Rafizilik

Question

Rafizilik

Rafizilik

Terketmek, bırakmak, ayrılmak; atmak; kesmek” anlamındaki rafz/rafd kökünden türemiş olup “terkeden, ayrılan” anlamındaki râfız (çoğulu; rafızûn/refaza/ ruffāz) kelimesinin topluluk ismi olarak da kullanılan dişil şekli rafiza )الرافضة( ile bunun çoğulu revâfiz الروافض(, bir fikirden veya gruptan ayrılan kişi yahut topluluk demektir.

Kelam terimi olarak Hz. Hüseyin’in torunu Zeyd b. Ali Zeyneläbidîn’in Emeviler’e karşı başlattığı isyan sırasında Hz. Ebû Bekir ve Ömer’i meşru halife kabul ettiği gerekçesiyle kendisini terk eden ilk İmâmiler; ardından ilk üç halifenin hilafetini reddettikleri için bütün Şii gruplar, daha sonra da Şii unsurları taşıyan bazı bâtını gruplar için kullanılan tabir. Rafiz kelimesinin nispet hali olan Rafizi de bu gruba mensup tek kişiyi ifade eder.

Rafizi teriminin erken devir Şii fırkalarıyla ilgili ilk kullanılışı beşinci imam Muhammed el-Bakır’ın ölümünden (114/733 [?]) sonraki devreye rastlar.

Ondan sonra ikiye ayrılan mensuplarından bir kısmı oğlu Ca’fer es-Sadık’ı imam kabul ederek ona tabi olmuş, diğerleri Hz. Hasan soyundan Muhammed b. Abdullah en-Nefsüzzekiyye’nin imametini ve mehdi olarak geleceğini savunmuştur. Bu ikinci grup arasında bulunan aşırı Şia’dan Mugire b. Said el-leli diğer grup tarafından lanetlenerek dışlanmış, Mugire de onlara “terkedenler” anlamın da Rafıza adını vermiştir. Bundan başka, Muhammed el-Bakır’ın 122 (740) yılında Emeviler’e karşı ayaklanan kardeşi Zeyd b. Ali Zeyneläbidin’in başlangıçta destek aldığı Küfeliler, daha sonra onun meşru halife kabul ettiği Hz. Ebû Bekir ve Ömer’le ilgili olumlu düşüncelerinden vazgeçerek onların Hz. Peygamber’den sonra hilafeti gasbettiklerini açıkça ilan etmesini istemiş, Zeyd bu şartları kabul etmeyince onu terketmiştir. Bunun üze rine Zeyd onlara “rafaztümüní” (Düşman karşısında beni yalnız bıraktınız) diye sitem etmiş, Muhammed el-Bakır’ın oğlu Ca’fer es-Sadık’a bağlanıp İmâmiyye adıyla anılan bu grup, Zeyd taraftarlarınca “Zeyd’i terkedenler” anlamında ve küçültücü bir niteleme olarak Rafıza diye adlandırılmıştır. Zamanla bu tabir İmâmiyye (Isnäaşeriyye) yanında bazan onun temsil ettiği bütün Şia’yı kapsayacak şekilde kullanılmış; Ehl-i sünnet alimleri de Hz. Ali’yi ilk imam kabul etmesi ve ilk üç halifenin hilafetini reddetmesi sebebiyle tarih boyunca İmâmiyye Şîası’nı bu isimle anmıştır. Revafız teriminin küçültücü bir isim şeklinde yaygınlaşması karşısında, ilk dönemlerden itibaren İmâmiyye mensupları da bu ismi “kötülükleri terkedenler, kötülükten uzaklaşanlar” anlamında bir şeref unvanı olarak savunmuştur.

Rafizi ve revăfız tabirleri, sonraları Alevi yahut Bektaşı diye anılacak olan ve yaygın İslamı anlayıştan uzak kalan muhtelif derviş zümreleri, Şia’ya mensup Acemler, Kalenderiler, özellikle Safevi Devleti’nin kurulması sırasında ve sonraki dönemlerde Anadolu’da ve İran’daki Osmanlı muhalifi Kızılbaşlar için kullanılmıştır.

Dini Siteler

YORUM-ÖZET

Bu metin, “Râfızî” (Rafizilik) teriminin kökeni, anlamı ve tarihsel gelişimine dair kapsamlı bir tanım sunmaktadır. Verilen bilgileri maddeler halinde özetleyip açıklayalım:

1. Sözlük Anlamı ve Kökeni:

Kök: Arapça “rafz/rafd” kökünden gelir ve “terketmek, bırakmak, ayrılmak, atmak, kesmek” anlamlarına gelir.

Kelime: “Râfız” (terkeden, ayrılan) kelimesinin dişil topluluk ismi olan “Râfıza” (çoğulu: Revâfız) şeklinde kullanılır. Tek bir kişi için “Râfızî” nispeti kullanılır.

2. Terim Olarak Ortaya Çıkışı ve Tarihsel Arka Planı:
Terimin ilk kullanımı, 5. İmam Muhammed el-Bakır’ın ölümünden (733) sonraki döneme rastlar. İki ana olayla ilişkilendirilir:

İlk Kullanım (Mugîre b. Said): Aşırı Şii gruplardan Mugîre b. Said, kendisini terk edip lanetleyen diğer Şii gruba “terkedenler” anlamında Râfıza adını vermiştir.

Asıl Yaygınlaşma (Zeyd b. Ali İsyanı): 740 yılında Zeyd b. Ali, Emevilere karşı ayaklandı. Kendisini destekleyen Küfeliler, Zeyd’in Hz. Ebû Bekir ve Ömer’i meşru halife kabul etmesini reddedip onları gasbedici ilan etmesini şart koştular. Zeyd bunu kabul etmeyince Küfeliler onu terk etti (rafz). Zeyd de onlara “Beni yalnız bıraktınız” diyerek sitem etti. Bu grup daha sonra Ca’fer es-Sadık’a bağlanıp İmâmiyye (Oniki İmamcılık) oldu ve Zeyd taraftarları tarafından küçültücü bir sıfat olarak “Râfıza” diye adlandırıldı.

3. Terimin Kapsamının Genişlemesi:
Zamanla bu tabir:

Sadece İmâmiyye (Oniki İmamcılar) için değil, bazen bütün Şii grupları kapsayacak şekilde kullanıldı.

Ehl-i Sünnet âlimleri tarafından, Hz. Ali’yi ilk imam kabul edip ilk üç halifeyi (Ebû Bekir, Ömer, Osman) reddettikleri için İmâmiyye Şiası’nı bu isimle andı.

4. Taraf Bakış Açıları (Pozitif/Negatif Anlam):

Sünni/Ehl-i Sünnet Geleneğinde: Bu terim, genellikle küçültücü ve eleştirel bir nitelik taşır.

İmâmiyye (Şii) Geleneğinde: Bu ismi reddederler ve kendilerini savunarak “Râfıza”yı “kötülükleri terkedenler, kötülükten uzaklaşanlar” anlamında bir şeref unvanı olarak yorumlarlar.

5. Sonraki Dönemlerde Kullanımı:
Terim, ilerleyen yüzyıllarda daha geniş bir anlam kazanarak:

Alevi ve Bektaşi zümreleri,

Şia’ya mensup Acemler (İranlılar),

Kalenderi dervişleri,

Özellikle Safevi Devleti’nin kuruluşu sırasında Anadolu ve İran’daki Osmanlı karşıtı Kızılbaşlar için kullanılmıştır.

Özetle: Rafizilik terimi, İslam tarihinde siyasi ve itikadi bir ayrışmanın ürünü olup, özellikle ilk üç halifenin hilafetini tanımayan ve Zeyd b. Ali’yi bu konuda yetersiz bularak terk eden Şii gruplara (İmâmiyye) Sünni çevreler tarafından verilen bir isimlendirmedir. Zamanla tüm Şii ve Şii meyilli grupları kapsayacak şekilde genişlemiş ve çoğunlukla polemik içerikli bir terim olarak kullanılmıştır.

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Cevapla