerle evlilik meselesi, farklı mezhepler arasında yorum farklılıkları bulunan bir dava. Bu mesele hem Kur’an-ı Kerim’in ayetleri hem de hadisler açısından değerlendirilmiştir. Cariyelerle evlilik, hür bir erkek için bazı koşullara bağlı olarak caiz görülür.
Kur’an’da Cariyelerle İlgili Ayetler
Nisâ Suresi, 25. Ayet:
“Sizden kim, hür ve mümin kadınlarınla evlenmeye gücü yetersizliğise, ellerinizin altında bulunan mümin cariyelerden (evlenebilir). Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Birbirinizdensiniz. Ancak iffetli bir hayat yaşamak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak şartıyla, sahip oldukları izniyle evlenin ve mehirlerini güzel bir şekilde verin.”
Bu ayet, hür ve mümin bir kadınla evlenemeyen kişi mümin cariyelerle evlenmesine ruhsat tanımaktadır. Ancak burada özellikle hür bir kadınla evlenememe özelliği belirtilmiştir.
Nur Suresi, 32. Ayet:
“İçinizden bekar kişiler, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih kişilerle evlendirin.”
Bu doğrultuda, genel olarak bekârların geliştirilmesini teşvik etmekte ve cariyelerin de bu kapsama dahil edileceği belirtilmektedir.
Hanefi ve Şafii Mezheplerinin Görüşleri
Hanefi Mezhebinin Mezhepleri:
Hanefi âlimlerine göre, bir erkek hür bir kadınla evlenme gücüne sahip olsa da da cariye ile evlenmesi caizdir. Ancak bu şartları yerine getirmeyi değiştirmez. Ayetin zahir buna dayanarak, hür bir erkeğin cariye ile evlenmesini genel olarak caiz kabul etmiyor.
Hanefi mezhebine göre, hür bir erkek cariye ile evde ortaya çıkabilecek toplumsal ve sorunlar da gözlenir.
Şafii Mezhebi:
Şafii âlimlerine göre, cariye ile evlenmek ancak bir hür kadınla evlenmeme durumu söz konusu olduğunda caizdir. Nisâ Suresi’nin 25. ayetindeki “Eğer hür kadınlarla evlenmeye gücünüz yetmiyorsa…” deliller almışlardır.
Hür bir kadınla evlenme gücü varken cariye ile evlenmek, Şafii mezhebine göre uygun görülmez. Cariye ile evlilik, istisnai bir durum olarak teslim etmek.
Şartlar ve Sınırlamalar
Mümin Olma Şartı: Cariyelerle evlenme durumunda, cariyenin iman sahibi bir Müslüman olması şartı aranır.
Evlat Durumu: Cariye ile yapılan evlilikten doğan çocuklar, hür anlamlarıne sahip olur. Bu, İslam hukukunda önemli bir detaydır.
Toplumsal Durum: Cariyelerle evlilik, kölelik sisteminin bir parçası olan bir uygulamadır. İslam, kölelik ve cariyelik kurumlarının ortadan kaldırılması aşamalarında ciddi adımlar atmıştır. Bu nedenle, bu tür bir evlilik bugün için fiilen uygulanabilir bir durum değildir.
Sonuç
İslam’da hür bir erkeğin cariye ile evlenmesi caizdir, ancak bu durum çeşitli koşullara bağlıdır:
Hür bir kadınla evlenememe durumu (Şafii’ye göre).
Cariye ile evliliğin toplumsal sorumlulukları yerine getirebileceği bir mantıksal olması.
Bu hüküm, İslam’ın kölelik ve cariyelik gibi uygulamaların dönüştürülmesi ve ortadan kaldırılması sürecinin bir parçası olarak anlaşılmalıdır. Modern dünyada kölelik ve cariyelik düzeninin mevcut olması, bu hükmün fiilen uygulanabilirliği kalmamıştır. Ancak tarihi ve fıkhi bir konu olarak önemi devam etmektedir.
BENZER KONULAR:
- İslam’da Cariye-Köle
- Sadaka-i Cariye Nedir? Çeşitleri Nelerdir?
- Hayra Teşvik Etmek Ve Sadaka-i Cariye
- Sadaka-i Cariye’nin Hükmü Nedir? Sadaka-i Cariye’ye Beş Örnek
- Sadaka-i Cariye nedir örneklerle
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 5 )
Hanefi mezhebine göre, Kur’an-ı Kerim’de bulunan ayete binaen herhangi bir şart olmaksızın cariye ile evlenilmenin caiz olduğunu söylemektedir. Hatta ve hatta cariye ile evlenecek erkeğin hür bir kadını alabilecek güçte olsa bile yine caizdir Hanefi mezhebine göre. Şafii mezhebine göre ise; ayette bulunan evlendirin hükmü umumi bir ifade etmektedir. Bir erkeğin hür bir kadını almaya gücü yetmesi halinde cariye ile evlenmeyi caiz görmemektedir. Bu ayet ise; Nisa Suresinde bulunan 25. ayettir;
Sizden kim hür ve Müslüman kadınları nikâhla alacak bolluğa güç yetiştiremezse o halde sağ ellerinin mâlik olduğu mü’min câriyelerinizden (alsın).”
Evlilik cariyeler
Hocam selamün aleyküm
bana Nisa suresi 24.ayeti biraz tefsir eder misiniz tam olarak anlamadım
mesela evli kadınlar ile evlenmeniz haramdır diyor cariyeler müstesna anlamadığım şey şu cariyeler evli olsa bile onlarla ilişki yaşamak günah değil mi? Ya da efendisinin kölesini zorla boşayıp kendine cariye olarak alma hakkı var mı? Diyeceksiniz ki kölelik kalktı fazla bunları düşünmeyin ama Kuran’da geçtiği için kabul etmem gerekiyor açıkçası pek anlayamıyorum mesela bir şehri fethettiğinizde herkes köle olabiliyor savaşa katılsın ya da katılmasın çoluk çocuk demeden herkes köle olabiliyor yani empati yapıyorum biri benim eşimi ya da kızımı yada annemi cariye olarak zorla almak isteseydi kabul edemezdim İslam’a yakın olmak yerine düşman bile olabilirdim İslam köleliği bitirmek istediyse neden böyle izinler verdi ? Bu izinler çok ağır değil mi evet bir anda kaldırılması doğru değil o yüzden kaldırılmadı ama mesela ne bileyim evli olan kişileri zorla boşandırmadan da bunu yapabilirlerdi ya da bir şehre girdiklerinde herkesi köle almaya hakları olmadan da yapabilirlerdi evet herkesi köle almak farz değil ama günahta değil yapılabilir hatta hak olarak bile görülebilir.simdi siz diyeceksiniz ki İslam bitirmek için çok teşvik yaptı mesela köle kefaret olarak köle azat etmek gibi ama bu da farz değil mesela benim kölem olsaydı ben köle bağışlamazdım 3 gün oruç tutar ya da aç doyururdum yani İslamiyet bunu bitirmek için neden daha hafif uygulamalar getirmedi evet diğer Ülkelere göre hafif ama vicdanıma ağır geliyor dediğim gibi mesela evli insanları mesela zorla boşamadanda yapılabilirdi bu ya da bir savaşa katılmayan kişileri suçsuz olan çocukları köle olarak almadanda yapılabilirdi şimdi siz diyeceksiniz ki o komutanın keyfine bırakılmış dilerse herkesi serbestte bırakabilir ama dilemezse bırakmayabilir haram işlemez sonuçta hatta hakkı bile Osmanlıda koskoca Osmanlıda 1800’lerde bile 2.500.000 dan fazla köle varmış ki o zaman Osmanlı güçsüzdü lütfen cevap verin kafam çok karışıyor evet kölelik kalktı ama Kuran’da geçiyor inkar etmek istemiyorum
Ve aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatüh. Sorduğunuz konular oldukça hassas ve derinlikli bir şekilde ele alınması gereken konulardır. Nisa Suresi 24. ayeti ve kölelik meselesini açıklığa kavuşturmak için tefsir, hadisler ve İslam’ın karanlık bağlamasını dikkate alınarak detaylı bir şekilde izah edilmeye çalışılıyor.
1. Nisa Suresi 24. Ayeti ve Tefsiri
Nisa Suresi 24. ayeti şöyle buyuruyor:
” Ve muhsenât (evli) kadınlar da (beden haram kılındı); ancak sağ ellerinizin malik olduğu (cariyeler) müstesna. Bu, Allah’ın üzerinize yazdığı hükümdür. Başkalarını, iffetli olarak ve zinadan sakınarak, mallarınızla istemeniz (beden helaldir). O Bu şekilde büyümekten faydalandığınız (mehirlerini) kendilerine teslim edin. Mehirlerini tespit ettikten sonra ayırabileceğiniz ayrıntılarda bir para yoktur . (Nisa, 4/24)
Ayet-i Tefsiri:
Evli Kadınlarla Evlenme Yasağı: İslam’da evli kadınlarla evlenmek ya da taramaya girmek kesinlikle haramdır. Bu ayet, bu korumayı açıkça ifade eder. Evli bir kadınla evlilik bağı devam ettiği süreçle ilişki kurulamaz.
“Ancak Sağ Ellerinizin Malik Olduğu Müstesna” İfadesi: Bu ifade, savaş esiri olarak ele geçirilen kadın köleleri (cariyeleri) ifade eder. Savaş sırasında esir alınan kadınlar, düşmanların sosyal düzeninden koparılmıştır. Bu durumda İslam hukukunun, cariyelerle ilgili belirli düzenleri devam etmektedir. Eğer cariye, düşmanlardan ayrıldıysa ve o kayıtlı evlilik bağı artık geçersiz olmuşsa, yeni hukuk düzeni çerçevesi o cariye ile efendisi arasında bir ilişki mümkün olabilmiştir. Ancak bu, anahtar kelimeyi ya da zorlayıcı bir kolaylaştırıcı değil, İslam’ın tamamlayıcı hükümlerini uygun bir şekilde ifade eder.
2. Cariyelerin Durumu ve İslam’ın Kölelik Yaklaşımı
Kölelik Kurumu ve İslam’ın Tarihsel Yaklaşımı:
Kölelik İslam’dan Önce Evrensel Bir Gerçeklik: İslam gelmeden önce kölelik dünya çapında yaygın bir kurumdu. İnsanlar savaşta esir alınan kişileri köleleştirir, onları satabilir, çalıştırabilir ve her türlü hakka sahip olan bilgiyi geliştirirlerdi. İslam, kölelik kurumunu hemen kaldırmış, fakat onu düzenleyerek insanileştirmiştir.
Cariyelik ve Evli Olma Durumu: Cariyelik sistemi İslam’da da bir geçiş dönemi olarak yer aldı. Esir alınan kadınların evlilik bağları, değişikliklerinin sosyal yapılarının çökmesi sonucu sona ermiş sayılmıştır. Ancak bu, cariyelerle girmenin zorla ya da keyfi şekilde olabileceği anlamına gelmiyor. İslam’da cariyelerle ilişki, ancak meşru bir evlilik ya da belirlenmiş haklar çerçevesi mümkündür. Cariyenin rızası, İslam’da hukuki ve ayrıcalıklı açıdan önemli bir durumdur.
3. İslam’ın Köleliği Bitirme Süreci
İslam’ın Köleliğe Getirdiği Düzenlemeler:
Köle Azadını Teşvik: Kur’an-ı Kerim ve hadisler köle azadını sürekli teşvik etmiş, hatta bir ibadet ve sevap nişanı yapmıştır. Örneğin:
Bir günah işleyen kimsenin kefareti olarak köle olarak azadı emredilmiştir (Bakara, 2/177; Maide, 5/89).
Hz. Peygamber (sav), köle azadını cenneti kazanmanın yollarından biri olarak ifade etmiştir (Buhari, “Itk”, 7).
Kölelerin Haklarının Korunması: İslam, kölelere adil ve insanca muamele yapılması emretilmiştir. Hz. Peygamber, “Köleleriniz sizin kardeşlerinizdir. Kendilerinizden yedirin, kendi giydiğinizden giydirin” buyurmuştur (Buhari, “Itk”, 15).
Köleliği Kademe Kademe kaldırma: İslam, köleliği bir anda kaldırmamış, çünkü bu, o dönemin ekonomik ve sosyal düzeni içinde kaosa yolu açılabilirdi. Bunun yerine, köleliğin şartlarını iyileştirerek ve köle azadını teşvik etme sistemi insanileştirilmiş ve sona erdirilmeyi hedeflenmiştir.
Savaş Esirlerinin Köleleştirilmesi:
İslam, hayatta kalan esirlerle ilgili farklı alternatifler sunmuştur:
Esirleri fidye eki serbest bırakma.
Hiçbir fidye almadan onları serbest bırakma.
Esirleri köleleştirerek toplumdakileri düzenli bir statüye kavuşturma.
Bu hükümler, savaş koşulları ve dönemin şartlarının ortaya çıkması. Ancak esirleri köle yapma, zorunlu bir hüküm değil, bir seçenek olarak bırakılmıştır. Peygamberimiz (sav), Bedir Savaşı’nda esirleri fidye karşılığında serbest bırakmayı tercih etmiştir.
4. Günümüz Perspektifinden Değerlendirme
Bugün kölelik kurumu ortadan kalkmıştır ve bu, İslam’ın temel hedeflerinden birine ulaşılmaktadır. Kur’an’daki kölelikle ilgili hükümler, o dönemin sosyo-ekonomik yapısına hitap eder ve Müslümanlara bir düzenleme sunar. Ancak bu hükümler, köleliği sürekli kılmayı değil, kademe kademe bitirmeyi hedefledi.
5. Empati ve Vicdani Yaklaşımlar
Sizin empatinizi sorarak sorular sorarak, İslam’ın kölelik konusundaki düzenlemelerinin insan vicdanında nasıl yansıtıldığının görüldüğü görülüyor. Bu sorulara şu şekilde cevap verilebilir:
Köleliğin Zorlayıcı Doğası: Kölelik, tarih boyunca ağır bir gerçeklik olmuştur. İslam, bu gerçekliğin olduğu gibi kabul etmek yerine, onu yürütür ve sona erdirme yolunda adımlar atmıştır.
Vicdani Hassasiyet: İslam’ın temel amacı, vazgeçmek vicdanını ve ahlakını eğitmektir. Savaş ve kölelikle ilgili hükümlerde bile Müslümanların adil, insaflı ve merhametli olmaları istenmiştir.
Sonuç olarak, Nisa Suresi 24. ayeti ve kölelik meselesi, İslam’ın süresi ve ıslahı düzenleyen bir süreçtir. İslam, köleliği meşrulaştırmak için değil, insanileştirerek ortadan kaldırmak için hükümler içerir. Eğer aklınıza aykırı başka özellikler varsa, ayrıntılıca ele alabiliriz. Allah, doğruları en iyi bilendir.
Hocam selamün aleyküm aklıma yatmayan gerçekten tek özellik efendinin karı kocayı istediği zaman sebepsiz yere bile ayırmaya hakkı olması mesela ben evimde oturan biri olsam hiç savaşa gitmesem yeni evli olsam mesela biri benim eşimi zorla alıp bir cinsel ilişki yaşadığını bilsem gerçekten yaşayamam hani karımı önümde canice öldürseler inanın canım daha az yanar.insan doğduğu yeri de secemiyor o yüzden vicdanıma çok ağır geliyor mesela zorla çok ağır işlerde çalıştırma bile olsa bana ağır gelmezdi eşleri boşamayı vicdanım kabul etmiyor bunu sormanın sebebi Kuran’da geçiyor inkarda edemem.sadece aklımdan sürekli şu geçiyor ya hani herkesi köle olarak almak kalsaydı ama birini eşinden zorlan boşandırma hakkı olmasaydı olmaz mıydı eşini boşama hakkı köle olsa köle de kalsa olmaz mıydı? Böyle olsaydı ne zararı olurdu? Karı koca köle olsalardı ne olurdu ki yani böyle de olabilir ama İslamiyet ayırma Hakkı vermiş bu hakkı vermeseydi ne zararı olurdu ki ? diğer kölelik uygulamaları mantığıma yatıyor ama birtek bu yatmıyor ve bu Kuran’da ayet olarak geçiyor böyle empati yapmak yanlış mı? Hayırlı günler diliyorum
1. Cariye (köle) ile evlilik konusu
İslam’da cariye, yani mülkiyetinde olan kadın, tarihsel olarak kölelik döneminde vardı. Klasik fıkıh kitaplarında cariye ile ilgili hükümler detaylı bir şekilde ele alınmıştır.
Hür erkek için: Hür bir erkeğin, cariyesi ile nikâh yapması caizdir. Yani erkek, cariyesini azat etmeden onunla evlenebilir.
Sebep: Fıkıh kitapları, bir kadının nikah için rızasının şart olduğunu ve cariyenin sahiplerine karşı bazı özel haklarının olduğunu belirtir. Cariye evlilik teklifini kabul ederse, nikah geçerlidir.
2. Önemli detaylar
Rızası gerekir: Cariyenin rızası olmadan nikah geçerli değildir. Zorla nikah yapılamaz.
Azat etme durumu: Erkek isterse cariyeyi azad edebilir; bu durumda evlilik hür kadınla evlilik gibi olur.
Çocuk hakkı: Cariyeden doğan çocuklar hürdür ve tam olarak meşru kabul edilir.
Miras ve haklar: Cariye nikahlı olsa bile, miras hakkı hür kadınla aynı şekilde olmayabilir; bu konuda klasik fıkıh farklılıkları vardır.
3. Sonuç
Hür bir erkeğin cariyesiyle evlenmesi İslam’da caizdir, fakat cariyenin rızası şarttır.
Tarihsel olarak, bu hüküm kölelik sistemine göre verilmiş olup günümüzde çoğu Müslüman ülkede geçerli değildir; çünkü kölelik yasa dışıdır.