Paylaş
İffetli Olmak Ve Tesettür
Question
İffetli Olmak Ve Tesettür

Tesettür, kişinin bir zaruret olmaksızın açılması ve bakılması helal olmayan uzuvlarını örtmesi demektir. Giyinme ve örtünme sadece insana özgü bir davranış ve insan olmanın gereğidir.
İnsanı yaratıp onu başı boş bırakmayan Allah ondan iffet ve namusunu korumanın bir gereği olarak örtünmesini istemiştir. İslam fıkhına göre erkeklerin örtülmesi zorunlu olan, yerleri diz kapağı ile göbek arası kadınlar için ise elleri ve yüzleri hariç bütün uzuvlarıdır
Allah Teala örtünmeyi farz kıldığı gibi, mümin erkeklerin ve mü’mine kadınların harama nazar etmelerini de yasaklamıştır. Ayet-i Kerimede Allah şöyle buyurmuştur. “Ya Muhammed Mümin erkeklere söyle gözlerini haramdan sakınsınlar…,Mümine kadınlara söyle gözlerini haramdan sakınsınlar…”(1) Burada yasaklanan bakma farkında olarak bilerek ve isteyerek yapılan bakmadır, genel bakma ya da görme değildir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v) İmam Aliye (R.A.) “Bir baktığında ardından bir daha bakma birinci bakış hoş görülür ama ikinci bakışa hakkın yoktur”.(2)
Erkekler kadınlara, kadınlarda erkeklere mahsus olan elbiseleri giymemelidirler. Çünkü Resullulah(s.a.v):” Erkeklere benzeyen kadınları, kadınlara benzeyen erkekleri; kadın elbisesi giyen erkeği, erkek elbisesini giyen kadını lanetlemiştir”.(3)
Giyilen elbise ince, içini gösterir, vücut hatlarını belli edecek şekilde dar olmamalıdır. “Hz. Aişe validemiz anlatır. Bir gün Esma binti Ebubekir ince bir elbise ile Resulullahın huzuruna girince Resulullah ondan yüzünü çevirip şöyle buyurmuştur. Ey: Esma kadın buluğ çağına erişince yüz ve ellerini işaret ederek şu ve şundan başkasının görülmesi caiz değildir.” (4)
Kadının başörtüsünü takması Allahın emridir. Kuranı kerimde Allah şöyle buyuruyor Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tabi kimseler yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). “Ey müminler! Hep birden Allah’a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.”(5)
Allah kadınların dışarı çıktıkları zaman normal elbiselerinin üstüne bütün bedenlerini saracak bir dış elbiseyi giymelerini emretmiştir. “Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’min-lerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman), dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”(6)
1-Nur 30-31
2-Ebu Davud-Nikah-43
3-Ebu Davud-Libas-28
4-Ebu Davud-Libas-31
5-Nur-31
6-Ahzab-59
BENZER KONULAR:
Answers ( 6 )
Tesetür
Selamün aleyküm benim soru şu ben 3 yıldır yaklaşık kapalıyım kapalı dediğim pantolon giyiyorum kısa üst giyiyorum vazgeçmeye çalıştım bir türlü olmadı şuan çalışıyorum yaşadığım yer aşırı sıcak sürekli terliyorum zaten tesetür giyinemiyorum böyle daha günaha girdiğimi düşünüyorum başımıda açmayı düşünüyorum lütfen yardım edin ne yapabilirim
Ve aleyküm selam ve rahmetullah.
İslam hem erkeğe hem de kadına tesettürü emretmiştir. Ve örtülmesi gereken yerleri de belirtmiştir. Tesettür Allah’ın emridir. Ve Müslüman’ın da bu emri yerine getirmesi gerekir.
15 yaşındayım aileme tesettüre girmek istediğimi söyledim ancak laf ettiler nereden çıktı gece gece, kendi isteğinle dediğine inanmıyorum vs dediler ne yapmam gerekiyor cidden çok istiyorum tesettüre girmek nolur yardımcı olun..
Ailenize tesettürün Allah’ın emri olduğunu söyleyin. Madem bizler kendimize Müslüman diyoruz; o zaman İslam’ın getirmiş olduğu bütün emirleri yerine getirmemiz gerekir. Ailenizi buna ikna etmeniz gerekmektedir.
Çarşaf giymek cok istiyorum ama karışık yerlerde calışıyom
Selam aleyküm ve rahmetullah hocam
Hocam 17 yaşındaydım namazımı orucumu. Kur’an’ı Kerim’ı de okuyuyom kapalıyım da ama pantolon tunık fln gıyıyom ıcıme sınmıyo kotu hısedıyom cok acayıp ve hocam çarşaf gıymek cok ıstıyom gönlümden aklımdan cıkmıyo ama sorun oo kı çalışıyorumm ve karışık bay ve bayan oldugu yerde çalışıyorrum herkes uygun olmaz dıyo ama yanı calişmasam bıle ıla evde sürekli olmıycam markete fln gıdınce de dişaexa yada orda şurda erkek vardır uygun mu sizce lütfen yardımcı olun ya
Müslüman bir kadın karışık ortamda ve tesettüre uyulmadan çalışması caiz değildir
milletin dediği gibi Öncelikle Mahremiyete dikkat etmek çarşaf giymekten daha önemlidir Öncelikle ortamınızı değiştirin helal bir ortamda çalışın ya da kendi işinizi kurun daha sonra çarşaf giyin
İffetli Olmak ve Tesettür
Tesettür, İslâm’da kişinin, bir zaruret olmadıkça, başkalarının görmesi helal olmayan uzuvlarını örtmesi anlamına gelir. Bu, sadece dini bir gereklilik değil, aynı zamanda insanın fıtratına uygun bir davranıştır. Giyinme ve örtünme, hayâ ve iffet duygusunun bir göstergesi olup, insana has bir meziyettir.
Allah’ın Emri Olarak Tesettür
Yüce Allah, insanı başıboş bırakmamış; ona iffetli bir hayat sürmesi için birtakım sınırlar koymuştur. Bu sınırlar arasında tesettür de yer almaktadır. İslam fıkhına göre, erkeğin örtmesi gereken yerler göbek ile diz kapağı arası, kadınların ise yüz ve elleri hariç tüm vücududur.
Kur’an-ı Kerim’de tesettürle ilgili şu emir yer alır:
Bu ayette, sadece örtünme değil; bakışların korunması da emredilmektedir. Zira gözle başlayan günah, zamanla kalbe ve davranışlara sirayet eder.
Peygamberimizden Tesettür Hakkında Hadisler
Hz. Peygamber (s.a.v), gözün ilk bakışının mazur olduğunu, ancak bilerek ikinci kez bakmanın caiz olmadığını bildirmiştir:
Ayrıca, kadınların ve erkeklerin birbirlerine mahsus kıyafetleri giymeleri de yasaklanmıştır:
Kıyafetin şekli de önemlidir. Elbise vücut hatlarını belli edecek şekilde dar veya içini gösterecek kadar ince olmamalıdır. Hz. Aişe (r.a.) şu olayı nakleder:
Başörtüsü ve Dış Elbise
Başörtüsü, kadının ziynetini ve güzelliğini örtmek amacıyla emredilmiştir. Kur’an’da şöyle buyrulur:
Kadınların dışarı çıktıklarında ise vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde bir dış elbise giymeleri emredilmiştir:
Sonuç
İffet, hem kadın hem erkek için korunması gereken en değerli hasletlerden biridir. Tesettür de iffetli yaşamın bir parçasıdır. Giyim kuşamda ölçülü olmak, bakışları haramdan korumak, karşı cinse benzeme davranışlarından uzak durmak; hepsi İslam’ın hayâyı ve iffeti koruma gayesine yöneliktir. Bu hususlarda dikkatli olmak, Allah’ın rızasını kazanmak için önemlidir.
İffetli olmak ve tesettür, İslam’ın ahlaki değerleri ve toplumda kişinin erdemli bir yaşam sürmesi için büyük önem taşıyan kavramlardır. İffet, kişiyi koruyan, onurlu ve edepli bir hayat tarzını ifade ederken, tesettür de bu iffetli yaşamın dışa yansıyan bir şeklidir. İslam’da her iki kavram da, hem bireysel hem de toplumsal düzeydeki sorumluluklarımızı hatırlatan öğretilerdir.
İffet: Temizlik ve Onurlu Yaşam
İffet, kelime olarak nefsin arınması ve ahlaki değerlere bağlılık anlamına gelir. İffetli bir insan, ahlaki olarak yüksek bir düzeyde kalmaya ve vücudunu, ruhunu, duygularını kirletmemeye özen gösterir. İffet, namus, haya, doğruluk, sadakat gibi değerleri de içinde barındırır. İffetli bir kişi, Allah’a karşı sorumluluklarının farkındadır ve bu sorumlulukları yerine getirmek için hayatını düzenler.
İslam’da iffetin temeli, kişinin kendini, ahlaki ve manevi açıdan korumasıdır. İffetli bir insan, kötü alışkanlıklardan, kötü davranışlardan ve haram olan şeylerden uzak durmaya çalışır. Özellikle cinsel iffet, İslam’ın temel erdemlerinden biridir ve bu da hem bedenin hem de ruhun korunmasını ifade eder.
Tesettür: İffetin Dışa Yansıması
Tesettür, kelime anlamı olarak “örtünme” demektir, ancak İslam’da daha geniş bir anlam taşır. Tesettür, sadece fiziksel bir örtünme değil, aynı zamanda kişinin içsel dünyasında ve davranışlarında da bir temizlik ve iffet anlayışıdır. Tesettür, bireyin Allah’a karşı sorumluluğunu, toplum karşısında ise saygısını gösteren bir tavırdır.
Tesettürün Temel Amacı
Tesettürün temel amacı, kişinin iffetini koruması ve toplumda cinsel çekiciliğin ve dikkat çekici davranışların önüne geçmesidir. İslam, kadınların ve erkeklerin vücutlarını gereksiz şekilde sergilememelerini ve her iki cinsin de toplumda belirli sınırlar içinde hareket etmelerini öğütler.
Tesettür, aynı zamanda görünüşteki iffetli tutum ile davranışlarındaki iffetli tutumun uyum içinde olması gerektiğini ifade eder. Yani bir kişi, sadece bedenini örtmekle değil, ahlaki ve manevi yönlerden de iffetli olmalıdır.
İslam’da Tesettürün Yeri ve Önemi
İslam’a göre, tesettür sadece kadınlara has bir durum değildir. Erkekler de kendi iffetlerini korumalı ve toplumda başkalarının dikkatini çekecek şekilde giyinmemelidir. Ancak, tesettür genellikle kadınlarla özdeşleşmiş bir kavram olarak bilinse de, erkekler için de belirli bir örtünme ve edep anlayışı vardır. İslam’da kadınların tesettürü, belirli kurallar ve sınırlar dâhilinde yapılırken, bu kurallar sadece dış görünüşle sınırlı kalmaz, aynı zamanda kişinin tutum ve davranışlarını da kapsar.
Kur’an-ı Kerim’de tesettürle ilgili bazı ayetler:
Nur Suresi, 31. Ayet: “Mümin kadınlara söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar ve zinetlerini (güzelliklerini) göstermesinler. Sadece görünen kısmı hariç, başörtülerini yakalarının üzerine atsınlar…”
Bu ayette, kadınların güzelliklerini başkalarına sergilememeleri gerektiği vurgulanırken, yalnızca “görünmesi gereken” alanların açık olabileceği ifade edilir. Örtünme, sadelik ve edep üzerine kuruludur.
Ahzab Suresi, 59. Ayet: “Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, örtülerini üzerlerine almalarını söyle. Bu, onların tanınmalarını ve ezilmemelerini sağlar.”
Burada, tesettürün toplumda kadınların onurlu ve saygıdeğer bir şekilde tanınmasını sağlamak için olduğu belirtilmektedir. Tesettür, dışarıya karşı bir güvenlik ve onurlu bir kimlik sunar.
Tesettürün İçsel Yönü: İffetli Olmak
Tesettür, sadece dışarıdan bir örtünme değil, aynı zamanda içsel bir iffet anlayışının dışa yansımasıdır. İslam, dışarıdaki örtünmenin yanı sıra, içsel temizliğe ve iffete de büyük önem verir. İffetli olmak, kişinin içsel dünyasında temiz kalmasını sağlar; kötü arzulara karşı koyar, sadakatsizlik ve zina gibi haramlardan korunmayı amaçlar.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“İffetli olmak, imanın yarısıdır.” (Tirmizi)
Bu hadis, iffetin ve tesettürün birer iman ölçüsü olduğunu gösterir. İffetli bir insan, Allah’a olan bağlılığını, ahlaki değerleriyle ve dış görünüşüyle de ortaya koyar.
Tesettür ve Toplumsal Saygı
Tesettür, yalnızca kişiyi değil, toplumun genel ahlakını da olumlu yönde etkiler. Bir toplumda tesettürlü bireylerin sayısının fazla olması, o toplumda saygı, edepli davranışlar ve ahlaki değerlerin güçlenmesine yardımcı olur. İnsanlar, dış görünüşlerinden ziyade, içlerindeki karaktere ve değerlerine saygı gösterilmesi gerektiğini fark ederler.
İslam’da Tesettürün ve İffetin Toplumsal Boyutu:
Toplumda insanlar, başkalarına zarar vermemek ve onları rahatsız etmemek için giyimine ve davranışlarına dikkat etmelidir.
İffetli bir kişi, başkalarına karşı da daha saygılı olur, kötü düşünceler ve davranışlardan kaçınır. Bu da hem bireysel hem de toplumsal huzuru sağlar.
Tesettür, sadece bedeni örtmekle sınırlı kalmaz, aynı zamanda sözlü ve davranışsal iffet de bu kapsama girer.
Sonuç: İffetli Olmak ve Tesettür
İffetli olmak ve tesettür, İslam’da bir kişinin hem bedenini hem ruhunu koruması, hem de topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmesi için önemli kavramlardır. İffetli olmak, sadece dış görünüşle değil, içsel değerlerle de ilgilidir. Tesettür, iffetli bir yaşamın dışa yansımasıdır ve bir müminin Allah’a olan teslimiyetini ve toplumla olan ilişkisini doğru bir şekilde yansıtır.
İslam, giyimde ve yaşam tarzında sadeliği, tevazuyu ve edepli olmayı teşvik ederken, kişinin içsel ve dışsal dünyasının uyum içinde olmasını ister. Tesettürlü bir yaşam, hem bireysel hem de toplumsal huzuru sağlayan, insanı Allah’a yakınlaştıran önemli bir ilkedir.