Paylaş
Öğrenmenin ve unutmanın hikmeti nedir?
Question
Öğrenme ve Unutmanın Hikmeti

Öğrenmenin ve unutmanın sebep ve hikmeti
ÖĞRENMENİN HİKMETİ
Yüce Allah’ın insan türüne özel olarak vermiş olduğu öğrenme ve unutmanın hikmeti ve bunlardaki pek çok hikmeti yanında bunların da birçok bakımdan kulun faydasına oluşu üzerinde de düşünelim.
Çünkü insana özel olarak verilmiş olan bu öğrenme gücü olmasaydı onun bütün işleri aleyhine olacak şekilde bozulur ve insan neyin faydasına, neyin zararına olduğunu, neyi alıp neyi verdiğini, neyi işitip neyi gördüğünü, neleri söyleyip kendisine neler söylendiğini bilmezdi. Kendisine kimin iyilik, kimin kötülük yaptığını, kiminle birtakım muamelelerde bulunduğunu, kimin kendisine daha çok yararlı olacağını, bundan dolayı ona yakın olması gerektiğini, kimin kendisine zarar vereceğini, bunun için de ondan uzak durması gerektiğini elbette bilemezdi. Bununla birlikte gittiği yolu -defalarca gidip gelmiş olsa dahi- bir türlü bulamazdı. Herhangi bir bilgiyi, -ömrü boyunca onu öğrenmek için uğraşsa dahi- bir türlü öğrenemezdi. Herhangi bir deneyimden yararlanamaz ve geçmiş olaylardan herhangi bir ibret çıkaramazdı. Aksine insanlıktan büsbütün ayrı ve uzak bir konumda bulunması onun için daha çok söz konusu olurdu. Şimdi bu özelliğimizin faydasının ne kadar büyük olduğunu, bunların hepsi bir tarafa bir tanesinin dahi yerinin ne kadar büyük olduğunu iyice düşünelim.
UNUTMANIN HİKMETİ
İnsanın üzerindeki nimetlerin en şaşırtıcı olanlarından biri de unutmaktır. Çünkü unutmak olmasaydı insan, hiçbir şeyle teselli bulamaz, onun hiçbir hasretinin sonu gelmez, hiçbir musibetten dolayı bir türlü rahat bulamazdı. Kesinlikle hüzün ve kederi bitmez, kini tükenmez, pek çok afet ve musibeti hatırlayıp dolduğu sürece dünyadaki hiçbir şeyden yararlanamaz, herhangi bir düşmanın kesinlikle kendisine düşmanlıktan gaflete düşebileceğini, bir kıskancın kendisinden intikam almaktan vazgeçeceğini asla ümit edemezdi.
Şimdi de birbirinden farklı ve birbiriyle zıt olmakla birlikte Yüce Allah’ın bize lutfetmiş olduğu öğrenme ve unutma nimeti üzerinde ve bunların her birinin farklı bir maslahat ve faydası olduğu hususunda iyice düşünelim.
İbni Kayyım el cevziyye
BENZER KONULAR:
Answers ( 2 )
İnsan her geçen gün yeni şeyler öğrenmektedir. Öğrenmenin ne yaşı vardır ne de sonu vardır.
Öğrenmenin hikmetini şöyle açıklayabiliriz; insana özel olarak verilmiş olan bu öğrenme gücü olmasaydı onun bütün işleri aleyhine olacak şekilde bozulur ve insan neyin faydasına, neyin zararına olduğunu, neyi alıp neyi verdiğini, neyi işitip neyi gördüğünü, neleri söyleyip kendisine neler söylendiğini bilmezdi.
Unutmanın hikmeti ise; unutmak olmasaydı insan, hiçbir şeyle teselli bulamaz, onun hiçbir hasretinin sonu gelmez, hiçbir musibetten dolayı bir türlü rahat bulamazdı. Kesinlikle hüzün ve kederi bitmez, kini tükenmez, pek çok afet ve musibeti hatırlayıp dolduğu sürece dünyadaki hiçbir şeyden yararlanamaz, herhangi bir düşmanın kesinlikle kendisine düşmanlıktan gaflete düşebileceğini, bir kıskancın kendisinden intikam almaktan vazgeçeceğini asla ümit edemezdi.
İslam’da öğrenmeye ve bilgiye çok değer verilir ve teşvik edilir. İlim peşinde koşmak, anlayış, hikmet kazanmak ve kişinin Allah’ın kulu olarak amacını gerçekleştirmesi için bir araç olarak görülür. Ancak unutmak kavramının da İslam irfanında yeri vardır. İşte İslam’da öğrenmenin ve unutmanın hikmetlerine dair bazı bakış açıları:
Özetle, İslam’da hikmet geliştirmenin, kişinin amacını gerçekleştirmenin ve Allah’a yakınlaşmanın bir yolu olarak öğrenme ve bilgi edinme oldukça teşvik edilmiştir. Aynı zamanda unutma kavramı, insanın sınırlarını, tevazu ihtiyacını ve bilgiyi dengeli ve doğru bir şekilde uygulamanın önemini hatırlatır. Hem öğrenme hem de unutma, bireylerin ruhsal büyüme ve gelişmelerinde rol oynayarak, onların hikmet aramalarına ve kendilerine, dünyaya ve Allah’la olan ilişkilerine ilişkin anlayışlarını derinleştirmelerine olanak tanır.
Öğrenme ve unutma süreçleri, insan hayatının önemli dinamiklerindendir ve her birinin hikmeti çok derindir. İslam, insanın öğrenmesi ve bazen unutmaları üzerinde çokça durur; çünkü her iki süreç de birer imtihan ve öğrenme deneyimi olarak kabul edilir. Bu süreçler, insanın yaratılışı, kişisel gelişimi ve manevi yolculuğu ile doğrudan ilişkilidir.
1. Öğrenmenin Hikmeti
Öğrenme, insanın kendisini geliştirmesi, görüş açılarını genişletmesi ve hayatını anlamlandırması için bir araçtır. İslam’da ilmin yeri büyüktür ve Allah, insanlara akıl ve bilgi vermiştir. İnsan, bu akıl ve bilgiyi doğru bir şekilde kullanarak Allah’a yaklaşabilir ve doğru yolu bulabilir.
a) İlmin Yaratılış Amacıyla Bağlantısı
Allah, insanı yarattığı en değerli varlık olarak belirlemiş ve ona akıl vermiştir. Öğrenme, insanın gerçek benliğini keşfetmesi, Allah’ın kudretini ve yaratılışındaki düzeni daha iyi anlaması için bir vesiledir. İlim, insanın düşünme kapasitesini artırarak, Allah’ın evreni yaratma sanatını kavrayabilmesine yardımcı olur.
Kur’an’da şöyle buyrulmuştur:
“Allah, kimi insanlara daha fazla bilgi vermiştir.” (Al-Bakara, 269)
Bu ayet, öğrenmenin bir nimet ve Allah’ın bir lütfu olduğunu belirtir.
b) İnsanların Sorumluluğu ve Öğrenme
İslam, insanın bilgi edinmesini ve kendini geliştirmesini teşvik eder. Öğrenme, kişinin sorumluluğunu anlaması ve toplumda faydalı bir birey olabilmesi için gereklidir. Allah’a kul olma yolculuğunda insan, ilmin peşinden gitmeli ve aklını kullanmalıdır. Öğrenmek, aynı zamanda insanın toplumuna ve ailesine faydalı olabilmesi için de önemlidir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“İlim, Müslümanın kaybolmuş malıdır. Nerede bulursa alsın.” (Tirmizi)
Bu hadis, öğrenmenin her zaman değerli ve gerekli olduğunu vurgular.
c) Öğrenme ve İbadetle Bağlantısı
Öğrenme, ibadetle de derin bir şekilde bağlantılıdır. İbadetler, insanın Allah’a olan bağlantısını güçlendirirken, öğrenmek de bu bağın derinleşmesine yardımcı olur. Allah’a yaklaşmanın yolu, insanın öğrenmesi ve bilgi edinmesidir.
Kur’an’da şöyle buyrulmuştur:
“O, Allah ki her şeyi yaratan, her şeye kadir olandır. O, bilendir.” (Yasin, 82)
Bu ayet, insanın yaratılışını ve dünyayı anlamasını Allah’ın ilmiyle bağdaştırır.
d) Öğrenmenin, İnsanlık için Bir Hayır Olması
İslam’da öğrenmek, sadece kişisel gelişim için değil, aynı zamanda toplum için de bir sorumluluktur. Öğrenen bir insan, bilgisiyle toplumuna hizmet edebilir ve adil bir düzenin kurulmasına katkı sağlayabilir. Öğrenmek, insanın yeryüzünde Allah’ın halifesi olarak görevini yerine getirebilmesinin bir aracıdır.
2. Unutmanın Hikmeti
Unutma, öğrenme kadar önemli bir süreçtir. Unutmak, bazen bir rahmet, bazen de bir imtihan olabilir. İslam’a göre, unutma da Allah’ın bir takdiri ve ilmi dahilindedir. Kimi zaman unutma, insanı sıkıntılardan kurtarmak veya önemli olmayan şeylerden arındırmak amacıyla olur.
a) Ruhsal Temizlik ve Arınma
Unutma, geçmişte yaşanan acı ve travmaların insanı ruhsal olarak yıpratmasının önüne geçer. İnsan, geçmişteki hatalarını ve üzüntülerini unutmak suretiyle, yeni bir başlangıç yapabilir. Allah, insanları geçmişin yüklerinden kurtarır ve onlara yeniden umut verir.
Kur’an’da şöyle buyrulmuştur:
“O, kullarının geçmişi ve geleceği hakkında her şeyi bilir, ancak onlar geçmişlerini unutur.” (Al-Mulk, 15)
Bu ayet, unutmanın insanın büyümesine ve gelişmesine yardımcı olduğunun bir işaretidir.
b) Unutma ve Sınavın Hikmeti
Unutmanın bir başka hikmeti, insanların imtihanlarını geçerken Allah’ın rahmetine sığınabilmeleridir. İnsanlar unuttukça, Allah’ın affediciliğini ve merhametini daha iyi kavrayabilirler. Allah, kulunu affederek, onun ruhunu arındırabilir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah, kullarının kötü amellerini unutmakla, onlara rahmet eder.” (Buhari)
Unutmak, insanın günahlarından arınmasına da yardımcı olabilir.
c) Unutma ve Takdir
Unutma, bir deneyim ya da olayın değerini yeniden fark etme amacıyla da gelir. İnsan bazen unutur, ancak bu unutma, ona yeniden takdir etme ve şükretme fırsatı sunar. Bir şeyin değerini kaybetmeden önce anlamak, insanın hayatındaki önemli dersleri öğrenmesine neden olur.
d) Zihinsel ve Duygusal Sağlık
Unutma, aynı zamanda insanın zihinsel ve duygusal sağlığı için bir iyilik olabilir. Yaralar, acılar ve travmalar unutuldukça, insan ruhu daha sağlıklı bir hale gelir. İslam, insana gönül rahatlığı ve psikolojik dengeyi sağlamak için unutmanın da bir rahmet olduğunu öğretir.
3. Öğrenmenin ve Unutmanın Birlikte Anlamı
Öğrenme ve unutma, insanın dünya ve ahiret hayatını düzenlerken birbirini tamamlayan iki önemli süreçtir. Öğrenmek, insanı geliştirir, olgunlaştırır ve toplumda faydalı bir birey olmasını sağlar. Diğer yandan, unutmak ise insanın geçmişin yüklerinden kurtulmasını sağlar, ona yeniden başlama fırsatı verir ve manevi arınma sağlar. Bu iki süreç birlikte çalışarak, insanın huzurlu bir hayat yaşamasına ve Allah’a yaklaşmasına yardımcı olur.
Özetle, öğrenmek ve unutmak, insanın gelişiminde ve imtihanında çok önemli rol oynar. İnsan, her iki süreçten de ders almalı ve her birini Allah’ın hikmeti olarak kabul etmelidir.