Paylaş
İslam’da Kutsal Sayılan Yerler
Question
İslam’da Kutsal Sayılan Yerler
SORU: İslâm’da kutsal sayılan yerler var mıdır? Var ise buralar neresidir?
CEVAP: İslâm dini sırf tevhid esası üzerine kurulmuş bir dindir. Bu esas rab ve ilah olarak tek Allah’ı tanımak, putperestliğe ve hangi yol olursa olsun Allah’a ortak koşmaya karşı koymak şeklinde işleyen bir mekanizmadır.
Allah’ın isimlerinden birisi Kuddüs’tür. Bu kelimenin anlamı temiz, her türlü eksiklik ve kusurdan uzak olmak demektir. Çünkü Hz. Allah her türlü celal, cemal ve kemal (mükemmellik) sıfatlarına sahip bir varlıktır. Nitekim Kur’an’da şöyle Duyurulmaktadır:
O, öyle bir Allah’tır ki, kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir. (Haşr/23)
Allah’ın kuddüs (kutsal) olduğunu söylemek, O’nun, ilahlığına layık olmayan şeylerden uzak olduğunu ifade etmektedir.
Aşağıdaki ayette meleklerin dilinden aynı anlamda bir ifade kullanılmıştır:
Bizler hamd edip seni-teşbih ve takdis edip duruyoruz. (Bakara/30)
Allah’tan başka bir varlık için takdis etmek (kutsamak) deyimi kullanılırsa, bunun anlamı temiz kılmak demektir. Nitekim Hz. Peygamber bir hadisinde şöyle buyuruyor:
Allah, güçlüsünden zayıf olanın hakkını almayan milleti kutsamasın (temizlemesin).
Demek ki Hz. Peygamber böyle olan topluluklara beddua etmiştir.
Kutsal yer putperestlik ve benzeri kirlerden temizlenmiş yer demektir. Kur’an’da da “arz-ı mukaddes” (kutsal toprak) (Bkz. Ma-ide/21) ifadesi geçmektedir. Tefsir alimleri burasının Şam olduğunu söylemişlerdir. Kutsal toprak ifadesinin anlamı, din ve ibadetle temiz olmuş toprak demektir. Yoksa tapınılan bir toprak demek değildir. Zira İslâm’da Allah’tan başka tapılacak varlık yoktur.
İslâmiyet’te kutsal olduğu söylenen yerler vardır. Kabe, Mescid-i Haram, Hz. Peygamber’in (Medine’deki) mescidi, Filistin’deki, -Allah orasını müslümanlara geri almayı nasip etsin- Mescid-i Aksa gibi. Buralara kutsal denmesi bu yerlere tapılması anlamında değildir. Bu hiç bir şekilde mümkün olmayan bir şeydir. Allah’tan başka tapılacak hiç bir şey yoktur.
Mesela Kabe’nin mukaddes (kutsal) bir bina olduğu söylenir. Bunun anlamı, Kabe’nin putlardan ve şirkten temizlenmiş olması demektir. Kabe bir yapı olarak müslümamn Allah’a ibadet ederken yöneldiği bir noktadan başka bir şey değildir. Namaz kılan kimse, Kabe’ye veya binayı meydana getiren taşlara ibadet ediyor, değildir. Müslüman namazını kılarken (gerçekte) Allah’a yönelir, kalbinde Allah’a bir bağlılık hisseder ve O’na ibadet etmeye niyet eder.
Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur:
Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah’ım. Benden başka ilah yoktur. Bana ibadet (kulluk) et ve beni anmak için namaz kıl. (Tâ-hâ/14)
Demek ki ibadet edilen ancak Allah’tır. Kabe, yeryüzünün doğusunda batısında müslümanların yöneleceği yeri gösteren bir alâmettir. Dünyanın her yerindeki gönüller Kabe’de birleşir, sadece Allah’ı teşbih ederek dua ve yakarışlarla O’nu anarlar.
Bu anlayışı Hz. Peygamber’in şu değerlendirmesinde de görüyoruz. Efendimizin bildirdiğine göre günahtan kaçınan (rabbine hakkıyla kulluk eden) imanlı bir kulun Allah katında saygınlığı Kabe’den daha büyüktür.
Hz. Peygamber bir gün Kabe’ye bakarak şöyle buyurdu:
Allah’tan başka tanrı yoktur. Ey Kabe sen ne güzelsin! Kokun ne güzel! Ne büyük saygınlığın var! Halbuki mü’min’in saygınlığı senden daha büyüktür. Allah sana karşı saldırganlığı haram kıldı. Mü’minin de malını, kanını ve ırzım haram kıldı. Mü’min kimse hakkında kötü zan beslenmesini de haram kıldı.
Hacer’ul Esved’in de Kabe etrafında yapılacak tavaf turlarının
başlangıcına bir belirti olmak üzere Allah tarafından Kabe’nin bir köşesine konulması emredilmiştir. (Tavafa başlarken) Hacer’ul Esved’i öpmek veya selamlamak ona tapmak değildir. İbadet edilen tek olan Allah’tır.
Nitekim Hz. Ömer, Hacer’ul Esved’i öperken şöyle diyor:
Allah’a yemin ederim, ben biliyorum ki sen, ne zararı ne de faydası olmayan bir taşsın. Eğer Rasûlullah’ın seni öptüğünü görmeseydim, seni öpmezdim.
Hacer’ul Esved’in hac ile ilgili ibadetler arasındaki görevi, tavafın başlangıç noktasını belirlemektir. Kâbe-i Muazzama’nın yapısında Hz. İbrahim’den beri kalan tek şey Hacer’ul Esved’dir. Hacer’ul Esved ile ilgili olarak herhangi bir putperestlik veya Allah’a şirk koşmak söz konusu değildir. Çünkü ibadet edilen tek varlık mülk sahibi, varlıkları yaratan, nzık veren Hz. Allah’tır. O’ndan başka ilah yoktur. Bunun içindir ki Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
Her kim günaha girmeden, bir takım çirkinlikler yapmadan sırf Allah için haccederse (hacdan evine dönerken) anasından doğduğu günkü gibi (günahsız olarak) döner.
Hac bir mekan veya bir taş veya Kabe binası için değil, Allah içindir. Kur’an ibadetin sırf Allah için yapılmasını emretmekdetir:
O halde sen dini Allah’a has kılarak ihlas ile kulluk et. Dikkat et, halis din Allah’ındır. (Zümer/2-3)
Bu ayetler ifade ediyor ki Allah, ancak sırf kendi nzası için yapılanı kabul eder. Kur’an bir diğer ayette şöyle der:
Dini yalnız kendine has kılarak ve hanifler olarak Allah’a kulluk etmek…….için ancak onlara müslüman olmaları emrolundu. (Bey yine/5)
Hz. Allah bir kudsi hadisinde şöyle buyurur:
Ben ortağı bulunmayan, hiç ihtiyacı olmayan biriyim. Her kim benimle beraber benden başka birisiyle (hem benim hem de bana ortak koştuğu kişi için) ortak olarak bir iş yaparsa, o kimseyi bana ortak koştuğu kimse ile bırakıveririm.
Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur:
Allah’a ortak koşmadan ölen kimse cennete girer. Allah’a şirk koşmuş olarak ölen de cehenneme girer.
Allah’ın ortağı yoktur. En iyi bilen Allah’tır.
Benzeri konular:
Answer ( 1 )
İslam’da kutsal sayılan bazı önemli yerler şunlardır:
Mekke (Suudi Arabistan): İslam’ın doğduğu yer olan Mekke, dünyanın en kutsal şehri olarak kabul edilir. Burada bulunan Kâbe, İslam’ın en kutsal yapısıdır. Müslümanlar her yıl Hac ibadetini yerine getirmek için Mekke’ye gelirler. Kâbe, dünya üzerindeki tüm Müslümanların namaz kılarken yöneldikleri kutsal bir mekândır.
Medine (Suudi Arabistan): Medine, İslam peygamberi Muhammed’in (s.a.v.) Hicret ettiği ve hayatının son yıllarını geçirdiği şehir olup, burada bulunan Mescid-i Nebevi (Peygamber Camii) çok kutsaldır. Peygamber Muhammed’in mezarı da burada yer almaktadır.
Jerusalem (Kudüs, Filistin): Kudüs, İslam’ın kutsal şehirlerinden biridir. Burada bulunan El-Aksa Camii ve Kubbetü’s-Sahra, İslam’da kutsal kabul edilen mekanlar arasında yer alır. Müslümanlar, Peygamber Muhammed’in Miraç’a yükseldiğine inanılan bu şehirdeki Kubbetü’s-Sahra’dan göğe yükseldiği kabul edilir.
Beytü’l-Makdis (Kudüs): Kudüs’teki El-Aksa Camii çevresindeki bu bölge de, İslam’ın kutsal kabul ettiği yerlerden biridir. Ayrıca, Kudüs, Yahudilik ve Hristiyanlık açısından da önemli dini merkezdir.
Bu yerler, Müslümanların ibadetlerinde önemli bir rol oynar ve bu mekanlara karşı büyük saygı gösterilir.