Paylaş
Ölmüş İnsanların yaşayanlar üzerinde etkisi var mıdır?
Question
Ölmüşlerin yaşayanlar üzerinde etkisi nedir?

Ölümden sonraki hayat bizim duyu organlarıyla algılayamadığımız bir alan olduğu için, bu konuda müracaat edeceğimiz kaynaklar Kur’an ve sünnettir. Allah teala, ölmüş insanların dirileri duyamayacağını açık ve net bir şekilde şu ayetlerinde ifade eder: “ Dirilerde ölülerde bir değildir. Allah dilediğine elbette işittirir; ama sen kabirdekilere de işittirecek değilsin!” “Bil ki sen ölülere işittiremezsin, Arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.” her ne kadar Bu ayetlerde kastedilen ölülerden kasıt “kafirler” olsa da, ilahi çağrıyı duymadıkları gerekçesiyle Ölülere benzetilmişlerdir. Demek ki ölülerin derileri duyabilmesi mümkün değildir ki, kafirlerde ilahi hitabı duyma konusunda Ölülere benzerler.
Allahu Teala Kuran’ı Kerim’de “ Allah yolunda öldürülenler için “ ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat bile.” “ Allah yolunda öldürülenleri sakın Ölüler sanma! Bilakis onlar diridirler; Allah’ın, lutuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde rableri yanında rızıklara Mazhar olmaktadırlar. arkalarından gelecek Ve henüz kendilerine katılmamış olan Şehit Kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.” buyurur. Ancak şehitlerin hayatlarına bizim anlayamadığımız bir şekilde devam etmeleri, dünyadaki insanların hayatlarını etkileyebileceklerini göstermez.
Ölümden sonraki hayatla ilgili Kur’an ve sünnette bize verilen bilgiler sınırlıdır. ölmüş insanların bedenleri çürürken, ruhları berzah aleminde bizim bilemediğimiz bir hayat yaşarlar. ancak berzah alemi ile bizim yaşadığımız Alem birbirinden çok farklıdır. Dolayısıyla ölü insanların diriler üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?
Türbe ziyaretleri esnasında, kabirdeki Salih kişilerden ev, araba, kısmet, başarı ya da sıkıntılarından kurtulmak için yardım vb. şeyler istemek şirktir. Çünkü dua etmek bir ibadettir ve ibadet, sadece Allah’a yapılır. Ayrıca, insanın ihtiyaç duyduğu şeyleri vermek sadece Allah’ın elindedir. Ölüler, insanların sıkıntılarını giderip ihtiyaçlarını karşılayamazlar. Diyanet
BENZER KONULAR:
- Ölmüş Zalim Birinin Arkasından Konuşmak
- Rüyada ölmüş birini canlı görmek
- Ölmüş birini çağırmak ne demek, ölüyü çağırmak caiz midir?
- Ölmüş birinin eve misafir olarak gelmesi (Rüya değil)
- Hz. Ömer Nasıl Müslüman Olmuştur?
- Tümünü görüntüle.
–
Answers ( 2 )
Öncelikle selamün aleyküm herkese hayırlı günler dilerim bizim başımızdan bir olay geçti ve bu konuyla alâkalı henüz net bir bilgiye ulaşamadık yardımcı olabilirler olursa şimdiden Allah razı olsun
Biz askeriz bir türbeye gittik ve bazı kişilerle karşılaştık, karşılaştığımız kişiler daha önce o türbede görmediğimiz kişilerdi. Siyah başörtülü Bir hanımefendi ve korumalara benzeyen kişiler vardı o hanımefendi yanımdaki astsubayla konuşmaya başladı ve ona biz buraların koruyucusuyuz gibi sözler söyledi ve bir dua öğretti. Öğrettiği duayı asb. Efendim ben şimdiden unuttum bunu nasıl başkalarına aktarabilirim diye sorduğunda ellerini uzat dedi tuttu ve 3 kez aldım verdim aldım verdim aldım verdim dedi. Sonra şehit olmak ister misin dedi kim istemez ki diyince sen şehit olacaksın dedi
bu konuda ne düşünüyorsunuz
Aleyküm selam ve hayırlı günler dilerim. Olay gerçekten dikkat çekici ve farklı bir deneyim olmuş. Böyle durumlarla karşılaşınca, İslam’ın temel kaynaklarına yani Kur’an ve sahih hadisler çerçevesinde değerlendirme yapmak en doğrusu olur.
1. Türbelerde Karşılaşılan Kişiler:
Türbeler, halk arasında ziyaret edilen yerler olsa da İslam’da türbe kültürü konusunda farklı görüşler vardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kabirlerin ziyaret edilmesine izin vermiş ancak türbelerin bir tür kutsallık atfedilerek kullanılması konusunda uyarılarda bulunmuştur. Bu nedenle, türbe gibi yerlerde karşılaşılan kişilerin söyledikleri sözleri İslam’ın temel kaynaklarıyla karşılaştırmak gerekir.
2. “Biz Buraların Koruyucusuyuz” Sözü:
Bu tarz ifadeler, tasavvuf geleneğinde bazı kimseler tarafından kullanılan bir üslup olabilir. Ancak İslam’da mutlak koruyucu Allah’tır (Hafîz olan Allah’tır). Bir kişinin, bir yerin manevi koruyucusu olduğunu iddia etmesi, doğrudan İslam’a aykırı olmasa da, bu sözün içeriği ve niyetine bağlı olarak değerlendirilmelidir.
3. Elden Ele Dua Aktarma Meselesi:
Duanın eller aracılığıyla aktarılması gibi bir uygulama İslam’ın sahih kaynaklarında yoktur. Dualar ezberlenerek, yazıya dökülerek ya da öğretilerek aktarılır. Ellerini tutarak “aldım verdim” gibi ifadelerle bir duanın aktarılması, İslami bir uygulama değildir ve bid’at (sonradan ortaya çıkmış uygulama) olma ihtimali yüksektir.
4. Şehadet Meselesi:
Şehadet, Allah yolunda samimi bir niyetle mücadele eden kişilere nasip olacak büyük bir mertebedir. Ancak bir insanın kesin olarak şehit olup olmayacağını Allah’tan başkası bilemez. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), şehadet mertebesi için dua etmiştir ancak kimin şehit olacağını yalnızca Allah bilir. Bu yüzden bir insanın, diğerine “Sen şehit olacaksın” şeklinde kesin bir ifade kullanması, İslam’ın kader anlayışıyla örtüşmez.
Sonuç ve Tavsiye:
Bu olayda, karşılaşılan kişilerin kim olduğu, niyetlerinin ne olduğu tam olarak bilinmiyor. Ancak duaların ellerle aktarıldığı gibi uygulamalar ve kesin şekilde şehadet vadi içeren sözler, İslamî kaynaklarda yer almadığından, bu konuda dikkatli olmak en doğrusudur. Eğer verilen dua Kur’an ve sahih hadislerden bir dua ise, o duayı ezberleyip okumakta bir sakınca yoktur. Ancak duanın kaynağı belirsizse ve ellerle aktarma gibi sahih kaynaklarda yeri olmayan yöntemler kullanılıyorsa, bu tür şeylerden kaçınmak daha sağlıklı olur.
Allah en doğrusunu bilir. Sizin için hayırlısını nasip etmesini ve her daim hak üzere olmanızı dilerim.