Paylaş
Allah insani özelliklerden münezzeh ise nasıl merhametli olabiliyor?
Question
Allah insani özelliklerden münezzeh ise nasıl merhametli olabiliyor?

Selâmün Aleyküm hocam, aklıma bir soru takıldı, cevabını veremiyorum kendime, soru şu:
Allah’u Teala tüm insani duygulardan münezzeh ise nasıl merhametli olabiliyor yada tevhid’e ters düşenlere nasıl kızıp kavimlere gazab edebiliyor?
CEVAP:
Ve aleyküm selâm kardeşim. Bu, gerçekten derin ve önemli bir soru. İslam inancının en temel konularından biri olan “tenzih” (Allah’ı yaratılmışlık özelliklerinden arındırma) ile, Allah’ın isim ve sıfatları arasındaki görünürdeki çelişkiyi çok güzel özetliyorsun. Aslında bu, İslam kelam ve tefsir geleneğinde üzerine çokça konuşulmuş bir meseledir.
Cevabı, şu iki temel prensibi anlamakta yatıyor:
1. Müteşabih ve Muhkem Ayetler:
Kur’an-ı Kerim’de Allah, kendisinden bazı yerlerde insani bir dille bahseder (örneğin, eli, yüzü, gazabı, merhameti, arşa istivası vs.). Bunlara müteşabih ayetler denir. Bir de her şeyi açıklayan, anlaşılır muhkem ayetler vardır. Allah, Ali İmran Suresi 7. ayette, müteşabih ayetlerin anlamını ancak kendisi ve derin ilim sahiplerinin bileceğini söyler.
2. Sıfatların Keyfiyetsiz Kabulü (Bila Keyf):
Ehli Sünnet vel Cemaat inancının özünde yatan bu prensibe göre, Allah’ın Kur’an’da ve sahih hadislerde zikredilen sıfatlarını olduğu gibi kabul ederiz, ancak hiçbir şekilde bu sıfatları yaratılmışların sıfatlarına benzetmeyiz (teşbih) ve nasıl olduğunu sorgulamayız (keyfiyet).
Şimdi soruna bu çerçeveden bakalım:
Merhamet Meselesi:
Bizim merhametimiz: Sınırlı, geçici, duygusal bir tepkidir. Bir acıma, şefkat duyma halidir. Zamanla azalır veya artar.
Allah’ın Rahmet sıfatı: O’nun ezeli ve ebedi bir sıfatıdır. Bir duygu değil, bir “fiil” ve “lütuf” halidir. O’nun rahmeti, lütfunu, nimetlerini, bağışlamasını ve şefkatini yaratmasıdır. Mesela, bize hayat vermesi, rızık göndermesi, sıkıntılarımızı çözmesi O’nun Rahmet sıfatının tecellisidir. Bu, bizim geçici duygularımız gibi değil, sonsuz, sınırsız ve yaratıcı bir niteliktedir.
Gazap ve Kızma Meselesi:
Bizim gazabımız: Öfke, kızgınlık, kontrol kaybı, intikam hissi gibi psikolojik ve fizyolojik değişimlerle birlikte gelen bir durumdur.
Allah’ın Gadab sıfatı: Bu, O’nun adaletinin ve hikmetinin bir tecellisidir. Zulmü, şirki, isyanı sevmemesi ve bunlara karşılık verme iradesidir. Bu, bizdeki öfke gibi bir “duygu patlaması” değil, kusursuz bir adalet sisteminin işleyişidir. Allah, zalime ceza vermeyi dilemesiyle “gadap” etmiş olur. Bu, O’nun adalet sıfatının zorunlu bir sonucudur.
Özetle ve Basit Bir Benzetmeyle Anlatayım:
Güneş dünyayı ısıtır ve aydınlatır. Biz de bu etkiye “sıcaklık” ve “ışık” deriz. Ama güneşin yapısında bizim soba veya ampulümüz gibi bir “yanma” ve “ısınma” işlemi yoktur. Güneş, kendi muazzam yapısı gereği o etkiyi yaratır. Biz o etkiyi kendi bildiğimiz kavramlarla (sıcak, ışık) ifade ederiz ama kaynağının mahiyetini bilemeyiz.
Aynen bunun gibi:
Allah’ın Rahmeti, yarattıklarını esirgemesi, bağışlaması, nimetlendirmesidir. Biz buna “merhamet” deriz.
Allah’ın Gadabı, adaleti gereği zalime ceza vermesi, hakkı çiğneyeni engellemesidir. Biz buna “kızgınlık” deriz.
Allah, bu sıfatların tecellilerini bize anlayabileceğimiz bir dil (insani dil) ile anlatmıştır. Ancak bu sıfatların Allah katındaki hakikati, bizim sınırlı aklımızın ve idrakimizin ötesindedir. Bizim yapmamız gereken, bu sıfatları “Bila Keyf” (keyfiyetini sorgulamadan) kabul etmek ve Allah’ı, yaratılmışlara hiçbir şekilde benzetmemektir.
Sonuç olarak: Allah’ın merhametli veya gazap etmesi, O’na insani bir duygu atfetmek değildir. Bu, O’nun ezeli, ebedi, yaratılmışlardan tamamen farklı ve münezzeh olan “Rahmet” ve “Adalet” sıfatlarının fiilen tecelli etmesidir. Bu, tevhid inancına asla ters düşmez; bilakis, O’nun birliğini, kudretini, hikmetini ve adaletini gösteren bir delildir.
Bu konuyu daha derinlemesine okumak istersen, İmam Mâtürîdî, İmam Eş’arî ve İmam Gazali gibi alimlerin “sıfat” konusundaki eserlerine bakabilirsin.
Allah, aklımıza takılan bu gibi sorularda bize hakkı hak olarak gösterip batılı batıl olarak gösterir ve bize hak yolda sabit kılar. Selametle kal.
BENZER KONULAR:
- Zamandan ve mekandan münezzeh ne demek
- Allah mekandan münezzehtir ne demek
- Allah insani özelliklerden münezzeh ise nasıl merhametli olabiliyor?
- Allah Azze ve Celle mekandan münezzeh midir
- İlhad (İnkâr)
- Tümünü görüntüle.
- Dini soru sor Cevap Al
- Dini soru sorabileceğim site arıyorum ?
- Dini soru sor Cevap Al Sitesi Hakkında Bilgi
- Dini soru sor kimin?
- Dini soru sor imamlar cevaplıyor
- Tümünü görüntüle.
Answers ( 3 )
Merhametli olmak sadece insana has bir özellik değildir ki.
Şöyle bir hadis vardır.
“Allah rahmeti yüz parça yaratmış, doksan dokuzunu kendi nezdinde tutmuş, yeryüzüne bir parçasını indirmiştir. İşte mahlukat bu bir parçadan dolayı birbirlerine merhamet ederler. Hatta at, yavrusuna basmamak için tırnağını (ayağını) kaldırır.” (Buhari/Edeb/19)
Sizlerden ricam bu gibi şeyleri vesvese sebebi bilmemenizdir.
Allah Teâlâ’nın “Rahmân” ve “Rahîm” isimleriyle merhametli oluşu, bizim insanî duygularımızdaki merhamet gibi değildir. Bizdeki merhamet acımak, üzülmek, etkilenmek gibi hislerle olur. Allah ise bunlardan münezzehtir.
O’nun merhameti:
Kullarına nimet vermesi,
Günahları bağışlaması,
Hemen cezalandırmaması,
Dünya ve ahirette rahmetiyle muamele etmesidir.
Kur’ân’da:
“Allah’ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır.” (A‘râf, 7/156)
Yani Allah’ın merhameti, fiilleriyle ve nimetleriyle tecelli eder. Bizim anlayışımızdaki eksiklik ve duygusallık içermez.
Sonuç: Allah’ın merhameti vardır ama bu, insanî his değil, ilâhî bir sıfattır; mahlûkatın merhametine benzemez.
Değerli kardeşimiz. “Allah merhametlidir” dediğimizde, O’nun yarattıklarına şefkat ve iyilik etmesini, onları affetmesini, rızıklandırmasını, cezayı hak edenlere bile fırsat vermesini kastediyoruz.
Ama bu merhamet, bizim hissettiğimiz duygusal bir acıma ya da insanî bir his değildir. Çünkü Allah, yarattıklarının özelliklerinden münezzehtir.
Bizim merhametimiz: İçimizde acıma, duygulanma, başkasının hâlinden etkilenme şeklinde olur. Bizimki bir sınırlılığın ve eksikliğin sonucudur.
Allah’ın merhameti (Rahmet): Yaratılışın bizzat var olması, nimetlerin verilmesi, günahkârların hemen cezalandırılmaması, tövbe kapısının açık olmasıdır. Yani O’nun kullarına iyilik ve lütufla muamele etmesidir.
Kur’an’da bu fark şöyle ifade edilir:
Yani Allah’ın işitmesi, görmesi, merhameti vardır ama bizim işitmemize, görmemize, merhametimize benzemez.
Özetle:
Allah’ın “merhametli” oluşu, bizim anladığımız şekilde duygusal bir zayıflık değil; mutlak kudret ve iradesiyle kullarına karşı iyilik, koruma, lütuf ve bağışlamayı tercih etmesidir.