Hz. İsa kırk günlük bebek iken beşikte konuşmasının mahiyeti nedir?

Question

Hz. Isa kirk gunluk bebek iken besikte konusmasinin mahiyeti nedir

 

Kurân-ı Kerim’e göre Hz. İsâ kırk günlük bebek iken beşikte konuşmuştur. Bu konuşmanın mahiyeti nedir? Söz konusu husus fıtrat kanunuyla nasıl izah edilebilir?

Hz. İsâ’nın bebek yaşta konuşması Âli-İmrân 3/46; Meryem 19/30-33, âyetlerde anlatılmaktadır. İlk sürede İsâ’nın (as) sadece konuştuğu dile getirilirken, ikincisinde konuşmanın mahiyeti hakkında bilgi verilmiştir. Buna göre Allah’ın müstakbel elçisi olan Hz, İsâ, O’nun verdiği konuşma kabiliyeti ile dile gelip henüz kırk günlük iken şöyle demiştir: “Ben, Allah’ın kuluyum. O, bana kitabı verdi ve beni peygamber yaptı. Nerede olursam olayım, O beni mübarek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekâtı emretti. Beni anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı. Doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kabirden kaldırılacağım gün esenlik banadır”. (Meryem 19/30-33). Ancak Kur’ân’ın bu açık beyânına rağmen Hz. İsâ’nın beşikte konuşup konuşamadığı hususuyla ilgili iki ayrı görüş ortaya atılmıştır. Bu görüşlerden birine göre İsâ (as) beşikte konuşmuştur. Bu da onun istikbalde peygamber olacağının açık bir mucizesidir. Diğer görüşe göre de henüz düşünme melekeleri oluşmamış bir çocuğun fıtrat kanunu açısından beşikte konuşması mümkün değildir. Dolayısıyla ilgili âyetlerde belirtilen hususlar bir beşik bebesine değil, erişkin birisine ait şeylerdir. Belli ki genç yaşta kendisine peygamberlik verilen Hz. İsâ, kavminin gözünde ağzı süt kokan bir çocuk gibiydi. Bu sebeple yaşını başını almış Yahudiler,genç birisinin ebedi hakikatleri hatırlatmasını onur meselesi yaparak: “Biz, beşikteki bir çocukla (dünkü çocukla) nasıl konuşuruz, dediler”. (Meryem 19/29). Yani Hz. İsâ kavmi ile konuşurken aslında genç bir delikanlı idi. Ancak kavmi onu hâlâ küçük bir çocuk mesabesinde görüyordu. (Mevlânâ Muhammed, Kur’ân-ı Kerim Tercümesi ilgili âyet meâli).

Ehl-i sünnet âlimlerinin tamamına yakını Hz. İsâ’nın beşikte konuşmasını bir mucize olarak kabul etmektedir. Bizim de şahsen kanaatimiz budur. Zaten Meryem 19/27. âyet Hz. İsâ’nın beşikte iken konuştuğunu açıkça göstermektedir. Zira burada zikrettiğimiz âyette Hz. Meryem’in Hz. İsâ’yı kucağına alarak kavminin huzuruna getirdiği bildirilmektedir ki, bu açıkça o vakitte Hz. İsâ’nın beşikte olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca kendisini babasız dünyaya getiren Yüce Allah beşikte konuşturmaya niçin kâdir olmasın? Kaldı ki, onun mucizeleri bunlardan ibaret de değildir. Nitekim “(Hz. İsâ) İsrailoğullarına bir elçi olacak (ve onlara şöyle diyecek:) Size Rabbinizden bir mucize getirdim: Size çamurdan bir kuş yapar, ona üflerim ve Allah’ın izni ile o kuş oluverir. Yine Allah’ın izni ile körü ve cüzzamlıyı iyileştirir, ölüleri diriltirim. Ayrıca evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer inanan kimseler iseniz, bunda sizin için bir ibret vardır”. (Âl-i İmrân 3/49) âyetinde Hz. İsâ’nın dier mucizelerinden de söz edilmektedir. Dolayısıyla beşikte iken konuşması da bunlar gibi Allah tarafından kendisine verilen bir mucizedir. O halde bütün bunlara rağmen Hz. İsâ’nın beşikte konuşmasını fıtrat kanununa uygun düşmemesi gerekçesiyle mucize formatından çıkararak aklileştirmek, hiç doğru bir yaklaşım tarzı değildir. Çünkü Mucize olağanüstü durumları ifade etmektedir. Böyle olunca onları her insan için geçerli olan sıradan bir kanuna tâbi tutmak daha başlangıçta hata etmek demektir.

BENZER KONULAR:

Answer ( 1 )

    0
    2025-02-15T02:40:00+03:00

    Hz. İsa’nın (a.s.) beşikte konuşması, İslam inancında büyük bir mucize olarak kabul edilir ve Kur’an’da Meryem Suresi’nde detaylı bir şekilde anlatılır. Bu olay, Hz. İsa’nın (a.s.) çocukken, henüz beşikteyken Allah’ın izniyle konuşmaya başladığı bir anıdır. Meryem Suresi’nin 29-30. ayetlerinde, Meryem (a.s.)’a Allah tarafından bir mucize olarak beşikteki İsa’nın şu şekilde konuştuğu belirtilir:

    “O zaman beşikteki çocuk, ‘Ben Allah’ın kuluyum. Bana kitap verilmiş ve beni peygamber olarak görevlendirmiştir’ dedi.”

    Bu konuşma, Hz. İsa’nın (a.s.) Allah’ın bir peygamberi olduğunu ve bu görevi üstleneceğini müjdeleyen bir ifade olarak anlamlandırılır. Aynı zamanda bu olay, onun Allah’ın özel seçtiği bir elçi olduğunu, doğumunun da mucizevi olduğunu vurgular. Beşikte konuşması, onun doğuştan sahip olduğu ilahi bilgeliği ve misyonunu ifade eden bir durumdur.

    Hz. İsa’nın beşikte konuşması, İslam’da Allah’ın kudretini ve mucizelerinin sınırlarını göstermek amacıyla da önemli bir yer tutar. Bu olay, halk arasında onun Allah’ın özel bir elçisi olduğuna dair güveni pekiştirir ve aynı zamanda bebeklik döneminde gösterilen mucizeler de peygamberliğinin güçlü bir kanıtıdır.

Cevapla