İslamda Giyim Kuşam

Question

İnancımızda Giyim Kuşam

Islamda Giyim Kusam

İnsanı, diğer canlılardan ayıran en belirgin özellik, akıl ve  düşüncedir Çünkü insan, ancak bu iki meziyetiyle farklılaşır güzel ahlak ve edep sahibi bir kişiliğe kavuşur Doğuştan insanda var olan utanma hissi, şüphe yok ki onu, kendiliğinden bazı tedbirler almaya sevk eder Nitekim en ilkel toplumlarda insanların, ağaç yapraklarından elde ettikleri veya bitki liflerinden ördükleri parçalarla örtünmeleri, bunun açık bir delilidir. Böyle doğuştan getirilen bir his akıl ve vahiy yani imanla birleşince, o zaman, islamın önerdiği, benimsediği ahlâk ve edep kuralları, daha belirgin bir biçimde ortaya çıkar İnsan, işte böyle bir utanma duygusuyla Allah’ın emirlerine uyarak, mahrem yerlerini örtmeyi, bir ihtiyaç olarak hisseder

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah’ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).

Bu konuyla ilgili toplumumuzda yapılan en büyük yanlışlardan biriside 3-5 kişi bir araya geldiğinde kadının başını örtmesi gerekir mi gerekmez mi şeklinde başlayan hiçbir bilgiye dayanmayan adeta futbol maçı yorumlarına benzeyen yorumlardır. Unutmayalım ki İslam dininin kaynakları belirlidir. Ve dini konularda bir bilgi alt yapısı olmadan bu şekilde tartışmalara girmek kişinin imanını etkileyen son derece sakıncalı bir durumdur.

Sunu asla unutmamak gerekir ki biz 5-10 asır geçmişi olan bir millet değil 5000 yıllık tarihi olan bir milletiz.  Bizim kültürümüzde yemenin içmenin oturmanın kalkmanın bir adabı olduğu gibi giyim kuşamında bir adâbı vardır. Giyim kuşamda dikkat etmemiz gereken ise her şeyden önce bir Müslümana yakışır şekilde giyinmeliyiz.

Unutmayalım ki, uyandığımız gün son günümüz, yediğimiz yemek son yemeğimiz, giydiğimiz kıyafet rabbimizin huzuruna çıkacağımız son kıyafetimiz olabilir.
1 Araf,7/ 26,27

2 RiyazussalihinS 2/96 Hadis No: 685

BENZER KONULAR:

Answers ( 2 )

    0
    2023-05-24T19:43:13+03:00

    İslam’da, farklı kültürel bağlamlara ve dini metinlerin yorumlarına göre değişen, giyimde tevazu ile ilgili yönergeler vardır. Genel ilke, hem erkekler hem de kadınlar için mütevazı giyinmek, edep ve ahlaki değerleri korumaktır. Spesifik gereksinimler değişebilirken, İslam’da giyimin bazı genel yönleri şunlardır:

    Tesettür: Kadınlar için başörtüsü İslam’da yaygın olarak görülen bir uygulamadır. Saçı, boynu ve genel olarak vücudu örtmeyi içeren mütevazı kıyafet kodunu ifade eder. Tesettür, başörtüsü (saçları ve boynu örten) gibi farklı biçimler veya niqab (gözler hariç yüzü örten) veya burka (yüz dahil tüm vücudu örten) gibi daha kapsayıcı stiller alabilir. Tesettür tarzı seçimi kültürel, bölgesel veya kişisel tercihlere göre değişiklik gösterebilir.

    Erkekler için tevazu: İslam’da erkeklerin de tevazu içinde giyinmeleri beklenir. Bu, sıkı veya açık giysilerden kaçınmayı ve genellikle göbekten dizlere kadar örtmeyi içerir. Bununla birlikte, erkek giyimine yönelik özel gereksinimler genellikle kadınlara göre daha az katıdır.

    Bol ve şeffaf olmayan giysiler: İslam’da tesettür giyim tipik olarak bol ve şeffaf değildir, bu da vücut şeklinin belirgin bir şekilde görünmemesini sağlar. Bu hem erkekler hem de kadınlar için geçerlidir. Amaç, uygunsuz dikkat veya eylemlere yol açabilecek utanmaz veya kışkırtıcı kıyafetleri caydırmaktır.

    Kültürel farklılıklar: İslami kıyafet uygulamalarının farklı kültürler ve bölgeler arasında önemli ölçüde değişebileceğini not etmek önemlidir. Bir kültürel bağlamda mütevazı kıyafet olarak kabul edilen şey, diğerinden farklı olabilir. İklim, yerel gelenekler ve kültürel normlar gibi çeşitli faktörler, İslami kıyafetlerin tarzını ve yorumunu etkiler.

    Diğer hususlar: İslam, giyimde tevazu vurgulanırken, giyimde temizliği, sadeliği ve savurganlıktan kaçınmayı da teşvik eder. Temiz ve şık giysiler giymek bir erdem olarak kabul edilir.

    İslami giyim pratiğinin, kişinin inancından, kültürel geçmişinden ve bireysel yorumundan etkilenen kişisel bir seçim olduğunu anlamak önemlidir. Müslüman bireylerin giyim tarzları ve tevazu konusunda farklı yorum ve tercihleri ​​olabilir. Belirli bir bağlamda giyim uygulamalarına ilişkin özel rehberlik için yerel bilim adamlarına veya güvenilir dini yetkililere danışmanız her zaman tavsiye edilir.

    En iyi cevap
    0
    2025-10-13T14:05:46+03:00

    İslam’da giyim ve kuşam konusu, kişinin hem manevi hem de toplumsal sorumluluklarıyla ilgilidir. İslam, giyimde sade ve tevazu içinde olmayı, aşırıya kaçmamayı ve hem erkekler hem de kadınlar için belirli ahlaki sınırlar çizmeyi önerir. Bu, hem Allah’a olan saygıyı hem de toplum içinde bireyin ahlaki değerlerini yansıtmaktadır.

    İslam’ın giyim kuşamla ilgili bazı temel ilkeleri şunlardır:

    1. Örtünme ve Mahremiyet

    İslam, kadınların vücutlarını örtmelerini ve mahremiyetlerini korumalarını öğütler. Bununla birlikte, erkekler için de belirli bir örtünme düzeyi vardır, ancak kadınların örtünmesi konusu daha fazla vurgulanır.

    Kadınlar için örtünme: Kadınların, başları hariç, vücutlarının diğer bölgelerini, özellikle de göğüs kısmını örtmeleri gerekir. Bu örtünme, İslam’da “hijab” (örtünme) olarak adlandırılır. Kur’an-ı Kerim’de, özellikle Nur Suresi 31 ve Ahzab Suresi 59’da örtünmeye dair hükümler bulunmaktadır. Burada kadınların, “süslerini” başkalarına göstermemeleri gerektiği belirtilir.

    Erkekler için örtünme: Erkeklerin de belden yukarısı ile dizlerinin arasını örtmeleri gerekmektedir. Erkeklerin vücutlarını, mahremiyet sınırlarını ihlal edecek şekilde sergilemeleri hoş karşılanmaz. Ayrıca, İslam erkeklerden de aşırıya kaçmadan sade ve ölçülü bir şekilde giyinmelerini ister.

    2. İhlas ve Tevazu

    İslam, giyim konusunda sadeliği ve tevazuyu vurgular. Kişinin giyimi, kibirli ve gösterişli olmamalıdır. Yani kıyafetler, Allah’a karşı bir gösteriş amacı taşımamalıdır. Bu, özellikle zenginlerin ve yüksek statüye sahip kişilerin dikkat etmesi gereken bir durumdur. Kur’an’da şu şekilde bu konuya değinilir:

    Araf Suresi 26: “Ey Ademoğulları! Şeytan, sizin çıplaklığınızı göstermek için anne babanıza neler neler göstermişti, işte onu size örtü olarak giymenizi emrettik.”

    Bu ayet, giyimin hem fiziksel hem de manevi anlamda bir örtü olduğu ve Allah’ın bu konuda insana öğüt verdiğini gösteriyor.

    3. İslam’a Göre Giyim Tarzı

    İslam’da, giyimdeki ölçü sadece örtünme değil, aynı zamanda toplumun ahlaki yapısını bozmamaya da yöneliktir. Kıyafetler, insanların birbirlerine karşı saygılı ve edep içinde olmalarını sağlamalıdır.

    Kadınların giysileri: Kadınların giydiği kıyafetler, hem vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde olmalı hem de belirgin bir şekilde dikkat çekici olmamalıdır. Giyim, her türlü israftan kaçınılarak sade olmalıdır. Özel olarak süslenmek ve parıltılı, dikkat çekici kıyafetler giymek yerine, daha sade bir tarz önerilir.

    Erkeklerin giysileri: Erkekler için de benzer şekilde, kıyafetlerin vücut hatlarını belirgin şekilde sergilememesi gerekir. Giyim tarzında aşırılıklardan kaçınılmalı ve şatafattan uzak durulmalıdır.

    4. Kıyafet ve Süse Dair Hadisler

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.), giyimde ölçülü olmayı, aşırıya kaçmamayı öğütlemiş ve müminlerin kibirli ve gösterişli giyinmelerini hoş karşılamamıştır. Örneğin:

    Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kim Allah için tevazu gösterirse, Allah da onu yüceltir. Kim de kibirli bir şekilde giyinirse, Allah ona azap eder.” (Sahih Muslim)

    Ayrıca, “Süslü giyinerek ve elbiseyle övünen kimseye Allah bakmaz.” (Tirmizi)

    Bu hadis, giyimde aşırıya kaçmanın veya gösteriş yapmanın İslam’a aykırı olduğunu açıkça belirtmektedir.

    5. Erkekler ve Kadınlar İçin Ayırıcı Farklar

    İslam, kadın ve erkeklerin giyimlerinde bazı temel farklara da işaret eder. Kadınların, toplum içinde başkalarının dikkatini çekebilecek kıyafetlerden kaçınması gerekirken, erkeklerin de kıyafetlerinin aşırı dar ya da vücut hatlarını belirgin şekilde ortaya koyacak şekilde olmaması beklenir.

    Kadınlar için başörtüsü önemli bir giyim unsuru olsa da, başörtüsünün şekli ve tarzı zaman ve kültürlere göre farklılık gösterebilir. Her kültür kendi içinde, İslam’ın ruhuna uygun bir şekilde başörtüsünü uygulayabilir.

    6. Israf ve Lüks

    İslam, giyim konusunda israftan kaçınmayı da öğütler. Giyimdeki aşırılıklar, gereksiz harcamalar ve lüks, kişinin kalbini Allah’tan uzaklaştırabilir. Bu nedenle, kişi giyiminde sadeliği tercih etmeli ve Allah’ın verdiği nimetlere şükürle yaklaşmalıdır.

    Kur’an-ı Kerim’de bu konuya da değinilir:

    Furkan Suresi 67: “Onlar ki, harcadıklarında israf etmezler ve cimri de davranmazlar, ikisi arasında bir yol tutarlar.”

    Bu ayet, dengeyi ve ölçülü davranmayı teşvik eder. İslam, sadeliği ve aşırılıklardan kaçınmayı esas alır.

    7. Giyim ve Toplumsal Saygınlık

    İslam, giyimin sadece bireysel bir mesele olmadığını, toplumsal bir sorumluluk olduğunu da belirtir. Giyim, kişinin toplumdaki saygınlığını, ahlaki değerlerini ve edep anlayışını gösterir. Bu nedenle, giyiminin hem Allah’a hem de toplumun değerlerine uygun olması önemlidir.

    Sonuç olarak, İslam’da giyim, sadece fiziksel bir örtünme değil, aynı zamanda kişinin iç dünyasını, değerlerini ve toplumla olan ilişkisini de gösteren bir dışavurumdur. Kişinin kıyafetleri, onun sadeliğini, tevazusunu, ahlaki değerlerini ve Allah’a olan bağlılığını yansıtmalıdır.

Cevapla