Kibir ve Tevazu

Question

KİBİR VE TEVAZU

Kibir ve tevazu

Mensubu olmakla şereflendiğimiz Yüce dinimiz İslam alçak gönüllü olmayı emretmiş, kibirden ve gururdan uzak durmayı istemiş, tevazu ve vakarı elden bırakmamayı tavsiye etmiştir. Sosyal durumu ne olursa olsun zengin fakir, kültürlü ve cahil bütün Müslümanları kardeş yapmış, birbirlerine kardeşçe davranmalarını emretmiştir.

Kibir ise; kendini beğenmektir, kula yakışan bir sıfat değildir. Allah cc. bakınız bu konuda şöyle buyurmaktadır. ”Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme,yeryüzünde böbürlenerek yürüme şüphesiz ki Allah kendini beğenip övünüp duranları sevmez.”1

“Rahmanın has kulları vardır ki yeryüzünde tevazu ile yürürler.”2

Tevazu ise; alçak gönüllü olmak, yağtığın iyiliklerle ve güzelliklerle övünmemek, kendinden küçük olanları hakir görmemek, büyüklük süsü vermemek herkesle iyi bir diyalog  içersinde olmaktır. Tevazu insanı yüceltir kibir ise alçaltır. Efendimiz A.S şöyle buyurur; “Her kim Allah için mütevazi olursa Allah onu yüceltir. Her kim kibirde ve gururda bulunursa Allah onu alçaltır.”3

İnsanlar arasında tevazuyu sevenler her zaman beraber olurlar, birbirlerini severler ve sayarlar dertleriyle ve sevinçleriyle hemhal olurlar. Gönüllerinde nefret yerine mutluluk olur bu hal insanları kemale ve olgunluğa kavuşturur .Kibiri bırakamayıp şeytanın oyununa gelen kardeşim şunu bil ki; İblisi düşün,Firavunu düşün, Nemrutu düşün ki bunların hepsi kibirinden dolayı büyüklük tasladıklarından dolayı felakete uğradılar biz kimiz ki kibir’i yüreğimizde barındıralım bu hastalıktan ancak ve ancak yüce kitabımızın reçetesiyle kurtulabiliriz.

Allah’ın rahmetine mahzar olmak isteyen değerli kardeşlerim;

Daima mütevazi olunuz, kibirden uzak durunuz ki Allah’ın rahmetine ve mağfiretine kavuşabilesiniz. Efendimizin müjdesine nail olursunuz. Tevazuda hemhal olanları Allah yüceltir.Başka bir hadisinde Peygamber S.A.V “tevazu insanı yüceltir sahibine üstünlük sağlar kul tevazu edince Mevla onu yedi kat göklere yükseltir cennetin en yüksek derecelerine çıkartır Herkimde kibir ederse Allah onu aşağıların aşağısı yapar”. buyurmuşlardır

Son olarak Mevlam bizi kibirden korusun tevazuda daim eylesin ve riyadan salim kılsın. Kalbimizde kibirin yerine güzel ahlakı barındırmayı. Allah’ın ve Rasülü”nün sevgisini misafir ve muhafaza etmeyi bizlere nasip eylesin.

Müjdeler olsun ki kibirden kendini koruyup mütevaziliği kendine şiar edinenlere..

—————————————-

1.Lokman 18

2.Furkan, 63

3.500 hadis s.321

4.et-tac c.5 s.30

BENZER KONULAR:

Dini Soru Cevap

Her soru cevap verilmeye değerdir, yeter ki aynı konu bize sorulmuş olmasın ve kurallara uygun sorulsun. Lütfen soru yollamadan önce aynı konu var mı diye \\\\"ARAMA\" yapınız. Konu altına yazılan sorulara öncelik tanıyoruz.. Bilginize

Takip Et

Answers ( 2 )

    0
    2023-05-22T09:38:12+03:00

    İslam’da kibir (kibr) şiddetle tavsiye edilmezken tevazu (tawadu’) çok değerlidir. Kuran ve Hz. Muhammed’in (sav) öğretileri alçakgönüllülüğün önemini vurgular ve kibire karşı uyarır. İslam’da kibir ve alçakgönüllülüğün bazı temel yönleri şunlardır:

    Kibir (Cibri):

    Tanım: Kibir, başkalarına karşı küçümseyici bir tavra yol açan bir üstünlük duygusu, gurur ve öz-önem anlamına gelir. Kendini diğerlerinden daha iyi, daha bilgili veya daha fazla hak eden olarak görmeyi içerir.

    İslam’da Haram: Kibir, İslam’da büyük bir günah olarak kabul edilir. Eşitlik, Allah’a şükretme ve tüm insanların Allah katında eşit olduğunu kabul etme ilkelerine aykırıdır. Kibirli davranış, gerçeğin reddi ve ruhsal gelişimin önünde bir engel olarak görülür.

    Sonuçlar: Kibir, başkalarını küçümseme, tavsiye veya eleştiriyi reddetme ve insanları hor görme gibi yıkıcı davranışlara yol açabilir. Kişisel ve ruhsal gelişimi engeller, ilişkileri zedeler, insanı Allah’ın rahmetinden uzaklaştırır.

    Çareler: İslam, kibri tanımak ve ele almak için kendini yansıtmayı ve iç gözlemi teşvik eder. İlim aramak, kendi sınırlarını anlamak ve Allah’ın nimetlerini kabul etmek, kibirle savaşmaya yardımcı olur. Samimi bir tövbe, Allah’a karşı alçakgönüllülük, insanlara karşı nazik ve saygılı davranmak kibrin yenilmesinde esastır.

    Alçakgönüllülük (Tawadu’):

    Tanım: İslam’da alçakgönüllülük, kibrin zıttıdır. Kişinin kendi zayıflıklarını, sınırlılıklarını ve Allah’a bağımlılığını tanımasını içerir. Alçakgönüllülük, nezaket ve başkalarının değerini ve haysiyetini kabul etme halidir.

    İslam’da Erdem: Alçakgönüllülük İslam’da asil bir erdem olarak kabul edilir. Hz.Muhammed (s.a.v.) tarafından örneklendirilmiş ve tüm Müslümanlara tavsiye edilmiştir. Allah’a yaklaşmanın, O’nun rızasını kazanmanın ve insanlarla uyumlu ilişkiler sürdürmenin bir yolu olarak görülür.

    Özellikleri: Alçakgönüllü bireyler açık fikirlidir, başkalarından öğrenmeye isteklidir ve kendi kusurlarının farkına varır. Başkalarına saygı, nezaket ve empati ile davranırlar. Alçakgönüllülük, Allah’ın nimetlerine şükretme duygusunu teşvik eder ve başkalarına hizmet ruhunu besler.

    Ödüller: İslam, Allah’ın alçakgönüllüleri yükselttiğini ve onlara şeref ve başarı bahşettiğini öğretir. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim Allah için tevazu gösterirse, Allah onu yükseltir.” Alçakgönüllülük, manevi büyümeye ve Allah’a yakınlaşmaya yardımcı olan kilit bir nitelik olarak görülür.

    İslam’da tevazunun nihai örneği, Allah’ın iradesine teslimiyettir. Müslümanlar, Allah ile olan ilişkilerinde ve hemcinsleri ile olan ilişkilerinde tevazu geliştirmeye teşvik edilirler. Müslümanlar, kendi zayıflıklarının farkına vararak ve başkalarına nezaket ve saygıyla davranarak, alçakgönüllülüğün değerini günlük yaşamlarında somutlaştırmaya çalışırlar.

    En iyi cevap
  1. Kibir ve Tevazu İslam ahlakının temel konularından biridir ve insanın ruhsal durumuyla, toplumsal ilişkileriyle, hatta Allah’a karşı tutumu ile doğrudan ilgilidir. Bu iki kavram arasındaki fark, bir kişinin manevi duruşu ve toplumla olan ilişkilerini belirleyen önemli unsurlardır. Kibir, insanın nefsini ve benliğini yüceltmesi, başkalarını küçümsemesi olarak tanımlanırken, tevazu, kişinin Allah karşısındaki küçüklüğünü ve insanlar karşısındaki eşitliğini kabul etmesidir.

    İslam, kibir ve gururden kaçınmayı, tevazu ve alçakgönüllülük göstermeyi öğütler. Çünkü kibir, insanı manevi bir çöküşe sürüklerken, tevazu, toplumsal barışa ve manevi olgunluğa katkı sağlar.

    1. Kibir Nedir?

    Kibir, kişinin kendini diğerlerinden üstün görmesi, büyüklenmesi, başkalarını küçümsemesi ve sahip olduğu yetenekleri, başarıları ya da statüyü kendine mal etmesidir. Kibirli bir insan, her şeyin kendisinden kaynaklandığını düşünür ve Allah’ın lütuflarını görmezden gelir. Bu, onun manevi bir hastalık yaşamasına yol açar.

    Kibrin Özellikleri:

    Başka insanları küçümsemek: Kibirli bir insan, diğer insanları aşağılar ve onlara karşı üstünlük taslar.

    Kendisini beğenmek: Kibirli insan, kendine aşırı değer verir ve başarısının, gücünün, yeteneklerinin tamamen kendisine ait olduğunu düşünür.

    Sürekli gösteriş yapmak: Kibirli bir insan, sahip olduğu her şeyi göstermeye ve büyüklenmeye çalışır.

    Sosyal ilişkilerde sorunlar yaşamak: Kibir, insanların birbirlerine saygı duymalarını engeller ve toplumsal barışı bozar.

    Kur’an ve Hadislerde Kibir:

    “Şüphesiz kibir, Allah’a aittir, o yüzden ona sahip olana hiçbir hayır yoktur.”
    (Sahih Muslim)

    Bu hadis, kibirli bir insanın manevi bir çöküş yaşadığını ve Allah’a karşı bir isyan içinde olduğunu gösterir. Kibir, Allah’ın büyüklüğünü reddetmek anlamına gelir.

    “Kibir, insanların birbirine karşı kibirli olmalarına yol açar, fakat Allah’a karşı kibir göstermek büyük bir kötülüktür.”
    (Sahih al-Bukhari)

    Bu hadis, kibirin sadece toplumsal ilişkileri bozmakla kalmadığını, aynı zamanda Allah’a karşı bir isyan olduğunu da belirtir.

    2. Tevazu Nedir?

    Tevazu, kişinin kendini Allah’ın yaratmış olduğu bir kul olarak görmesidir. İnsan, Allah’ın büyüklüğünü kabul ederek, kendisini küçük görür ve alçakgönüllü olur. Tevazu, bir insanın toplumda saygıyı kazanmasına, daha sağlıklı ve barışçıl ilişkiler kurmasına yol açar.

    Tevazunun Özellikleri:

    Kendini küçük görmek: Tevazu, benlikten ve bencillikten sıyrılmaktır. İnsan, Allah’a ve başkalarına karşı saygılı olmalıdır.

    Eşitlikçi bir yaklaşım: Tevazu sahibi insan, herkesi eşit kabul eder. Kendisini, diğer insanlardan üstün görmez ve diğerlerinin değerini küçümsemez.

    Hoşgörü ve saygı: Tevazulu insanlar, başkalarını dinler, onların fikirlerine değer verir ve toplumda hoşgörülü bir ortam yaratırlar.

    Kur’an ve Hadislerde Tevazu:

    “Allah, alçakgönüllü olanları sever.”
    (Nisa, 4/36)

    Bu ayet, tevazunun Allah katında sevimli ve değerli bir özellik olduğunu ifade eder.

    “Kim, Allah için tevazu gösterirse, Allah onu yükseltir.”
    (Sahih Muslim)

    Tevazu gösteren kişi, Allah’ın izniyle manevi olarak yükselir. Allah, tevazu gösteren insanı yüceltir ve ona değer verir.

    3. Kibir ve Tevazunun İslam’daki Yeri

    İslam, kibir ve gururun insanı manevi helake sürükleyeceğini ve toplumda bozulmalara yol açacağını öğretir. Kibir, insanı bencilleştirir, toplumsal bağları zedeler ve kişiyi Allah’a karşı isyan eder bir duruma sokar. Bu yüzden, Müslümanlar, tevazuyu benimseyerek hem Allah’a karşı doğru bir tutum sergilemeli hem de toplumsal ilişkilerde barışı sağlamalıdır.

    Kibrin Toplumsal Zararları:

    Ayrımcılık: Kibirli insanlar, başkalarını küçümseyebilir ve eşit olmayan muamele yapabilir.

    İzolasyon: Kibirli bir insan, başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlanır ve toplumdan dışlanabilir.

    Toplumsal huzursuzluk: Kibir, insanlar arasındaki güvensizliği artırır ve bölünmelere yol açar.

    Tevazunun Toplumsal Katkıları:

    Adalet ve eşitlik: Tevazu, insanları eşit kabul etmeyi ve herkese adil davranmayı sağlar. Bu da toplumda huzur ve barış getirir.

    Saygı ve hoşgörü: Tevazulu bir insan, başkalarının fikirlerine saygı gösterir ve toplumu birlikte yaşama kültüründe birleştirir.

    Kendini geliştirme: Tevazu, insanın nefsini terbiye etmesine ve manevi olgunlaşmasına yardımcı olur.

    4. Kibir ve Tevazu Arasındaki Farklar

    Kibir ve tevazu arasındaki farklar, hem manevi hem de toplumsal düzeyde çok belirgindir.

    Kibir, insanın kendini üstün görmesidir ve başkalarına küçük gözle bakmak anlamına gelir. Kibirli insan, kendisini yüceltir, diğerlerini ise aşağılar.

    Tevazu, insanın Allah’ın kudreti karşısında küçüklüğünü kabul etmesidir. Tevazu sahibi insan, başkalarını küçümsemez, onları eşit kabul eder.

    Özetle:

    Kibir, insanı manevi helake sürükler, toplumda huzursuzluk yaratır ve Allah’a karşı başkaldırıya yol açar.

    Tevazu, insanı manevi olarak yükseltir, toplumu birleştirir ve Allah’a yakınlaştırır.

    5. Sonuç ve İslam’daki Kibir ve Tevazu Öğretisi

    İslam, kibirden ve gururdan şiddetle sakınılmasını tavsiye ederken, tevazu ve alçakgönüllülüğü kişisel bir erdem olarak yüceltir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hayatı boyunca tevazuyu en yüksek düzeyde göstermiş, insanlara da kendi nefsini beğenmekten, başkalarını küçümsemekten kaçınmalarını tavsiye etmiştir.

    “İnsanların en hayırlısı, Allah’ın katında en takvalı olanıdır.” (Hucurat, 49/13)

    Tevazu ve kibir arasındaki farkları fark etmek, nefsimizi terbiye etmek ve Allah’a yakın olmak için önemli bir ilk adımdır.

Cevapla